|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tefsir Dersleri...
51 DERS CAHİLİYETTE VE İSLAM'DA EVLAD EDİNMENİN HÜKMÜ 4
Ayetlerin Lafzî Tahlili 4
Ayetlerin İcmali Manaları 4
Âyetlerin Nüzul Sebebleri 5
Âyetlerin Tefsirindeki İncelikler 5
Ayetlerdeki Şer'i Hükümler 6
Birinci Hüküm: Peygamberlerden Günah Sadır Olur Mu? 6
İkinci Hüküm: Zihar Haram Mıdır? 6
Üçüncü Hüküm: Evlad Edinme Caiz Midir? 7
Dördüncü Hüküm: Ayetteki «Hata» Ve «Taammüd» Kelimelerinden Maksat Nedir? 7
Beşinci Hüküm: Birisine Itkardeşlm» Veya «Efendim» Demek Caiz Midir? 8
Ayetlerden Alacağımız Dersler 8
Âyetlerdeki Teşriî Hikmetler 8
52 DERS VERASETİN YALNIZ AKRABALIKLA OLMASI 9
Ayetin Lafzi Tahlili 9
Ayetin İcmali Manası 9
Ayetin Nüzul Sebebi 10
Âyetin Tefsirindeki İncelikler 10
Âyetteki Şer’i Hükümler 10
Birinci Hüküm: İmam Üzerine, Muslüman Fakirlerin Borçlanru Ödemek Vacib Midir? 10
İkinci Hüküm: Resujulloh (Sav)'In Zevceleri Hem Erkek, Hem Kadın Müminlerin Mi Anneleridir, Yoksa Yalnız Erkek Müminlerin Mi? 11
Üçüncü Hüküm: Evlenmede Haramlık Resuluilohın Bütün Zevcelerine Tesbit Edilir Mi? 11
Dördüncü Hüküm: Anne Tarafından Olan Akrabalar (Zevll Erham) Mirasa Olurlar Mt? 11
Ayetten Alınacak Dersler 12
Ayetteki Teşriî Hikmetler 12
53 DERS NİKAHLI BİR KADINI MÜNASEBETTE BULUNMADAN BOŞAMANIN HÜKMÜ 12
Ayetin Lafzı Tahlili 12
Âyetin İcmali Manası 13
Bu Âyetle Önceki Âyetler Arasındaki Münasebet: 13
Ayetin Tefsirindeki İncelikler 13
Âyetteki Şer’i Hükümler 13
Birinci Hüküm: Bir Kadın Nikah Akdinden Önce Boşanabilir Mi? 13
İkinci Hüküm: Evlenen Ciftin Yalnız Kalmaları Tddet Ve Mehil Gerektirir Mi? 14
Üçüncü Hüküm: Tek Talakla Boşanan Bir Kadını Kocası Ricat Ettikten Sonra Onunla Cinsi Münasebette Bulunmadan Tekrar Boşarsa, Kadının İddeti İlk Talaktan İtibaren Mi Sayılır, Yoksa Ricattan Sonraki Talakın Vukuundan İtibaren Mi Sayılır? 15
Dördüncü Hüküm: Boşanan Her Kadına Mal Vermek Vaclb Midir? 15
Âyetten Alınacak Dersler 15
Âyetteki Teşrii Hikmetler 16
54 DERS RESULULLAH (SAVI İN EVLENMESİ İLE İLGİLİ HÜKÜMLER 16
Ayetlerin Lafzi Tahlili 16
Âyetlerin İcmali Manaları 17
Âyetlerin Nüzul Sebebi 17
Âyetlerin Tefsirindeki İncelikler 17
Âyetlerdeki Şer'î Hükümler 18
Birinci Hüküm: «Ücret» Ve «Hibe» Kelimeleriyle Nikah Yapılabilir Mi? 18
İkinci Hüküm : Resulullaha Nikahla Helal Olmak Tçin Hicret Etmek Şart Mıdır? 19
Üçüncü Hüküm: Resulullahın İndinde Kendisini Hibe Eden Kadın Var Mıydı? 19
Dördüncü Hüküm: Zevceleri Arasında Taksimat Yapmak Resulullaha Da Farz Mıydı? 20
Resulullah (Sav)'In Çok Evlenmesinih Hikmetleri 21
1- Talimi Hikmet: 21
2- Teşrii Hikmet: 22
3- İçtimaî Hikmeet: 23
4- Siyasî Hikmet: 23
Müminlerin Temiz Anneleri 24
1- Hz Hatice: 24
2- Hz Sevde: 25
3- Hz Ayşe: 25
4- Hz Hafsa: 26
5- Hz Zeynep (Huzeyme kızı): 26
6- Hz Zeynep (Cahş kızı): 26
7- Hz Ümmü Seleme: 27
8- Hz Ümmü Habibe: 28
9- Hz Cüveyriye ve Hz Safiyye: 28
