Konu
:
Cebrail A.S Ve Yaşlı Sofi
Yalnız Mesajı Göster
Cebrail A.S Ve Yaşlı Sofi
08-05-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Cebrail A.S Ve Yaşlı Sofi
Birgün Cebrail (A
S
) Rabbü'l-Alemîn'den soruyor: «Ey Rabbimiz diyor şu anda senin
yanında en makbul kulun kimdir acaba? Lütfen bana haber ver onu görüp tanımak istiyorum»
Rabbü'l-Âlemîn de Cebrail'e: «Falan şehre git filân yerde bir köprü vardır şafaktan evvelki bir saatte orada bulun
İlk önce o köprüden geçen bu
zamanda en makbul kulum odur
»
Cebrail (A
S
) emredilen memlekete gidip şafaktan evvel köprünün başında bekler
Bakar ki; fakir kendi halinde bir adam omuzunda bir ip olduğu halde çıkıp gelir
Doğruca köprüden geçip su başına giderek abdest alır
Seccadesini yayıp sabah namazının sünnetini kılar
Şafak atınca farz namazını da kılar
Sonra oturup da güneş doğuncaya kadar virdini çeker
Güneş doğunca kalkıp odun toplar
Topladığı odunları 'sırtlayıp şehre doğru gitmeye başlar
Tam köprünün üstüne gelince karşıdan bir atlı belirir
Ayağında çizme elinde kamçısı olduğu halde o da köprüye gelir
O sırada atı birden ürkerek üzerindeki süvariyi yere atar
Yerden kalkan süvari sofiye sen benim atımı ürküttün diye elindeki kamçıyla vurmaya başlar
Fena halde döver
Sofî'den İse hiç ses çıkmaz
Süvari dayağını bitirip atma binmeye gidince sofi ondan evvel koşup atının başını tutarak süvarinin binmesine yardım eder
Süvariye «benim yüzümden attan düştün üstün hep toz toprak oldu özür dilerim beni affet» diyerek helâllık ister ve «eğer hakkını helâl etmezsen vallahi atının başını bırakmam» der
Atın dizginlerini tutup durur
Süvari nihayet bırak git İşte helal ettim
belânı versin» deyince sofi atı bırakır Süvari yoluna devam ederken sofi de odunlarını sırtlamak üzere odunlarının yanına gelir
Tam odunlarını sırtlayıp gideceği zaman Cebrail (A
S
) oradan çıkıp sofiyi durdurur
«Vallahi seni bırakmam
Eğer bana Cibril-i Emin'in yerini söylemezsen giden süvariden yüz defa daha fazla seni döver ondan sonra da köprüden aşağıya atarım» der
Sofi feryad u figan ederek: «Aman ben fakir ben biçare ben yüzükara bir kimseyim nereden Cibril-i Emin'in yerini bilebilirim onu nerden görmüşüm ki tanıyayım» diye yakınır ise de Cebrail (A
S
) «Hayır elimden kurtulamazsın vallahilazîm eğer Cebrail'in yerini söylemezsen seni fena halde döver sonra da köprüden aşağıya atarım
» diyerek ısrarına devam eder
Sofîye kanaat gelir ki bu adam dediğini yapacak kendini dövüp köprüden atacak
Çaresiz olduğu yerde oturur gözlerini yumar öylece bir müddet rabıtada kalır sonra gözlerini açıp Cebrail'e (A
S
)
'a kasem ederim ki bütün gök tabakalarını aradım Cibril-i Emîn gökte değildi
Yer tabakalarını aradım orada da bulamadım
Bütün dünyayı dolaştım yine yoktu
Geriye yalnız biz ikimiz kaldık ya sen Cebrail'sin yahutta ben
Kendimin Cebrail olmadığını biliyorum geriye sen kalıyorsun öyleyse Cebrail senden başkası değildir» diyor
Bunun üzerine Cebrail (A
S
) elini beline vurup «
dostluğu sana mübarek olsun
» diyerek oradan ayrılıyor
İşte
yolu böyledir
Sofinin hiç kabahati olmamasına rağmen süvariden o kadar dayak yediği kamçılandığı tokatlandığı halde sabır etti tahammül etti üstelik ondan özür diledi
İşte böyle insan sabırlı olmalı işlerini
'a bırakmalı
Kendisine zulüm eden olursa onu
'a havale etmesi daha makbuldür
'ın kuvveti insanınki gibi değildir
Her zaman sabır ve tahammül ehli olmaya çalışmalıdır
Herhangi bir ümmet-i Muhammed kendisine hakaret ederse ümmet-i Peygamber (A
S
V
) olmanın hatırı için onu hoş görüp helâl etmesi daha uygundur
SOHBETLER (S
Abdülhakim el-hüseyni ks
)
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul