Yalnız Mesajı Göster

Tefsir Dersleri...

Eski 08-04-2012   #59
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tefsir Dersleri...




23 DERS İSLÂM'DA HACCIN FARZ OLUŞU



96 - Şüphesiz âlemler İçin, çok feyizli ve oyn-ı hidayet olmak üze*re, konulan ilk ev (mabed) elbette Mekke'de olandır


97 — Orada apaçık alametler, İbrahim'in makamı vardır Kim oraya girerse (taarruzdan) emin olur Ona bir yol bulabilenlerin (gücü yeten*lerin) Beyt'f hacc (ve ziyaret) etmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkı*dır Kim küfrederse şüphesiz ki Allah âlemlerden gani (müstağni) dlr




Ayetlerin Lafzi Tahlili



(Evvele beytin): İbâdet için yapılan Hk ev anlamındadır


(Bekkete): Mekke demektir İbn-i Arabi; «Mekke'ye, Bekke denilmesi, Aiıah (cc)'m oraya (Mekkeye) kötülük yapmak İsteyen diktatörlerin başını gövdesinden ayıracağını belirtmek İçindir» der


(Mütâreken): Hayırlı bir şeyin cok oluşu anlamındadır


(Hüden III alemine): Hidayet yani Beytullahın İnsanlık için İlahi nur ve doğru yol kaynağı olması anlamındadır


(Aminin): Nefsine ve malına emin olmak manasınadır


Lafzen haber İfade eden bir kelime ise de emir ifade eden bir fiil şeklinde*dir Bu kelimenin bulunduğu cümlenin anlamı Özetle şöy/edir: «Kim, Mes*cid-i Haram'o girerse, siz ona emniyet verin»


(Sebilen): Bir şeye kavuşturan güç anlamındadır Lügatta yol manasınadır [12]




Ayetlerin İcmali Manaları



Allah (cc) Icmâlen buyurur: «Allah (cc), Beytullah'm kutsal mevkisi-ni, fazilet ve meziyetlerini beyan etmiştir


Yeryüzünde Kabe'yi emniyet ve sığınak mahalli olarak ilk defa Hz İbrahim (sav) ile Hz İsmail (sav) inşa etmiştir Mescid-i Aksa'yı ise, Ka*be'nin İnşaatından bir kaç asır sonra Hz Süleyman (sav) yapmıştır Dola*yısıyla yeryüzünde peygamberlerin yaptığı ilk kıble ve flk mabed Kabe'dir Kabe, bütün mescid ve mabedlerden üstündür Emniyet ve istikrar beldesi Kabe'de Allah (cc)'ın, Safa, Merve, Zemzem, Hatim (Kabeye bitişik hilal şeklinde etrafı mermer duvarla çevrili yer), Hacerü'l Esved ve Makam-ı İbrahim gibi bir çok âyetleri vardır Orası aynı zamanda bir hidayet ve nur merkezidir Ve Beytullah, her renk, ırk ve dilden müslümanların yönel*dikleri kıbledir Tanışma ve sosyal meselelerin halledildiği bir büyük top lantı mahallidir Allah (cc) isminin muayyen günler topluca anılmasına vesile olan yerdir Özellikle mukaddes Hacc farizasının eda edildiği me*kandır


Bütün bu meziyetlerden dolayı Kâ'be, mabedlerin hepsinden daha üs*tündür Ve müslümanlara kıble olmaya daha layıktır [13]




Ayetlerin Nüzul Sebebi



Kurtubî; «Mücahid'den varit olan rivayete hudller arasında Ka'be ve Mescid-I Aksa'^v ^müslümanlar ile ya- n ->inln daha faziletli olduğuna dair konuşmalar oluyordu Yahudiler, «Mescid-i Aksa, Kâ'be'den daha büyük ve üstündür Bütün peygamberler onun etrafında toplanmış ve yaşamışlardır O, en mukaddes topraklarda kurulmuştur» derlerdi Müs*lümanlar da, yahudilere karşı, «En saygı değer, fasiletll yer Kâ'be'dir» diyorlardı Bu konuşmalar üzerine Allah (cc), (mevzumuz) âyeti inzal bu*yurdu» [14] der (Mevzumuz) âyetin, daha önceki âyetlerle münasebeti


