|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tefsir Dersleri...
20 DERS İDDET SÜRESİNDE KADINA İŞARETLE DÜNÜR OLMA
VE KADININ EVLİLİKLE MİHRE HAK KAZANMASI
235 — (Vefat İddetini bekleyen) kadınları nikahla isteyeceğinizi çıt*latmanızda, yahut böyle bir arzuyu gönüllerinizde saklamanızda sizin ü-zerinfce bir vebal yoktur, Allah bilmiştir ki, siz onları mutlaka hatırlaya*caksınız Ancak kendileriyle gizlice vaadleşmeyin (Çıtlatmak suretinde) meşru bir söz söylemeniz ise başka (Farz olan iddet sonunu), buluncaya kadar da nikah bağını bağlamaya azmetmeyin Ve bİİİnki Allah kalblerl-nlzde olanı muhakkak biliyor Artık ondan sakının ve yine bilin ki, şüphe*siz Allah çok yarlığayıcıdır, gerçek hilim sahibidir (cezada acele edici de*ğildir)
236 — Kendileriyle temas etmediğiniz, yahut kendilerine bir mehir ta*yin eylemediğtnİz kadınları boşamışsanız (burda) üzerinize vebal yoktur Onlar -zengin olan(ınız) kudretlnce, darda buluna(nınız) da halince (olmak üzere- maruf bir fa ide ile faidelendirinlz Bu iyilik etme şiarında bulunan*ların üzerine bir borçtur
237 — Eğer siz onları kendilerine temas etmeden önce boş ar (fakat daha önceden) onlara bir mehir tayin etmiş bulunursanız, o halde tayin ettiğiniz (o mehrrpn yansı onlarındır Meğer ki kendileri vazgeçmiş olsun*lar, yahut nikah düğümü ellerinde bulunan kimse bağış yapmış olsun (Ey erkekler) sîzin bağışlamanız takvaya daha yakındır Aranızdaki üstünlüğü unutmayın Şüphesiz ki Allah, ne yaparsanız hakkıyla görücüdür
Âyetlerin Lafzi Tahlili
(Arredtüm): Arredtüm kelimesi, tariz kökünden türemiştir Bir şeyi açıklıkla değil, imâ yoluyla söylemek manasınadır
(Hıtbetinnisâi): He'nin esresiyle okunduğu zoman hi tbe, bir kadını nikahlomayı talep etmek anlamındadır
(Eknentüm): Setretme yani örtme manasınadır
(La tüvaMuhünne sırren): Burada sırdan maksat nikahtır Çünkü nikah Karı-koca arasında gizli yapılır Âyet*teki bu cümlenin anlamı şudur: İddet bekleyen kadınlarla evlenme iste*ğiniz) açıkça değil, üstü kapalı olarak söyleyebilirsiniz
(Ukdetennikâhı): Ukde kelimesi, düğüm anlamındadır Nikah kıyımında, kart-koca arastnda icab ve kabul yoluyla ya*pılan anlaşmaya akit denir Düğüm, bir şeyin yapılmaması için olduğu ka dar, nikahta karı-kocayı birbirine bağlamak için de kullanılır
(Ecelehü): Ecel, yazılı olan bir şeyin sonu manasına*dır Buradaki anlamı şudur: Allah (cc)'m kadına farz kıldığı iddet müddeti
(Fahzerûhü): Allah (cc)'ın azabından korku*nuz ve emrine muhalefet etmeyiniz
(Haiîmün): «Allah (cc), vereceği azabı erteler» anlamındadır
(El-Mûsıı): Genişlikte olan, İstediğini istediği zaman yapabilen kimse demektir İlim lisanında, zengin kişiye musiğ de*nilmesi; her istediğini, istediği zaman yapabildiği içindir
(El-Muktiri): Sıkıntı ve darlıkta olmak manasındadır Daracık bir yere sıkışan insanın hiç bir şey yapamadığı gibi, fakir bir İnsanda dar bir yere sıkışmış gibi bir şey yapamaz Bunun için Kur'an lisanında fakire «muktir» denilmiştir
(Temessuhünne): Mess, bir şeyi elle tutmak anlamındadır
(Feridaten): Fariza, aslında Allah (cc)'in kullarına farzettiği emirlerdir Burada fariza'dan maksat, evlenen kadının meh-ridir Çünkü O da Allah (ccj'ın emriyle farz kılınmıştır
(Yoöfûna); Âyetteki anlamı, vazgeçer manasınadır [497]
Ayetlerin İcmali Manaları