10- Hz Meymune : 28
Âyetlerdeki Teşriî Hikmetler 28
55 DERS DAVETE İCABETİN ADABI 28
Âyetin Lafzi Tahlili 29
Âyetin İcmali Manası 29
Âyetin Nüzul Sebebi 29
Âyetin Tefsirindeki İncelikler 30
Âyetteki Şer'î Hükümler 30
Birinci Hüküm: Bir Evde Davetsiz Yemek Yeme Caiz Midir? 30
İkinci Hüküm: Düğün Yemeği Yenildikten Sonra Oturmak Haram Mıdır? 31
Üçüncü Hüküm: »Hicab Emri Yalnız Resulullahın Zevcelerin» Mi, Yoksa Bütün Kadınlara Mıdır? 31
Dördüncü Hüküm: Resulullahın Vefatı İle Zevcelerinden Nikah Kalkmış Mıdır? 31
Ayetten Alınacak Dersler 32
Âyetteki Teşriî Hikmetler 32
56 DERS RESULULLAH (SAV)'A SALATU SELAM GETİRMENİN ADABI VE HÜKMÜ 32
Âyetlerin Lafzî Tahlili 32
Ayetlerin İcmali Manaları 33
Ayetlerin Tefsirindeki İncelikler 33
Peygambere Salat Ve Selam Getirmenin Fazileti 34
Âyetlerdeki Şer'i Hükümler 34
Birinci Hüküm: Rasulullah’a Salat Ve Selamın Okunuş Tarzı Nosıt Olmalıdır? 34
İkinci Hüküm: Allah (Cc)'In Ve Meleklerin Resululloh (Sav)'a Salat Okumalarının Manası Nedir? 35
Üçüncü Hüküm: Resuiullaha Salat Ve Selam Getirmek Farz Mıdır, Sünnet Mi? 35
Dördüncü Hüküm: Namazda Resulullaha Salat Getirmek Vacib Midir? 36
Beşinci Hüküm: Peygamberden Başkasına Salat Ve Selam Okunması Caiz Midir? 37
Ayetlerden Alınacak Dersler 37
Ayetlerdeki Teşrii Hikmetler 37
57 DERS İSLÂM'DA KADININ ÖRTÜNMESİ 37
Âyetin Lafzî Tahlili 38
Âyetin İcmali Manası 38
Âyetin Tefsirindeki İncelikler 38
Âyetteki Şer’i Hükümler 39
Birinci Hüküm: Örtünmek Bütün Kadınlara Farz Mıdır? 39
İkinci Hüküm: Örtünmenin Şekil Nedir? 39
Üçüncü Hüküm: Kadına Yüzünü Örtmesi Farz Mıdır? 40
Dördüncü Hüküm: Şer’i Örtünmenin Şartları? 40
Ayetteki Teşriî Hikmetler 41
Kadın Hürriyetine Dair 42
51 DERS CAHİLİYETTE VE İSLAM'DA EVLAD EDİNMENİN HÜKMÜ
1- Ey peygamber, Allah tan kork Kafirler ve münafıklara İtaat etme Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir, yegane hüküm ve hikmet sahibidir
2- Sana Rabbinden ne vahy olunursa ona uy Muhakkak ki Allah ne yaparsanız hakkıyla haberdardır
3- Allah’a güvenip dayan Koruyucu olarak Allah yeter
4- Allah bir adamın içinde iki kalb yaratmadı Kendilerinden «zl-har» yaptığınız karılarınızı o, sizin analarınız (yerinde) tutmadığı gibi) ev-ladlıklartnızı da (öz) oğullarınız (gibi) tanımadı Bu, sizin ağızlannızdaki laftnızdır Allah hakkı söyler ve O, (doğru) yolu gösterir
5- Onları babalarına nisbetle çağırın Bu, Allah indinde daha doğ*rudur Eğer babalarınıfn kim olduğunu) bilmiyorsanız o halde (esasen) dinde kardeşleriniz (olmakla beraber) dostlarınızdır do Hata ettiklerinizde ise üstünüze bir vebal yoktur Fakat kalblerinizin (kasd ve) taammüd et*tiğinde (vebal) vardır Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir
Ayetlerin Lafzî Tahlili
(Ittekıllahe): Allah (cc)'a takva olmakta sebat ve de-
(El kâfirin): Kafirin, kafir kelimesinin çoğuludur