Âl'i imrân suresinin başlangıcından, (mevzumuz) âyete kadar Hz Mu-hammed (sav)'İn peygamberliğinin delilleri, Allah (cc)'ın vahdaniyetinin isbatr, ehl-i kitabın gerçek durumu ile, onların Hz Muhammed (sav) ve ashabına karşı yaptıkları mücadeleleri beyan eden, Allah (cc)'ın dininden inhiraf ederek, Medine'deki islâm cemiyetine karşı takındıkları tavrı ve bu tavnn gerisindeki gizil duygularını anlatmaktadır Onların şüpheleri ve mücadelelerini anlatan âyetlerin başlangıcı «Tevrat indirilmezden evvel -Yokub'un kendisine horam kıldığı şeylerden başka- yiyeceğin her türlüsü İsrail oğullan (cin helaldir» {Âl'i İmrân: 93) âyetinden (mevzumuz) âyete kadardır, işte bu âyetler, müslümanlann İnançlarını yıkmak ve bozmak İs*teyen yahudilerin şüphelerini gidermek için gelmiştir


Yahudilerin birinci şüpheleri: Onlar, Peygamber Efendimiz (sav) hak*kında şu şüpheleri ileri sürüyorlardı: «Hz İbrahim milletinden olduğunuzu, getirdiğini iddia ettiğiniz dinin, Onun suhuflarmın tekamül etmiş bir şekli olduğunu iddia ettiğiniz halde, O'na uymuyorsunuz Çünkü deve ett yemek ve sütünü içmek Hz, İbrahim (sav)'in dininde haramdır Bunları nasıl yer ve içersiniz? Hz İbrahim'e haram olan şeylerin helal olduğunu söylemek*le, O'na uymuyor ve tasdik etmiyorsunuz «Ben ona halkın en yakınıyım» demeniz doğru değildir Çünkü siz, her şeyinizle açıktan açığa O'na mu*halefet ediyorsunuz»


İşte Allah (cc), yahudilerin bu İddia ve yalanlarını reddederek, bütün yiyeceklerin İsrail (Hz YakubJ ve oğullarına helal olduğunu, «Tevrat İndi*rilmezden evvel -Yakub'un kendisine horam kıldığı şeylerden başka- yiye*ceğin her türlüsü İsrail oğullan İçin helaldir» (Âl'İ İmrân: 93) âyetiyle bil*dirmektedir


Peygamber Efendimiz (sav), Hz İbrahim (sav)'in dinine hiç bir za*man muhalif değildi Bilakis bütün yönleriyle O'na uyuyordu Çünkü bütün semavi dinlerin kaynağı vahiy ve ilhamdır Onlar ise, Allah (cc) tarafından geldiğinden birbirine tamamen uygundur Yahudilerin ortaya attıkları şüp*heler1, Benî İsrail peygamberlerinin kitaplarında yoktur Kendileri kitapla-rını tahrif ederek O'na şüphe ve desiselerini İlave etmişlerdir Allah (cc), bu âyetle yahudllerin bu yalan iftira ve desiselerini böylece reddetmekte*dir


Yahudilerin İkinci şüpheleri: Yahudiler, kıblenin Mescid-I Aksa'dan Ko'be'ye dönüş emrini vesile yaparak, Resuluilah (sav)'ın nübüvvet ve ri-saletinl inkar etmeğe ve halkı islâm'dan soğutmak, şüpheye düşürmek İçin, «Mescid-i Aksa, Ka'be'den daha faziletlidir Kıble olmaya daha layık*tır Çünkü Orası, Kabe'den önce yapılmıştır Hz İshak (sav)'ın soyundan gelen bütün peygamberler O'raya tazim ederek, O yöne namaz kılmış*lardır» Bizzat Resuluilah (sav)'a da, «Onların yolunda olduğunuzu iddia ediyorsunuz Onların saygı gösterdikleri yere tazim ederek yönelir, na*maz kılardınız Kıbleyi Kabe'ye çevirmezdiniz samimi olsaydınız» İddia ve İftiralarında bulunuyorlardı


Onların bu tutum ve davranışları üzerine: «Şüphesiz âlemler için, çok feyizli ve ayn-ı hidayet olmak üzere, konulan ilk ev (mabed) elbette Mek*ke'de olandır» âyeti nazil oldu Böylece Allah (cc), yahudilerin müslüman-lan islâm'da şüpheye düşürmek için ortaya atmış oldukları iftiraları red*detti [15]




