|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tefsir Dersleri...
Hanefilerin delilleri:
1- İbni Ömer (ra)'in rivayet ettiği «Allah (cc)'a şirk koşan muhsan aeğildir » hadisidir Hanefiiere göre bu hadis müşriklerin recm edilemeye*ceğine delalet eder Çünkü müşrikler «muhsan» sayılmamaktadır Gerçi =«esulullah (sav)'ın iki yahudiyi recmettiği rivayet edilmiştir fakat Resulullah (sav) onları Kur'an hükümlerine göre değil Tevrat hükümlerine göre recmettirmiştir
2- Müslümanlar hakkında Allah (cc)'ın nimeti çoktur Öyleyse müs-uroanın cezası da müşriklerden daha ağır olmalıdır Bu yüzden müslü-TTonların cezası, aralarında yaşayan zimmîlerin cezasından daha ağırdır Zira Allahu teala müminlerin anneleri olan Resulullah (sav)'ın zevceleri -cskında, «Ey peygamber zevceleri, içinizden kim açık bir terbiyesizlik •derse onun azabı iki kat arttırılır » (Ahzab: 30) buyurmuştur Âyetteki «ki kat arttırılır» ifadesi yalnız onlara mahsustur Çünkü Allah (cc) en sûyük nimeti onlara vermiştir, onları Resulullah (sav)'a zevce kılmıştır 5u âyetten anlaşılıyor ki kullar üzerinde Allah (cc)'ın nimetleri büyüdük*le isyanlarına karşılık cezaları da ağırlaşmaktadır
3- Zina iftirasında iftira edilen şahsın müslüman olması gerektiği crra ile sabittir Şayet iftira edilen müslüman değilse müfteriye tazir uy*gulanmaz (Gelecek derste bu hususta tafsilat verilecektir ) öyleyse recm tususunda da zımmînin cezası, müslüman olmadığı için daha hafif bir ;eza olan sopadır
Hanbelî ve Şafiilerin delilleri:
1- «Müşrik ve kafirler cizyeyi kabul ettikleri zaman müslümanlorın sütün haklarına sahip olurlar, işledikleri suçlara karşılık da müslüman-ara uygulanan cezaların aynısı uygulanır » hadisinin umumi manasına göre evli bir müslüman zina ettiğinde nasıl recmediliyorsa, evli bir zımmf x zina ettiğinde aynı şekilde recmedilir
2- Buhari ve Müslim'in İbni Ömer (ra)'den rivayet ettikleri «Yahu-mee içlerinden evli oldukları halde zina eden bir kadınla bir erkeği Re-sJuliah (sav)'a getirdiler Resulullah (sav) onlara, «Kitabınız olan Tevrafta bunların hükmü nedir?» diye sordu «Biz onların yüzlerini siyaha boyar, halk içinde rüsvay ederiz » dediler Resululloh (sav), «Siz yalan söylediniz Tevrat'ta evli olan zaniler için recm hükmü mevcuttur Şayet doğruysanız Tevrat'ı getirip okuyun » dedi Onlar da Tevrat'ı bilen bir ki*şiyi getirterek okuttular Okuyan kimse Tevrat'ın bir yerini eliyle kapata*rak okumadı Sahabilerden birisi, «Orayı niçin kapattın, kaldır bakalım orada ne var?» deyince elini kaldırdı ve Resulullah (sav)'a dönerek, «Ya Muhammed, bizim kitabımızda recm hükmü var ama biz onu ketmedlp uy*gulamıyoruz » dedi Resulullah (sav) zanilerin recmedilmesini emretti Za*niler de recmedildi Kendileri de recme bizzat katıldı » hadisidir
Bera bin Âzib'ten şöyle rivayet edilir: «Resulullah (sav)'ın yanından yüzü siyaha boyanmış bir yahudi geçti Resulullah yahudileri çağırarak, «Zina suçunun cezası bu mudur?» dedi «Evet» dediler Resulullah (sav) onların alimlerinden birini çağırarak, «Musa'ya Tevrat'ı indiren Allah (cc) adına yemin ederek Tevrat'taki cezanın bu olup olmadığını söyle » dedi Yahudi alimi «Hayır, böyle değildir Eğer bana yemin ettirmeseydln di*nimizde zina cezasının recm olduğunu haber vermezdim Şu var ki, zina eşrafımız arasında yaygın bir hale geldi Eşraftan birisi zina yaptımı ona ceza uygulamıyorduk Ancak fakir ve zayıf bir kimse zina yapınca recme-diliyordu Sonra kendi aramızda, «Toplanalım, bir ceza vazedelim ki onu hem halka, hem