Yalnız Mesajı Göster

Tefsir Dersleri...

Eski 08-04-2012   #80
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tefsir Dersleri...




34 DERS YEMİNİN KEFARETİ -İÇKİ VE KUMARIN HARAM EDİLMESİ



89 — Allah sizi yeminlerinizden lağvden dolayı sorumlu tutmaz Fa*kat kalblerinizln azmettiği yeminler yüzünden muaheze eder Bunun da kefareti ailenize yedirmekte olduğunuzun orta (derece)sinden on yoksulu doyurmak, ya onları giydirmek, yahud bir kul azad etmektir Fakat kim (bunları) bulamaz (bulmaya muktedir olamaz)sa üç gün oruç (tutması la*zımdır), işte bu andettiğlniz vakit yeminlerinizin kefaretidir Yeminlerinizi muhafaza edin Allah âyetlerini size böylece açıklıyor Tok! şükredeslniz


90 — Ey (man edenler! içki, kumar, (tapmaya mahsus) dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır Onun için bun(lar)dan kaçının ki muradınıza ereslniz


91 — Şeytan içkide ve kumarda ancak aranıza düşmanlık ve kin dü*şürmek, sizi Allahı anmaktan ve namazdan alıkoymak İster Artık siz (he*piniz) vazgeçtiniz değil mi?


92 — Allaha ve Resulüne itaat edin, sakının Eğer yüz çevirirseniz bi*lin ki peygamberimizin üstüne düşen yalnız apaçık tebliğden ibarettir




Ayetlerin Lafzı Tahlili



(Akkadtüm'ül lymone): Akadtüm, akid kökünden tü*remiş bir fiildir Akid düğüm demektir Maddi ve manevi sözleşmeleri dile getirir Âyetteki manası, yeminleri Allah (cc)'ın ismiyle bağlamaktır


(Tahrirü rakabetin): Tahrir, hürriyete kavuştur*mak, rakabe ise köle demektir


(Rlcsün): Rics, aklın, insan tabiatının sevmediği, çirkin gördüğü şeylere denir


(Fectenibuhü): Fectenlbû ictinab kökünden gelir ve kaçınmak, uzaklaşmak manalarındadtr Ayetteki manası ise, birşeyi kesinlikle haram etmektir




Ayetlerin Icmali Manaları



Ey müminler! Allah taala sizi, ağzınızdan çıkan lağv yeminler yü2ürv den, kalbinizden O'nun ismiyle kasdetmediğiniz takdirde, muaheze etmer


Ancak yeminleri azmederek yapmışsanız, üzerine yemin ettiğiniz işi ye*rine getiriniz Gereğini yerine getirmeyerek veya tersini yaparak bozdu*ğunuz yeminler için kefaret vermeniz icotoetmektedir Bu da aile efradı*nıza yedirdiğiniz veya giydirdiğiniz şeylerin vasatından on fakiri giydir*mek veya yedirmek veya bir köleyi Allah (cc) rızası için azad etmektir Yemini bozan şahıs fakirleri yedirmeye, giydirmeye veya bir köle azad etmeye güç yetiremezse üç gün aralıksız oruç tutmalıdır


Ey müminler, yeminlerinizi koruyun, hatta zaruret olmadan yemin et*meyin


Ey müminler, içki, kumar, tapmaya mahsus dikili taşlar, fal okları mü*minlere yakışmayan fakat şeytanın insana güzel gösterdiği murdar İş ve amellerdendir Bunlardan kaçınmanız, uzaklaşmanız farzdır Çünkü şey*tanın maksadı içki ve kumar vasıtasıyla müminler arasına düşmanlık ve kin düşürmek, onları Allahı anmaktan, namazdan alrkoymaktır


Ey müminler, bu çirkin işlerden vazgeçin Allah (cc)'a ve Resul (sav)'-ûne İtaat edin sakının, Allah (cc) ve Resul (sav)'ünün emirlerine muha*lefet etmeyin İtaat etmeyen, sakınmayan insanlar, şeytanın amelleri pe*şinde koşan insanlar, kıyamet günü en şedid azaba müstahak olurlar Pey*gambere düşen yalnız apaçık bir tebliğdir




