|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tefsir Dersleri...
27 DERS KARI-KOCA ARASINDAKİ GEÇİMSİZLİĞİ GİDERME YOLLARI
34 — Erkekler kadınlor üzerine hakimdirler O sebeble ki Allah on*lardan kimini (erkekleri) kiminden (kadınlardan) üstün kılmıştır Bir de (er-, kekler onlan) mallarından İnfak etmektedirler İyi kadınlar İtaatli olanlardır Allah kendi (hak)larım nasıl koruduysa onlar da öylece göze görünmeye*ni koruyanlardır Serlerinden, serkeşliklerinden yıtdığmız kadınlara gelince: Onlara (evvelo) Öğüt verin (vaz geçmezlerse) kendilerini yataklar(in)da yal*nız bırakın (Yine kar etmezse) döğün Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol arcmayın, Çünkü Allah çok yücedir Çok büyüktür
35 — (Eğer kan ile kocanın) aralarının açılmasından endişeye dü*şerseniz o vakit (kendilerine erkeğin) ailesinden bir hakem, (kadının) aile*sinden bir hakem gönderin Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarındo-(kl dargınlık yerini geçime) onları (uyuşmaya) muvaffak buyurur Şüphesiz kf Allah hakkıyle bilicidir (Herşeyin künhünden) haberdardır
36 — Allaha İbadet edin Ona hiçbir şeyi eş tutmayın Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınız*daki arkadaşa, yolda kalmışa, sağ ellerinizin malik olduğu kimselere (mem-lukelerinize} iyilik edin Allah, kendin] beğenen ve daima böbürlenen kim-
Âyetlerin Lafzı Tahlili
(Kavvâmüne): Birşeyi korumak ve rfayet etmek manasmdadır Âyetteki anlamı ise şudur: Kişinin karısına İstâmm emirlerini ye*rine getirmeyi, yasaklarından kaçınmayı emretmesi ve onu bütün kötülük*lerden koruması 
(Kânîtâlün): Kânitâtün, kunut kökünden türemiştir İbadete devam etme manasındadır Ayetteki manası kadınların ko*calarına itaata devam etmesidir
(Feizûhünne): Allahın kadınlara farz kıldığı ko*casına itaati onlara hatırlatmak ve kocalarıyla iyi geçinmelerini tavsiye etmek
(Nüşûzehünne): İsyan ve serkeşlik etme
(Elmedâclı): Medaci', medcâ kökünden gelir, uzanma yeri, yani istirahat yeri manasındadır
(Şikaka): Düşmanlık
(Hakemen): İki düşman arasını bulacak ve da*valarım halledecek kişi
(El câril cunubi): Câr, komşu, cunub ise uzaklık demektir Terkibin anlamı da uzak komşu demektir
(Bsohlblblkflnbl): Sahih, arkadaş, cenb ise yön demektir Terkibin anlamı ise, yol arkadaşı, ticaret arkadaşı, karı-koca beraberliğidir
(Muhtâfen fehûren): Muhtâlen böbürlenerek yü*rüyen, fehûren ise halka karşı kendisiyle iftihar eden demektir [68]
Ayetlerin İcmali Manaları
Allah (cc) erkekleri kadınlara bazı vasıflarıyla üstün kılarak reislik ve hakimlik göreviyle mükellef etmiştir Erkek ailenin reisi ve kadının ha-^ kimidir Çünkü erkek çalışarak kadın ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılar, ?,' onları korur ve gözetir Tıpkı bir devlet adamının halkı düşmandan koru ması, zayıfların hakkını çiğnetmemesi, yönetmesi gibi
