Yalnız Mesajı Göster

Tefsir Dersleri...

Eski 08-04-2012   #84
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tefsir Dersleri...




36 DERS MÜŞRİKLERİN MESCİD-İ HARAMA GİRMELERİNİN YASAKLANMASI

İLE İLGİLİ HÜKÜMLER



28- Ey iman edenler, müşrikler ancak bir necistir Onun İçin bu yıl*larından sonra onlar mescid-i harama yaklaşmasınlar Eğer fakirlikten kor-karsanız, Allah dilerse, sizi kendi fazlından zenginleştirir Çünkü Allah, ger*çek bilicidir, tam hüküm ve hikmet sahibidir


29- Kendilerine kitap verilenlerden ne Allaha, ne ahiret gününe İnan*mayan, Alladın ve peygamberinin haram ettiği şeyleri haram tanımayan, hak dinini din olarak kabul etmeyen kimselerle, zelil ve hakiyr kendi el*leriyle cizye verecekler) zamana kadar muharebe edin




Ayetlerin Lafzi Tahlili



(Necesün): Necs kökünden gelir, pislik demektir


(Ayleten): Ayleten, fakirlik ve ihtiyaç demek


(Yedınune): Yedinune, din kökünden türemiş t fiildir Herhangi bir şeye inanan anlamına gelir


(Elcizyete): Cizye, zımmîlerin İslâm devletine öd dikleri vergidir


(Anyedin): Anyedi, zilletle vermek demektir


(Sâğirune): Sâğirune, sağr kökünden gelir ve zel olmuş, küçülmüş manasındadır




Âyetlerin İcmali Manaları



Ey Allah (cc) ve Resul (sav)'ünü tasdik ederek inanan müminler, müş rikler ancak bir pisliktirler Zira onların içi pislikle dolu, yani inanışları bo zuktur Onlar ne yıkanıp temizlenirler, ne de necasetten kaçınırlar Bu se neden sonra onlara mescid-l harama girme imkânı vermeyin


Ey müminler, eğer onların mescid-j harama girmelerine ve hacca ge üslerine mani olmanızdan dolayı fakir düşmekten korkarsanız, korkmayın Siz onlara mani olmakla, onlardan gelen gelirlerin kesilmesiyle fakir ol*mazsınız Çünkü Allah (cc) sizi fazlıyla zenginleştirir Hatta rızkınızı o ka*dar çoğaltır ki dünyalık için hiçkimseye ihtiyacınız kalmaz Zira dünyalık Allah (cc)'ın iradesine bağlıdır Şüphesiz O hakkıyla bilen ve hakkıyla hü*küm verendir


Ey müminler, Allah (cc)'a ve Resul (sav)'üne inanmayan ve ahiret gü*nünü tasdik etmeyen müşrik ve kitap ehli kafirlerle Resulullah (sav)'ın ge*tirdiği yol üzere savaşın Onlarla gücünüzü kabul ederek, karşınızda kü*çülerek cizye verinceye kadar savaşın Çünkü onlar, hak din olan İslâmı din olarak kabul etmeyerek Allah (cc) ve Resul (sav)'ünün haram kıl*dığı şeyleri haram kabul etmemektedir


Ayetlerin nüzul sebebleri


Resulullah (sav), Hz Ali'ye*Beraet suresinin başlangıç âyetlerini müş*riklere okumasını ve onlarla müminlerin aralarındaki anlaşma metnini ü-zerlerine atmasını emrederek Allah (cc) ve Resul (savj'ünün müşriklerden beri olduğunu haber verdi Bu esnada müslümanlardan bazıları, «Ey Mek-keliler, siz bizim yolumuzu kestiniz, bize gelen kervanlara mani oldunuz, bize korşı şiddet hareketlerinde bulundunuz Bundan sonra bütün yaptık-arınızın karşılığını göreceğinizi İyi biliniz» dediler Bunun üzerine «Ey inan «denler, müşrikler ancak bir neclstlr» âyeti nazil oldu [5]




