Yalnız Mesajı Göster

Kerahat Vakti Ne Zamandır - Kerahat Vaktinde Uyumak

Eski 08-06-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kerahat Vakti Ne Zamandır - Kerahat Vaktinde Uyumak



"Uyku üç nevidir (çeşittir): (bk Müşkilü'l-Âsâr, Tahavî, 2/13)

BİRİNCİSİ: Gaylûledir ki, fecirden sonra, tâ vakt-i kerahet bitinceye kadardır (Yâni güneşin doğuşundan, yaklaşık 45 dakika geçinceye kadarki zamandır) Bu uyku, rızkın noksaniyetine ve bereketsizliğine hadisçe (bk Levakıh-u'l-Envar, Şa'ranî, s 295) sebebiyet verdiği için, hilaf-ı sünnettir (Sünnete aykırıdır) Çünkü rızık için sa'y etmenin (çalışmanın) mukaddematını ihzar etmenin [başlangıcını, hazırlığını yapmanını en münasip zamanı, serinlik vaktidir Bu vakit geçtikten sonra bir rehavet arız olur O günkü sa'ye ve dolayısıyla da rızka zarar verdiği gibi, bereketsizliğe de sebebiyet verdiği, çok tecrübelerle sabit olmuştur

İKİNCİSİ: Feylûledir ki, ikindi namazından sonra, mağribe (akşama) kadardır Bu uyku ömrün noksaniyetine, yâni, uykudan gelen sersemlik cihetiyle, o günkü ömrü nevmâlûd, yarı uyku, kısacık bir şekil aldığından, maddi bir noksaniyet gösterdiği gibi, manevî cihetiyle de, o gün hayatinin maddî ve manevî neticesi ekseriya ikindiden sonra tezahür ettiğinden, o vakti uyku ile geçirmek, o neticeyi görmemek hükmüne geçtiğinden, güya o günü yaşamamış gibi oluyor

ÜÇÜNCÜSÜ: Kaylûledir ki, bu uyku Sünnet-i Seniyyedir (İbni Mâce, Sıyâm: 22; el-Münâvî, Feyzü�l-Kadîr, 4: 531; Aclûnî, Ketfü�l-Hafâ, 330) Duhâ vaktinden, öğleden biraz sonraya kadardır Bu uyku, gece kıyamına sebebiyet verdiği için sünnet olmakla beraber, Ceziretü'l Arabda, vaktü'z-zuhr denilen şiddet-i hararet zamanında bir tatil-i eşgal, âdet-i kavmiye ve muhitiye olduğundan, o Sünnet-i Seniyyeyi daha ziyade kuvvetlendirmiştir Bu uyku hem ömrü, hem rızkı tezyide medardır Çünkü yarım saat kaylüle, iki saat gece uykusuna muâdil gelir Demek, ömrüne her gün bir buçuk saat ilâve ediyor Rızık için çalışmak müddetine, yine bir buçuk saat ölümün kardeşi olan uykunun elinden kurtarıp yaşatıyor ve çalışmak zamanına ilâve ediyor" (Lem'alar, 269)

Demek ki; güneşin doğuşundan, yaklaşık 45 dakika geçinceye kadar geçen zamanda uyumak iyi değildir Aslolan erken yatıp erken kalkmaktır Sabah namazını kıldıktan sonra uyumamak, Kur'ân, hadis tefsir, ilmihal okuduktan sonra işbaşı yapmak lazımdır

Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Sabahın erken saatlerinde bereket ve başarı vardır"

Son zamanlarda gittikçe artan bereketsizliğin ve başarısızlığın hikmeti bu hadis-i şerifin ışığında aranıp bulunmalıdır Maalesef televizyon, "erken uyumanın düşmanı" olarak insanın karşısına dikilmiştir Bu şedit düşmanı alt edip, mümkün mertebe erken yatıp, teheccüd namazına kalkmak, daha sonra güneş doğmadan önce sabah namazına dinç olarak uyanmak ve ondan sonra yatmayıp çalışmaya başlamak lazımdır Zinde, dinç, çalışkan oluşlarına hepimizin şahit olduğu dedelerimiz ve ninelerimiz böyle yaparlardı Bu güzel âdet yok olunca, sağlık ta, bereket de, huzur da yok oldu