Allah (cc), erkeklerin riyasetindeki kadınları İki sınıfa ayırarak hal*lerini beyan etmektedir Kadınlardan bir ktsmı saiiha ve Allah (cc)'ın emir-r lerine itaatkardır İkinci kısmı ise asi ve serkeştirler Salih kadınlar koca*larına itaat ederler, Allah (cc)'ın emirlerine harfiyyen uyarlar İffet ve na*muslarını hakkıyla korurlar Kocalarının evden uzak olduğu zamanlarda onların mallarını israf etmezler, iktisatlı kullanırlar Her hususta emin ve güvenilir kadınlardır
Asi ve serkeş kadınlar ise kocalarına karşı dilleri uzun, hiçbir husus-to itaat etmeyen ve zaman zaman kocalarına alçak gözle bakan kadın*lardır Allah (cc) bu gibi kadınlarla geçinmenin, onları tedib etmenin yollarını şöyle göstermektedir: Böylesi kadınlar önce nasihatla terbiye edil*meye çalışılmalıdır, Nasihatla terbiye olmazlarsa yatağını ayırarak, on*larla konuşmayarak ve yaklaşmayarak terbiye etmek lazımdır Bu yolla da ıslah olmadıkları takdirde yüzlerine vurmamak şartıyla acıtacak şekilde dövmelidir Şayet ıslah olurlarsa başkaca eziyet ve cefa yapılmamalıdır Çünkü Allah (cc) herkesten büyük ve kadınlara zulüm yapanlardan hak*kıyla intikam alandır
Allah (cc), kan-koca arasındaki geçimsizlikleri gidermek, aralarını düzeltmek için biri kadının, diğeri de erkeğin ailesinden olmak üzere adil hakemlik yapabilecek İki kişinin vazifelendirilmesini emretmektedr Ha*kemler, kan-koca arasındaki maslahat neyi İcabetttriyorsa onu yapmalıdır*lar- Eğer maslahatı her ikisi arasında uyumun sağlanmasında görüyor*larsa birbirleriyle anlaştırırlar Onlar için maslahatı ayrılmalarında görü*yorlarsa, anlaşmaları imkansız hale gelmişse bir an önce birbirlerinden ayırmalıdırlar Hakemler salih bir niyet ve sağlam bir kalble çalışırlarsa Aİlah |cc) kan-koca arasındaki uyum ve anlaşmayı halkeder Çünkü Al*lah (cc) neyi emretmiş ve meşru kılmışsa hikmete ve maslahata göre yap*mıştır O herşeyi hikmetiyle yaratan ve yaratmadan Önce herşeyden ha*berdar olandır
Allah (cc), âyetlerin sonunda kendine ibadet etmeyi şirkten kaçmmayı, anne ve babaya, yakın akrabalara, yetimlere, fakirlere, yakın ve uzak komşulara iyilik yapmayı emretmektedir [69]
Âyetlerin Nüzul Sebebi
Âyet ensarilerden Saad bin Rebi' (ra) ile karısı Habibe bint! Zeyd (r anha) hakkında nazil olmuştur
Saad (ra), sahabilerin İleri gelenlerinden biriydi Karısı Habibe (r an-hüma) ona serkeşlik yapardı Birgün Saad (ra) karısına bir tokat vurdu Bunu duyan Habibe (r anhüma)'nin babası Zeyd, kızını alarak Resulullah (sav)'a geldi «Ben kızımı onunla evlendirdim O ise kızımı tokatlıyor » de*di Resulullah (sav) da «Kızın da kocasına kısas olarak bir tokat vursun » buyurdu Habibe (r anhüma) babasıyla birlikte giderken Resulullah (sav) onlara, «Gitmeyiniz Çünkü Cebrail (a s) «Erkekler kadınlar üzerine hakim*dirler  » âyetini getirdi » Sözlerine devamla «Biz bir iş (kısas) yapmak istedik Allah (cc) da âyetiyle hükmünü bize bildirdi Şüphesiz Allah (cc)'ın irade ettiği daha hayırlıdır Artık siz kısas yapmayınız » buyurdu [70]
Âyetlerin Tefsirindeki İncelikler
