|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tefsir Dersleri...
11 DERS HACC VE UMRE YAPMA
196 — Haccı da Umreyi de Allah için tam yapın Fakat (herhangi bir sebeple bunlardan) altkonursanız o halde kolayınıza gelen kurban(ı gön*derin Bununla berober) kurban yerine (Minaya) varıncaya kadar başları*nızı tıraş etmeyin Artık içinizden kim hasta olur, yahut başından bir ezi*yeti bulunursa ona oruçtan, ya sadakadan, ya da kurbandan (biriyle) fid*ye (vacip olur) Emin olduğunuz vakit İse kim hacca kadar Umre ile faide-lenmek (sevaba girmek) isterse kolayına gelen bir kurban(ı kesmek vaclb olur) Fakat (onu) bulamazsa hacc günlerinden (ihramlı olarak) üç, dön*düğünüz vakit yedi gün olmak üzere oruç tutmak (vacib olur ki) bunlar tam on (gün eder) Bu ailesi (ikametgahı) Mescid-i Haramda bulunmayanlara aittir Allahtan korkun ve bilin ki Allah, cezası cidden çetin olandır
197 — Hacc (ayları) bilinen aylardır İşte kim onlarda (o aylarda) haccı (kendine) farz eder (ihrama girer)'se artık haccda kadına yaklaş*mak, günah yapmak, kavga etmek yoktur Siz ne hayır yaparsanız Allah, onu bilir Bir de (hacc seferinize yetecek miktarda) azıklarım Muhakkak ki azığın en hayırlısı (dilenmekten, insanlara yük olmaktan) kaçınmaktır Ey kamil akıl sahipleri, benden korkun
198 — (Hacc mevsiminde ticaretle) Rabbinizden rızık iste istemeniz*de bir günah yoktur Arafatta (orada vakfe'den sonra seller gibi) boşanıp (elbirlik) aktığınız zoman «meş'ari haram»in yanında Allah'ı zikredin O size nasıl hidayet ettiyse sizde onu öylece anın (Bilirsiniz ya) siz bundan evvel gerçek sapıklardandınız
199 — Sonra insanların (elbirlik) döndüğü yerden sizde dönün Allah'*tan (günahlarınızı) mağfiret (buyurmasını) isteyin Şüphesiz ki Allah çok yarlığayıcı, hakkıyla esirgeyicidir
200 — Menâslkinizi (hacca art ibadetlerinizi) bitirince (cahiliyette) atalarınızı (böbürlenerek) andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Al*lah'ı anın Artık o insanlardan kimi «Ey Rabbimiz bize (nasibimizi) dünya*da ver» der ki onun ahiretten nasibi yoktur
201 — Kimi de «Ey Rabbimiz bize dünyada da iyi hal ver, ahirette de İyi hal ver ve bizi o ateş (cehennem) azabından koru» der
202 — işte onların (o her iki kısmın haccda) kazandıklarından (na-sib)lerl vardır Allah, hesabı cok çabuk görendir
203 — Bir de sayılı günlerde Allah'ı zikredin, (tekbir alın) Kim iki günde (Mino'dan dönmek için) acele ederse üstüne günah yoktur Kim de geri kalırsa ona da günah yoktur (Fakat bu) takva sahibi Için(dir) Allah-
bilin ki muhakkak (hepiniz) ancak ona (varıp) toplanacak-
Ayetlerin Lafzi Tahlili
(Uhsırtüm): Lügatta alıkonma anlamındadır Ll-Itınu'l Arap yazarı, kitabında «Hacc ibadeti sırasında ihrama girdikten iımro hacc ibadetlerini yapmaya hastalık veya herhangi bir durumun en» ytıl olmasına «ihsâr» denir,» der
(El hedyi): Beytullah'a hediye olmak üzere kesilen ve benzeri hayvan anlamındadır