Allah (cc), ıcmâlen şöyle buyuruyor: «Allah (cc), kocaları öldükten sonra iddet bekleyen kadınlarla, erkeklerin evlenme arzusu hususunda, hükmünü beyan ederek, «Ey erkekler, iddet bekleyen bir kadınla evlenme arzusunda bulunmanızda bir günah ve vebal yoktur Yalnız evlenme ar*zusunu İddet bekleyen kadınlara bildirmeniz açıktan açığa değil, çıtlatma ile'olur Çünkü evlenme arzusunu gizleyen kişiyi Allah (cc}, muaheze et*mez, hakkıyla bilicidir Evlenme arzusu, fahiş ve terbiyesizce bir kelimenin olmaması şartıyla yapılırsa, doğrudur Kadınların iddetleri doluncaya ka*dar, onlarla nikah akdi yapmayınız Şüphesiz Allah (ccj, gizli hallerinize muttali olduğu gibi, hesabını do soracaktır
Daha sonra Allah (cc), men ir konuşulmadan yapılan nikah akdinden sonra erkeğin cinsi münasebette bulunmadan kadını boşaması hükmünü açtklar Böyle bir kadının ayrılmasının günah olmadığını bildiren hükmü beyan etmesindeki hikmet, böyle bir kadını boşamakta hiçbir mahzur ol*madığını açıklamaktır* Bu tür ayrılan kadınlara verilen emsal mehrin yarı*sı ile gönüllerinin hoşedllmesini Allah (cc) emretmiştir Erkeğin, ayırdığı kadına para vermesi, ayrılmadan doğan üzüntüyü atması ve ayırma olayı*nın bizzat erkek tarafından yapıldığının halk arasında bilinmesi içindir
Bir miktar mehrin konuşulup nikah akdinin yapılmasından sonra, cin*si münasebette bulunmadan, erkeğin, kadını boşaması halinde, konuşulan mehrin yarısının kadına verilmesi farzdır Ancak kadın veya velisi olan babasının hakkından vazgeçmesinde bir günah yoktur
Allah |cc), kadınların boşanmasından sonra onlara İyilik yapılmasının unutulmamasını emretmiştir Çünkü talak, her ne kadar zaruri bir sebep*ten dolayı olmuşsa da, bunun dünürlerle, insani bağların kesilmesine se*bep olmaması lazımdır [498]
Ayetlerin Nüzul Sebebi
Hâzin tefsirinde: «Kendileriyle tema* etmediğiniz, yahut kendilerine bir men İr tayin eylenıedl&lniz kadınları boscrmssamz (bunda) üzerinize ve*bal yoktur» âyeti, Ensarlı bir kimsenin, hanımını boşaması üzerine nazil olmuştur Çünkü o Beni Han I f ete kabilesinden bir kadınla hiç mehir ko*nuşmadan evlenmişti Sonra bu kadınla cinsi münasebette bulunmadan boşa m iş ti İşte bunun üzerine, bu âyet nazil oldu Resululloh (sav), o adama, «Boşadığınız kadının gönlünü hoş etmeniz için ona biraz mal ve para veriniz» buyurdu» [499] denir [500]
Âyetlerin Tefsirindeki İncelikler
Birinci incelik: Kur'an, İddet bekleyen kadına, çıtlatma yoluyla talip olmayı mubah kılmıştır Çıtlatma şöyle olabilir: Erkek, kadına, «Cok güzel*siniz, iyi bir ev kadınısınız, bir çok kimse sizinle evlenmek ister» gibi söz*lerle hitap edebilir Erkek, kadına kendi vasıflarını anlatmak suretiyle de bu olabilir
İbn-i Mübarek Abdurrahman bin Süleyman'dan, O'da teyzesi Sükey-nete binti Hanzele'den şöyle rivayet eder: «Kocamın vefat iddetini bekler*ken, yanıma Ebu Cafer Muhammed bin Ali gelerek, «Resulullah (sav)'a yakınlığımı, Hz Ali (ra)'nin torunu olduğumu ve İslâmdakj yerimi biliyor*sunuz» dedi O'na, «İddette olduğumu bildiğiniz halde benimle evlenmek mi istiyorsunuz? İddet süresinde evlenmenin haram olduğunu ve Allah (cc)'ın seni muaheze edeceğini bilmiyormusunuz?» dedim O «Ben öyle bir şey söylemedim Yalnız İslama ve Resulullah (sav)'a yakınlığımı ifade ettim Bİlmiyormusunuz ki, Resulullah (sav), kocası Ebu Seleme'nin vefatı üze*rine İddet bekleyen, Ümmü Seleme (raj'nfn yanma giderek Allah (cc} ya*nındaki yerini anlatmıştı O'nun bu anlatışı, eğer evlenmek talebi olsaydı, onu yapmazdı» dedi » [501] Bu hadis ve hadiseden anlaşılıyor ki iddet bek*leyen bir kadına dvlenme teklifinde bulunmak haram, evlenme arzusunu çıtlatmak ise mubahtır