Birinci İncelik: Allah (cc) erkeklerin kadınlar üzerindeki hakimiyetini İki hikmetle beyan etmiştir Birisi, Allah (cc) tarafından bağışlanmış (veh-bi), diğeri kendileri tarafından kazanılmış (kesbi)dir Allah (cc) bu hususu beyan ederken de çoğul ifade eden «Kavvâmün» kelimesini tabir etmiştir Bu kelimenin asıl manası, «Cokca hakimdirteradir Bu kelimenin kullanıl*ması, erkeklere verilen riyaset ve hakimiyetin tam olduğuna işaret etmek*tedir Çünkü erkekler, tıpkı devlet adamları gibi hanımlarına İslâmt çerçe*vede emretme, yasaklama, idare etme, terbiye etme, geçimlerini deruhte etme, namus ve iffetlerini koruma hakkına sahiptirler İşte mevzumuî âye*tin devam ifade eden bir cümle ile başlamasındaki hikmet budur Yani ev*lilik hayatı sürdüğü müddetçe erkekler yukarıda sayılan vasıflara sahip*tirler
İkinci incelik: Zemahşerî şöyle demektedir: «Alimler erkekleri ka*dınlardan birçok bakımdan üstün saymışlardır Bunlardan birisi, erkeklerin kadınlara göre daha akıllı, iradeli, azimli ve kuvvetli olmasıdır Şüp*hesiz bütün peygamberler, kadınlardan değil, erkeklerden gelmiştir İma-lüs met hakkı da yalnız erkeklere mahsustur Cihat, ezan ve hutbe okuma, şer'î hadlerde şahîdük yapma, kısas alma hakkı, mirasta fazla pay alma, nikahta velayet hakkı ve çocukların annelerine değil babalarına nisbet rn edilmesi de erkeklerin üstünlüğünü göstermektedir » [71]
Üçüncü incelik: Allah (cc) erkeklerin üstünlüğünü, daha kısa ve açık olduğu halde «O sebeble ki erkekleri kadınlardan üstün kılmıştır » gibi bir ifade yerine «O sebeble ki Allah onlardan kimini (erkekleri) kiminden (kadınlardan) üstün kılmıştır » ifadesiyle beyan etmiştir Bunda büyük bir hikmet vardır Kadın erkeğe, erkek de kadına göre bir erkeğin uzuvları gibidir Mesela; bir İnsan heykeli tasavvur edelim Erkek, bu heykelin başı ise kadın da heykelin gövdesi gibidir Bir uzvun diğer bir uzva karşı böbürlenmesi uygun değildir Zira hayatta her uzvun kendine göre bir vazi*fesi vardır Kulak hiçbir zaman gözün vazifesini yapamadığı gibi, göz de kulağın vazifesini yapamaz Kalbin mideden üstün olması, başın ellerden şerefli olması da bir insan için ayıp değildir Çünkü hayatın ni*zamı içinde her uzuv kendi vazifesini yapar ve beden böylece bir bütünlük arzeder Öyleyse bir vücudun uzuvlarına benzeyen cemiyet fertlerinin bazılarının diğerlerinde üstün olması hiçbir zaman bir ayıp, bir kusur değlldir İşte âyetteki, «Kimini kiminden üstün kılmıştır» ifadesinden genel olarak erkeklerin kadınlardan üstün olduğu anlaşılmıştır Ancak bu genel bir bakıştır Eğer fert olarak düşünülürse bazı kadınların din ve ilim yö*nüyle kocalarından daha üstün olması mümkündür Ama bu genelde böy*le düşünülemez Bu yazdıklarımızdan da anlaşılıyor ki âyet hem veciz hem de mucizelidir