(Mahlllehü): Mahille, kurban kesilen yer anlamındadır, Bu ym Mekke harimi veya ihsârlı kişinin mahsur kaldığı yerdir
(Nusukin): Çoğul bir kelimedir Hacc ibadetlerine ve orada kesilen kurbana denir
(Refese) Kadınlar hakkında konuşulan çirkin «öz vi- kodına yaklaşma anlamındadır
(Füsûga): Lügatta günahlar, şeriatta ise Allah (OC)'O ölmekten uzaklaşma manasınadır
(Cidale): Düşmanlık ve tartışmak anlamındadır (Ezzâdi): Yolculuk azığı, kumanyası manasınadır,
(Cünohün): Günah manasınadır
(Efadtüm): Lügatta cok akma, âyette ise suyun ookoo Hhıfi ult'i insanların Müzdelife'ye doğru gidişlerine denir
(Arefâtin): Hacıların Mekke dışında vakfe İçin dur« yere denir
(Elnwsarllhcır6ml): Müzdellfede bir küçük de*ğin İsmidir Ki hacc imamı, o gece onun üzerinde durur
(Menâslkeküm): Çoğul bir kelime olan Menâslk, hac*ca mahsus İbadetler anlamındadır
(Haıâgln): Pay, hisse manasınadır [300]
Ayetlerin İcmali Manaları
Allah (cc)ı hacca mahsus ibadetlerin en iyi şekilde, tam ve rızasına uygun olarak yapılmasını müminlere emretmiştir Hacc için ihrama giren kimsenin hastalık veya düşman tarafından menâslkinj tam yapmasına en*gel olunursa, ondan dolayı, da ihramdan çıkmak isterse, çıkması için du*rumuna göre bir deve sığır veya koyunu kurban olarak kesmesi lazım*dır
Allah (cc), belirtilen yerde farz olan kurban kesilinceye kadar tıraş olma ve elbise giymeyi kesinlikle yasaklamıştır Yalnız bedeni hastalığı, ihramlı durmasına mani olacak bir baş rahatsızlığı veya vücuduna eziyet veren bir derdi olan kimse, başını tıraş eder ve onun fidye vermesi lazım*dır Bu fidye miktarı ise, üç gün oruç tutmak veya bir koyun kesmek veya altı fakirin herbirine birer ölçek so' (buğday karşılığı hurma, kuru üzüm veya arpa) vermek olmalıdır
Hacc aylarında umre yapan bir kimse, umrede ihram giyme müdde-tlnce koku sürer veya hanımıyla cinsi münasebette bulunursa, Allah (cc)'o şükür için bir koyun kurban eder Kurban kesmeye gücü yetmeyen veya bulamayan kimse, üç günü haceda ihrama girdiği günlerde, yedi günü de ülkesine döndüğünde olmak üzere on gün, oruç tutar Bu hüküm Mekke ehil dışındaki İnsanlara mahsustur Onların kurban kesmesi farz değildir
Daha sonra hacc aylarını (şevval, zilkade, zilhicce ayından on gün) beyan eden Allah (cc), hacc yapan kimsenin bütün geleneklerden, kadın*dan, güzel koku sürünmekten ve llh gibi şeylerden uzaklaşmasını emre*der Zira hacc yapan kimse yalnız Allah (cc)'ın rızasını talep İçin Ona yönelir Kadından hertürlü menfaatlenmeyi terkeder Diğer günah şeyleri de bırakır Kendisini Allah (cc)'a yaklaştıracak salih ameller işleyerek ahl-ret azığı hazırlar
Daha sonra hacc günlerinde para kazanmanın mahzurlu olmadığını hatta ibadet olduğunu haber vermektedir Çünkü halk, hacc ibadetinin eda edildiği günlerde yapılan dünya işlerinin günah olduğunu zannediyor*du Allah (cc) yaptıkları ibadetlerde ihlaslı oldukları takdirde, para kazan*manın günah olmadığını ve onun da Allah (cc)'ın bir fazlı olduğunu on*lara bildirdi