İkinci İncelik: Zemahşerİ; ««  Ancak kendileriyle gizlice vaadleşme-yin  » âyetinde, «gizlice» kelimesinden maksat, cinsi münasebettir Yal*nız cinsi münasebet denilmeyîp, kinaye bir ifade ile «gizlice» denilmiştir Çünkü o iş, mutlaka gizli yapılır Sonra Aliah (cc)'ın «cinsi münasebet» yerine «nikoh» tabirini kutlanması o işin, sahih bir nikahla yapıldığında meşru olacağı içindir n [502] demektedir
Üçüncü incelik: «  Nikoh bağını bağlamaya azmet (meyin  » âyetinde «azim» kelimesinin anılması, iddet halindeki kadının bilfiil nikah yapmak*tan şiddetle kaçınmasına delalet eder Çünkü bir şeyi yapmaya azmetmek onu yapmaktan öncedir Allah (cc)'m nikah akdi azmini yasaklamasından, akdinde kesinlikle yasak olduğunu görürüz,
Dördüncü incelik: «Kendileriyle' temas etmediğiniz  » âyetinde, «cin*si münasebet» yerine, «temas etmeme* tabirinin kullanılması, Kur'an üs-lubundaki edebi gösterir
Ebu Müslim bu hususta; «Allah {cc)'ın «cinsi münasebet» yerine «te*mas etmeme» tabirini kullanmasından kastı, kulların aralarındaki konuş*malarda edebli olmaları lazım geldiğini göstermek içindir» [503] diyor
Beşinci İncelik: «Sizin bağışlamanız takvaya daha yakındır Aranızdaki üstünlüğü unutmayın  » âyetinde hitap, kadın ve erkeğin her ikisine bir*dendir Yalnız erkeklere değildir, imam Fahreddin er-Râzî, «Kadınlar ve erkekler arasında müşterek hükmü ifade eden âyet ve hadîslerde hitap, yalnız erkekleredir Çünkü asıl olan, erkeklerdir» [504] der
Altıncı İncelik: Mehir konuşmaksızın akdedilen nikahtan sonra cinsi münasebete bulunmadan ayrılan kadına, erkeğin bir miktar mal verme-sindekl hikmet, kadını malla taltif etme, haysiyet ve şerefinin rencide edil*memesi İçin boşamanın kadın tarafından değil, yalnız erkek tarafından ya*pıldığını herkesin bil m es j içindir
ibn-i Abbas (ra)'a göre, kadını boşayan erkek, zenginse, ayırdığı ka*dına bir cariye, fakir ise üç adet elbise vermelidir
Yedinci incelik: Hasan bin Ali (ra)'nin boşadığı bir kadına taltif ola*rak on bin dirhem para verdiği rivayet edilir Hz Hasan (ra)'nın hanımını boşama nedenini tarihçiler şu şekilde aktarırlar: Aişe el-Has'amiyye (ra), Hz Hasan (ra)'ın zevcesi idi Hz Ali (ra)'nın şahadetinden sonra Hz Ha*san (ra)'a biat edildiğinde hanımı O'na, «Hilafet seni zayıflatır» dedi Bu*nun üzerine Hz Hasan (ra), «Babam şehit edildi, diye sevincini mi açık*lıyorsun? Git, benden üç talak ile boşsun» dedi Kadın, iddeti bitinceye kadar bir odaya çekildi Hz Hasan (ra) nikah akdi sırasında borçlu kal*dığı meblağ ile on bin dirhem parayt boşadığı hanımına gönderdi Parayı alan kadın, «Sevgilimden ayrılma karşılığı gönderilen bu para azdır» diye*rek ağlamaya başladı Kadının bu hali elçi vasıtasıyla Hz Hasan (ra)'a bil*dirilince, «Eğer onu üç talakla ayırmasaydım, ricat ederek tekrar alırdım» dedi »[505]
Ayetlerdeki Şer’i Hükümler
Birinci Hüküm: Iddet Bekleyen Kadına, Evlenmek Maksadıyla Talepte Bulunmanın Hükmü Nedir?