Dördüncü İncelik: Allah (cc), karı-koca arasındaki geçimsizliği ber*taraf etmenin yollarını beyan ederken, onların aralarını bulmaya gönde*rilecek hakemlerin asıl vazifelerini, aralarını bulma hususunda uzlaştır*mayı îfade eden «Islahı kelimesi ile ifade etmiştir Bunun zıddı olan ve ayrılığı ifade eden «tefrik» kelimesini kullanmamıştır Âyetin bu İfadesinde çok derin bir incelik vardır Ki bu, karj-kocanın durumunu araştıracak ha*kemlerin güçleri yettiğince onları uzlaştırmaya çalışmalarına işaret etme^ sidir Zira ayırmak, aileyi yıkmaktır Eğer o ailenin çocukları da varsa bunların nasıl gerçekten yıkılacağı herkesçe bilinen birşeydir Onları uz*laştırmak ise anlaşmalarına, birbirlerini sevmelerine vesile olur Zaten İs-lâmın hedefi de kalbleri sevgi ve muvafakat üzere toplamaktır
Beşinci İncelik: Zernahşerî: «Karı-koca arasmı bulmaya giden ha*kemlerin onların ailesinden olması niçin istenmiştir? Zira akrabaları on*ların ic hallerini daha iyi bilirler ve onların aralarının düzelmesini de baş*kalarından daha çok isterler Karı ve koca, yakınları oldukları İçin hakem*lere içlerindeki sevgi veya nefreti, birleşme veya ayrılma konusundaki dü*şüncelerini daha iyi açıklayabilirler Hatta yabancılara açıklanmayacak bir*çok şeyi yakınları olan hakemlere çekinmeden, rahatlıkla açıklayabilirler İşte bizim naçiz görüşümüzle izahına çalıştığımız hususlardan dolayı Al*lah, karı-koca arasını düzeltmek için gönderilecek hakemlerin onların ya*kınlarından seçilmelerini tavsiye şeklinde emretmiştir » [72] der
Altıncı incelik: Sabi: «Kadı Şüreyh Arapların Beni Temim kabilesinden bir kadınla nikah aktj yaparak evlendi Nikahtan hemen sonra pişman olarak nerdeyse ona boşama haberini gönderecekti Bir miktar düşündük*ten sonra, «Acele etmeyeyim Kadın geldikten sonra düşünürüm » der Kadın geldikten kısa bir zaman sonra, durumu sezinleyen kadın kocasına, «Ben Öyle bir eve geldim ki ne zaman ayrılıp gideceğimi bilemiyorum Senin hoşlanmadığını şeyler nelerdir? Kayınpeder ziyaretinden hoşlanır mısınız?» dedi Şüreyh «Ben yaşlı bir ihtiyarım Fakat arkadaşlığı da se*verim Şu var ki, kayınpederi de usandırmak istemem » cevabını verdi Bir zaman sonra Şüreyh «Karıma geçimimiz ve diğer şeyler hakkında ne söylediysem dediklerimi aynen yaptı, yerine getirdi » diye düşündü kendi ken*dine Şüreyh, sonrasını şöyle anlatır: «Böylece beraberliğimiz bir sene ka*dar sürdü Bir seneden sonra bir gün eve geldiğimde yatak'odamızda bir İnsan gördüm Kendi kendime «inna lillah» dedim Karım Zeynep bana, «O benim annem Ümmü Ümmiye'dlr» dedi Ben kayınvalideye selam ver*dim O bana, «Kızımın herhangi birşeyinden şüphe ediyorsanız onu ter*biye edebilirsiniz » dedi Karım Zeynep'le uzun süre arkadaşlık ettim Fa*kat o benden Önce öldü Ben arzu ederdim ki, kolan ömrümün yarısını ona vereyim veya ikimiz bir günde ölelim » Kadı Şüreyh sözlerine şu şiirle de*vam eder: «Çok erkek biliyorum ki karılarını döverler/Ben Zeynep'e vur-dumso elim kurusun » [73] demektedir [74]
Ayetlerdeki Şer’i Hükümler
Birinci Hüküm: Serkeş Bir Kadını İrşad Etmenin Merhaleleri Nelerdir?