Allah (cc), Arafattan döndükten sonra «Meşârü'l Haram» dağı ve çevresinde kendisini tekbir ve telbiye İle anmalarını müminlere emretmiş*tir Onların yegane nimet olan iman için Allah (cc)'a şükretmeleri gerekir Hocan menâsiklni bitiren müminlerin baba anne ve diğer sevdiklerini çok andıkları gibi Allah (cc)'ı da çokça zikretmeleri lazımdır
Ibn-i Abbas (ra)'dan şöyle rivayet edilmiştir: «Oahlliyet dönemindeki (ince mevsimi toplantılarında müşrikler, babalarının yaptıklarını iftiharla Konuşurlardı Mesela: Babam çok hanedandır Yani herkese yediren, yar*dımda bulunan hatta cinayet işlemediği halde, katillerin diyetini verendir Ilımlar babalarısın yaptığından başkasını da konuşmazlardı Bunun üze-ılne Allah (cc), «Menâsiklnizi bitirince, atalarınızı andığınız gibi, hatta da*lın kuvvetli bir anışla Allah'ı anın» buyurdu » [301]
Hacc Âyetlerinin, Daha Önceki Âyetlerle Münasebeti
Hacc meselelerinin oruç mevzuundan sonra anılmasının hikmeti n«-tllr? Bu soruyu şöyle cevaplqndırabillriz: Haccın yapıldığı aylar, hemen oruç ayının arkasından gelir İkisinin arasına döğüş ve savaşla İlgili mev-ıııları bildiren âyetlerin gelişi, haram aylar, ihram, Mescid-i Haram II* Halli şer'î hükümlerin açıklanması içindir
Resulullah (sav), umre yapmayı arzu ediyordu Nitekim Mekke'ye mü*teveccihen yola çıkan Resulullah (sav)'ın umre yapmasına müşrikler Hu-ılnyblye denilen yerde engel oldular Bunun üzerine Resulullah (sav) İle müşrikler arasında, içinde ertesi sene umre yapacaklarına dair bir mad-ılonln bulunduğu Hudeybiye anlaşması yapıldı, ikinci yıl kazaya kalan umresini yapmak için Resulullah (sav)'ın teşebbüste bulunması üzerine »ııhabiler, müşriklerin bir önceki yıl yaptıkları anlaşmayı bozacaklarından korktular
Bunun üzerine Allah (cc), döğüşme ve savaş âyetlerini inzal buyur*du Daha sonra da haccın hükümlerini tamamlayıcı âyetlerini ikmal ede*rek tebliğ etti Allah (cc) en iyi bilendir [302]
Âyetlerin Nüzul Sebebleri
A Ka'b bin Ücrete (ra)'nin: «İhramda bulunduğumda beni rahatsız eden basımdaki egzema hastalığı yüzünden Resulullah (sav)tn yanına gittim Bana «Başındaki egzamanın seni rahatsız ettiğini görüyorum Kur*banlık bir koyun bulamaz mısın?» deyince, «Hayır» dedim Resulullah (sav), «öyleyse sen saclarını kestir Fidye olarak üc gün oruç tut veya altı faki*rin her birisine birer ölçek buğday veya kıymetinde hurma, üzüm, arpa ver» buyurdu Bunun üzerine: «  Artık içinizden kim hasta olur, yahut başından bir eziyeti bulunursa ona oruçtan ya sadakadan ya da kurban*dan (biriyle) fidye (vacip olur)  » âyeti nazil oldu Bu âyet, hassaten bana, umumi olarak ta size nazil oldu» [303] rivayetidir
B İbn-i Abbas (ra)'ın rivayetidir: «Hacca gelirken azık getirmeyen ve halktan yiyecek şeyler isteyen Yemen halkı, «Bizler tevekkül ehliyiz» der*lerdi, işte bunun üzerine, « Birde (Hacc seferinize yetecek miktarda) a-zıklanın Muhakkak ki azığın en hayırlısı (dilenmekten, insanlara yük ol*maktan) kaçınmaktır  » âyeti nazil oldu » [304]