Ayetlerin Tefsirindeki İncelikler



Birinci incelik: Kur'an-ı kerim, mutlak bir ifade İle müşriklerin necis ıpis) olduklarını beyan etmiştir Bu beyan da mübalağa ifade eden «ne-c«sün» kelimesi ile yapılmıştır «Necesün», bizzat pis olan şeye denir Müş*rikler herne kadar bizzat pis değillerse de taşıdıkları batıl ve fasld inanç-ar yüzünden sanki kendileri, vücudları da pis olmuştur


Bazı alimlere göre «müşrikler ancak bir neclstlr» ifadesi, «onlar ne*caset taşın manasına gelir Allah (cc), puta tapmayı «necls» tabir ettiğin*den müşrikler de Allahu taalanın «necis» tabir ettiği putperestliklerinden defayı «necis» olarak vasıflandırılmışlardır Veya müşrikler bütün semavi dinlerin pisliğini ilan ettiği domuz ve benzeri necislerden korunmoyarak /edikleri için «necit» olarak zikredilmişlerdir


İkinci incelik: Müşriklerin mescid-i harama yaklaşmalarını yasakla-ren âyette mübalağalı bir ifade kullanılmıştır Zira asıl maksat müşrik-erln mescid-i harama girmelerinin yasaklanmasıdır Müşriklerin mescid-i harama yaklaşmajarı yasaklanınca tabii olarak İçine girmeleri de yasak*lanmaktadır


Üçüncü incelik: «Allah dilerse tizi kendi fazlından zenginleştirir» âyetinde insanların zenginliğinin Allah (cc)'ın iradesine rabtedilmesi, kul*ların Allah (cc)'a karşı edebil olmaları icabettiğlni bildirmektedir Ayrıca, insanların arzularının mutlaka yerine geleceği inancına itimad etmelerinin uygunsuzluğuna ve kula lazım olanın Allahu taaladan mütevazi bir İfade le' hayırlı arzuların yerine getirilmesini, afetlerin defedilmesini taleb etmek oMuğuna işaret etmektedir


Dördüncü incelik: Ayetin sonundaki «Çünkü Allah gerçek bilicidir, tam hüküm ve hikmet sahibidir» İfadesinde, fakirlik ve zenginliğin Allah cc)'ın İradesine bağlı olduğuna latif bir işaret vardır Çünkü rızık hile ve çok çalışmayla kazanılmaz Ancak Allah (cc)'ın hikmetine ve kulları hak*kındaki maslahatına göre verilir O, dilerse zengin eder, dilerse fakir Al-lahu taala hiçkimseyi hikmetsiz ve maslahatsız olarak ne zengin, nede fakir eder imam Şafii (ra)'den rivayet edilen şu şiir, bu hususa yeterince aydınlık kazandırmaktadır:


«Eğer servet hile ile kazanılsaydı, Beni yıldızlara uzanmış görürdünüz Şurası var ki, kime akıl verilmişse O servetten mahrum edilmiştir Akılla servet birbirine zıttırlar İkisi bir araya gelemezler


Servetin Allah (cc)'ın hikmetine bağlı olduğunun delili Bilginlerin fakir Ahmak cahillerin zengin oluşudur»


Beşinci incelik: Allahu taafa, kitap ehli yahudi ve hıristiyanların imansız olduklarını beyan etmiştir Çünkü bunlar, imanlı gibi görünseler de bu iman tam olmadığı gibj iman esaslarına başka bazı şeyler de karıştırmış*lardır Mesela, Allah (cc)'ın oğula ve karıya ihtiyacı olmadığı halde O'na oğul ve karı isnad etmişlerdir Peygamberleri vasıtasıyla kendilerine gelen kitapların hükümlerini değiştirerek kendilerine haram edilen şeyleri helal, helal edilen şeyleri haram kabul etmişlerdir Allahu taalaya layık olmayan sıfatlar yakıştırmışlardı Bu sebeble herne kadar imanlı olduklarını zan*nederlerse de hakikatte imanlı değildirler Bundan dolayı Allahu taala on*lardan imanı nefyettiğini bildirmektedir


Bu hususta Kermani şöyle der: «Kitap ehlinden imanı nefyetmek, on*ların gittiği yolların iman ehlinin gideceği yollardan olmamasından dolayı*dır»




Ayetlerdeki Şer'ı Hükümler


Birinci Hüküm: Ayetteki Müşrikler Kimlerdir?