Âyet, serkeş bir kadının ıslahı İçin en hürmefll bir yol göstererek aşa*ğıdaki merhalelerin takibini elzem görmüştür
1- Hikmetli söz ve nasihatlerle öğüt vermek Zira Allah (cc), «On*lara (evvela) öğüt verin» buyurmuştur
2- Yatağını terkstmek, onunia tatlı konuşmamak, hatta hiç konuş*mamak Çünkü Allah (cc), «(Vazgeçmezlere©) kendilerini yataklar (m )da yalnız bırakın » buyurmuştur
3- İz bırakmayacak şekilde ve yüzüne vurmamak kaydıyla hafifçe döğmek Çünkü Allah [cc), «(Yine kar etmezse) doğun » buyurmaktadır
4- Yukarıda geçen sırasıyla, nasihat etmek, yatağını terketmek vs döğmek kadını ıslah etmediği takdirde uygun olan, «(Eğer kan İle koca*nın) aralarının oçılmasmdcn endişeye düşerseniz o voklt (kendilerine er*keğin) ailesinden bir hakem, (kadının) ailesinden bir hakem gönderin  » emrine uyarak hakem göndererek aralarını ıslah etmeye çalışmaktır
Döğmenin miktarını Resulullah (sav), «Eğer kadınlar serkeşlik yapar*larsa siz onları hafifçe döğünüz » hadisiyîe beyan etmiştir İbnl Abbas (ra) ve Ata {ra) hadisteki chafifce döğün» tabirini «Abdestte kullanılan misvak ağacı gibi ince bir ağaçla döğünüz» tarzında anlamışlardır
Katade (ra) ise, «Kadının vücudunda iz bırakmayacak şekilde döğü-iür » demiştir
Alimlere göre en uygun olan, bir erkek, karısını ıslah ve terbiye etmek için yüzüne vurmaktan kaçınarak ve hep aynı yere vurmayarak döğebillr, görüşüdür Bu vuruşlar sopa ve bastonla olmamalı ve hafif vurmaya dik*kat etmelîdir Zira Resulullah (savj'a, «Karımızın bizim üzerimizdeki hak*kı nedir?» diye sorulduğunda, «Yediğinizden yedirmeniz, giydiğinizden giy*dirmeniz, doğduğunuz zaman da yüzüne vurmamanızdır Kadınların çirkin*liğini yüzüne karşı söylemeyin ve onlara gururlarına dokunacak kötü söz*ler söylemeyin Islahı için onu terkettiğiniz takdirde bunu kendi evinizde yapın » buyurmuştur » [75]
Herne kadar kadını hafifçe döğmek mubah İse de alimler döğmeme-nin daha İyi olduğu hususunda ittifak etmişlerdir Zira Resulullah (sav), «Sizin seçkinleriniz karılarınızı dövmeyenlerin İzdir » buyurmuştur [76]
İkinci Hüküm: Serkeş Kadına Verilecek Cezalar Âyetteki Tesbtte Göre Mi Yapılmalıdır?
Alimler, kadınların ıslahı için verilecek cezaların âyetteki tertibe göre uygulanıp uygulanmayacağı hususunda ihtilaf etmişlerdir
Bazı alimlere göre, bahis konusu cezalar âyetteki tertibe uygun ola*rak uygulanmalıdır Mesela; kendisinde serkeşlik emareleri görülen kadına evvela nasihatta bulunulmalıdır Kadın dinlemeyerek tamamen serkeş o-lursa yatağı terkedilmelldir Yatağı terkedildiğl halde ıslah olmayan serkeş kadın döğülmetidir Serkeşliğinin başlangıcında kadını döğmek mubah de*ğil haramdır Bu, İmam Ahmed bin Hanbel (ra)'fn görüşüdür
İmam Şafii (ra)'ye göre serkeşliğin başlangıcında da kadını döğmek caizdir Alimler arasındaki bu görüş ayrılığının kaynağı âyeti farklı anla*malarıdır
Ayetteki tertibin farz olmadığını söyleyenlere göre âyetteki «atıf vav'ı» sırolama için değil, cem içindir Yani cezaların toplu olarak veya herhangi birinin uygulanabileceğini gösterir, öyleyse serkeş kadının kocası dilerse bu üç cezadan birini, dilerse hepsini bir arada uygulayabilir