Ayetlerin Tefsirindeki İncelikler



Birinci İncelik: Hacc farzının eda mahalli olarak Kabe'nin Allah (cc) tarafından İhtiyar (seçilme) edilmesinde bir takım hikmetler vardır, önce*likle Kabe, Ailah (cc)'m insanlar için seçtiği kıblegahttr Yeryüzünde Hz ibrahim (sav)'in ibâdet için yaptığı İlk evdir Ka'be, semadaki Beytü'l Ma-mur'un tam istikametindedir İnsanların yeryüzündeki tavaf yeri nasıl Ka'*be İse, Meleklerin de semada tavaf ettikleri yer, Beytü'l Mamur'dur Tüm bunlardan dolayı Allah (cc|, hacc'ın orada yapılmasını emretmiştir


İkinci İncelik: İmam Fahreddin er-Râzİ, Kabe'nin yapımı hususunda: «Allah (cc), Hz İbrahim (sav)'e Kâ'benin yapılmasını emretmiştir O, bu emrini Cebrail (sav) vasıtasıyla Hz İbrahim (sov)'e bildirmiştir Bundan dolayı dünyada Ka'be'den daha şerefli bir bina yoktur ve olamaz da Çün*kü O'nu bizzat emreden Alfan (cc), yeri ve şeklini çizen bizzat Hz Cebrail, yapan Hz İbrahim (sav), çırak ta Hz İsmail (sav) dır» der [16]


Üçüncü İncelik: Ka'be, yeryüzünde bir emniyet ve sığınak yeridir Böy*le olması da Hz İbrahim'in Beytullaht inşa ettikten sonra yapmış olduğu, «Hani İbrahim, ya Rab, burasını emniyetli bir şehir yap» (Bakara: 126) duası bereketiyledir Ka'be, her korkanın sığınak yeridir Oraya giren her kes emin olurdu Yeryüzünde böyle bir yer yoktur Hz İbrahim'in ve Hz İsmail'in yaptığı zamandan beri bu böyledir Hatta Arapların cahilfyet dö*neminde bile Evet, bu devre de dahi bu Kabe'nin hürmeti devam etmiş*tir Bu hürmetin olduğu yerde (Ka'be) yaşayan insanların mal, can, nesil emniyetleri diğer bölgelerde yaşayan insanların mal, can ve nesil emni-yetleriyle mukayese edilemeyecek derecede iyiydi Denebilir ki, Ka'be'de yaşayan Kureyş kabilesinin, diğer putperest Arap kabilelerine bir üstün*lüğü, bir hakimiyeti vardı Bunun yegane sebebi, putperest olmalarına rağ*men Ka'be'ye göstermiş oldukları tazimdir, İşte bu hususu apaçık beyan eden âyet-i kerime: «Çevrelerinde İnsanların zorla (yakaîanıp) kapılmakta olmasına rağmen (Mekke'yi) korkusuz (ve emin bir yer) yaptığımızı onlar görmediler mi? Hala batıla İnanıyorlar da Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?» (Ankebut: 67)


Hatta Hz Ömer (ra): «Babam Hattab'ın katilini Mescid-İ Haram (Ka'*be) de yakaladığım zaman çıkıncaya kadar değil öldürmek, elimi dahi sür*mem» buyurmuştur Zira oraya sığınan kati! için Ka'be, emniyet ve istik*rar yeri olur


Dördüncü incelik: Allâme Ebussuud: «(Mevzumuz) âyette, «Kim küf*rederse» cümlesinin aslında, «Kim hacc yapmazsa» cümlesi yerine gel*mesinde ki hikmet; Hacc'ın farz oluşunu te'kid ve gücü olduğu halde hacc yapmayan kimsenin ne kadar büyük günah işlemiş olacağının bildirilmesi içindir Çünkü Resululiah (sav), «Gücü olduğu halde hacc farizasını yap*madan ölen kimse; yahudilik ve hristiyanlık dinlerinden birisi üzere ölsün» buyurmuştur


Hacc'ı farz kılan âyet, bir taraftan bu vazifeyi ifa ederken, yapılması gereken dikkat ve itinayı bildirirken, bir taraftan da gücü yettiği halde hacc yapmayan kimseyi, en yüksek seviyede tenkid ve tahkir etmiştir Çünkü âyet, Arap dili ve edebiyatına göre hakikati İfade eden haber cüm*lesi değil, devamı ifade eden isim cümlesi ile haccı emretmiştir Ki, hacc kullan-ı uhdesinden ayrıimayacak bir haktır Ancak hacc eda edildiği tak*dirde, bu haktan kurtulunur Yoksa namaz ve oruç gibi bir fidye İle öde*necek bir borç değildir» [17] demektedir [18]




Ayetlerdeki Şer’i Hükümler


Birinci Hüküm: Harem-i Şerif (Ka'be)'De Cinayet İşleyen Kimsenin Hük*mü Nedir?