de asillere uygulayalım » dedik Sonunda recmi kaldıra*rak bunun yerine sopa haddini ve yüzü siyaha boyamayı koyduk » dedi Bunun üzerine Resulullah (sav), «Ya Rabbi ben senin dinini, terkedenler hakkında yeniden canlandıran ve yeniden uygulayanım » buyurdu Sonra gördüğü yüzü boyalı ve sopalanmış yahudiyl çağırtarak recmettirdi Bunun üzerine, «Ey Peygamber, kalbleriyle inanmadıkları halde ağızlarıyla «İnan*dık» diyen (münafık)larla yahudilerden o küfür içinde (alabildiğine) koşu*şanlar seni mahzun etmesin Onlar durmadan yalan dinleyen, senin huzu*runa gelmeyen diğer bir kavim hesabına casusluk eden (kimse)lerdir Ke*limeleri (Allah tarafından) yerlerine konulduktan sonra (tutup) bir tarafa atarlar onlar «Eğer size şu (fetva) verilirse onu alın, şayet o verilmezse onu (kabul etmekten) çekinin» derler  » (Maide: 41) âyeti nazil oldu [12]
Resulullah (sav), eğer bu iki yahudiyl kendi şeriati olan İslamlo rec*mettirdi ise mesele açıktır Şayet Tevrat'ın hükmü üzere recmetti ise yine Resulullah (sav)'ın onu icra etmesi teşrii bir sünnet olmaktadır
3- Şafii ve Hanbelilere göre kafirin zina etmesi de müslümanın zi*na etmesi gibi önleyici ağır bir cezanın uygulanmasını icabettirir Şayet zımmîlere bu ceza uygulanmazsa aralarında zina yaygınlaşır ve dolayısıy*la çok az bile olsa müslümanlar arasında da yayılabilir
4- Şafii ve Hanbeliler İbni Ömer (ra)'den rivayet edilen, «Allah (cc)'a şirk koşan muhsin değildir » hadisini tevil ederek «Buradaki «muh-sin değildir» ifadesinden maksat, müşrik veya müşrikeye zina iftirası atı*lırsa müfteriye tazir uygulanmaz demektir » derler Hanefilerin iftira had*dine kıyas ederek «Mademki bir zımmîye zina iftirası atan cezalandırıl*maz, öyleyse zina eden zımmî de recmedilemez » şeklindeki görüşlerini de «iftira edene vazolunan tazirin gayesi iftira edilenin haysiyet ve şe*refini korumaktır Kafir ise küfründen dolayı islam nazarında zaten şeref ve haysiyet sahibi değildir Yani onun şeref ve haysiyetini korumak için tazire gerek yoktur » şeklinde reddederler
Bize göre Hanbelî ve Şafiilerin görüşleri delillerinin kuvveti bakımın*dan tercihe daha şayandır Zira Resulullah (sav)'ın yahudileri recmetmesi, bu görüşü tercih için en önemli delildir
Altıncı Hüküm: Cezaları Kim Uygulatır?
«Zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yüzer değnek vu*run » âyetinin zahiri hitabın ulülemre olduğuna delalet eder Zira uygu*lamayı onların yapması hem kötülükleri ortadan kaldırır, hem de ıslah ba*kımından cemiyetin selametini gerektiren maslahattandır Amme masla*hatlarını ilgilendiren bütün davaların halli de ulülemre aittir
Alimler hürlere uygulanacak cezaların ulülemr tarafından tatbikinde ittifak etmişlerdir Hükümlerin kölelere uygulanması konusunda ise ihtilaf edilmiştir
Maliki, Hanbeli ve Şafiilere göre zinada, içkide ve iftirada had ve ta-zirler kölelerin efendileri tarafından uyguiumr Hırsızlıâın cezası ise ima*ma aittir
Hanefilere göre bütün had ve tazlrlerin tatbiki imama aittir Kölenin efendisi ancak İmamın İzni ila had veya taziı uygulayabilir
Cumhurun delilleri:
Cumhur, hadisleri ve sahabilerin uygulamalarını delil gösterirler Bun-cn özetle aktarıyoruz:
1- Ebu Hureyre (ra)'nin rivayet ettiği, «Birinizin cariyesi zina ettiği zaman efendisi ona had vursun ve acımasın Sonre dördüncü defa yine zina ederse onu kıl bir ip karşılığı bile olsa satsın » [13] hadisi Cumhura göre kölenin efendisine haddi uygulaması için izin vermiştir