Müfessirlerin cumhuruna göre âyetteki «müşriklerden maksat, bil*hassa putlara tapanlardır Zira müşrik kelimesi Allah (cc) haricinde bir-şeye tapan kimse için kullanılır Kitap ehli ise herne kadar kafir olsalar da onlara müşrik denilemez


Alimlerin bazılarına göre ise, «müşrik» kelimesi ister putperest, ister kitap ehli olsun bütün kafirleri ifade eder Zira Allahu taala «Yahudiler «Üzeyr Allanın oğludur» dedi(ler), hıristiyanlar da «Mesih (İsa) Allabın oğludur* dedi(ler) Oplar Alladı bırakıp bilginlerini, rahiplerini, Merjtem oğlu Mesih'i tann edindiler Halbuki bunlar da ancak bir Allaha ibadet et*melerinden başkasıyla emrolunmamışlardı» (Tövbe: 30-31) buyurmuştur Allahu taala bu âyetlerde, yahudi ve hıristiyanların da Allah (cc)'a şirk koştuklarını acık bir İfade ile,bildirmektedir


Bize göre sahih olan ikinci görüştür «Mûştim kelimesi kafirleri de C«ne alır Bunlar da mescid-i harama girmeleri yasaklananlar arasına da*hidir Çünkü hüküm bakımından puta tapanlarla yahudi ve hıristiyanlar orasında hiçbir fark yoktur




İkinci Hüküm: Müşriklerin Vücudlan Da Neci» Midir?



Âyetteki «müşrikler ancak bir necistir» ifadesinin zahiri «müşrik-laoin «necisi olduklarına delalet eder Daha önce de söylediğimiz gibi ouradaki «necaset»ten maksat, maddî değil, manevi necasettir Dolayısıyla necasetten kaçınıldığı gibi onların şirkinden de kaçınılması icabeder Bun-ann kendileri pis olmasalar bile onlar için farz olan guslü terkettikleri ve domuz gibi necis şeylerden yedikleri için necis gibidirler


Zemahşerî, Keşşaf adlı eserinde İbni Abbas (ra)'ın bu âyetin zahirine dayanarak «Müşriklerin kendileri de köpek ve domuz gibi necistir» dedi*ğini rivayet etmiştir


İbni Cerir et-Taberî de Hasan-ı Basrî (ra)'nin, «Her kim bir kafirle -okalaşırsa hemen ellerini yıkasın» dediğini rivayet eder


Fakihler ise rivayet edilenlerin tersine kafirlerin vücudlarının temiz ol-suğuna hükmetmişlerdir Zira kafirler müslüman oldukları an vücudla-Miın temiz olduğu icma ile sabittir Halbuki onlar müslüman olunca vü-audlannı maddi bir temizlik maddesi kullanarak temizlememişlerdir Zaten âyet de zahirlerinin temiz olduğuna delalet etmektedir «Necis» olan on-cnn dışı değil, içleridir Oysa şüphe yok ki onlar cenabetlikten guslet*mezler ve necis olan şeylerden kaçınmazlar


Tercih olunan fakihlerin görüşüdür Çünkü müslümanlar şer'î hüküm*lere göre onlarla gerek ticari ve gerek sanayi ve gerekse zirai münase*betlerde bulunabilmektedirler Resulullah (sav)'ın da gayri müslimlerle to-«ataştığı halde namaza kalktığında elini yıkamadığı rivayet edilmiştir En doğrusunu Allah (cc) bilir




Üçüncü Hüküm: Müşriklerin Mescidlere Girmelerine Mani Olunmalı Mı?



