Yalnız Mesajı Göster

Tefsir Dersleri...

Eski 08-04-2012   #79
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tefsir Dersleri...




Beşinci Hüküm: Hırsızın Eli Nereden Kesilir?



«Erkek hırsızla kadın hırsızın ellerini kesin» âyeti hırsızların elinin kesilmesine delalet eder


Fakihler kesilecek elin sağ el olduğunda icma etmişlerdir Zira İbnl Mes'ud (ra) âyeti, «ellerini kesin» yerine «sağ ellerini kesin» şeklinde oku*muştur


Fakihler elin nereden kesileceği konusunda ihtilaf etmişlerdir


Cumhur (dört mezhep imamı), hırsızlıkta elin dirsek veya omuzdan değil bilekten kesilmesine hükmetmişlerdir


Haricilere göre hırsızlık yapanın eli omuzdan kesilir


Diğer bir gurup alime göre İse hırsızın yalnız parmakları kesilir


Cumhurun delilleri:


Rivayete göre «Resulullah (sav), hırsızın elinj bilekten kestirmiştir» Ayrıca Hz Ali ve Hz Ömer'in uygulamalarının da hırsızın elinin bilek maf-sciındon kesildiği yolunda olduğu tesbit edilmiştir


Hırsızın eli kesildikten sonra ikinci kez hırsızlık yaptığı takdirde bu defa bütün fakirilerin ittifakıyla sol ayağı bilekten kesilir Darü'l-Kutnf, Re*sulullah (sav)'tan şöyle rivayet etmiştir: «Birisi hırsızlık yaptımt elini ke*sin İkinci defa hırsızlık yaparsa sol ayağını bilekten kesin»


Hz Ali ve Hz Ömer'in sahabilerin huzurunda, bir eli kesildikten son*ra yine hırsızlık yapan birisinin sol ayağını bilekten kestirdikleri tesbit edil*miştir Hiçbir sahabi bu uygulamaya itiraz etmediğine göre bu hususta icma olduğu da tesbit edilmiş olmaktadır


Hanbeli ve Hanefilere göre el ve ayağı kesildikten sonra üçüncü de*fa hırsızlık yapan kimsenin hiçbir yeri kesilmez Çaldığı ödetilir ve tövbe edinceye kodar habsedilir


Maliki ve Şafiilere göre ise üçüncü defa hırsızlık yapan kimsenin bu kez de sol eli bilekten kesilir Yine tövbe etmeyip dördüncü defa hırsızlık yaparsa sağ ayağı da bilekten kesilir


İmam Ebu Hanife (ra)'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: «Ben bir ki*şiyi yemek yiyecek elden, yürüyecek ayaktan mahrum bırakmaktan Al*lah (cc)'tan utanırım» Bu görüş, Hz Ali, Hz Ömer ve diğer bazı sahabl-lerden de rivayet edilmiştir



Âyetlerdeki Teşrii Hikmetler



İslâm kıyamete kadar baki kalacak kanunlarıyla insanlık haysiyet ve şerefini koruduğu gibi cana, mala ve ırza saldırmayı da en büyük günah*lardan telakki etmiştir Bu yüzden bu suçlar cezaların en ağırını Icabettİrir Yeryüzünde, toplumda taşkınlık yaparak kan dökenler öldürülür, asılır, hal*kın mal emniyetini ortadan kaldıranların elleri bileklerinden kesilir Bu gibi cürümleri İşleyenlerin cok şiddetli cezalara çarptınlmasıyla cemiyetin böy*lesi zararlı insanlardan temizlenmesi amaçlanmaktadır Ağır cezalar, za*rarlı kimselerin gerek ferdin, gerekse cemiyetin, fesat çıkararak, can ve mal emniyetini ihlal etmemeleri içindir


İslâm, taşkınlık yaparak yol kesmek, meskenlere saldırmak gibi suç*ları işleyenlere öldürmek, asmak, el ve ayağın kesilmesi ve sürgün gibi ce*zalar vazetmiştir Bu cezaların vazedllişlndeki hikmet kötülükleri ve şerri kökünden kazımak ve fenalık henüz cok küçükken önleyerek halkın emni*yet ve huzur içinde yaşamasını temindir


İslâm ve insanlık düşmanlar* bu suçları İşleyenleri öldürmenin, ellerini kesmenin cok büyük bir facia olduğunu ileri sürerek bu gibi suçluların daha İnsanî cezalarla ıslah edilmesi gerektiğini iddia etmektedirler Güya me*deni bir tuplumda insanları böyle cezalarla cezalandırmak uygun değilmiş


Bunlar, bu gibi hadiselerde cemiyetin menfaati mi, yoksa ferdin men*faati mi göz önünde tutulması gerektiği üzerinde hiç düşünmüyorlar Eğer ferdin menfaati göz önünde tutulursa, günümüzde misallerine bol bol ras-landığı üzere, hapishanelerin bu gibi suçlularla dolup taşmasına rağmen yine de cemiyette mal ve can emniyeti sağlanamaz


Aklı selime dayanmayan bu görüşlerden dolayı birçok ülkede sırf a-dam öldürmek, soygunlar yapmak için bir dernek gibi ortaya çıkan toplu*luklar oluşmaktadır Bu yüzden de mal ve can emniyeti devamlı İhlal edi*liyor


İslâmın vazettiği cezaları çok şiddetli bularak medeni çağımıza uygun olmadığını iddia edenlere hayret etmemek mümkün değil Çünkü onlar, ölüm cezasını, recmetmeyl, el kesmeyi ortadan kaldırdıklarını İddia edi*yorlar Fakat öte yandan İslâmın vazettiği cezalardan çok daha feci suç ve fillerin İşlenmesine mani olamıyorlar Habersiz bir kimse suçsuz yere öldürülüyor, çocuk ve kadınlara saldırılıyor, insanların barındığı meskenler yakılıp yıkılıyor Bunları vahşet telakki etmiyorlar da İslâmın vazettiği ce*zaları vahşet kabul ediyorlar


Bir şair, bu mantığın temelinden yatan yanlışa şöyle işaret eder: tBir adamı öldürmek şüphesiz hafif bir ceza değildir Buna karşılık cemiyetin emniyet ve huzurunun bozulması, katledilmesi de üzerinde düşünülmesi gereken bir mesele değil midir?ı


Evet, İslâm el kesme cezasını meşru kılmıştır Bu ceza şüphesiz bü*yük bir cezadır Fakat bir de halkın mal ve 'can emniyeti düşünülürse, böyle bir hadisenin ikinci defa tekerrür etmemesi için kaçınılmazdır Eğer böyle bir ceza uygulanmazsa bu gibi içtimai hastalıkların toplumu sari hastalıklar gibi sarması, yayılması nasıl engellenebilir Mikrop vaktinde Öl-dürülmezse nasıl bütün vücudu sararsa bu tür suçlar da cemiyeti öyle sarar Şu halde insanlık cemiyetini temsil eden bir İnsan bedenindeki bir bulaşıcı yaranın diğer uzuvlara yayılmadan önce naslı tedavisi gerekiyor*sa, cemiyet hayatındaki nizamın ahengini bozacak İçtimai hastalıkların da aynen tedavi edilmesi icabeder


Beşeri sistemlerle hikmet sahibi olan Allah (cc)'ın kanunları muka*yese edildiği zaman elbettekı aklı setim sahipleri ilahi kanunların üstün*lüğünü görecek ve kabul edeceklerdir

Alıntı Yaparak Cevapla