Yalnız Mesajı Göster

Tefsir Dersleri...

Eski 08-04-2012   #109
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tefsir Dersleri...




Altıncı Hüküm: Koltukattı Ve Etek Kılının Bitmesi Baliğ Olmaya Dala*let Eder Mi?



Fukahadan tercih olunan kavle göre, buluğ çağı ya ihtilam ile veya 15 yaşma girme İle tesbit edilir


Yalnız İmam Şafii (ra), koltukaltı ve etek kılının bitmesinin buluğa delalet ettiği görüşündedir İmam Şafii, Atiyye-i Kureyzî'den rivayet edi*len, «Resulullah (sav) Kureyz kabilesinden koltukaltı ve eteğinde kıl biten*leri öldürtmüş, bitmeyenleri Öldürtmemiştir Bana da baktılar, kıl bitmediği için bıraktılar» hadisine istinad eder


Rivayete göre, kendisine bir çocuğun baliğ olup olmadığı sorulan Hz, Osman onda kıl bitip bitmediğini sormuştur Bu da kıl bitmenin buluğa delalet ettiğini gösterir Çünkü Hz Osman'ın sorusu, sahabller arasında ittifak edilen bir mesele olmuştur


Diğer fakihler ise, kıl bitmenin buluğa delalet ettiği görüşüne itibar etme"mişlerdir


Cessas bu hususta şöyle demiştir; «Atlyye-i Kureyzî'nİn rivayet ettiği hadisle şer'î bir hükmün isbat edilmesi birkaç acıdan caiz değildir Birin*cisi, Atiyye-i Kureyzî denilen şahıs meçhuldür O, yalnız bu hadisle bilin*mektedir Rivayeti de âyeti kerimeye ve buluğun ihtllamla olduğunu bildiren habere muarızdır İkincisi, Atiyye'nin hadisinin lafızları rivayetler arasında çok değişmektedir Bazı rivayetlerde Resulullah (sav)'ın sakalı veya kılı ustura ile tıraş edilebilecek olanların öldürülmesini emrettiği söy*lenmektedir Bazı rivayetlere göre de koltukaltı ve eteğinde kıl bitenlerin öldürülmesi emredilmiştir Şüphesiz bilinir ki çocuğun bu hale erişmesi için daha evvel baliğ olması gerekir Üçüncüsü, kıl bitmesi bedenin kuv*vetine delalet eder Resulullah (sav)'ın katledilmelerini emretmesi de ba*liğ olmalarından değil, kuvvetli olmalarındandır» [168]


İmam Şafii (ra), kıl bitmesinin buluğa delalet ettiğini esirlik, cizye ve anlaşma gibi hükümlerin icrasında kabul etmiştir Yoksa kılın bitmesinin mutlaka buluğa delalet ettiğini değil Nitekim bu hususa bazı alimler de işaret etmişlerdir




Yedinci Hüküm: Küçük Çocuklara Farzları Ve İbadetleri Yerine Getir*meleri Emredilir Mi?



Bazı fakihler, «Sizden olupda henüz buluğ çağına girmemişler» âyetine dayanarak, henüz baliğ olmayan fakat aklı eren çocuklara farz*ların yerine getirilmesi emredilir görüşündedirler Bu emir onlar için farz olduğundan değil, onların öğrenip alışmaları İçindir Zira Allahu taala ço*cuklara üç halvet vaktinde anne-babalarının odalarına girmek için izin istemelerini emretmiştir Resulullah (sav) da «Çocuklarınız yedi yaşına gi*rince namaz kılmalarını emredin» buyurmuştur


İbni Ömer (ra)'den de şöyle rivayet edilmiştir: «Biz çocuklarımıza sağını solundan ayırdettiğl zaman İslâmı Öğretiriz»


İbni Mes'ud (ra) da, «Çocuk on yaşma girdiği zaman yaptığı İyilikler, ibadetler defterine yazılır Büyükler hakkında günah olan şeyleri yaptığı takdirde İhtilam oluncaya kadar yazılmaz» demiştir


Cessas: «Çocukların ibadetle emrolunması eğitim öğretim içindir Onun, öğrenmesi, bafiğ olduktan sonra kolayca yapması için alışkanlık kazanması içindir Çocuklara içki, kumar ve diğer günahlar da yasakla*nır Eğer çocuklukta yasaklanmazsa, büyüdükten sonra onları alıkoymak çok zor otur Zira Alla hu taala, «Ey iman edenler, gerek kendilerinizi, ge*rek ailelerinizi bir ateşten koruyun ki onun yakacağı İnsanla taştır,» (Tah-rlm: 6) buyurmuştur Bazı müfessirler bu âyetin tefsirinde, «Çocuklarınıza dini öğretin, dini terbiyeyi verin ki onları ateşten koruyasınız» demişler*dir» [169]




Sekizinci Hüküm: Ayetteki «Rubalarını Bırakmak »Tan Maksat Nedir?