Fakihlere göre Ka'be'de -öldürme, uzuv kesme ve diğer bir şekllde-cfnayet işleyen kimsenin kısas, hükmü, yine Ka'be'de İnfaz edilir Kabe'ye karşı saygısızlık yapan katili, Ka'be kısastan kurtaramaz Çünkü Allah (cc), «Onlar Mescid-i Haram yanında, orada sizinle döğüşünceye kadar, (yani döğüşmedikçe) siz de orada kendlterlyle döğüşmeyin Fakat (orada sizi öldürürlerse siz de onları öldürün Kâfirlerin cezası böyledir» (Ba*kara: 191) buyurmuştur


Yalnız Ka'be'de cinayet İşleyen kimsenin, kısasının Kabe'de İnfaz edil*mesi konusunda İttifak eden fakihler, Kabe dışında cinayet işleyip daha sonra Ka'be'ye sığınan kimsenin kısasının Ka'bede yapılıp yapılamayacağı hususunda İki görüşe ayrılmışlardır


Birinci görüşe (Hanefi ve Hanbelilere) göre; şer'î had gerektiren bir günah işleyen kimsenin daha sonra Kabe'ye sığınması halinde, fiilin hük*mü -zina, hırsızlık ve İlh- Kabe'de İcra edilemez Çünkü Allah (cc), «Kim oraya girerse (taarruzdan) emin olur» buyurmaktadır Ka'be'ye giren şah*sa orada bulunduğu müddetçe emniyet sağlanması farzdır Bu âyet, her nekadar bir şeyi haber verme tarzında gelmişse de kastedilen emirdir Âyetin anlamı özetle şöyledir: «Her kim oraya girerse, ona emniyet ve*rin»


«Artık hacc da kadına yaklaşmak, günah İşlemek, kavga etmek yoktur» (Bakara: 197) âyeti de, yukarıdaki âyette andığımız gibi haber şeklinde gelmesine rağmen, emri ifade eder Çünkü bu âyetin de asıl an*lamı şöyledir: «Hacc esnasında kadınlara yaklaşmayınız Günah İşleme*yiniz ve kavga yapmayınız»


Bu görüş büyük alim Abdullah bin Abbas (ra)'dan nakledilmiştir Kİ O, «Dışarda cinayet işleyip daha sonra Harem-i Şerife sığınan kimsenin kısas hükmü, orada icra edilemez Katil orada kaldığı müddetçe hiçbir kim*se yanında oturamaz, alış-veriş yapamaz ve konuşamaz Çıkıncaya kadar bu böyle devam eder Çıktığı zaman da kısas hükmü infaz edilir» der


Ibn-i Abbas (ra)'ın bu görüşü, Hanefj alimlerinin mezhep görüşüdür Onlar aynen bunu kabul eder ve «Harem-i şerifin kendisine has bir say*gınlığı vardır Herkes tarafından bu saygının gösterilmesi farzdır Oraya sığınan herkesin, kaldığı müddetçe korunması lazımdır Çünkü Allah (cc), «Her kim oraya girerse (taarruzdan) emin olur» buyurmuştur» derler


İkinci görüşe (Maliki ve Şafiî) göre; de Kabe dışında -öldürme, uzuv kesme veya diğer bir şekilde- cinayet işleyen kimse, daha sonra Harem-I Şerife sığınırsa, kısas hükmü hemen orada infaz edilir Delilleri ise şun*lardır :


A Resulullah (sav)'in; «Bazı müşrikleri Mekke'nin fethinden sonra Harem-i Şerif ie dahi görseniz öldürünüz» hadisidir


B Resulullah (sav)'ın müşrik İbn-i Hatel için, «O'nu öldürünüz Ka*be'nin örtülerine sarılmış olarak görseniz dahi, öldürünüz» buyurmastdır