Âyetteki tertibin farz olduğunu söyleyenlere göre âyetin akışı sırayla yapılmaya delalet eder Çünkü âyette önce cezaların en hafifi olan nasihatt, sonra ondan daha ağır oton yatağı terki, o da ıslah etmediği takdirde döğmenln uygulanması bildirilmektedir Bu beyan, tertibin farz olduğuna delalet etmektedir
Kadının ıslahı bu cezalardan birisiyle gerçekleşirse yalnız onunla ik*tifa etmek farzdır Başkasını yapmak caiz değildir
Bize göre tercihe şayan olan görüş âyetteki sıralamanın farz oldu*ğunu söyleyen görüştür Allah (cc) en iyisini bilendir
Ibnü'l-Arabi de «Bu âyetin tefsiri hususunda duyduklarımın en güzeli Said bin Cübeyr (ra)'in tefsiridir O, tSerkeşlİk yapan kadına kocası önce nasihat eder, nasihati tutmazsa yatağını terkeder O da ıslah etmezse dö-ğer Eğer döğmek de onu ıslah etmezse biri kadının, diğeri erkeğin tara*fından olmak üzere fki hakem gönderilir Hakemler geçimsizliğin hangi ta*raftan olduğunu tesbit ederek gidermeye çalışırlar » demiştir Said bin Cübeyr (ra)'in bu tefsiri âyetin zahirinin aynıdır » [77] demektedir
Bu âyetin tefsiri hususunda Said bin Cübeyr (ra)'in görüşüne benzer bir rivayet de Hz Ali'den yapılmıştır O da, «Serkeşlik emareleri görülen kadına kocası lisonen nasihatte bulunur Eğer düzelirse t>aşka birşey yap*maz Eğer düzelmezse yatağını terkeder Yine düzelmezse hafifçe döğer Yine ıslah olmazsa biri kadının, diğeri erkeğin ailesinden olmak üzere ken*dilerine birer hakem gönderilir » der [78]
Üçüncü Hüküm: Hakemlerin Qkraba Dışından Olması Caiz Mtdlr?
Âyetin zahirinden anlaşılan, hakemlerin akrabalardan olmasının şart olduğudur Zira Allah (cc) bu hükmü, «  (erkeğin) ailesinden bir hakem, (kadının) ailesinden bir hakem gönderin » emri ile beyan etmiştir Âyet*teki bu beyan tarzı hakemlerin kadın ve erkeğin ailelerinden olması lazım geldiğine delalet eder Şu Kadarı varki, ehli sünnet alimleri âyeti, «hakem*lerin karı-kocanm ailelerinden olması farz değil müstehaptır» şeklinde tef*sir etmişlerdir Zira onlara göre yabancılardan iki hakem gönderilmesi de caizdir Hakemleri göndermekten maksat, karı-koca arasındaki durumu bilmek, hangisinin kabahatli olduğunu görmek ve aralarında barışı tesis etmektir Bu görevi akrabalar kadar yabancılar da yapabilir Yalnız kan-koco arasındaki halleri akrabalar daha iyi bilebilir, anlaşmalarını yaban*cılardan daha cok arzu eder ve taraflardan birini korumaları da düşünülemez Bundan dolayı hakemin akrabalardan olması daha uygun olur Yal*nız bu sayılanlar hakemin akrabalardan olmasının farz değil müstehab olduğuna delalet eder
Bu konuda Alusî şöyle der: «Hakemlerin kan-kocanın akrabalarından olması, akrabaların dışarıya açıklanamayacak sebebler) daha İyi bilmeleri ve bu sebeblerln kaldırılarak sıcak bir yuvanın tesis edilmesini daha çok istemeleri bakımından daha iyidir Yalnız bu, hakemlerin kan-kocanın ailelerinden olmasının farz olduğuna değil, müstehab olduğuna delalet eder Şayet kadt, hakemleri karı-kocanm ailelerinden değil yabancılardan tayin ederse bu da caizdir » [79]
Dördüncü Hüküm: «(Eğer"Kan Ue Kocanın) Aralarının Açılmasından En*dişeye Düşerseniz  » Âyetinin Mufratablan Kimlerdir?