Kafir, Allah (cc)'ın nimetlerini inkâr eden demektir Bazı alimler küfrün dört çeşit olduğunu söylemişlerdir:
1 ) Cehli küfür Allah (cc)'ı tanımamak, kalbi ve diliyle inkar etmek
2 ) İnkarı küfür Bildiği halde inkâr ederek kafir olmak Kalbiyle bildiği halde lisanıyla inkâr etmek İblisin ve kitap ehlinin küfrü böyledir
3 ) İnadı küfür Kalbiyle bildiği, lisanıyla söylediği halde hasedinden dolayı inkâr etmek Ebu Cehil ve benzerlerinin küfrü gibi
4 ) Nifakı küfür Lisanıyla söylediği halde kalbiyle inkâr etmek Söy*lediğine İnanmamak Münafıkların küfrü
(Vekîlen): Vekil, âyetteki manası, kutlarının rızıklarına kefil olan
(Tuzâhlrûne); Muzahere kökünden gelir Bu da zevcesine, «Sen bana anamın sırtı gibisin » diyerek onu kendisine haram kılmadır
(Ediyâeküm): Edlyâ, daly kelimesinin çoğuludur
Daly oğulluk edinme :
(Eksatü): Kist kökünden gelir En adil manasın-
(Mevâliküm): Mevla kelimesinin çoğuludur Mev*la, efendi demektir
(Gafuren): Gafur, günahları affeden, yarlığayıcı
(Rahimen); Rahim, esirgeyici ;
Ayetlerin İcmali Manaları
Allahu taala kerim peygamberine takvayı ve haramlardan Kaçınmayı emrederek kafirlere ve münafıklara itaat etmeyi yasaklamıştır Çünkü'on*lar Allah (ccj'ın, Resul (sav)'ünün ve müminlerin düşmanlarıdır Onlara hiçbir şey emanet edilemez Onlarla herhangi bir işte İstişare de yapıla*maz Onların içi ayrı dışı ayrı, suretleri ayrı, hakikatleri ayrıdır Bu yüzden onlardan kaçınmak, onlara uymamak lazımdır Onlar fasıktırlar, Allah (cc)'-ın taatından çıkmıştırlar
Buradaki hitap peygambere olmakla beraber ümmeti irşad içindir ' Ki, ümmet takva yolunda yürüsün ve Kur'anın hidayetiyle hidayetlensin '
Cahiliyet devrinde dinin yasak ettiği birçok şeyler ihdas ederek bun*ların da din olduğunu İddia ederlerdi İşte Kur'an bunların bu icadlarım iptal etmiş, bütün hurafeleri hak ile ortadan kaldırarak dini sağlam ve selim bir temel üzerine oturtmuştur
Allahu taala Özetle şöyle buyurmaktadır: Ey peygamber, muttaki ol Allah (cc)'a itaat etmeye devam et Münafık ve kafirlerin çağırdığı yola gitme Onlara itaat etme Zira Allah (cc) kullarının kalbini en İyi bilendir Hiçbir şey O'ndan gizli değildir Rabbinden sana vahyolunanb uy Hiçbir müşrikin tehdit ve eziyetinden korkma Çünkü Allah (cc) seninledir Bütün İşlerinde O'na sığın Yegan© koruyucu ve yardımcı O'dur
Allahu taala cahiliye devrinin sapıklık ve ilhadlarını reddetmiştir Bir şahsın içinde iki kalb nasıl olmazsa, insanın zihar yaptığı zevci da anne*si olmaz Evlatlığı da onun öz oğlu ofamaz Çünkü anne insanı doğuran*dır Nitekim Allahu taala, «İçinizden «zihar» yapagelenlerln karıları onlann anaları değildir Anala/ı kendilerini doğuranlardan başkası değildir » (Mücadele: 2) buyurmuştur İnsanın hakiki oğlu da onun sulbünden ge*lendir Bir insanın iki babası olması mümkün değildir Onlar «zihar» yap*tıkları karılarını nasıl anneleri yerine koyar, başkalarının çocuklarını na*sıl kendi oğullan kabul ederler? Cahiliyet dönemine ait bu iddialar yal*nızca yalan ve Allah (cc)'a iftiradır Allah (cc) hakkı söyler ve İnsanları en sağlam yola iletir
