Yalnız Mesajı Göster

Tefsir Dersleri...

Eski 08-04-2012   #64
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tefsir Dersleri...




26 DERS NİKAHLARI HARAM OLAN KADINLAR



19 — Ey İman edenler, kcdınlara zorla mirasçı olmanız ve onların —Kendilerine verdiğiniz (mehir)den birazını gider{ip elinize gecire)biimeniz için— tazyik etmeniz size helal olmaz Meğer kj arayı açacak bir fuhuş trtt-kab etmiş olsunlar Onlarla (kadınlarınızla) iyi geçinin Eğer kendilerinden hoştanmadıhızsa olabilir ki birşey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur


20 — Eğer bir zevceyi bırakıp da yerine başka bir zevce almak isterse-niz öbürüne yüklerle (mehir) verilmiş olsanız bile içinden blrşey almayın (Kendisine hem) bir İftira ve açık bir günah (yükler hem) ahrmısınız onu?


21 — Onu nasıl alırsınız ki, birbirinize karılıp katıldınız Onlar slzdan kuv*vetli teminat da aldılar


22 — Babalarınızla evlenmiş olan kadınlarla evlenmeyin Ancak, (cahl-Ityyet devrinde geçen) geçmiştir Şüphe yok ki, o bir hayasızlıktı, (Allanın en büyük) hı*ynı(na bir sebeb) idi O ne kötü bir yoldur


23 — Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, bi*rader kızları, hemşire kızlan, sizi emziren (süt) analarınız, süt hemşireleri*niz, kanlarınızın anaları, kendileriyle (zifafa) girdiğiniz karılarınızdan olup himayelerinizde bulunan üvey kızlarınız (la evlenmeniz) size haram edildi Eğerr onlarla (üvey kızlarınızın anlanyla) zifafa glrmemişsenlz (onlarla ev*lenmenizde) size bir beis yok Kendi sulbünüzden (gelmiş) oğullarınızın ka*rıları (ile evlenmeniz) ve iki kız kardeşi birlikte almanız da (keza haram edildi) Ancak (cahiliyet devrinde) geçen geçmiştir Çünkü Allah hakikaten yarlığa-yıcıdır, çok esirgeyicidir


24 — (Harb esiri olarak) sağ ellerinizin malik olduğu kadınların (mülk-tt yemininiz olan cariyeler) müstesna olmak üzere diğer bütün kocalı kadınlar (la evlenmeniz de size haram edildi Bu hürmetler) üzerinize Allah'ın farkı olarak (yazılmıştır) Onlardan maadası ise — namuskar ve zinaya sapmamış (insanlar) halinde (yaşamanız şartıyla) matlarınızla (mehir vermek veya sa*tın almak suretiyle) ara(yıp nikahla)mamz için— size helal edildi O halde on*lardan hangisiyle faideiendiyseniz ücretini takdir edildiği vech İle verin O mehrin miktarını tayin ettikten sonra aranızda gönül hoşluğu İle uyuştuğu*nuz şey (miktar) hakkında üstünüze bir vebal yoktur Şüphesiz ki, Allah hak*kıyla bilicidir, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir




Âyetlerin Lafzi Tahlili



(Kerhen): Kef üstün ile okunursa zorlama, ötre İle okunursa meşakkat anlamına gelir


(Efdâ): Lügat anlamı genişlik olan'bu kelime âyette birbirine kavuşturma manasındadır


(Misâgangalîzen): Misak, akit yapma, galiz, kalın birşey demektir Âyette kadınla erkek arasında yapılan nikah aktidir


(Selefe): Geçmiştekiler demektir


(Fâhişeten): Çirkinlikte son dereceyi bulmuş


(Ve makten): Buğzetmek demektir


(Rebâibüküm): Rebibe kelimesinin çoğuludur Erkeğin hanımının bir önceki kocasından olan kızı demektir


ye düşmana karşı koruyan bina demektir


(Hucûrlküm): Hacr'ın çoğuludur İnsanı soğuğa bina demektir


(Halâllü): Halile'nln çoğuludur Nikahla evleni-


(Vel muhsenâtü): Kocası olan kadınlar Aslında ihsan kelimesi, men etme manastndadır Âyette ise namuslarını koruyan iffetli kadınlar anlamındadır


len kadınlar demektir


(Muhslnine): Kendisini zinadan koruyan erkek*ler demektir


(Musâflhine): Sifah kelimesinin çoğuludur Dök-me anlamındadır Burada zina karşılığı olarak kullanılmıştır