C Resulullah (sav)'ın, «Şüphesiz Harem-i Şerif, asî (halifeye karşı), hırsız ve adam öldüren katili, kendisine siğınsa dahi korumaz» buyruğudur


Bu hadislerden anlaşılan şudur: Dışarda cinayet işleyen kimseler, Ha*rem-i Şerife dahi sığınsalar, mühlet tanınmayarak haklarındaki şer'î hü*küm hemen İnfaz edilir Maliki ve Şafüler, «Her kim oraya girerse (taar*ruzdan) emin olur» âyetini de şu şekilde tefsir ederler: Cahillyet devrinde bir kimse ne kadar cinayet işlerse İşlesin, Kabe'ye sığındığı takdirde ona çıkıncaya kadar taarruz edilmezdi Bu da emniyet ve istikrar beldesi hal*kına Allah (cc)'ın bir lütfudur Yalnız islâm, cinayetlerin önlenmesi bakı*mından -adam öldürme, hırsızlık, uzuv kesme, zina ve diğer bir şekilde-suç işleyenin, Ka'be dahil nereye sığınırsa sığınsın derhal hakkındaki hük*mün infaz edilmesini emreder Günkü islâm dini, kuvvet dinidir


Delilleri daha sağlam olduğundan ikinci görüş (Şafiî ve Malikî) tercih edilir Eğer birinci görüş tercih edilseydi, şöyle bir durum ortaya çıkardı: Harem-i Şerif canilerin, suçluların toplandığı bir merkez haline gelir ve can emniyeti ortadan kalkardı «Harem-i Şerife sığınır ve orada kalırsam kurtulurum» düşüncesiyle suçlular, Ka'be'ye sığındıkları takdirde, şer'İ hü*kümler de icra edilmezse, Harem bir suçlular merkezi olurdu Halbuki Al*lah (cc) Harem-i Şerifi, «emniyet ve istikrar beldesi» olarak vasıflandır-mıştır Bundan dolayı tercih edilen görüş, ikinci görüştür Allah (cc), en İyi bilendir [19]




İkinci Hüküm: Fakir Ve Kölenin Hacc Yapma Hükmü Nedir?



Âyette belirtilen mali güce sahip olmayan fakire, hacc yapmak farz değildir Eğer fakir kimse hacc yaparsa, hacc farizasını eda etmiş olacağı İcma ile sabittir Fakihlerin ihtilaf ettiği husus, hacc yapan köleden, bu farzın kalkıp kalkmayacağıdır


İmam-ı Azam Ebu Hanife (ra)'ye göre, köle hacc yaparsa, nafile hacc yapmış olur Azot edildikten sonra zengin olursa yeniden hacc yapması farzdır Baliğ olmayan çocuk hacc yapsa dahi, buluğdan sonra hacc yap*masının farz olduğu gibi Çünkü çocukluk döneminde yapılan İbadetlerin -biri de hacctir- hepsi nafiledir Bunun için kölelik devrinde yapılan hacc da nafile hacctır Bilahare hacc yapması faredir


İmam-ı Azam Ebu Hanife (ra) ve İmam Malik (ra)'in görüşlerine muhaliftir, ğil, farz olan haccı eda etmiş olur Çünkü hacc vazifesini eda eden fakfr-den hacc sakıt olduğu gibi, hacc vazifesini yapan köleden de, hacc sakıf olur Kölelik, fakirlik, haccın farz olması hususunda eşittir Köleye cuma namazı da farz değildir Camiye giderek cuma namazı kılsa Öğle nama*zının farzı üzerinden sakıt olur Bu görüşte zayıftır Çünkü Şafiî Mezhebi-, nin İmam Şafiî (ra)'den sonra en büyük imamı İmam-ı Nevevl'den bu hu-; susta yukarıdaki Şafii görüşüne aykırı bir görüş nakledilmiştir Çünkü O: < «Şafiî mezhebine göre, hacc niyetiyle ihrama giren köle, Arafat vakfesini yapmadan önce azat edilirse haccı, eda edilmiş bir hacc olur Bu da İrnam-i azam Ebu Hanife (ra) ve İmam Malik (ra)'İn görüşlerine muhaliftir Azat edilme olayı Arafat vakfesinden sonra olursa o hacc, farz hacc değil, nafile hacc sayılır, imam Şafiî (ra)'nin yanında en sahih görüş îe budur ! Görülüyor ki, her iki mezhep arasındaki İhtilaf şeklidir, hakiki değildir Çünkü her iki mezhepte kölenin azat edilmesi, haccın en büyük rüknü Arafat vakfesinden sonra tahakkuk ederse, onun nafile hacc yapmış ola*cağı ve zengin olduktan sonra hacc yapmasının da farz olduğu hususun*da ittifak etmişlerdir»[20]




Üçüncü Hüküm: Kadının Mahreminin Yanında Bulunması, O'nun İçin Hacc Farzının Şartlarından Mıdır?