Allahu taala evlad edinilmiş kimselerin öz babalarına nisbet edilme*sini emretmektedir En doğru olan da budur Eğer evlad edindiklerinizin babalarını bilmiyorsanız onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır On*larla konuştuğunuzda din kardeşliğini ve dostluğu kasdederek «karde*şim» diye hitab ediniz Şimdiye kadar yaptığınız hatalardan dolayı size bir günah yoktur Yalnız kalblerinizin kasdettiğine günah vardır Allah (cc) gafurdur, rahimdir
Âyetlerin Nüzul Sebebleri
Müfessirler bu âyetlerin nüzulünde birçok sebeb saymışlardır Biz bun*ların en sahih olanlarını beyan edeceğiz
1- Ebu Süfyan bin Harb, İkrime bin Ebu Cehil ve El-Aver es-Sele-mî Hudeybiye anlaşmasından sonra Medine'ye gelerek Abdullah bin Übey bin Selul Muatteb bin Kuşer, Ced bin Kay ile görüştüler Sonra hep bir*likte Resulullah (sav)'a gelerek birtakım tekliflerde bulundular Bunlardan birisi de Resulullah (sav)'ın Lat ve Uzza isimli putlar hakkında konuşma*ması ve onların da şefaatçi olduğunu kabul etmesi idi Resulullah (sav) bu teklifi kerih görerek reddetti Bunun üzerine, «Ey peygamber, Allahtan kork Kafir ve münafıklara itaat etme  » âyeti nazil oldu [1]
2- Kureyşîlerden' Cemil bin Ma'mer el-Fihrî, cok zeki ve her duy*duğunu ezberleyen bir kimse idi Bu yüzden ona, «Bu adamın içinde iki kalb vardır » derlerdi O da, «Evet benim içimde iki kalb vardır Bunların her birisiyle Muhammed'in düşündüğünden daha iyi düşünürüm Onun bildiğinden daha iyi bilirim » derdi Bedir savaşında yenilen müşriklerin arasında olan Cemil, papuclarının biri elinde olduğu halde kaçarken Ebu Süfyan'a rastlar Ebu Süfyan ona ne yaptıklarını sorunca, «Bozguna uğ*radık, yenildik » cevabını verir Ebu Süfyan, «Sana böyle ne oluyor? Pa-puçlarının biri elinde, diğeri ayağında » deyince, «Ben farkında değilim Papuçlarımın ayaklarımda olduğunu sanıyordum » dedi Bugünden sonra Kureyşîler onun iki kalbi olsaydı böyle ahmakça bir yapmayacağını anladılar Bu olaydan hemen sonra da «Allah bir odamın içinde iki kaib ya*ratmadı  » âyeti nazil oldu [2]
3- «Süyûti, Mücahid'den şöyle ricayet etmiştir: Resulullah (sav) Zeyd bin Harise (ra)'yi evlad edinmişti Vahiy gelmeden önce de onu azad etmişti Daha sonra Resulullah (sav) Zeynep binti Cahş (r anhüma)'-la evlenince yahudi ve münafıklar, «Muhammedi görüyor musunuz? Oğu-lun karısıyla evlenmeyi yasakladığı halde kendisi oğlunun karısı İle evle*niyor » dediler Bunun üzerine, «  Evladlıklarınızı da (Öz) oğullarınızı (gibi} tanımadı » âyeti nazil oldu [3]
4- Buhari, Ömer bin Hattab (ra)'tan şöyle rivayet etmiştir: «Zeyd bin Harise (ra)'ye «Onları babalarına nisbetle çağırın » âyeti nazil oluncaya kadar Zeyd bin Muhammed derdik » [4]
Âyetlerin Tefsirindeki İncelikler