C Hz Aişe (ra)'nln: «Kureyşliler İle dinlerine uyanlar, Kurban bay*ramı, orefesinde Müzdelifede vakfe yaparlar ve bu yaptıklarına da, «din*lerine şiddetle bağlılık» ismini verirlerdi Diğer Arap kabileleri de aynı gün vakfelerini Arafatta yaparlardı, islâm gelince, Allah Resulü (sav), Arafata gitmeyi ve orada vakfe yapmayı emretti Sonra da müslümanların oradan akın akın Müzdelife'ye gelmelerini, «Sonra İnsanların (elblrlik) döndüğü yerden sizde dönün» âyetiyle emretti» [305] rivayetidir [306]
Ayetlerin Tefsirindeki İncelikler
Birinci İncelik: «El hedyü» kelimesi, Hacc veya Umre yapan kimse*nin gereksiz yere Mekke halkına hediye ettiği hayvan anlamındadır Bu âyette ise, umre veya hacc yapan bir kimsenin, bir vacibi terketmesi, mahzurlu bir şeyi yapması veya İhrama girdiği halde düşman korkusuyla mahsur kalarak hacc ve umre ibadetini yapmayan kimsenin ihramdan çıkmak istemesi ile temettü haca [307] yapanlar için kesmesj vacib olan hayvana «el hedyü» denir
Mekkeye girdikten hemen sonra, Safa ile Merve arasında sa'y yapar ve tıraş olarak ihramdan çıkar Arafe günü veya birgün evvel, bu defa yalnız hacc niyetiyle ihrama girerse haccını yapar, bu şekilde yapılan hacca denir
İkinci incelik: Ayette, «Hacc ve umreyi tam yapın» emrinden murat, her İkisinde farz, vacib ve sünnetlerinin zahiren riyasız ve ihlas İle yapıl*masıdır Şair şöyle der: «Aslı haram olan matla hacc yaparsanız, hacc yapmış sayılmazsınız Belki seni oraya ulaştıran vasıtan hacc yapmıştır Allah (cc), yalnız kendi için yapılanı kabul eder Beytullatı'ı her ziyaret «denin sevab kazandığı sanılmasın»
üçüncü ve dördüncü incelik: Arap dili ve edebiyatıyla ilgili olduğun*dan yazılmamıştır
Beşinci İncelik: Kureyşliler Mesctd-i Haramdan çıkmayarak, «Biz dl-Oer insanlar gibi değiliz Allah (cc)'a ibadet ehli ve hareminin sakinleriyiz Ondan dolayı buradan çıkmayız» derlerdi Diğer insanlar ise Mekke harl-mlnin dışında Arafatta vakfe yapar, sonra da akın akın dönerlerdi Allah (cc), halkın vakfe yaptığı yerde, Kureyşlilerin de vakfe yapmasını, vakfe*den sonra ise diğer insanlar gibi akın akın dönmelerini «Sonra insanların (•Ibh-lik) döndüğü yerden siz de dönün  » âyetiyle emretti Bu incelik İbn-i Kuteybe'nin görüşüdür
Altıncı İncelik: «Hacc (ayları) bilinen aylardır, işte kim onlarda (o aylarda) haca (kendisine) farzeder (ihrama glrerjse artık hacc da kadına yaklaşmak, günah yapmak, kavga etmek yoktur  » âyetinde hacc kelim» ■İnin zamirle değil, bizzat üç defa tekrar edilmesinden maksat şudur: Bl rlnclsiyle haccın zamanı, ikincisiyle haccın menâsikleri, üçüncüsüyle de haccın yapıldığı yer ve zaman kastedilmiştir, ikinci ve üçüncü hacc keli*meleri zamirle ifade edilmiş olsaydı, bu anlamları taşıyamazdı Ayette ka*dına yaklaşmak, günah yapmak ve kavga yapmak ifadeleri; kadına yak*laşmayın, günah işlemeyin ve kavga yapmayın ifadelerinden yasaklama hususunda daha tesirlidir [308]
Ayetlerdeki Şer’i Hükümler
Birinci Hüküm: Umre, Hacc Gibi Farz Mıdır?