İlk âyette hitap doğrudan doğruya kocalarıydı Çünkü, «(Siz) yatak*larında yalmz bırakın», yani «Siz kendilerinin yataklarını terkedin» buyu-rulmuştur Yatağı terketme ise yalnız kocaların yapabileceği bîrşeydir
Bu âyetteki hitap ise kocalara değil, doğrudan doğruya cemiyeti İda*re eden —kadı, hakim, vali gibi— idarecileredir Çünkü Allah (cc), kadının serkeşliğini beyan ederken kocanın ona nasihat etmesini, ıslah olmazsa yatağını terketmesini, bundan do ıslah olmazsa döğmesini emir buyur*maktadır Bununla da ıslah olmazsa onun ıslahı mazlumun hakkını zalim*den alan ve vereceği hükmü İnfaz yetkisine sahip olan kimseye kalır ki bu da hakim veya kadıdır, öyleyse buradaki hitap başkalarına değil, yö*neticileredir
Âyetteki «gönderin» emri farzdır İmam Şafii (ra) de bu görüştedir," Çünkü karı-koca arasındaki geçimsizliği gidermek İçin hakem göndermek, zulmü bertaraf etmektir Bu da İslâm idarecilerinin üzerine düşen umumî farzlardan biridir [80]
Beşinci Hüküm: Hakemlerin Kan-Kocadan İzin Atmadan Onları Birbir*lerinden Ayırma Salahiyetleri Var Mıdır?
Fakihler, hakemlerin geçimsiz oian karı-kocalardan izin almadan ken*dilerini birleştirme veya ayırma salahiyetleri olup olmadığı hususunda ih*tilaf etmişlerdir
İmam Ebu Hanife (cc) ile İmam Ahmed bin Hanbel (ra)'e göre, hakem*ler ancak karı-kocadan İzin aldıktan sonra onları birbirinden ayırabilirler
Zira onların biri kadının, diğeri de erkeğin vekilidirler Vekalet hukukunda İse müvekkilin izni şarttır Öyleyse hakemlerin onları birbirinden ayırmak veya birleştirmek için kendilerinden izin almaları şarttır Binaenaleyh izin ve müsade olmadan onları birbirinden ayırmaya veya birleştirmeye sala*hiyetleri yoktur Bu görüş Hasan-ı Basrî (ra), Katade (ra| ve Zeyd bin Eşlem (ra)'den de rivayet edilmiştir
İmcim Malik (ra)'e göre hakemler, karı-kocudan izin almadan maslahat gereği onları birleştirebilir veya ayırabilir Eğer maslahat onların ayrılma*larında ise hakemler onları ayırma ve kocanın, nikah akdinde tayin edüen mehirden borçlu ise onu, değilse ayrıca bir miktar para ödemesini karar altına alma salahiyetine de sahiptirler Zira hakemler, İmam tarafından onları birleştirme veya ayırma husususunda salahiyetli olarak tayin edil*mişlerdir Bu da İmamın kendfsinde olan salahiyet gibi hakemleri salahi*yetli kılar
İmam vereceği hükümde nasıl karı-kocadan izin almak zorunda de*ğilse, onun tayin ettiği hakemler de verecekleri hükümde ve bu hükmün infazında onlardan izin almak zorunda değildirler Bu görüş de Hz AH, İbni Abbas (ra) ve Şa'bî (ra)'den rivayet edilmiştir
İmam Şafii (ra)'nin bu meselede iki görüşü vardır Ayette ise bu iki görüşten birini diğerine tercih edecek bir işaret yoktur Âyetin umumi ma-i nasından her iki görüşün de anlaşılması mümkündür
İmam-ı Azam ve İmam Hanbel'fn delilleri;
Bunlara göre Allah (cc) hakemlere yalnız kan-kocanın aralarını ıslah etme salahiyeti vermiştir Çünkü Aflah (ra), «Bunlar barıştırmak İsterlerse
Allah crafarındatki dargınlık yerini geçime), onları (uyuşmaya) muvaffak buyurur  » buyurmaktadır Âyetteki bu ifadeden anlaşılan, barıştırmanın dışındaki ayırma veya birleştirmede onların İçin ve rızalarının alınması ge*rektiğidir Çünkü onlar vekildirler Vekilin salahiyeti de ona salahiyet veren şahsın vereceği salahiyete bağlıdır Eğer başlangıçta bu salahiyeti ver-mişlerse o zaman yapabilirler Vermemişlerse yalnız barıştırabilirler, ayıra*mazlar
|