Birinci incelik: Allahu taala, peygamberine bazı âyetlerde «Ey resul» diye hitab ettiği gibi burada da «nebi» lafzıyla hitab ediyor Allahu taaia-nın peygamberini «nebi ve resul» sıfatlarıyla çağırması Resulullah (sav)'in makamının yüceliğine ve diğer peygamberlerden üstünlüğüne işaret et*mektedir Bu hitap ayrıca bize Resuîullah (sav)'la nasıl konuşmamız ge*rektiğini de öğretmektedir Biz onun ismini andığımız zaman son derece hürmetli olmamız icabeder Nitekim Allahu taala «Peygamberi, kendi ara*nızda birbirinizi çağırdığınız gibi çağırmayın » (Nur; 63) buyurmuştur
Ebu Hayyan: «Allahu taalanın Kur'andaki «Ey nebi, ey resul» hitab-lan onun faziletini ve büyüklüğünü bildirmektedir Onun dışındaki peygam*berlerin, »Ey Adem, ey Nuh, ey İbrahim  » gibi sadece İsimleri geçerken Resutullah (cav)'ın ismi saraheten verilse bile hemen peşine «resul» vasfı da zikredilmiştir İşte bu gösteriyor ki, o, şüphesiz Allah (cc)'m resulüdür Kur'anın bu üslubu bize de onu konuşurken «resul» vasfıyla anmamızı telkin etmektedir Kur"anda nerede onun ismi kasdedilmişse onun nübüv*vet ve risalet vasıfları geçer Mesela, «Andolsun size kendinizden Öyle bir resul gelmiştir ki siz'm sıkıntıya uğramanız ona çok ağır ve güç gelir » (Tövbe: 128), «Resul dedi ki: «Ey Rabbim, kavmim hakikat şu Kur'anı met*ruk (birşey) edindiler » (Furkan: 30), «O nebi, müminlerin Öz nefislerinden evladır Zevceleri anneleridir » (Ahzab: 6) âyetlerinde görüldüğü gibi Hz
Peygamber Kur'anda ismi ile değil nübüvvet veya risalet vasfıyla zikredil- j mistir Bu da onun diğer nebilerden üstünlüğüne delalet eder»
İkinci incelik: Resulullah (sav)'in her hali takva üzere İken, âyette neden takva ile emredilmiştir? Şüphesiz takvaya devam etmesi İçin «Ey iman edenler  İman edin » (Nisa: 136) âyetindeki emir gibi Bu âyetteki emir de «imanınızı devam ettirin» şeklinde anlaşılmalıdır
Bazı alimlere göre âyetin başındaki hitap herne »kadar Resulullah (sav)'a İse de, aslında muhatab Resulullah (sav)'ın ümmetidir Çünkü İkin*ci âyetin sonundaki «Allah na yaparsanız hakkıyla haberdardır » çoğul ifadesi buna delalet etmektedir
Fahreddin Razi: «Ancak yapılmayan birşeyin yapılması emredilir Hal*buki Resulullah (sav)'ın her hali takva idi Öyleyse neden takva ile em-rolundu? Bu soruya İki şekilde cevap verilebilir:
1- Takva ol (Allahtan kork) emrinden maksat, yeniden takva ol demek değil, takvana devam et demektir
2- Resulullah (sav)'ın ilim ve mertebesi her an yükselmektedir Bu de Resulullah (sav)'ın her an yeni bir takva derecesine ulaşmasını gerek*tirir Âyetteki, «Ey peygamber, Altahtan kork » emrinden maksat, daima terakki et demektir Resulullah (sav)'ın her anı bir önceki andan daha yüksek olduğu için ona yükselmesini devam-ettlrmesl için takva emredil*miştir » [5]