«Bu yıllarından sonra onlar (müşrikler) mescid-i harama yaklaşma-smtar» âyeti, müşriklerin mescid-i harama girmelerine mani olunmasına Jelalet eder Ancak alimler «mescid-i haram» lafzı üzerinde ihtilafa düş*müşlerdir


Bazılarına göre âyetteki «mescidi haram» lafzından bilhassa mes-cid-i haram kasdedilmektedir, diğer mescidler değil Bu, İmam Şafii (ra)'nln de görüşüdür


Bazı alimlere göre âyetteki «mescld-i haran» kelimesinden maksat yalnız mescid-i haram değil Mekke harimidlr Bu, Ata ve Hanbeli mezhe*binin görüşüdür


Alimlerin bir (asımına göre âyetteki «mescid-i haram»dan maksat, bü*tün mescidlerdir Mescid-i haramın hükmü nass ile sabit olduğu gibi diğer mescldlerin hükmü de kıyasla sabittir Bu, Maliki mezhebinin görüşüdür


Bazı alimlere göre ise âyetteki «mescld-i haram» yasağından maksat, yalnız hac mevsiminde müşrik ve kafirlerin mescid-i harama girmeleridir Bu da Hanefi mezhebinin görüşüdür


Şaftilerin delilleri: imam Şafii (ra), «bu yıllarından sonra onlar mes*cld-i harama yaklaşmasınlar» âyetinin zahirine istinad ederek yasaklama hükmünün yalnız mescid-i harama mahsus olduğuna hükmetmiştir Bu hük*me müşrikler girdiği gibi kitap ehli kafirler de girerler, öyleyse gayri müs-limlerin diğer mescidlere girmeleri mubahtır


Hanbelilerin delilleri: İmam Hanbel (ra), âyetteki «mescid-i haram» sözünden tüm Mekke hariminln kasdedildiğini söyleyerek müşriklerin Mek*ke harimine girmelerinin yasak olduğuna hükmetmiştir Zira Allahu taala «Onlar küfreden, sizi mescid-i haramdan ve alıkonulmuş hediyelerin ma-halline ulaşmasından menedenlerdlr» ve «inşallah (hepiniz) —emniyet içinde (kiminiz) başlarınızı tıraş ettirerek, (kiminiz saçlarınızı) kısaltarak— korkusuzca mutlaka mescid-i harama gireceksiniz» (Fetih Suresi: 25-27) buyurmaktadır Her iki âyette de mescid-i haram sözleri geçmekle birlik*te, müşriklerin müslümanların girmelerine mani oldukları yer yalnız mes*cid-i haram değil bütün Mekke olduğu bilinmektedir İkinci âyette de Al*lah (cc) tarafından müslümanlara müjdelenen yer yalnız mescid-l haram dçğil yine bütün Mekke'dir


Malikilerln delilleri: imam Malik (ra)'e göre, müşriklerin mescidlere girmelerinin yasaklanmasının illeti necasettir Necaset ise zaten müşrik*lerde mevcuttur, öyleyse haram kılınmanın hükmü bütün mescidler İçin sabittir Dolayısıyla müşriklerin hem mescid-i harama, hemde diğer mes*cidlere girmeleri caiz değildir İmam Malik (ra), kitap ehlini de müşriklere kıyaslayarak onların da mescid-i harama ve diğer bütün mescidlere girme*lerinin haram olduğuna hükmetmiştir [6]


Hanelilerin delilleri: İmam Ebu Hanife (ro)'ye göre âyetteki mescid-i «rama girme yasağından maksat hac ve umre için müşriklerin mescid-i ycrzTa girmelerinin yasaklanmasıdır Bu görüsünü isbat için aşağıdaki delillere dayanmaktadır:


1) Âyetteki, «bu yıHarından sonra onlar mescid-i harama yaklas-r» ifadesinde yasaklamanın «bu yıldan sonra* tabiri ile tesbit edil-


yasaklamanın senenin bir bölümüne ait olduğuna delalet eder ki nü ğq hac mevsimidir Bu görüşe göre âyetin anlamı «Bu yıldan sonra -nlşrikler hac ve umre yapmasınlar» olur