İddet bekleyen kadınlara üç türlü evlenme isteğinde bulunulabilir
1 Çıtlatma veya açıktan isteme: Bu tür evlenme isteğinde bulunu*lan kadın, hiçbir erkeğin nikahında olmayan ve iddette bulunmayan ka*dındır Böyle bir kadınla nikah akdi yapmak veya nikah talebinde bulun*mak caizdir Yalnız dul veya bakire bir kadına, bir şahsın evienme isteğin*de bulunması halinde, müsbet veya menfi bir cevap alıncaya kadar ikinci bir erkeğin, aynı kadına evlenme teklifinde bulunması dinen yasaktır Çün*kü Resulullah (sav); «Hiç kimse, müslüman kardeşinin evlenme isteğinde bulunduğu kadından müsbet veya menfi bir cevap alıncaya kadar, evlen*me talebinde bulunmasın» [506] buyurmuştur
2 Doğrudaı doğruya ve çıtlatma: Bu çeşit evlenme talebinin, evli bir kadına yapılması, caiz değildir Çünkü'bu tür evlenme teklifi, kadının evlilik hayatını yıkacağından haramdır
Talak-ı Ric'i ile kocasından ayrılan bir kadına, evlenmek arzusunun doğrudan değil, ima yoluyla bildirilmesi de caiz değildir Çünkü kadın her ne kadar kocasından Talak-ı Ric'î ile ayrılmışsa da yine evli kadın hük*mündedir Kocası, iddet süresinde ricat ederek ona dönebilir
3 Çıtlatma ve imâ yoluyla: Bu şeklide evlenme arzusu, kocası ölen veya üc talakla tamamen ayrılan kadınların iddet süreleri içinde yapılır Çünkü Allah, «(Vefat iddetini bekleyen) kadınları nikahla İsteyeceği*nizi çıtlatmanızda  bir vebal yoktur  » âyetiyle bunu be/an etmiştir
Yukarıda vasıfları açıklanan kadınlarla evlenme arzusunda bulunma*nın haram olması ise, âyetin mefhumundan bilinmektedir Çunku Allah (cc)'ın «Çıtlatmanızda bir vebal yoktur» emrinden, evlenme talebinin açık*tan yapılmasının haram olduğu anlaşılmaktadır Bu durum, İmam Şafiî (ra)'nin görüşüne göredir [507]
İkinci Hüküm: İddet Bekleyen Kadınla Yapılan Nikah Sahih Midir Yoksa Fasit Midir?
İddet süresinde kadının nikah akdi yapmasını haram kılan Allah (cc) kocası ölen veya üc talakla ayrıian kadınlara, iddet müddetlerinin bitirümesini farz kılmıştır Çünkü Allah (cc),: (Farz olan Iddet) sonunu bulun*caya kadar da nikah bağını bağlamayı azmetmeyin  » buyurmuştur Âyet-[ ten anlaşılıyor ki, iddet bekleyen bir kadına, nikah akdi değil, nikaha az*metme dahi haramdır
Bütün alimler kidet bekleyen kadına yapılan nikah akdinin, fasit ol*duğuna kesinlikle hükmederek İttifak etmişlerdir İddet müddetinde yapı*lan bir nikah akdi ile cinsi münasebette bulunulsa dahi nikah feshedilir Bu kadın ve erkeğin tekrar evlenmeleri İmam Malik ve İmam Ahmed bin Hanbel'e göre, ebediyyen haramdır, yani evlenemezler Çünkü o akit, helal olacak bir şeyi, haram kılmıştır Babasını öldüren kimsenin, baba mira*sından mahrum kalışı gibi, bu kadınla erkeğin, tekrar evlenmeleri de ebe*diyyen haramdır Hz Ömer (ra), iddet süresinde evlenen kadın ve erke*ğin birbirlerine ebediyyen haram olduğuna dafr hüküm vermiştir, İmam Malik (ra) ve İmam Ahmed bin Hanbel (ra) de onun bu hükmüne daya*narak ebediyyen birbirlerine haram olduklarına hükmetmişlerdir
