Yalnız Mesajı Göster

Tefsir Dersleri...

Eski 08-04-2012   #116
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tefsir Dersleri...




53 DERS NİKAHLI BİR KADINI MÜNASEBETTE BULUNMADAN BOŞAMANIN HÜKMÜ



49- Ey iman edenler, mümin kadınları nikahlayıp da sonra, kendi*lerine dokunmadan, onları boşattığınız zaman sizin için üzerlerine saya*cağınız bir İddetyoktur O surette onları faidelendirip kendilerini güzel bir şekilde salıverin




Ayetin Lafzı Tahlili



(Nekahtüm): Nikah, nikah akdine denildiği gibi cinsî münasebete de denir Ayetteki manası, nikah akdidir *


(Temessuhünne): Temessuh, mesh kökünden gelir Buradaki manası fakihlerin icması ile elmadır


(İddetin): iddet, saymak anlamına gelir Boşanan kadın, boşandıktan sonra günlerini sayar Şer'î ıstılahta ise, kadın rahminin boş ve temiz olduğu bilinecek kadar beklemesi icabeden zamana denir Bu za*man da üç aydır


(Femettiuhünne): Mut'ot kökünden gelir Mut'at


İnsanın faydalandığı mal veya elbiseye denir Istılahı manası ise kişinin boşadığı kadına vereceği maldır


(Veserrihûhünne): Tasrih kökünden gelir Bırşeyı salıvermek demektir Buradaki manası İse boşamaktır


(Serâhen cemilen): Serah, boşamak, cemit, güzet demektir




Âyetin İcmali Manası



Allahu taala mümin kullarına icmaien şöyle buyurmaktadır: Ey iman edenler, mümin kadınlarla nikah akdi yaptıktan sonra onlara dokunmadan boşarsanız, o kadınlar üzerine sayacağınız bir iddet yoktur Çünkü siz on*lara dokunmadan boşadınız Soyunuza saygı için evde oturup iddet bek*lemelerine lüzum yoktur Onlara dokunmadığınız için hamilelik ihtimali yoktur


Bu durumda üzerinize vacip olan, onların gönüllerini hoşnut etmek İçin bir miktar mal vermektir Zira boşamanızla onlarda bir vahşet mey*dana gelir Vereceğiniz mal, hem o vahşeti giderir, hem de halk içinde bo*şanmada suçsuz oldukları anlaşılır Onları boşadığımz zaman, onlan, üze*rinizdeki haklarından mahrum etmediğiniz gibi, söz veya fiille ezfyet de etmeyiniz Zira bu sizin imanınızın muktezasıdır, Allah (cc)"a itaatinizin bir nişanesldir


En doğrusunu Allah (cc) bilir




Bu Âyetle Önceki Âyetler Arasındaki Münasebet:



Önceki âyetlerde Resululiah (sav)'ın zevcelerinden bahsedilerek on*lara hayatlarını, Allah (cc)'a ve Resulüne itaatkar, dünyadan uzak, temiz ve kamil bir şekilde sürdürmeleri icabettlği bildirilmiştir Zira onlar diğer kadınlar gibi değildirler AHah tebarek ve taala onların yüksek şereflerini —ki Resululiah (sav)'m zevceleri, müminlerin anneleri olmalarından gel*mektedir— korumalarını emretmektedir


Bu âyette de müminlere, kendilerine dokunmadan boşadıkları zevce*lerinin hükümülerini beyan ederek, bu boşamada müminlerin üzerine farz olanı bildirmektedir İşte bu İşaret ettiklerimiz, bu âyetle önceki âyetler arasındaki bağlantıyı temin etmektedir [23]




Ayetin Tefsirindeki İncelikler



Birinci İncelik: «Mümin kadınları nikahlayıp da» âyeti, mümin bir erkeğin mümine ve temiz bir kadınla evlenmesine işaret eder Zira kadmırt-imanı onu iffetli kılar ve onu ahlaksızlığa düşmekten korur İmanlı bir kadın, kocasının namusunu o yanında iken de, yanında olmadığı zaman da muhafaza eder Allahu taala, «İman eden bir cariye, müşrik bir kadın*dan —bu, sizin hoşunuza gitse de— elbet daho hayırlıdır» (Bakara: 221) buyurmuştur