Bazı fakihlere göre mahreminin yanında bulunması, kadın İçin haccın farz olma şartlarındandır Bu Hanefî mezhebinin görüşüdür «Allah (cc)'a ve ahiret gününe inanan bir kadına, yanında kocası ve mahremi olmak*sızın ücgünden fazla yolculuk yapması haramdır» hadisi ve Ibn-i Abbas (ra)'tan rivayet edilen, «Resulullah (sav) bir gün hutbede, «Kadın, mah*remi olmaksızın yolculuk yapmasın» buyurdu Bir sahabî ayağa kalkarak, «Ya Resulullah (sav) orduya katılmak için hazırlanıyorum Hanımım İse hacc yapmak İstiyor,» deyince, «Sen, hanımınla hacc yap» buyurdu» ha*dislerini delil getirirler Bir kadın ancak yanında kocası veya mahremi oldu*ğu takdirde hacc yapabilir Tek başına yapamaz Çünkü Resulullah (sav) cihat yapmak İsteyen kimseye, o'nu (farz olduğu halde) terketmesini ve hanımıyla hacc yapmasını emretmiştir Eğer kadının hacc yolunda bir mah-


reminln bulunması, haccın vücup şartlarından olmasaydı Resulullah (sav), o adama cihadı terketmesini ve hanımıyla hacc yapmasını emretmezdi


Şafiî ve Hanbelilere göre de bir kadın, haccda birkaç kadınla birlikte olursa -namus emniyeti sağlanmıştır- yanında mahremi ve kocasının bu*lunması haccın vücup şartlarından değildir


Nafile haccı hiçbir kadın yalnız başına yapamaz Ancak kocası veya bir mahremi olursa yapabilir Şafiiler ile Hanbelilerin yukarıda andığımız hadisten haberdar olmadığını zannediyorum Hadislerin ışığında meseleye baktığımız zaman, yanında mahremi veya kocası bulunmayan kadına hacc farz değildir Bulunursa farzdır Tercih edilen de bu görüştür [21]




Mühim Bir Uyarı



İslâm, hacc gibi bir farzın edasını, kadının yalnız başına yapmasına


müsade etmemiştir Ancak mahremiyle yapabilir Islâmın beş temel şartın*dan biri olan hacc, hem kadına hem de erkeğe farzdır Günümüz kadınları bırakınız haccı, okumak ve çalışmak İçin ülke içi ve dışına gidiyor Açık, saçık geziyor Yanlarında mahremleri olmaksızın yemek yiyor ve içiyor Tabii bir görünüm alan bu durum, islâm terbiye, edep ve ahlâkından uzak olduğu gibi, erkeklik gururunu ve namusunu, kıskanma duygusunu orta*dan kaldırmaktadır [22]




Dördüncü Hüküm: Haccı Farz Kılan Şartlar Nelerdir?



Haccı farz kılan şartlar beştir


1 İslâm olmak


2 Akıllı olmak


3 Baliğ olmak


4 Gücü olmak (para ve sıhhatin olması)


5 Kadın mahreminin yanında bulunması


Bazı alimler bu şartlara yol emniyetini de İlave etmişlerdir Halbuki yol emniyeti vücup şartlarından değil, eda şartlarındandır İlk üç şart yal*nız haccın değil oruç, namaz gibi diğer islâm rükünlerinin de şartlanndandır