İmam-t Azam Ebu Hanife (ra) ve İmam Şafiî (ra)'de, iddet süresinde akdedilen nikahın feshedilmesine hükmetmişlerdir- Çünkü Allah (cc)'ın; «(Farz olan iddet) sonunu buluncaya kadar da nikah bağını bağlamaya azmetmeyin  » âyeti, açıkça buna delalet eder Fasit nikahla evlendiği erkekle, cinsi münasebette bulunan bir ködının İddet başlangıcı, eski iddetinin başlangıcı değil, nikahın feshedilme tarihinden itibaren ki müddet*tir Bu şekilde iddetlnf tamamlayan bir kadın, başka erkeklerle evlenebi*leceği gibi, fasit nikahla evlendiği erkekle de evlenebilir Aslında fasit ni*kahla değil, doğrudan doğruya kadınla İddetİ dolduktan sonra evlenmek, helaldir Bir şeyin helal oluşu da Kur'an, hadis ve Icma İle tesbit edilir Bu mesele de âyet, hadis ve icmâ'dan bir delil yoktur
Zinanın hükmü ve günahı, iddet süresinde akdedilen nikahtan büyük olduğu halde, kişinin zina yaptığı kadınla daha sonra evlenmesi haram olmadığı gibi, fasit nikahla evlenen bir kadının, nikah feshinden itibaren iddet bitiminde, aynı erkekle evlenmesi de haram değildir Hz Ömer (ra)'ln, nikahları birbirine ebediyyen horam olanlar hususundaki hükmü, her ne-kadar doğru İse de daha sonra bu hükmünden döndüğü kesinlikle tesbit edilmiştir Hz Ömer (ra)'in iddet süresinde evlenenlerin nikahlarının fes*hine ve birbirleriyle ebediyyen evlenemeyeceklerine dair hüküm verdiği olayı, aynen aşağıya alıyoruz:
Ibn-i Mübarek, senediyle Mesruk'tan şöyle rivayet eder: «İddet müd*deti dolmayan Kureyşll bir kadın, Arapların Sakif kabilesinden bir erkekle evlendi Haber Haz Ömer (ra)'e ulaşınca, her ikisini getirterek nikahlarını feshetti Her ikisine de işkence yaptırarak ebediyyen evlenemeyeceklerine hükmetti ve kadının nikah mehrini de Beytü'l Mal'den verdirdi Hz Ömer (ra)'in bu uygulaması halk arasında yayıldığı zaman, Hz Ali (ra): «Allah (cc) müminlerin emlrlni bağışlasın Beytü'l Malden hiç mehir verilir mi? O kadınla erkek cahilce bir iş yapmışlardır Uygun olan hareket, onların yaptığını Resulullah (sav)'ın sünnetiyle reddetmektir» deyince, kendisine, «Sîz olsaydınız nasıl hükmederdiniz?» diye soruldu O'da: Kadının erkek*ten mehrini alması lazımdır İşkence yapmadan birbirinden ayırmak ge*rekir Kadının iddeti dolduktan sonra erkek isterse, sahih bir nikahla yeni*den evlenebilir» dedi Hz Ali (ra)'nin bu husustaki fetva ve hükmü Hz Ömer (ra)'e ulaşınca, «Siz, bilmeyerek yaptığımız şeyleri, Resulullah (sav)'-ın sünneti İte düzelttiniz» buyurdu » [508] Hz Ömer {ra)'in bu ifadesinden, «ebediyyen birbirleriyle evlenemezler» hükmünden döndüğü anlaşılmak*tadır [509]
Üçüncü Hüküm: Evlendikten Sonra Cinsi Münasebette Bulunmadan Boşanan Bir Kadının Hükmü Nedir?