2) Resulullah (sav) Hz Ali'yi Mekke müşriklerine BerGet Suresinin im âyetlerini okuması için gönderdiğinde Hz Ali onlara «Bu seneden son-•- «içbir müşrik hac yapmasın» demiştir Hz Ali'nin bu sözü acıkca ya*şartmanın hac mevsimine ait olduğuna delalet etmektedir


3) Âyetteki, «Eğer fakirlikten korkarsanız Allah dilerse, sizi yakında fazlından zenginleştirir» ifadesi de yasaklamanın yalnızca hac mev-


ait olduğuna delalet etmektedir Zira fakirlik korkusu, hac mevsimin*le müşriklerin mescid-i harama girmelerinin yasaklanmasından ileri gel--ertedir Çünkü müşrikler hac mevsiminde ticari sergiler açarak müs-lumonlara birçok yiyecek maddesi sattıkları gibi müslümanların ellerinde-«: mollan da satın alırlardı Bu yasakla ticari münasebet kesilince hac -emminde sağladıkları kazançtan mahrum kalarak fakirlik korkusuna Düşeceklerdi İşte Allahu taala bu korkuyu bertaraf etmek İçin «sizi ya-cKİa kendi fazlından zenginleştirir» buyurmaktadır


4) Bütün müslümanlar müşriklerin haccına Arafat vakfesine Muz-»ie vakfesine ve diğer hac ibadetlerine —bunlar mescid-i haramda ol-Tcsa bile— mani olmanın farz olduğunda icma etmişlerdir Bu sebeble osaklama yalnızca hac mevsimine aittir


Zemahşerî şöyle der: «Onlar mescid-i harama yaklaşmasınlar» âyeti-~ - manası, hac ve umre yapmasınlar demektir Hz Ali'nin «Bu seneden sonra hiçbir müşrik hac yapmasın» sözü de âyetin manasının böyle oldu-juno delalet eder Öyleyse imam-ı Azam (ro)'a göre müşriklerin Mekke -erimine girmesi ve hac mevsimi dışında mescid-i harama ve diğer mes--c ere girmeleri yasak edilemez» [7]




Dördüncü Hüküm: Cizye Nedir, Kimlerden Ve Ne Kadar Alınır?



Cizye, kitap ehlinin müslümanlara kendilerinin korunmalarına karşılık ödedikleri vergiye denir Cizye onların bir bakıma İslama girmemelerinin de cezasıdır Cizyeye müslümanlardan alınan zekatın karşılığı da denile*bilir Çünkü İslâm toplumunda yaşayan gayri müslimler zekatla mükellef değillerdir


Fakihler kimlerden cizye alınacağı hususunda ihtilaf etmişlerdir


İmam Hanbel (ra)'in meşhur olan kavline göre cizye yalnız yahudi hıristiyan ve mecusilerden alınır İmam Şafii (ra) de bu görüştedir


İmam Evzaî de «Cizye, bütün kafirlerden alınır İster puta, ister ateşe tapsın, isterse hiçbir şeye inanmasın» demiştir


İmam Malik (ra) ve Ebu Hanife (ra)'ye göre cizye Arapların putperest*leri hariç, diğer kafirlerin hepsinden alınır


Cizye yalnız baliğ olan erkeklerden alınır Kötürüm, topal, kör, yaşlı, kadın, çocuk ve manastırlara kapanmış keşişlerden cizye alınmaz


Cizyenin miktarı: Cizye, her yıl için gayri müslimierin zenginlerinden 48 dirhem, orta hallilerinden 24* dirhem, çalışma gücü olan fakirlerinden ise 12 dirhem olarak alınır İmam-ı Azam (ra) ve İmam Hanbel (ra)'in gö*rüşleri de budur


İmam Malik (ra)'e göre zengin-fakir ayrımı yapmadan, aralarında geçerli para altın ise her zımmîden 4 altın, gümüş ise 40 dirhem alınır


İmam Şafii (ra)'ye göre, ister zengin olsun, ister fakir her zımmîden senede 1 altın lira alınır