Alimler, umrenin hacc gibi farz olup olmadığı hususunda İhtilaf etmişlerdir
Şafiî (ra) ve Hanbeli'lere göre, hacc yapan kimse için umre yapmak tarzdır Hacc mevsimi dışında yapılan umre ise sünnettir Bu görüş Ali bin Ebu Talib (ra), ibn-i Ömer (ra) ve İbn-i Abbas (ra)'tan rivayet edilmiştir
Maliki ve Hanefilere göre ise umre yapmak sünnettir Bu görüş Ibn-l Mesud (ra) ve Cabir bin Abdullah (raftan rivayet edilmiştir
Şafiî ve Hanbelilerin delilleri:
Bir çok delillerini özetleyerek aktarıyoruz
1 «Haca da umreyi de Allah için tam yapın  » âyetinde «tam yapın» ifadesi, umrenin hacc gibi farz olduğuna işarettir
2 «Resulullah (sav), sahabilere, «Yanında kurban keseceği bir hay*vanı bulunan kimse, hacc ve umreye birlikte niyet etsin ve yapsın» bu*yurdu» [309] hadisidir
3 Resulullah (sav)'tan rivayet edilen, «Kıyamet gününe kadar umreyi hacca dahil ettim» [310] hadisidir
- Maliki vâ Hanefîler'in delilleri:
Maliki ve Hanefiler aşağıda naklettiğimiz âyet ve hadislere daya*narak sünnet olduğu görüşündedirler
1 «  Ona bir yol bulabilenlerin Beyti hacc (ve ziyaret) etmesi Allanın İnsanlar üzerine bir hakkıdır  * (Âl'i İmrân: 97}
«İnsanlar içinde haca İlan et Gerek yaya, gerek uzak yoldan gelerek arık develer üstünde (süvari) olarak sana gelsinler» (Hacc: 27) âyetleri, haccın farz olduğuna delalet ettiği haide umre İsmi zikrediimemiştir Umre de hacc gibi farz olsaydı, adının geçmesi gerekirdi
2 İslâmın esaslarını bildiren hadislerde umrenin anılmaması, farz ol*madığına işarettir Umre hüküm bakımından da haccdan farklıdır
3 Resuluilah (sav)'tan rivayet edilen: «Hacc cihattır Umre ise Allah (cc)'a taattir » [311] hadisidir
4 Cabir bin Abdullah (ra) tan rivayet edilen; «Resulullah IsavJ'a ge*len bir kimse «Umre farz mıdır?» diye sorunca O'da «Hayır, farz değildir Yalnız umre yaparsanız sizin için hayırlı olur» buyurdu» [312] hadisidir
5 Şafiilerin delilleri olan âyet ve hadisler, umre yapmaya başlayan kimsenin daha sonraki durumuna işaret eder Yani umre yapmaya niyet etmeyen kimse için, onu yapmak farz değildir Yalnız umre niyetiyle ihrama giren kimsenin, onun menasikini tam olarak yapması farzdır Çünkü, «Haca da, umreyi de Allah İçin tam yapın  » âyetinde, «tam yapın» em*ri, başlanmış bir umreyi tam yapmayı bildirmektedir Başlanan bir umre*nin tamamlanması hususunda alimler ittifak etmişlerdir Allâme Şevkâni bu hususta; «Başlanmış bir umrenin tamamlanmasının farz olduğunu ka-bui edon görüş, her ne kadar hadis değilse de, umumi olarak hadislerin mealinden alınmıştır Umre ile İlgili delillerin biraraya toplanrfıası bakımın*dan bu görüşün mutlaka kabul edilmesi lazımdır Bilhassa Cabir bin Ab*dullah (ra)'tan rivayet edilen hadis de, umrenin farz olmadığına delalet eder Bunun için umre'nin farz olduğuna delalet eden haber ve hadislerin, o'nun bizzat farz değil, başlandıktan sonra tamamlanmasının farz olduğu şeklinde yorumlanması lazımdır Çünkü onun farz olduğuna dair açık bir hüküm yoktur» [313] der [314]
İkinci Hüküm: «İhsâr», Hastalık Ve Düşmanı Kapsar Mı?