Tajpk âyetleri, boşanan kadınların hükümlerini beyan ederken, nevi*lerini de izah etmektedir
1 Nikah akdi sırasında bir mehir tayin edilen ve cinsi münasebette bulunulan boşanmış kadın
2 Nikah akdi sırasında bir mehir tayin edilmeyen ve cinsi rr ünasebet-te bulunulmadan boşanan kadın
3 Nikah akdinde mehir tayin edilen ve cinsi münasebette bulunulmak-sızın boşanan kadın
4 Nikah akdinde mehir tayin edilmeyen ve cinsi münasebette- bulu*nulan boşanmış kadın
1 Nikah akdi sırasında bir mehir tayin edilen ve cinsi münasebette bulunulan boşanmış kadının hükmünü; Allah (cc), «Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç hayız ve temizlenme müddeti beklerler (beklesinler)»
(Bakara: 228) âyetiyle beyan etmiştir Erkek, kadını boşadığı takdirde, meh-rlnden hiç bir şey alamaz Çünkü Allah (cc), «  (Ey zevçler) onlara (ka*dınlara) verdiğiniz bir şeyi (mehrl, geri) almanız size helal olmaz  » (Baka*ra: 229) buyurmuştur Âyetten anlaşılan şudur: Erkek, birlikte hayat sürdüğü hanımım zaruret gereği veya kendj arzusuyla boşadığı takdirde, ni*kah akdi sırasında verdiği mehri ve yaptığı masrafları alması haramdır Hatta erkeğin nikah akdi sırasında tayin edilen mehrin verilmeyen kısmını, hanımını boşadığı zaman ödemesi farzdır
2 Nikah akdi sırasında bir mehlr tayin edilmeyen ve clnst münase*bette bulunulmadan boşanan kadının hükmünü; Allah (cc), (mavzumuz) âyette beyan etmiştir Bu tür bir kadının boşanması halinde, kocasının mehir vermesi gerekmez Yalnız kadını bilinen bir şekilde menfaatlendir-mek (bir miktar para vermek) daha iyidir Çünkü Allah (cc), «Kendileriyle temas etmediğiniz (cinsi münasebette bulunmadığınız), yahut kendilerine bir mehir tayin eylemedlğintz kadınları boşamışsanız (bunda) üzerinize bir vebal yoktur Onları -Zengin olan(ınız) kudretince, darda bulunan(ınız) da halince (olmak üzere)- maruf bir faide İle faidelendiriniz  » buyurmuştur Bu âyet, erkeğe, kadını boşadıktan sonra gönlünü almak için bir miktar para veya mal vermesini tavsiye ediyor Bu ise sünnettir
İslâm alimlerinin ittifakına göre, bu tür kadınlara mehir verilmediği gibi, iddet beklemelerine de lüzum yoktur Çünkü Allah (cc), «Ey iman eden*ler, mü'min kadınları nîkahlayipta, sonra kendilerine dokunmadan (cinsi münasebette bulunmadan) onları boşodığınız zaman sizin İçin üzerlerine sayacağınız bir İddet yoktur  » (Ahzâb: 49) buyurmuştur
3 Nikah akdinde mehir tayin edilen ve cinsi münasebette bulunma*dan boşanan kadının hükmünü; (Allah (cc}, «Eğer siz onları kendilerine temas etmeden (cinsi münasebette bulunmadan) önce boşar, (fakat daha evvelden) onlara bir mehir tayin etmiş bulunursanız, o halde tayin ettiği*niz (o mehrjin yarısı onlarındır  » (Bakara: 237) âyetiyle beyan etmiştir Kendisiyle cinsi münasebette bulunulmayan kadının, kocası için bekle*yeceği bir İddet süresi yoktur Yalnız erkeğin, nikah akdi sırasında tayin edilen mehrin yarısını, boşadığı kadına vermesi farzdır
4 Nikah ckdinde mehir tayin edilmeyen ve cinsi münasebette bulu*nularak boşanan kadınrn hükmünü, Allah (cc), «  O halde onlardan hangi*siyle faidelendiysenlz (cinsi münasebette bulunduysanız) ücretini takdir edildiği vech İle verin  » (Nisa: 24) âyetiyle beyan etmiştir Nikah akdi sı*rasında miktarı tayin edilmeyen mehrin, boşanılan kadına verilmesi farz*dır Mehlr miktarı, boşanılan kadının annesi, kızkardeşlerî, halaları ve tey*zelerinin nikah akidlerinde tayin edilenden aşağı olmamalıdır Hatta imam Fahreddin er-Râzî'ye göre, bu tür kadınlara ödenecek mehlr meblağı, Al*lah (cc) tarafından farz kılınmasaydı dahi kıyas yoluyla ödenmesi lazım*dır Şüpheli bir nikahla cinsi münasebette bulunan kadına, boşandıktan
veya nakının feshinden sonra, emsal kadınlara verilen mehir miktarı ka*dar verilmesine icma halinde alimler hükmetmişlerdir Öyleyse sahih bir nikahla, mehir tayin edilmeden evlenen ve cinsi münasebette bulunan ka-' dinin, şeriatın zaruret saydığı sebeplerden dolayı boşanması halinde, em*saline verilen mehir miktarının, erkek tarafından kendisine verilmesi farz*dır [510]
|