(Ta'dllû hunne): Adi kökünden türemiş bir fiildir


Adi men etme anlamına gelmektedir


(Kıntâren): Cok mal demektir


(Buhtânen): Bühtan, söyleyenin dahi hayret et*tiği bir çeşit yalan demektir[37]




Âyetlerin İcmali Manaları



Allah (cc] icmalen şöyle buyuruyor: Ey müminler! Babalarınızın öl*dükten sonra geriye bıraktığı, anneleriniz olamayan kadmlarının verasBt yoluyla size intikal etmesi ve sizin onlarla evlenmeniz haramdır Onları boşadıktan Sonra, evlenmelerine mani olmanız veyQ evlenmek istediklerin*de mehirlerini geri aimak suretiyle onlara baskı yapmanız da helal değil*dir Ancak zina gibi çirkin fiilleri irtikab ettikleri zaman onlara mani ol*manızda bir beis yoktur Zira Allah (cc) menşei ne olursa olsun zulmü sevmez


Ey müminler! Kadınlarla iyi geçininiz, onlara iyj!ik ediniz Karılarınız hoşunuza gitmese de sabredin ve onlarla iyi geçinmeye devam edin U-mulur ki Allah (cc), o kadından hayırlı bir evlât verir, umulur ki insanın sevmediği şeylerde kendileri için hayır vardır Bunu Siz bilemezsiniz, an*cak Allah {cc} bilir


Ey müminler! bir kadını boşayıp bir diğerini aimQk istediğiniz zaman boşadığınız kadına evlendiğinizde verdiğiniz mehtrden, ne kadar çok olur*sa olsun, birşey almayın Almanız size helal değlkuV Çünkü siz onları nikah akdi ile kendinize helal ederek uzun süre faydalandınız Nikahları*nızda onlara temlik ettiğiniz şeyleri geri nasıl utabilirsiniz?


Allah (cc], erkeklere mahremi olan kadınları t>eyan ederek onlarla ev*lenmelerinin haram olduğunu bildirmektedir Haram kılınan İlk kadın da babalarının, anneleri olmayan hanımları olmuştur Çünkü cahiliyet döne*minde Araplar, babalarının, anneleri olmayan hanımları ile evlenirlerdi Şüphesiz bundan daha çirkin birşey düşünülemez }şte bu set>eble önce bu tür evlilik haram kılınmaktadır


Daha sonra haram kılınan kadınlar şöyle sayılmıştır Erkeklerin anne*leri, kızları, kız kardeşleri, halaları, teyzeleri, kız kardeş veya erkek kar*deş kızları Süt yoluyla haram olan kadınlar da beyQr, edilmiştir ki, bunlar aynen nesep yoluyla haram kılınan kadınlar gibidir Bir de dünürlük yoluyla haram olan kadınlar vardır: Hanımının annesi, hanımın!n eski kocasından olan kızı, hanımının kız kardeşi ve oğlunun hanımı Bu sayılan kadınların dışındakilerle evlenmek mubah kılınmıştır[38]




Bu Ayetlerin Geçmiş Âyetlerle Münasebeti



Önceki ayetlerde malları haksız yere yenilen yetimlere, mallan için mehirsiz olarak evlenilen yetim kızlara, mirastan hakları verilmeyen kadın ve küçük çocuklara yapılan zulümler beyan edilerek bunlar yasaklanmış


ve hükümleri bildirilmişti Mevzumuz ayetlerde de zulmün ikinci bir çeşidi beyan edilerek yasaklanmaktadır Bu da kadınların miras yoluyla babadan oğula kalmasıdır Cahiliyet döneminde kadınlar babanın mirasından bir parça sayılırdı Varis, kadın eğer annesi değilse onunla evlenebilirdi İşte Allahu taala bunun haram olduğunu ve bu kadınlara yapılan zulmün ya*saklandığını ve onlara iyi davrantlması gerektiğini buyurmaktadır[39]




Âyetlerin Nüzul Sebebleri



1) İbni Abbas (ra)'tan rivayet edilmiştir: «Cahiliyet devrinde bir kişi öl*düğünde, onun hanımı üzerinde, gerek evlenmek, gerekse evlendirmek hu*susunda, en büyük hak sahibi onun varisleriydi Onunla ister evlenirler, isterlerse başkalarıyla evlendirirlerdi Bu kötü adeti Allah, «Ey iman eden*ler, kadınlara zorla mirasçı olmanız» ayetiyle haram kıldı» [40]