Dördüncü şartı -güçtür- Allah (cc), «Ona bir yol bulabilenlerin (gücü yetenlerin) Beyti hacc (ve ziyaret) etmesi Allah'ın İnsanlar üzerinde bir hakkıdır» âyetinde beyan etmiştir Bu şart, Resulullah (sav)'ın hadisin*de, «binek ve yol azığı» olarak açıklanmıştır Çünkü Resulullah (sav), «Bir kimsenin yol azığı ve kendisini Beytullah'a kavuşturacak bir bineği olur da hacc yapmazsa, öldüğü zaman hrlstiyan veya yahudi olarak Ölür ; Bunu da şüphesiz Allah (cc), «Ona bir yol bulabilenlerin (gücü yetenlerin), Beyt-i hacc (ve ziyaret) etmesi Allah'ın İnsanlar üzerinde bir hafckıdır» âyetiyle beyan etmfştfr» buyurdu


İbn-i Ömer (ra)'den varit olan bir rivayete göre Resulullah (sav)'a âyetteki «Ona bir yol bulabilenler» cümlesinden maksat nedir?» diye soruldu Peygamber Efendimiz de, «Ondan maksat, azık ve binektir» buyur*du


Cessas'ta bu hususta: «Ayetteki «gücü yetenler» ifadesi, yalnız binek ve azığa, hasredilmemelidir Çünkü hastalığından korkan hasta, sakat ve Vj binek üzerinde duramayacak kadar ihtiyar olan kişilerin binek ve azıkları olsa dahi hacc vazifesini eda edebilmeleri cok zor ve müşküldür


İşte bu görüş delalet ediyor ki, Resulullah (sav), âyetteki «gücü yetenler» tabirini açıklarken gücü, yalnız azık ve binek olarak kastedmiyor


Bunu daha geniş bir manada kullanıyor Azık ve binek güc yetmenin kapsamına giren şeylerden sadece ikisidir Yalnız bunlar değildir Bu İse «Yürümeye gücü yeten bir insan için azık ve binek olmasa dahi ona hacc farzdır» diyen kimselerin görüşlerinin batıl olduğunu ifade eder Çünkü Resulullah (sav) haccın farziyyetini beyan ederken bineğin farz olduğunu beyan etmiştir Yürüyerek değil» [23] der


Beşinci şartı tafsilatlı olarak üçüncü hükümde beyan ettik [24]




Beşinci Hüküm: Birden Fazla Hacc Yapmak, Farz Mıdır?



(Mevzumuz) âyetin zahiri, haccın ömürde bir defa yapılmasının farz olduğunu beyan eder Cumhur da bu görüştedir Zira haccın birden fazla yapılması hususunda âyette bir işaret yoktur Ebu Hüreyre (ra)'nin riva*yet ettiği hadis bu hususu tekit eder: «Resutullah (sav), bir gün hutbede, «Ey insanlar Allah (cc) size haccı farz kıldı Kimin gücü yeterse haccını yapsın» buyurdu Sahabilerden biri ayağa kalkarak, «Ya Resulallah (sav), her sene hacc yapılacak mı?» diye üc kez sorduğu halde her defasında Peygamber Efendimiz (sav) sükut etti ve sonra, «Ey insanlar, eğer «Evet» deseydlm, size her sene hacc farz olacağından gücünüz,buna yetmezdi» Hutbesine devamla «Benim söylemediklerimi siz sormayın Çünkü sizden önceki ümmetlerin helaki, peygamberlerine cok soru sormaları ve onlara muhalefet etmeleri yüzündendir Size bir şeyi emrettiğim zaman, gücünüz ntsbetinde onu yapın Nehyettiğim şeyleri de yapmayınız,» buyurdu Ve bu hadis haccın ömürde bir defa yapılacağını tekit eder [25]






--------------------------------------------------------------------------------


[1] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/329-330


[2] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/330


[3] Taberl-Camİul Beyan - C 3, S 228 330


[4] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/330


[5] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/330-331


[6] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/331-332


[7] Cessâs -age- C 2 S 11 334


[8] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/334-335


[9] Cessâs -age- C 2, S 290


Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/335-336


[10] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/336


[11] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/336


[12] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/337-338


[13] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/338


[14] Kurtubi -agc- C 4 S 134


[15] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/338-340


[16] Fahreddin er-RâzI -age- C 8, S 155 340


[17] Ebussuud- Tefsir - C 1 S 255


[18] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/340-341


[19] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/342-343


[20] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/343-344


[21] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/344-345


[22] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/345


[23] Cessas -age- C 2 S 30B 346


[24] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/345-346


[25] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Şamil Yayınları: 1/346-347

Alıntı Yaparak Cevapla