Alimler, ihsârın sebepleri İle ihramda olan kişinin hacc veya umresini yapamadığı takdirde, ihramdan çıkmasını mubah kılan nedenler hususun*da ihtilaf etmişlerdir
Maliki, Şafii ve Hanbelilere göre, «ihsâr»ın sebebi, yalnız düşmandır Çünkü, «  Fakat (herhangi bir sebeple bunlardan) alıkoyursanız o halde kolayınıza geten kurbanfı gönderin)  » âyeti, Resulullah (sav) ve arka*daşlarının Hudeybiye'de İhramh oldukları halde, Mekke müşrikleri tara*fından alıkonulmaları hususunda nazil olmuştur Âyetin nüzul sebebi ve tarihi gösteriyor ki, «İhsâr» yalnız düşmanların engellemesinden doğar Abdullah Ibni Abbas (ra) da bu görüştedir
Hanefilere göre ise hacc veya umre yapan kimsenin, Mekke'ye girme*sine engei olan düşman, hastalık, baskın, azığın eiden çıkması, bineğin kaybolması ve kadın mahreminin yolda Ölmesi gibi sebeplere İhsar denir «Fakat (her hangi sebeple bunlardan) atıkonursanız o halde kolayınıza gelen kurban(ı gönderin)  âyetinin zahiri ihsâra delildir Âyette «alıkon-ma» ifadesinin Arap dili ve edebiyatında karşılığı ihsâr kelimesidir Çünkü Arap dilinde ihsâr, hastalıktan dolayı evde mahsur kalmaya denir, öyley*se İhsâr, düşmanla olduğu kadar, hastalık ve benzeri engellerle de ola*bilir Bu görüşü teyid eden, İbn-i Mesud (ra)'un verdiği fetvadır: «Mekke yolunda bulunan bir hacc kafilesinde, bir kişiyi yılan zehirlemişti İbn-i Mesud'a bunun hükmünün ne olduğu sorulduğunda, «Zehirlenen şahsın yanında kurban edeceği bir hayvan var mı?» dedi On'ar «Evet» de*yince, «Öyleyse kurbanlık hayvanını kesip ihramdan çıksın» dedi » İbn-i Mesud (ra) Arap olmakla beraber Arap dili ve edebiyatını herkesten daha iyi biliyor ve peygamberimizin yanından hiç ayrılmıyordu Bundan dolayı hadisleri herkesten çok iyi biliyordu [315]
Şafii, Maliki ve Hanbelilere göre ise şüphesiz âyetteki, a  Emin oldu*ğunuz vakit  » tabirinden anlaşılan, yalnız hastalığın değil düşmanın rn-sana mani olmasıdır Eğer hastalık ihsârm sebeplerinden olsaydı Allah (cc}'tn «Emin olduğunuz vakit» tabiri yerine, «Siz iyileştiğiniz vakit» ifade*sini buyurması gerekirdi
îbn-i Abbas (ra)'ın, «Yalnız düşman İnsanı alıkor» ifadesi de, onların görüşünü teyid eder Zira o, âyetlerin manasını herkesten daha çok biliyor*du
İmam-ı Azam (ra)'ın görüşü tercih edilir Onun görüşü âyetin zahirine ve «zorlaştırmaymız, kolaylaştırın^» emrine daha uygundur Çünkü has*talığı şiddetlenen, parasını kaybeden veya bineğini yitiren kimse, hacc veya umrenin menâsikini yapabilir mi? Bizim bu tercîhfmiz, Müfessirlerin Şeyhi fbn-i Cerir et-Taberi'nin de tercihidir Zira o, tefsirinde şöyle der: «Fakat alıkonursanız o halde kolayınıza gelen kurban(ı gönderin)  » âye*tini en iyi tevil eden sizleri Beytullaha gitmekten alıkoyanın, düşman kor*kusu, hastalık ve diğer engeller olduğudur Âyette «alıkonma» dan mak*sat, yalnız düşman engeli anlaşıtsoydı, Allah (cc), «olıkonma» anlamın*daki «ihsâr» kelimesi yerine, hapsetme anlamındaki «hasır» tabirini bu*yururlardı » [316]
Buharı ve Müslim'de, Hz Aişe (radden: «Resulullah (sav), Abdulmut-talib oğlu Zübey'rin kızı Dubâe'nln yanına gitti O, «Hasta olduğum hal*de hacc yapmak istiyorum Ne dersiniz?» deyince Resulullah (sav), «Has*talığının oğırlaştığı yerde bir kurban keserek ihramdan çıkarım diyerek hacca niyet ediniz» buyurdu,» hadisi, hastalığın menâsik yapmazdan önce ihramdan çıkmayı mubah kılan sebeplerden olduğuna delalet eder [317]
Üçüncü Hüküm: Umre Veya Hacc Niyetiyle İhrame Giren Kimsenin, Menâsikinl Yerinde Yapması Engellendiği Zaman, İhramdan Çıkmak İste*diği Takdirde Ne Yapması Lazımdır? Kurban Kestiği Takdirde Nerede Kese*cektir?