2) Cahiliye devrinde bir kişi öldüğünde, oğlu veya diğer bir varisi, geride bıraktığı mala miras yoluyla nasıl sahip çıkıyorsa, karısının üzerine bir elbise atarak ona da sahip çıkardı Ölen kocanın vermiş olduğu mehri kabul ederek kadınla evlenir veya bir başkasıyla evlendirerek mehrini alır*dı İşte Allah müminlere bu kötü adeti «Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmanız» âyetiyie yasaklayarak haram kıldı [41]


3) Ebu Kays bin el-Eslet (ra), babası öldüğü zaman, geriye bıraktığı annesi olmayan kadınla evlenmek istedi Kadın ona «Seni kavminin salih kişilerinden biri olman itibariyle evlat kabul ediyorum Yine de Resulullaha gidip durumu ona arzedeyim» diyerek Resulullaha geldi ve «Ya Resulul-lah, bu hususta ne dersiniz?» diye sordu Resulullah ona «Evine don» cevabını verdi Hemen arkasından «Babalarınızla evlenmiş olan kadınlarla evlenmeyin» âyeti nazil oldu Böylece cahiliyet döneminin bu kötü adeti de ortadan kalktı [42]




Âyetlerin Tefsirindeki İncelikler



Birinci incelik: «Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa olabilir ki bir*şey sizin hoşunuza gitmez de Allah ondo birçok hayır takdir etmiş bulu*nur» âyetindeki tahlil, erkeklere, hoşlarına gitmese de kadınlarına karşı sabır göstermelerini ve onlarla güzel geçinmelerini tavsiye İçindir Çünkü nefse hoş gelmeyen birçok şey vardır ki, onlarda büyük hayırlar vardır İşte bu âyet, kadınlardan hareketle umumi bir kural koymaktadır ortaya Yani yalnız kadınlar değil, başka birçok hoşa gitmeyen şeylsrde de bilin*meyen birçok hayırlar vardır Bunun için ayet kadınlar hakkında nazil ol*duğu halde Allah, «Bir kadın sizin hoşunuza gitmezse» ifadesi yerine, «Eğer birşey sizin hoşunuza gitmezse» ifadesini kullanmıştır Âyetteki bu incelik üzerinde düşünürsek, Allahtn ayetlerinde insanlar için ne kadar hassas ve ne kadar faydalı şeyler olduğunu idrak ederiz


İkinci incelik: Allah ayette «cima» kelimesi yerine «karılıp katılma» tabirini kullanmıştır Böyle kinayeli bir ifade kullanmasında ümmet için çok mühim işaretler vardır Burada yüksek bir terbiye ve edeb talim edil*mektedir Açık açık söylenmesi güzel olmayan, mahzurlu olan şeyleri Kur'anın bildirdiği ahlakla ahlaklanmak mükellefiyetinde olan ümmetin fertlerinin de, Kur'anın bu talimine uyarak kinayeli olarak İfade etmeleri gerektiği gösterilmektedir


Üçüncü İncelik: Kurtubî: «Hz Ömer birgün hutbede, «Ey insanlar, ka-dınlartn nikah mehirlerini yüksek tutmayınız Eğer mehirleri çoğaltmak da şeref ve Allah yanında takva olsaydı, Resulullah ona sizden daha evla idi O, evlendiği kadınlara ve evlendirdiği kızlara 12 vakiyyeden[43] fazla mehir vermemiştir» dedi Hz Ömer'in sözlerini duyan bir kadın yanına gelerek, «Allah (cc), bize fazla mehir veriyor da sen bizi bundan nasıl mahrum edi*yorsun? Çünkü Allah, «Eğer bir zevceyi bırakıp da yerine başka bir zevce almak İsterseniz Öbürüne yüklerle (mehir) vermiş olsanız bile içinden blr-şey almayın» buyurmuştur» dedi Kadının bu sözleri üzerine Hz Ömer, «Kadın görüşünde isabet etti, Ömer ise yanıldı» dedi Sonra kendi ken*dine hitapla, «Bütün İnsanlar senden daha fakihtir» diyerek sustu kadına cevap vermedi» [44]