Tercih olunan görüş İmam Malik (ra)'ten rivayet olunandır Hz Ömer'in uygulaması da İmam Malik (ra)'in görüşünü teyid etmektedir Şu varki, Hz Ömer'den cizye hususunda muhtelif meblağlar rivayet edilmektedir


Cizyenin miktarı hakkında kesin bir nass bulunmadığından her müc-tehid kendi içtihadı ile hükmetmiştir Hz Ömer'in dilencilik yapan yaşlı bir yahudiden cizyeyi kaldırarak hazineden nafaka verdiği de rivayet edil*miştir En doğrusunu Allah (cc) bilir




Âyetlerdeki Teşrii Hikmetler



İslâm, müslümanlara kafir ve din düşmanlarından İslâmın geniş göl*gesinden ve adil hükümlerinden faydalanmayı istemeyerek İslama girmeyenlerle, yeryüzünde beşeriyetin tümüne saadet getirecek hak daveti yay*maya mani olanların ve fesat çıkaranların köklerinin kazınıp atılmasına ka*dar savaşı farz kılmıştır Allahu taala yalnız kitap ehlini «savaşarak öldür*mek» hükmünden istisna ederek onları İslama davet etmemizi emretmiş*tir Şayet İslama girmezlerse cizye vermelerini, eğer cizye vermeyi de ka*bul etmezlerse o zaman İslama girip Allah (cc)'ın hükmüne razı oluncaya kadar onlarla da savaşmayı emretmiştir Zira Allahu taala, «Zelil ve hakir kendi el(ler)iyle cizye verecekleri zamana kadar muharebe edin» buyur-maktadir


Cizye zahiren bir vergi gibi görünmekle birlikte asımda boyun eğme*nin İslâm nizamının gölgesinde yaşamayı kabul etmenin İslama karşı Itaatlarını izhar etmenin ve İslâm devletinin otoritesine boyun eğmenin işaretidir Bunun ötesinde İslâm devleti ile zımmiler arasında bir yardım*laşma vasıtasıdır Cizye veren bir gayri müslim, artık İslâm davetine karşı koymayacağını, İslâm nizamına karşı gelmeyeceğini göstermiş olur Baş*ka bir ifadeyle cizye İslâm ahkamına teslim oluşun ifadesidir


Müslüman her sene Kur'an-ı kerimin tesbit ettiği şekilde kullanılmak kaydıyla zekat vermekle nasıl mükellefse kitap ehli zımmî de az bir cizye vermekle mükelleftir Verilecek cizye, zımminin korunması ve İslâmın am*me hizmetlerinden faydalanması' karşılığı olarak verilecektir


Cizyenin ne kadar verileceği içtihadı bir mesele olduğundan yer ve zamana göre değişmektedir Fakat cizye almaktan maksat hiçbir zaman, gayri müslimlerin bütün mallarını alarak onları fakir düşürmek değildir Cizye onların İslâm ahkâmının gölgesinde yaşamaya razı oluşunun ve bu hükümlerin nimetlerinden faydalanmanın işaretidir Resulullah (sav), «Al*lah (cc) insanları mal biriktirmekle değil, beşeriyeti doğru yola davet et*mekle mükellef kılmıştır- buyurmaktadır Bu hadis-i şerif de cizyenin ma*na ve mahiyetini açıkça ortaya koymaktadır






--------------------------------------------------------------------------------


[1] Vahidi Esbab-ı nüzul S 138 Ebu Hayyan Bahrül-Muhid C S S 18


[2] Ebu Hayyan age, C S S 19


[3] Tirmizi ve Hâkim Ebu Said el-Hudri'den rivayet etmişlerdir


[4] Ebubekir el-Cessas Tefsirü'l-Ahkamül-Kuran C 2 S 87


[5] Ebu Hayyen, age C 5 S 27


[6] Ebu Hayyan age C S S İa İbni Cevzi, age C 3, S 417 26


[7] Zemahşeri Tefsir-i Keşşaf C 2

Alıntı Yaparak Cevapla