İkindi ile akşam arasında yatmamak lazımdır Herkes bu vakitte yatmanın zararını bizzat tecrübe ederek görmüştür O vakit yatıp da kalkan kimse sersem gibi olur, bir türlü kendisini toparlayamaz

Öğle namazını kıldıktan sonra bir müddet yatmak ise çok faydalıdır




Kerahat vakitleri:

1 Sabah Kerâheti : Güneş doğarken başlar, 45 dak sonra sona erer
2 Öğle Kerâheti : Güneş tepedeyken: Öğle namazı vaktinden 30 dak (veya yaklaşık 45 dak) önce başlar, öğle ezanı okununca sona erer
3 Akşam Kerâheti : Güneş batarken, yani akşam namazından 45 dak önce başlar, akşam ezanı okununca sona erer

Kısaca güneş doğarken, tepedeyken ve batarken namaz kılınmaz Kılınması tahrîmen (harama yakın) mekruhtur

Kerâhet vaktinde kılınan farz namaz geçerli değildir Nâfileler sahih olsa da, usûlen mekruh olur
Bu üç vakitte başlanan nâfileleri bozmalı, ancak başka bir zamanda kazâ etmelidir

Akşam kerâhat vaktinde ikindi namazının farzı hariç, bir farz namaz kılınsa dahi sahih (doğru) olmaz Bu yüzden kerâhat vaktinde kılınan farz namazın, kerâhat vakti çıktıktan sonra o namazın tekrar kılınması daha doğru olur

Tilavet secdesi vaciptir ve kerahat vakti kılınmaz Kılınsa dahi sahih değildir Kısacası kerâhat vakti hiçbir şekilde namaz ve secde yapılmaz Yalnızca o günün ikindi namazının farzına izin vardır

Sahabiden Ukbe b Amir ra şöyle anlatmıştır:

Rasulullah sav üç vakitte namaz kılmamızı ve cenazemizi defnetmemizi yasakladı Bu vakitler:
* Güneş doğmaya başladığı andan yükselinceye kadar
* Öğleyin güneş tepe noktasına gelince, batıya meyledinceye kadar
* Güneş batmaya meylettiği andan batıncaya kadar

Müslim, Müsâfirîn 293; Ebû Dâvud, Cenâiz 55; Tirmizî, Cenâiz 41, Nesâî, Mevâkît 31 Konuyla ilgili diğer hadisler ve açıklamalar için bk İbrahim Canan, Hadis Ansiklopedisi, c7, s 427-446


Hadiste zikredilen üç vakit, gündüzün uzunluk ve kısalığına göre değişmekle birlikte, yaklaşık olarak kırk beşer dakikalık sürelerdir Bu vakitlerde namaz kılınması, yukarıdaki hadis ve aynı anlamda olan daha başka hadisler dolayısıyla mekruh görülmüştür

Şuna da dikkat çekmek lazımdır: Bir kimsenin ikindi namazını kerahet vaktine bırakmaması esastır Fakat her nasılsa kerahet vaktine kalmışsa, güneş batıncaya kadar ikindi namazını yine de mutlaka kılmalıdır Çünkü namazı kerahet vaktine bırakmak mekruh, kazaya bırakmak ise haramdır

Bu üç vaktin dışında iki vakit daha vardır ki, o vakitlerde nafile namaz kılınması mekruh görülmüştür

* Sabah namazının vakti girdikten sonra güneş doğuncaya kadar sadece sabah namazının iki rek'at sünneti kılınabilir Bunun dışında nafile bir namaz kılınması mekruh görülmüştür
* İkindi namazı kılındıktan sonra güneş batıncaya kadar nafile namaz kılınması mekruhtur

Rasulullah sav Efendimiz, bu vakitlerde vaktin namazının dışında namaz kılmayı yasaklamıştır

Buna göre sabah namazını kerahet vaktinde kılan bir kimse yeniden kılmalıdır Eğer o günün öğle vakti olmadan kaza ederse, sünnetiyle beraber kaza eder Başka zamana kalırsa sadece farzını kaza eder

alıntı (Sorularla İslamiyet)

Alıntı Yaparak Cevapla