Dördüncü incelik: Âyetteki «misak-ı galiz» (kuvvetli teminatjtan mak*sat, kadınlarla aynı yatağı paylaşmak ve uzun bir zaman bir arada bulun*maktır Bu bakımdan kadınların hakları büyüktür Bazı İslâm alimleri yirmi günlük arkadaşlığı akrabalık (karabet) saymışlardır Öyleyse karı-koca arasındaki beraberlik ve ortak hayatın meydana getirdiği yakınlık, nasıl görmezden gelinebilir? [45]


Beşinci İncelik: Fahreddin Razi: «Çirkinliğin (gubutı) öç çeşidi vardır" Aklen çirkin olan, şer'an çirkin olan örf ve adet açısından çirkin olan Ayetteki «fahişe» kelimesi, aklen çirkin olana İşarettir Âyetteki «nakd», şer'an çirkin olanı, «O na kötü bir yoldur» ifadesinde örf ve adet acısın*dan çirkin olanı dile getirir Bu üç çirkinlik bir arada olursa çirkinliğin zir*vesine ulaşır» [46] der


Âyetin sonunda bu üç ayrı kelime İle ifade edilen çirkinlik, babanın evlendiği kadınla evlenmek için kullanılmıştır Bu da bu tür evliliğin çirkin*lik derecesini göstermek içindir


İlahi emir ve yasakların hepsinde görüldüğü gibi İncelemeye çalıştığımız bu ayetlerde de cemiyetin maddi ve manevi huzur ve nizam içinde yaşa*masını sağlayacak ahlaki ve içtimai kurallar ve hükümler görmekteyiz[47]




Âyetlerdeki Şer'î Hükümler


Birinci Hüküm: Kadına Evlilikte Verilecek Mehir Ne Kadardır?



Mehir kadına verilen bir hediye, yapılan bir bağıştır Bu bakımdan muayyen bir ölçüsü, tartısı yoktur Halk da zenginlik—fakirlik bakımından sınıflara ayrılmıştır İşte bunun için İslâm, kadınlara verilecek nikah meh-rinin adet ve miktarını tayin etmemiş, kocanın mali gücünü göz önüne a-larak serbest bırakmıştır


Fakihler mehrin üst sınırının olmadığında ittifak etmişlerdir Zira Allah «Eğer bir zevceyi bırakıp do yerine başka bir zevca almak isterseniz öbü*rüne yüklerle (mehir) vermiş olsomz bile içinden birşey atmayın» buyur*muştur Bu âyetten de anlaşılıyor ki, mehrin az veya cok belirli bir sının yoktur Sınır, herkesin gücüne göre değişmektedir


Kurtubi bu konuda şöyle der: «Eğer bir zevceyi bırakıp da» âyeti, mehrin cok yüksek bir miktarda olabileceğine işaret eder Çünkü Allah, Kur'anda bir örnek verdiği zaman, mubah olan birşeyi örnek gösterir Âyetteki «yüklerle (mehir) verseniz bile,» ifadesi mehrin sınırı olmadığını açıkça gösteriyor HzÖmer'in, mehir konusundaki sözleri dolayısıyla ken*disine itiraz eden kadını doğrulaması do mehir konusunda bir sınır konula*mayacağını göstermektedir


Alimlerin bir kısmına göre âyet, verilecek mehrin cok yüksek olma*sının caiz olduğuna işaret etmez Çünkü ayetteki «yüklerle» tabiri yalnızca mübalağa içindir Yoksa örnek olması için değildir Âyetteki bir mübalağalı ifade, aynen Resuiullahın «Her kim Allaho secde edilecek bir yer fmescid) —velev ki bağırtlak kuşunun uçuş sahası kadar olsun— yapar*sa, Allah da ono cennette bir ev yapar» hadisindeki mübalağa gibidir Bağırtlak kuşu o kadar dar bir sahada uçar ki, böyle bir sahada ancak 2-3 kişi ibadet edebilir Böyle bir mescidin yapılması, düşünülmesi müm*kün değildir İşte bunun gibi, kimsenin yüklerle mehir vermesi de imkân*sızdır Özet olarak Allahın bu âyetten muradı, «Siz yüklerle mehir ver*mezsiniz, bir an için verdiğinizi kabul edersek, bundan bile geriye birşey-ier almanız doğru değildir


Bu görüşe rağmen fakihier mehrin üst sınırının tayin edilemeyeceği hususunda icma etmişlerdir» [48]