Üçüncü İncelik; «Allah bir adamın İçinde İki kalb yaratmadı » âyeti*nin işaret ettiği inancın, cahlliyet devrindeki diğer inançlardan önce zik*redilmesinin sı* ve hikmeti şudur: Bu âyet bir örnek gibidir Örneklerin daha açık ve vazıh olması lazımdır Bu âyet cahlliyetten üç batıl şeyi ibtal etmektedir Birincisi bir adamın içinde iki kalb olabileceği İtikadıdır Halbuki hakikatta böyle birşey yoktur İkincisi, zihar yapılan kadını anne*leri gibi ebediyyen haram kabul etmeleri Üçüncüsü, evladlıklarını bütün hükümlerde öz evladları gibi kabul etmeleri idi İşte bu üç şeyden haki*katten en uzak olanı bir adamın İki kalbe sahip olabileceği inancıdır Al*lah (cc) bu yüzden önce bunu zikrederek zihar ile evlad edinmeye örnek göstermiştir Sanki âyet, bir kimsenin iki kalbi nasıl olmazsa zihar yapılan kgdın anne, evlad edinilen çocuk da öz evlad olamaz demektedir
Dördüncü incelik: «Bu sizin ağızlarımzdaki lafınızdır » âyeti, tiu zün yalnız onların ağzından çıktığına işaret etmektedir Hakikatte y birşey yoktur
Zemahşerî bu hususta şöyie der; «Malumdur ki söz ancak ağızla söy*lenir Âyetteki «sizin ağızlarımzdaki» ifadesi, bunun hakikatten bir payı olmadığı, ancak onların dilindeki kuru bir iddia ve batıl bir zan olduğunu bildirmektedir Bu sözün doğrulukla hiçbir ilgisi yoktur » [6]
Beşinci İncelik: Âyetteki, «Allah hakkı söyler» ifadesi ile ilgili olarak Fahreddin Razi şöyle der: «Bu âyette İnce bir işaret vardır Akıllı kişi ya makul birşey veya şeriattan konuşur Evlad edinilen çocuk hakiki bir ev*lad olmadığı gibi, şeriatta da böyle birşey varid olmamıştır Cahiiiyet dev*rinde evladlığın karısının babalığına haram olduğu kabul edilirdi Halbuki Allahu taala onu helal kılmıştır Onların bu sözüne itibar edilemez Çünkü onlar hakikatten uzaktırlar Bu sözde hayvanların ağzından çıkan bir ses gibi onların ağzından çıkan anlamsız bir sestir Allahu -taalanın sözü İse hak ve uyulması farz olan sözdür Onların kalbinden geçen sözlerden daha hayırlıdır Onların kainlerinden geçenden daha hayırlı olunca, an*cak ağızlarından çıkan sözden haydi haydi üstün ve daha hayırlıdır » [7]
Altıncı incelik: Araplar zeki ve akıllı kimselerin iki kalbi olduğuna inanırlardı Mekkeliler arasında da Cemil »bin Ma'mer zekast, aklı ve kuv*vetli hafızası jle meşhurdu Bu itibarla otfa iki kalbii adam derlerdi Hatta şairler onu metheden şiirler söylerlerdi İşte bu cahil kişi, «Ben peygam*berden daha zeki ve daha anlayışlıyım » derdi Bedir savaşındaki yenilgi*lerinden sonra kendini kaybederek papucunun biri elinde, diğeri ayağında kaçarken Ebu Süfyan ile karşılaştı Ebu Süfyan, «Sana ne oluyor böyle? Papuçlannın biri elinde, diğeri ayağında » deyince, «Ben farkında değilim Papuçlarımın ayaklanmda olduğunu sanıyordum » cevabını verdi Onun bu durumu, halka, onun bir yalancı olduğunu ve iki kalbi bulunmadığını gösterdi Halk içinde rezil ve rüsvay oldu Bundan dolayı Allahu taala, «Allah bir odamın içinde iki kalb yaratmadı » âyetiyle bu iddia ve İnanışı tamamen İptal etti
|