Ayetlerin Tefsirindeki İncelikler



Birinci incelik: Ayetin sonundaki «kaçının» tabiri, «haram kılma» ta*birinden daha şümullüdür Zira kaçınmanın anlamı yasaklanan şeyden ta*mamen uzaklaşmaktır Buradaki tabire Isra suresinin zinayı yasaklayan 32 âyetinde de raslamaktayız Bu âyette de zina yasaklanırken «zina et*meyin» denilmemiş, «zinaya yaklaşmayın» tabiri kullanılmıştır Yani zina*nın kendisi değil, ona yaklaşmak haram kılınmıştır Zinaya yaklaşmak ha*ram kılınınca bilfiil zinanın kesin biçimde haram olduğu açıkça anlaşıl*maktadır Zaten bu Kur'an-ı kerimin umumi bir üslub özelliğidir Birşeyin hürmetinin (haramlığtnın) şiddeti bildirileceği zaman daima «kaçıran» ta*biri kullanılmaktadır Nitekim, «Artık o pis putlardan ve yalan sözden ka*çının» (Hac: 30) âyetinde de putlara tapmanın, yalan söylemenin cok bü*yük günah ve haram olduğu «kaçının» tabiri ile bildirilmiştir Buradaki bü*yük incelğii tefekkür edin


İkinci incelik: «Şeytan İçkide v» kumarda Artık siz (hepiniz) vot-g«çtiniz değil mi?» âyeti herne kadar soru şeklinde tamamlanıyorsa da aslında emri ifade etmektedir Âyetin soru şeklinde ifadesi Cenabı Allanın kullarına karşı olan şefkatini dile getirmektedir Âyetin gerçek anlamı ise açık ve kesin olarak «vazgeçin»dir


Arapçada buna benzer dolaylı ifadeler pek çoktur Bir örnek olarak Ferra'nın şu satırlarını aktaralım: «Birgün bedevinin biri bana iki defa «Sen sükut etmez misin?» dedi Bedevinin maksadı bana soru değildi Aslında benim susmamı istiyordu»


Hz Ömer içki ve kumarı yasaklayan âyeti duyunca ikj defa «Ey Rab-bimiz vazgeçtik» demiştir Hz Ömer'in bu ifadesi de âyetteki soru şek*lindeki ifadenin emir anlamı taşıdığına delalet etmektedir


Üçüncü incelik: Kur'an-ı kerimde hükümlerin illeti hep veciz ifade*lerle zikredilmiştir İçki ve kumarla ilgili hükümlerin illetleri ise tafsilatlı olarak beyan edilmiştir Çünkü içki ve kumarın haramlık sebebleri arasın*da müminler arasına düşmanlık ve kin düşürmek olduğu gibi onları Allah (cc)'ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak da vardır, içki ve kumarın «murdar» ve «şeytanın işlerinden» olduğunun bildirilmesi de en büyük zi*yan ve günahın bu iki çirkin fiilde olduğunu göstermektedir


Dördüncü incelik: «Eğer yüz çevirirseniz bilin ki peygamberimizin üze*rine düşen yalnız apaçık bir tebliğden ibarettir» âyeti, zahiren herne ka*dar birşeyi ihbar ediyorsa da gerçekte insanlar için büyük bir tehdittir Yani âyetin anlamı gerçekte «Benim Resulümün üzerine düşen ancak e-mirleriml size tebliğ etmektir Kıyamet günü sorulacak hesap ise bana aittir Dünyada yaptıklarınızın hesabını yalnız ben göreceğim»dir Aliahu taala bunu, «Muhakkak dönüşleri bizedir Sonra onların hesabını görmek bize düşer» (Gasiye: 25-26) âyetinde de bildirmektedir




Âyetlerdeki Şer'! Hükümler


Birinci Hüküm: Yemin Çeşitleri



Alimler yemini üç kısma ayırmışlardır: Lağv yemin, yapılmış (mınakıd) yemin, gamus (insanı günaha sokan) yemin