Mehrin alt sınırı hususunda tekinler ihtilaf ederek birkaç görüşe ay*rılmışlardır :


1- İmam Malik'in görüşüne göre, mehrin'en azı 3 dirhem, yani bir çeyrek altındır


2- İmam-ı Azam'ın görüşüne göre, mehrin en azı 10 dirhem, yani takriben bir altındır


3- İmam Şafiî ve imam Hanbei'e göre ise mehrin en azı için btr sı*nır yoktur Az veya cok kıymeti olan herşey mehir olabilir


Hafız ibni Hacer el-Askalanî görüşünü şöyle belirtir: «Mehrin alt sını*rı konusunda herne kadar bazı rivayetler varsa da, bunlar itimad edilebilir derecede tesbit edilmiş hadisler değildir»


Kurtubî de şöyle der: «İmam Şafii, mehrin" en azmin da en çoğunun da caiz olduğunu, âyetteki esiz maJlarımzto» ifadesine dayanarak söy*lemiştir Buna göre bir kıymet ifade eden her mal ister az olsun, ister cok, mehir olabilir Sahih olan görüş de budur Zira Resulullah, «Bir kimse, ni*kah akdi sırasında, kadına iki avuç dolduracak kadar yiyecek de verse, o kadın ona helal olur» [49] buyurmuştur Bu hadis de İmam Şafii'nin görü*şünü teyid etmektedir


Sahabi Said bin Müseyyib (raj, kızını Abdullah bin Vedaa (ra), ile ev*lendirirken mehir olarak iki dirhem "almıştır


«İmam Şafii'ye göre, birşeyin satışı karşılığında kıymet kabul edilen veya kira karşılığı para yerine gecen her mal nikah akdinde de mehir ola*rak kabul edilir Fakih ve muhaddislerin görüşleri de bu yoldadır Onlar da nikah aktinde mehir olarak az veya cok verilmesinde bir mahzur gör*memişlerdir» [50]


Maliki ve Honefilerin delilleri:


Bunlara göre değeri cok az olan birşeyin mehir olarak verilmesi doğ*ru değildir Mehrin alt sınırını tayin edecek bilinen bir meblağ olmalıdır İmam-ı Azam'a göre hırsızlık yapan bir kimsenin elinin kesilebilmesi için, çaldığı malın en az bir altın değerinde olması gerekmektedir İmam Malik ise hırsızın elinin kesilebilmesi için çalınan malın değerinin enaz dörtte bir altın olması gerektiği görüşündedir Her iki imam da el kesme cezası*na sebeb olacak değere kıyasla mehrin alt sınırını tayin etmektedir Bu meblağların altındaki kıymetler elin kesilmesine sebeb olmadığına göre bir kıymet de sayılmamaktadır onlara göre Dolayısıyla, mehrin enazi İmam Malik'e göre dörtte bir altın, Ebu Hanife'ye göre de bir altın olmalıdır


Ebu Hanife bu kıyasından ayrı olarak görüşünü şu hadisle de teyid etmektedir: Sahabilerden yapılan rivayete göre Resulullah, «10 dirhem*den aşağı nikah mehri olmaz» buyurmuştur [51]


Bize göre, İmam Şafii ve İmam Hanbel'in görüşleri tercihe daha şa*yandır Zira Resulullah, sahabilerden birini evlendirirken, «Seni Kur'andan ezberlediğin miktar ile evlendiriyorum» buyurmuştur Yani sen Kur'andan ezberinde olan kısmı kadına da ezberleteceksin ve bu senin mehrin ola*caktır demiştir


Resulullah diğer bir şahsı evlendirirken de, «Evlendiğin kadına me*hir ver, velev ki demir parçasından bir yüzük olsun» buyurmuştur İşte bu iki hadis ile tabiinin efendisi SakJ bin Müseyyib (ra)'in kızını iki dirhem mehirle evlendirmesi ve buna zamanın alimlerinden itiraz gelmemesi acık-ca İmam Şafii ve İmam Hanbel'in görüşlerini doğrulamakta ve tercihe şa*yan kılmaktadır Herhangi birşey ancak âyet ve hadisten olan sağlam de*lillerle isbat edilebilir Mehrin ölçüleri hususunda ise, Hacer el-Askalanî'-nin de dediği gibi sahih bir hadis varid olmamıştır En iyisin Allah bliir[52]

Alıntı Yaparak Cevapla