«Ziynet (mahallerini) erkeklere göstermemeleri şartıyla (dış) rubala*rım bırakmalarında onlar için bir günah yoktur» âyeti, kimsenin evlenme arzusunda bulunmayacağı yaşlı bir kadının yabancı erkekler karşısında, sokakta örtündüğü örtüyü, ziynet mahallerini göstermemek kaydıyla çı*karmalarında bir günah olmadığına delalet eder Yoksa yaşlı kadınların tctmamen soyunmalarına delalet etmez, Çünkü tamamen soyunmak, kendi mahremleri yanında bile olsa haramdır Bu yüzden fakihler ve müfessirler âyetteki «siyab» (elbise) kelimesinden maksadın çarşaf, dış örtü olduğun*da ittifak etmişlerdir Bu örtü müslüman kadının ziynetlerini kapatması iCin giyinmesi emrolunan bir giysidir Zira Allahu taala, «Ey peygamber zevcelerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstle*rine giymelerini söyle» (Ahzab: 59) buyurmuştur İşte bu dış elbiselerini çıkarma İzni, kadınlık özelliği kaybolan yaşlı kadınlara mahsustur Şurası muhakkaktır ki, böyle yaşlı bir kadının da dışarıda giyindiği çarşaf ve em*sali gibi elbiselerini çıkarması, bazı erkekler ontora meyfettiği takdirde, caiz değildir


Kurtubî: «Yasaklanan ziynetlerden birisi de kadınların vücud hatları*nı gösterecek ince elbisedir Çünkü Ebu Hüreyre (ra)'den rivayet edildiği*ne göre Resuluilah (sav), «İki sınıf insan vardır ki bunlar ateş ehlidirler Birincisi, sanki hiç elbise giymemiş gibi ince ve dar elbise giyen kadınlar*dır Bunlar bu elbiseleri erkekleri kendilerine celbetmek için giyerler Bun*ların saçları da hörgüçlü develerin hörgücüne benzer Bunlar cennete girmedikleri gibi çok uzaklardan bile duyulan cennet kokusunu —bir rivaye*te göre de beşyüz yıllık yoldan bile duyulan cennet kokusunu— dahi ala*mayacaklardır» [170] buyurmuştur İbnü'l-Arabi, bu hadisin yorumunda, «Bunları elbiseli kabul etmek, üzerlerinde bir elbise olduğundandır Bun*ların çıplaklıkla vasıflandırılması da elbisenin ince ve dar olduğu için vü*cud hatlarını tamamen göstermesindendir» demektedir» [171]


Kurtubi'nin zikrettiği, İbnü'l-Arabî'nin yorumladığı hadisin ikinci bir yorumu daha vardır Buna göre ince ve dar elbise giyen kadınlar, herne kadar dünya elbisesi giymişterse de takva elbisesinden yoksundurlar Zira Allahu taala, «Ey Ademoğulları, size (şeytanın açmak istediği) çirkin yerlerinizi örtecek bir libas, bir de giyip süsleneceğiniz bir libas İndirdikı Takva libası ise, o, daha hayırlıdır» (Araf: 26} buyurmuştur


Bu hususta bir şair de şöyle demiştir: «İnsan takva elbisesi giyme*dikçe, giyinik de olsa çıplak gibidir İnsanın en hayırlı elbisesi Allah (cc)'a ibadettir Allah (cc)'a asj olanda ise hayır yokturlt




Âyetlerden Alınacak Dersler



1- Hizmetçi, cariye ve çocukların halvet vakitlerinde odalara gir*mek için izin almaları zaruridir


2- Çocuklara İslâm adabını öğretmek müstahabtır Bu adabtan bi*risi de üç halvet vaktinde odaya girmeden önce izin istemektir