İkinci İncelik: «Sonra onlan boşadığımz zaman» âyetindekl «sümme» (sonra) kelimesi, talakın uzun bir düşünceden sonra yapılma*sına işaret eder Zira talak, Allah (cc)'tn buğzettiği işlerden birisidir Çün*kü talak, aile hayatını yıkmaktadır Hatta bazı faklhler bu âyetin talaktan kaçınmaya işaret ettiğini söylemektedirler Çünkü talak, ancak aile haya*tının tamamen bozulması halinde mubahtır Buradaki hüküm, ister evlenir evlenmez, ister bir müddet sonra boşasm değişmez


Üçüncü İncelik: «Sizin İçin üzerlerine sayacoğınız bir İddet yoktur»


âyetinde «iddet»in erkeklere isnad edilmesi, İddetin erkeğin hakkı olduğu*na işaret etmektedir Öyleyse kadının «iddet» beklemesi, neslin temizliği ve korunması için vaciptir Çünkü her erkek çocuğunun temiz olmasını ister Ektiği tohumunun başkalarının suyu ile sulanmasını ise hic istemez


Meşhur olan kavle göre «iddet», insan ile Allah (cc) arasında müş*terek bir haktır Çünkü soyların karışmasına ve bozulmasına mani olmak Allah (cc)'ın hakkıdır Bundan dolayı fakihler iddetin birçok hikmet ve sebebi olduğunu söylemişlerdir Kadtn rahminin temizlenmesi ve bunun Allah (cc)'ın bir emri olduğu için beklenmesi bu hikmetlerdendir




Âyetteki Şer’i Hükümler



Birinci Hüküm: Bir Kadın Nikah Akdinden Önce Boşanabilir Mi?



Fakihler, «Mümin kadınları nikahlayıp da sonra kendilerine dokunma-don, cnları boşadığımz zaman» âyetine dayanarak, talakın nikahtan Ön*ce olamayacağında icma etmişlerdir Çünkü Allahu taala âyette evvela «nlkahn sonra «talaksı zikretmiştir Resululiah (sav) da «Nikahtan evvel talak yoktur» buyurmuştur


Yalnız, bir kimsenin, «Ben falanla evlenirsem, o benden boştur» veya «Evleneceğim kadın benden boştur» gibi sözlerle kadının talakını nikaha bağlaması halinde boşamanın vaki olup olmayacağı hususunda ihtilaf ede*rek iki görüşe ayrılmışlardır


İmam Şafii (ra) ile İmam Hanbel (ra)'e göre bir kimse evleneceği bir kadının veya evleneceği herhangi bir kadının talakını nikaha bağlaması ve sonra da o kadınla evlenmesi halinde o kadın boşanmış sayılamaz Bu görüş İbni Abbas (ra)'tan da rivayet edilmiştir


İmam Ebu Hanife (ra) ile İmam Malik (ra)'e göre İse evlenilmeden önce talak bir kadının nikahına bağlanırsa —mesela, «Ben Hind İle ev*lenirsem, o benden boştur» denilirse— o kadınla evlenildiği takdirde ka*dın hemen boş olur Bu görüş de İbni Mes'ud'dan rivayet edilmiştir


Şafii ve Hanbelilerin delilleri:


1- Nasıl yabancı bir kadına, «Sen benden boşsun» demekle talak vaki olmazsa, evlenilecek bir kadına, evlenmeden önce, «Seninle evlenir*sem benden boşsun» denilmesiyle de talak vaki olmaz Zira talak İçin nikah mülkiyeti lazımdır Böyle bir halde ise nikah mülkiyeti yoktur


2- Resulullah (sav), «İnsan malik olmadığı birşeyi nezredemez Ma*lik olmadığı bir köleyi azad edemediği gibi, malik olmadığı bir kadını da boşayamaz» buyurmuştur [24]