2- Hz Ali'nin rivayet ettiği «Malik olduğunuz cariye ve kölelerinize ister evli, ister bekar olsun hadleri uygulayın » hadisi [14]
3- İbni Ömer (ra)'den şöyle rivayet edilmiştir: Ibnj Ömer (ra), bazı cariyelerinin ayak ve baldırlarına vurarak had uyguluyordu Oğlu Salim, «Baba, Allah (cc)'ın, «Eğer Allaha ve ahiret gününe inanıyorsanız bunlara Allanın dinini (tatbik) hususunda acıyacağınız tutmasın » (Nur: 2) âyeti nerede kaldı?» dedi İbni Ömer (ra) «Oğul görüyorsun ki ben onlara şef*kat göstermiyorum Şüphesiz Allahu taala bana öldürmemi de emretme-miştir » dedi [15]
İbni Ömer (ra) ne İmam, ne vali, ne de vali vekilidir Halbuki cariye*lerinin cezalarını bizzat uygulamaktadır Bu, haddin köle ve cariyelerin efendisi tarafından uygulanacağına delalet eder
Hanefiterin delilleri:
1- Hanefiler «Zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yü*zer değnek vurun » âyetinin zahirini delil alarak hürlerle köleler arasında bir fark olmadığını, her iki halde de cezanın İmam tarafından uygulan*ması gerektiğine hükmederler Zira âyet zina eden her kadın ve erkeğin haddi hususunda yalnız imamları muhatab almaktadır Âyette hür ile kö*leyi birbirinden ayıracak herhangi bir işaret de yoktur, öyleyse hür ve kölelere tatbik edilecek hadlerde yalnız imamlar yetkilidir, halkın bir yet*kisi yoktur
2- Hanefilere göre cumhurun delil aldıkları Hz Ali'den rivayet edi*len «Malik olduğunuz cariye ve kölelerinize ister evli, ister bekar olsun hadleri uygulayın » hadisi, efendilerin hadleri bizzat uygulamalarını değil, köle ve cariyeleri zina sucunu işledikleri vakit durumu hakimlere bildire*rek haddin tatbik edilmesini sağlamalarını ifade etmektedir
3- İbni Ömer (ra)'in cariyelerine had uyguladığına dair haber eğer sahihse bu onun şahsî görüşü olarak kabul edilir Şahsi görüş nass ol*madığına göre âyetteki umumi ifadenin bildirdiği uygulamaya istinai bir hal getirmiş olmaz
Bize göre cumhurun görüşü rivayet edilen hadisler ve sohabe-i kira-~<n bazılarından haddi uygulama konusundaki nakiller sebebiyle tercihe saha şayandır En doğrusunu Allah (cc) bilir
Yedinci Hüküm: Sopanın Şiddet Derecesi Ve Vuruş Şekli Nasıl Olmalı*dır?
Alimler, «Eğer Allaha ve ahiret gününe inanıyorsanız bunlara Allanın dinini (tatbik) hususunda acıyacağınız tutmasın » âyetine dayanarak ce*zanın hafifletilmesi, kaldırılması veya sopa sayısının azaltılması ve dar-btn hafifletilmesinin caiz olmadığına hükmetmişlerdir Zira cezalar işle*nen sucu ortadan kaldırmak ve suçluyu terbiye etmek için vazedilmiştir Bu yüzden ceza hafifletilirse maksada ulaşılmaz
Kurtubî: «İnfaz edilecek darbın (vuruş) mutlaka incitici olması, fakat yaralayıcı ve kesici olmaması gerekir Hz Ömer, bekar bir zanlye had tatbik edilirken, «Sopayı vururken bütün azaların hakkını ver ve kolunu fazla —koltuk altın görünecek kadar— kaldırma » demiştir Rivayete gö*re Hz Ömer, içki sucuyla yanına getirilen birine, «Seni ceza konusunda hiç merhameti olmayan birine göndereceğim » diyerek onu Mu'te bin Es-ved'e gönderdi Had uygulanırken de yanlarına gitti Sopanın çok şiddetli vurulduğunu görünce, «Sen had uygulamıyor, adamı öldürüyorsun Şim*diye kadar kaç sopa vurdun?» dedi Altmış sopa vurulduğu cevabını alın*ca, «Bu şiddetteki yirmi sopa kırk sopa demektir Artık had tamamlan*mıştır » dedi » [16]
Uygun olan vuruşların mutedil olmasıdır Zira darbdan maksat vücu*du yaralamak veya öldürmek değildir, yalnızca incitmektir Nitekim bu husus İbni Ömer'in tatbikinde de görülmektedir
Zina, içki ve iftira haddindeki darblar aynı şiddette mi olur?