«  Fakat (herhangi bir sebeple bunlardan) alı konursanız, o halde ko*layınıza gelen kurbanfj gönderin)  » âyeti, ihramlı olduğu halde Beytul-lah'a gitmesi engellenen kimsenin, bulunduğu yerde veya Mekke'de kur*banını kestirdikten sonra İhramdan çıkmasına açıkça delalet eder
Kesilecek kurbanın deve, sığır veya koyun olması lazımdır Sığır veya devenin kesilmesi daha faziletlidir Cumhurun görüşü de budur ibn-i Ö-mer (ra) den de şöyle rivayet edilmiştir: «Kesilecek kurban yalnız deve ve sığır olmalıdır Koyun kurban yapılamaz» Sahih olan, cumhurun görü*şüdür
«İhsâr» kurbanının nerede kesileceği hususunda fakihler, bir kaç görü*şe ayrılmışlardır Şafiî, Maliki ve Hanbeli'lere göre, insan nerede alıkonul-muşsa kurbanını orada keser Kestiği yerin Mekke harlmi veya dışı olma*sı farketmez
İmam-ı Azam (ra)'a göreyse hacc veya umre niyetiyle ihrama giren kimse, Mekke'ye gitmesine engel ofunduğu takdirde kurbanını, bulunduğu yerde değil, ancak Mekke'ye göndererek kestirir Çünkü Allah (cc), «  Sonra varacakları (kurban edrfecekleri) yer Beyti atlyka müntehidir» (Hacc: 33} buyurmuştur
İbn-i Abbas (ra) bu hususta: «Hacc veya umre niyetiyle ihrama giren kimsenin, Mekke'ye gitmesine engel olunursa, kurbanını gücü yeterse Mekke'ye gönderip kestirmesi vaciptir Gücü yetmezse alıkonulduğu yer*de keser» der
İmam Fahreddin er-Râzî de: «Alimler arasında bu görüş ayrılığı âyet*te «el mahillü» kelimesinin tefsirinden kaynaklanmaktadır İmam Şafii (ra)'ye göre o kelimeden maksat, ihramdan çıkma zamanıdır, fmam-ı Azam Ebu Hanife (ra)'ye göre de, o kelime, bir yer ismidir» [318] demektedir
Bu meselede Şafii, Maliki ve Hanbeliler'in görüşü tercih edilir Müş*rikler tarafından Hudeybiye'de umre yapması engellenen Resulullah (sav) kurbanını orada keserek ihramdan çıktı Halbuki orası Mekke harimi de*ğildi İşte Resulullah (sav)ın bu fiili hadisi, İhsâr kurbanının Mekke hari*mi veya dışında kesileceğini gösterir «  Kab«y« ulaşmış bir kurbanlık olmak üzere bunu içinizden adalet sahibi İki adam hüküm (ve takdir) ede*cektir  » (Maide: 95), «  Sonra varacakları (kurban edilecekleri) yer Beyt-t atiyko müntehidir  » (Hacc: 33) âyetleri, hacc ve umredeki ceza kurbanlarının Meke hariminde kesilmesine İşaret ediyorlarsa da Allöme Şevkânİ'nin dediği gibi, Mekke'ye emniyetle girebilmesi mümkün olan insanlar hakkındadır İhsârlı kimsenin ise zaten Mekke harimine girmesi mümkün değildir [319]
Dördüncü Hüküm: Temettü Haccı Yapan Kimse, Kurban Bulamazsa Ne Yapar?
«  Kim hacca kadar umre İle faldelsnmek İsterse kolayına gelen bir kurban(ı kesmek vacib olur)  » âyeti, Temeddü haccı yapan kimsenin bir kurban kesmesinin vacib olduğuna işarettir/ Kurban edecek hayvan bu*lamayan veya gücü olmayan kimse hacc da üç gün, döndükten sonra da yedi gün olmak üzere on gün oruç tular
|