Sahabe ve tabiinin cumhuru da bu görüşte İdiler Hatta imam Buharı «Nikahtan evvel talak yoktur» bahsinde sahabi ve tabiinden 24 kişinin adını saymıştır Bu görüş İbni Abbas (ra)'tan da rivayet edilmiştir İbni Abbas (rp)'a, «Bir adam evlenmeden önce evleneceği kadının talakını ni*kah akdine bağlasa kadın boş olur mu?» diye sorulunca, «Boş olmaz» cevabını vermiştir


İbni Abbas (ra)'a, «İbni Mes'ud (ra) bu hususta sana muhalefet ederek böyle bir talakın vukuuna hükmediyor» denilince de, aAllah (cc) Ebu Ab-durrahman (ra)'ı affetsin Eğer onun dediği gibi olsaydı, Allahu laalanın «Ey iman edenler, mümin kadınları -boşayıp da sonra nikahladığınız za*man» demesi gerekirdi Halbuki Allahu taala öyle değil, «Ey iman eden*ler, mümin kadınları nikahlayıp da sonra boşadığınız zaman» demek*tedir» demiştir


Hanefi ve Maliküerin delilleri:


Hanefi ve Malikilere göre talakta hem nikah mülkiyetine, hem de talakın nikah mülkiyetine izafe edilmesine itimad edilir Şu var ki, talak nikah mülkiyetine izafe edildiği zaman, mülkiyet tahakkuk edinceye, kadar askıda kalır Mesela bir kimse bir kadına, «Eğer seninle evlenirsem boş*sun,» dese, adamın talakı nikah akdine bağlaması sahihtir Fakat talak o an vaki olmaz Talak, ancak o kadınla evlendikten sonra vaki olur


Talakın nikaha bağlanması, bir adamın karısına, «Eğer şu eve gider*sen benden boşsun» demesi gibidir/Burada da talak, ancak kadının o eve gitmesi ile vaki olur O eve gitmediği takdirde talak vaki olmaz Öyleyse bu meselede de taîak adamın kadınla evlenmesinden sonra vaki olur


Hanefi ve Maliki alimleri, Şafii ve Hanbelilerin yaptığı kıyas hakkında şöyle derler: Yabancı bir kadına «Sen benden boşsun» denilmesi ile, ev*lenilecek bir kadına evlenilmeden önce, «Eğer seninle evlenirsem boşsun» denilmesi arasında açık bir fark vardır Çünkü bir adamın yabancı bir kadına, «Sen benden boşsun» demesi lağv bir kelamdır Bu nikahına ma*lik olmadığı bir kadını boşamaktır ki, talak vaki olmaz Ama kişinin bir kadına, «Eğer seninle evlenirsem boşsun» demesi, talakı evlenme akdine bağlaması demektir Kİ, evlendiği takdirde talak vaki olur Bu ikisinin ara*sında açık bir fark vardır


Bu görüşle de alimlerden büyük bir topluluk hükmetmiştir Bunlardan biri de İbni Mes'ud (ra)'dur Delili en kuvvetli olan ve en ihtiyatlı olan gö*rüş de onun görüşüdür Bu hususa İbnü'l-Arabi ve Cessas da dikkat çek*mişlerdir


Özet olarak, nikahtan sonra talak, bütün fakihlerin ittifakıyla vaki olur Yine bütün fakihler taalluksuz bir kadına «Sen benden boşsun» de*mekle talak vaki olmayacağında ittifak etmişlerdir


Hanefiler ve Malikiler nikah akdine bağlanılan talakın nikahla beraber vaki olacağına hükmetmişlerdir Şafii ve Hanbelllere göre İse böyle bir talak vaki olmaz


«Herkesin (her kavim ve milletin) yüzünü kendine döndürücü olduğu bir yönet! vardır» (Bakara: 148)




İkinci Hüküm: Evlenen Ciftin Yalnız Kalmaları Tddet Ve Mehil Gerektirir Mi?