Fakihler, hangi haddeki vuruşun daha şiddetli olacağında ihtilaf et*mişlerdir
Hanefiler zina haddindeki vuruşun içki haddindekinden daha şiddetli, teki haddindeki vuruşun da iftira cezasındaki vuruştan daha şiddetli ol*ması lazım geldiği görüşündedirler
Maliki ve Şafiilere göre bütün hadlerdeki vuruşlar eşit şiddette ol*malıdır Vuruşlar ne öldürücü, yaralayıcı, ne de incitmeyecek kadar hafif olmalıdır
İmam Sevri (ra) de zina cezasındaki vuruşun iftira cezasından, iftira cezasındaki vuruşun da içki cezasındaki vuruştan daha şiddetli olması gerektiği görüşündedir
Hanefllerin delili:
Hanefilerin delili, Hz Ömer'in uygulamasıdır Hz Ömer, tazir haddin*de zina vuruşunu içkiden, içki cezasındaki vuruşu da iftira cezasındaki vuruştan daha şiddetli olarak vurdurmuştur
Maliki ve Şafiilerin delili:
Cezaların ölçü ve derecesini tesbit sâri olan Allah (cc)'a aittir Bu hususta içtihada yer yoktur Cezaların vuruşları ile ilgili olarak ne kitap*tan ne de Resulullah (sav)'dan hiçbir haber varid olmamıştır Bu sebeble bütün cezalardaki vuruşlar aynı şiddette olmalıdır
İmam Sevri'nin delili:
Zina haddindeki sopa sayısı daha çok olduğu için vuruş şiddetinin de daha ağır olması lazımdır İftira ve içki cezalarında sopa sayısı daha az olduğuna göre şiddeti de daha az olmalıdır
Cessas Hanefilerin görüşünü teyid etmiştir Çünkü âyetteki, «Eğer Allaha ve ahiret gününe inanıyorsanız bunlara Allahın dinini (tatbik) hu*susunda acıyacağınız tutmasın » ifadesi, zina cezasındaki vuruşun içki ve iftira cezalarındaki vuruştan daha şiddetli olması gerektiğine delalet eder İçki içen adamın cezası, Resulullah (sav) zamanında hurma dalı ile olurdu Zina cezasındaki vuruşlar ise yalnız sopa ile yapılırdı Bu da işa*ret ediyor ki, içki cezasındaki vuruşlar, zina cezasındakj vuruşlardan da*ha hafif olmalıdır İftira cezasındaki vuruşun daha hafif olması ise müf*teri durumuna düşen adamın sözünün doğru olması ihtimalini taşımasın-dandır Diğer yandan müfteri, ağır bir ceza olan şehadet hakkının elinden alınması gibi bir cezaya da uğramaktadır Bu sebeble vuruşların daha ha*fif tutulması icabeder
Kurtubî: «Zina ve iftiradaki sopa sayıları âyetle tesbit edilmiştir İçki cezasındaki sopa sayısı ise sahabilerin icmaı ile sabittir Çünkü Hz Ömer, sahabilerin huzurunda içki içen bir adama seksen sopa vurdurmuş ve uygulamaya hiçbir sahabe itiraz etmemiştir Öyleyse her uç cezadaki so*pa sayılarının artırılması veya azaltılması caiz değildir » [17]
İbnü'l-Arabi: «Bu sayılar ancak halkın bu günahları kendilerine adet -eline getirmedikleri takdirde artırılmaz Şayet bu sayılar üzerinden uy-SuJonan cezalar neticesinde suçlar azalmıyor, artıyorsa hem vuruşlar şid*detlenir, hem de sayıları artar Nitekim Hz Ömer, ramazanda kendisine getirilen bir sarhoşa, daha önce sarhoşlara seksen sopa vurdurduğu hal*ele, yüz sopa vurdurmuştur Sebebi sorulduğunda «Bunun sekseni içki*den, yirmisi de ramazan orucuna saygısızlığından dolayıdır » demiştir Oemekki cezalar suçların artışı ve yaygınlığı ölçüsünde artar ve şiddet*lenir İmam Malik döneminde Medine valisi, bir oğlan çocuğuna sarkın-oitk yapan bir şahsa üçyüz sopa vurdurmuştur İmam Malik hadiseyi duy-3uğu halde uygulamaya karşı çıkmamış, bu tavrıyla da doğru bulduğunu göstermiştir Onlar eğer bugünkü durumu görselerdi herhalde kalb sek--eslnden giderlerdi » [18]
Sekizinci Hüküm: Sopa Hangi Azalara Vurulur?