Lağv yemin, şer'î hiçbir hükmü olmayan yemindir Bu yemini Hz Ayşe şöyle tarif etmiştir: «Lağv yemin kişinin hiçbir kasdı olmaksızın «vallahi böyledir» veya «vallahi böyle değildir» demesidir»


Lağv yemin hususunda İbni Abbas (ra)'tan da şöyle rivayet edilmiştir: «Kişi zann üzere birşeyin olacağına yemin eder ki gerçekten böyle değil*dir Madem ki yemini yapan kişi olan herhangi bir fiili zannı galib ile bildiğinden dolayı yapmaktadır ve o iş hiç de onun sandığı gibi değildir, bu yemin lağv yemindir Çünkü o bu yemini kandırmak, hile yapmak için yapmamıştır»


Yapılmış (akdedilmiş) yemin: Kişi gelecekte bir işi yapacağına veya yapmayacağına dair yemin eder Sonra da yeminin tersine o işi yapmaz veya yapar İşte bu tür yeminde mevzumuz âyette tafsilatlı olarak bildiril*diği gibi kefaret vermek farzdır


Gamus (günaha sokan) yemin: Şahsın yalan yere kasden yemin et*mesidir Mesela; yaptığı birşeyi bile bile inkar eder ve buna inandırmak için de Allah (cc) adı ile yemin eder Yapmadığı bir işi yapmış gibi yemin etmek de böyledir Bu yemine gamus adı verilmesi yapan kişiyi cehen*nemin ateşine götürmesinden dolayıdır Bu yeminin günahı öyle büyüktür ki kefaretle dahi karşılanamaz Çünkü bu vemini yapan şahıs yalanına Allah (cc)'ın azametli ismini alet etmiştir


Daru'l-Kutnî süneninde İkrime vasıtasıyla Abdullah'tan şöyle rivayet etmiştir: «Yemin dörttür İkisinin kefareti vardır, ikisinin ise yoktur Kefa*reti olan yeminler kişinin yapmayacağına yemin ettiği birşeyi yapması veya yapmaya yemin ettiği birşeyi yapmamasıdır Kefareti gerektirmeyen yeminlerin günahları öylesine büyüktür ki kefaret bile bunların günahla*rını karşılamaz Bunlardan biri geçmişte yaptığı bir işi bile bile yalan yere yapmadığına dair yemin etmesidir Diğeri ise yine geçmişte yapmadığı bir işi bile bile, yalan yere yaptım diye yemin etmesidir»


Kurtubî, bu hususta şöyle der: «Fakihler gamus yemin hakkında ih*tilaf etmişlerdir Fakihlerin cumhurunun ittifak ettiklerine göre gamus ye*min hile, yalan ve kandırma yeminidir Bu, yemin olarak kabul edilmemek*tedir Bu bakımdan kefaret vermek de farz değildir


«İmam Şafii (ra), «Gamus yemin akdedilmiş bir yemindir Çünkü onu kasıtla yapmış ve Allah (cc)'ın ismi ile de bağlamıştır Bu yemine de ke*faret vermek farzdır» demektedir Sahih olan görüş ise, cumhurun görüşü*dür İmam Malik (ra) ve ona ittiba eden Medine alimleri ile Küfe alimlerin*den rey sahipleri de cumhurun görüşü ile hükmetmişlerdir» [28]


Buhari, sahihinde şöyle rivayet eder: «Bir bedevi Resuiullah (sav)'a kebair (büyük günahlar)ı sordu Resuiullah (sav) «Allah (cc)'a ortak koş*maktır» -buyurdu Bedevi «Ondan sonra hangisi?» dedi «Anne ve babaya isyan etmek» buyurdu Bedevi, «Bundan sonra hangisidir?» diye sorunca, Resulullah (sav), «Gamus yemindir)) buyurdu Bedevi Resulullah (sav)'-ın sözünü anlamayarak, gamus yemini sorunca da, «Gamus yemin, müs-lümanlorın malını elinden almak için yapılan hileli yemine denir» buyur*du» [29]

Alıntı Yaparak Cevapla