3- Hizmetçi, cariye ve kölenin bütün vakitlerde izin istemesine lü*zum yoktur


4- Müslüman bir kadın kölesine ve baliğ olan çocuğuna karşı açıl-mamalıdır


5- Yaşlı kadınlara çarşaf gibi dış elbiseler giymek farz değildir


6- Yabancı erkekler karşısında ziynet yerlerini açmak hususunda yaşlı ve genç kadınlar arasında bir fark yoktur


7- Allah (cc)'ın kanunları hikmetli ve nizamı rahmettir Müminlere düşen vazife O'nun şeriati ile amel etmektir




Ayetlerdeki Teşri'i Hikmetler



İslâm ıslah edici, faziletli ve yüksek bir içtimaî adab, yüksek bir İn*sani örnekler manzumesidir Bütün dinlerin en hayırlı hüküm ve nizamla*rını ihtiva etmektedir


İslâm! terbiye insanları kemale götürdüğü gibi onların doğru bir şe*kilde yaşamaalarını da temin eder Çünkü İslâm, bir fazilet ve edeb nümu-nesidir Bu âyetler insanları evleri teinde edebe davet ettiği gibi ümmete de en güzel ahlakla ardaklanmayı Öğretmektedir


İslâm, çocuklara ve hizmetçilere de İslâmi aile ve toplumun devamı için en güzel ahlakı öğretmeyi emreder Bu ahlak ve terbiye ile toplumu gayri islâmî vasıflarından arındırır İslâmi adabın başlıcalarından biri de bir ev veya odaya girmeden önce izin istemektir Çünkü önceki âyetlerde Allahu taala, «Ey iman edenler, kendi (ev ve) odalarınızdan başka (evlere ve) odalara sahipleriyle alışkanlık peyda etmeden ve selam da vermeden girmeyin» (Nur: 27) buyurmaktadır


Sonra da evlerin İçindeki izin isteme adabı gelir Bu da köle cariye ve çocuklar içindir Bunlar odalara izin istemeden girdikleri takdirde efen*dilerinin veya anne-babalannın avretlerine muttali olabilirler Oysa insan*lar bazı hallerine hiçkimsenin muttali olmasını İstemezler İşte bundan do*layı İslâm, çocuk ve hizmetçi bile olsalar, avretlerin açık olduğu vakitlerde odalara girmek için izin İstemeyi farz kılmıştır Bu üç vakitte henüz buluğa ermemiş gelişkin çocuklar ve hizmetçiler anne-baba, efendi ve hanımefen*dilerinin avretlerini görmemek için izin istemek zorundadırlar


Birçok insan bu islamî edebten yoksun olduğu için, hizmetçilerden ve çocuklardan saklanacak avretleri olmadığını İddia ederler Halbuki ruhiyat*çılar dahi kabul ederler ki, çocukların gördüğü birçok şey ilerideki ha*yatlarında etki yapar Hatta çoğu zaman onların ruhî bunalımlara düş*mesine sebeb otur İşte bu yüksek edebi hiçbir beşerî-nizamda bulamayız İslama şeref olarak edeb, örtünme ve vekar dini olması yeter Zira o, halkın avretine bakmaktan sakınmayı emrettiği gibi üç halvet vaktinde de odalara girmeyi izne bağlamıştır Zira o vakitler, genellikle avret mahal*lerinin açıldığı vakitlerdir


İslâm hizmetçi ve çocukların her giriş çıkışını İzne bağlamamıştır İzin istemeyi yalnız üç halvet vaktine münhasır kılmıştır


İslâm, kadınları, fitne ve fesada sebep olmamak için, ziynetlerini ört*meye çağırmıştır Dışarı çıkarken de bütün vücudlarını örtmelerini emret*miştir Yalnız erkekleri tahrik etmeyen ve fitneye sebep olmayan yaşlı kadınların ziynetlerini açmamak kaydıyla dış elbiselerini çıkarmalarında bir günah olmadığını beyan etmiştir Ancak bu yaşlı kadınların da dış elbiseler giyerek yabancı erkeklere daha haşmetli bir tarzda görünme*leri kendileri için daha hayırlıdır Bu islâmi adaba da daha uygundur Çünkü Allahu teala, »(Bununla beraber bundan da) sakınmaları (ve Örtün*meleri) kendileri İçin daha hayırlıdır» buyurmuştur

Alıntı Yaparak Cevapla