Alimler cezaların uygulanması sırasında başın, yüzün ve avret yerle--rıin korunması gerektiğinde ittifak etmişlerdir Hatta İbni Atiyye bu hu*susta icma olduğunu rivayet etmiştir Ancak bu üç uzvun dışındaki uzuv-ar hakkında alimler arasında ihtilaf vardır
İbni Cevzi Zadü'l-Mesir isimli eserinde İmam Hanbei (ra)'den nak-en zina haddinde sopa vurulan kişinin yüz, baş ve avret mahalli hariç ner uzvuna vurulması gerektiğini söyler, imam Ebu Hanife (ra)'nln gö--jşû de budur
Yine İbni Cevzî'nin nakline göre İmam Malik (ra), sopanın yalnız sır*ız vurulacağı, diğer uzuvlara vurulmayacağı görüşündedir İmam Şafii'ye gön ise sopa yüz ve tenasül uzuvları hariç her yere vurulabilir [19]
Kurtubî, bu hususta şöyle der: «Alimler başa vurulması hususunda iıtiaf etmişlerdir Cumhura göre başın korunması icabeder imam Ebu tusuf (ra) ise hadde başa da vurulabileceği görüşündedir Zira Hz Ömer, Seütğ ismindeki şahsa had vururken başına da vurmuştur Fakat alimler •<kiz ile tenasül uzuvlarına vurmanın haramlığında ittifak etmişlerdir Zira 3esulullah (sav) «Birisine vurduğunuz zaman yüzüne vurmayınız » [20] bu-*
nuştur»
Hz Ali'den şöyle rivayet edilmiştir: Kendisine getirilen bir suçlunun sopalanması sırasında sopayı vurana, «Her azanın hakkını verecek şekil*de vur Yalnız yüz ve tenasül uzvu hariç » demiştir
Diğer bazı nakillerde Hz Ali'nin Resulullah (sav)'tan, «Had vurduğu*nuz zaman başa ve tenasül uzuvlarına vurmaktan kaçının Diğer azala*rın hakkını da verin » hadisini rivayet ettiği bildirilmiştir
Cumhur, başa vurmanın haram olduğuna, Hz Ali'den rivayet edilen hadise dayanarak hükmetmiştir Çünkü hadisde başa vurmaktan kaçı*nılması hususunda nass vardır Cumhura göre başa vurulan sopa işitme ve görme uzuvlarına tesir ederek körlük ve sağırlığa sebeb olabilir Hatta aklı da ihlal edebilir Bu bakımdan başa vurmaktan kaçınmak icabeder
İmam Şafii (ra) ve Ebu Yusuf (ra), Ebubekir Sıddık Hazretlerinden rivayet edilen, «Hz Ebubeklr'e oğlundan şikayetçi bir adam geldi Hz Ebubekir adamın şikayetini dinledikten sonra «Sen onun başına vur Zi*ra şeytan onun beynindedir » kavline dayanarak başa vurmanın da caiz olduğuna hükmetmişlerdir, ikinci bir dayanakları da Hz Ömer'den yapılan şu rivayettir: Sebiğ bin Hüseyn, Hz Ömer'e alay mahiyetinde, «Tozutup savuran (rüzgar)lar » (Zariyat: 1) âyetinin manasını sorunca ona had vur*du Haddi vururken başına da vurdu
İmam Malik (ra)'in görüşü ise bütün hadlerde yalnız sırta vurulacağı yolundadır Bunun delili ise selef-i salihînin hadlerdeki uygulaması ile Re*sulullah (sav)'ın, kendi karısına zina Isnad eden Hilal bin Ümeyye'ye, «Ya isbat edersin veya sırtına sopa vurulur » [21] demesidir
Hadlerin uygulanmasında uygun olan, suçlunun üzerinde yalnız donu kalana kadar soyulması ve ayakta durdurularak sopalanmasıdır Ancak iftiradan dolayı had vuruluyorsa suçlu soyundurulmaz, yalnız vurulan so*panın etkisini cilde ulaştırmayacak kadar kalın pamuklu ve deri giyecek*leri çıkarılır Suçlu kadın ise, elbiseleri üzerinden çıkarılmaz ve oturduğu yerde sopalanır Bunun delili ise Resulullah (sav)'ın yahudi bir kadınla erkeği recmettirirken erkeği soyunuk ve ayakta, kadını ise giyinik ve otu*rur vaziyette recmettlrmeşidir Bu hadisin ravisi İbni Ömer (ra), «Ben Re*sulullah (sav)'ın bir kadına giyinik ve oturur vaziyette had uyguladığını gördüm » demiştir Resulullah (sav)'in bu uygulama şekli erkeğe ayakta, kadına da oturur vaziyette iken had vurulması icabettiğlne delalet etmek*tedir
|