Âyetteki, «Mümin kadınları nikahlayıp da sonra, kendilerine dokunma*dan» ifadesinin —ki burada «dokunmak», cimadan kinayedir— zahirine göre çiftin bir arada kalmaları, münasebetin icabettirdiği iddet ve mehri gerektirmez İmam Şafii'nin görüşü budur Delili ise, Allahu taalanın kadı*nın cinsi münasebetten evvel boşanması halinde iddet olmadığını bildirmiş olmasıdır Halvet, bir arada kalma cima demek olmadığına göre, iddet ve mehir gerekmez


Cumhur ise, halvet halinin de münasebet gibi, mehrin tamamını ve iddeti İcabettirdiği görüşündedir Delilleri de şunlardır


1- Dare Kutni Sevban'dan rivayet etmiştir: «Resulullah (sav), «Her kim kadının başörtüsünü açıp bakarsa, ister münasebette bulunsun İster bulunmasın onun mehrini vermesi icabeder» buyurmuştur


2- Rivayet edildiğine göre Hz Ömer, «Bir kimse nikahlandığı ka*dınla perde asarak halvet olur ve onun avretini görürse, o kadına iddet beklemek farz olduğu gibi kocasına mirasçı da olur Kocası onun meh*rini de tam olarak vermelidir» demiştir


3- Zurore bin Ebi Evfa'dan şöyle rivayet edilmiştir: «Raşid halife*ler, nikahlandığı kadınla halvet olan bir adamın, o kadınla ister münase*bette bulunsun, İster bulunmasın, mehrini tam olarak vermesine ve ka*dının iddet beklemesinin farz olduğuna hükmetmişlerdir»


Görüldüğü gibi cumhurun delilleri daha kuvvetlidir Çünkü bir adamın karısıyla bir sene aynı yatakta yattığı halde münasebette bulunmaması mümkündür Öyleyse icabeden o adamın kadının mehrini tam olarak ver*mesi ve kadının da iddetinl beklemesidir Çünkü uzun zaman bir arada bulunmuşlardır Aralarında çıkacak ihtilafı da ancak bu hüküm hallede*bilir


Ancak, halvetle iddetin vacip olduğunu söyleyenler arasında ihtilaf vardır Kimisine göre kadının İddet beklemesi diyaneten değil, hükmen farzdır Zira kadı zahirle hükmeder Kimilerine göre de kadının iddet bek*lemesi hem diyaneten, hem de hükmen farzdır Sahih olan görüş ikinci görüştür




Üçüncü Hüküm: Tek Talakla Boşanan Bir Kadını Kocası Ricat Ettikten Sonra Onunla Cinsi Münasebette Bulunmadan Tekrar Boşarsa, Kadının İd*deti İlk Talaktan İtibaren Mi Sayılır, Yoksa Ricattan Sonraki Talakın Vukuun*dan İtibaren Mi Sayılır?



İmam Şafii (ra)'ye göre kadının iddeti birinci talaktan itibaren sayılır Yeniden iddet sayma yo lüzum yoktur


İmam Ebu Hanife (ra) ve İmam Malik {ro)'e göre ise kadının İddeti, kocanın ricattan sonra yaptığı ikinci talaktan itibaren sayılır


İmam Şafii'nin delili:


Boşanan kadının iddeti, birinci talaktan itibaren sayılır İddetin, ricat*tan sonra yapılan ikinci talaktan itibaren sayılmasına lüzum yoktur Zira ikinci talakına iddet yoktur Çünkü talak ricattan sonra, münasebette bu*lunulmadan yapılmıştır İkinci talakın birinci talak İte icabeden İddeti iptal etmesi uygun değildir Çünkü adamın birinci talakı münasebetten sonra yapılmıştır Bu sebeble şariin İddet hükmüne uyulması vaciptir Zira o adanvn karısına yaklaşmadan yaptığı talak, ricat etmeden iddeti İçerisin*de yapttğı talak hükmündedir Öyleyse, bir adam karısının her temizleni*şinde bir talak vermiş olsa, üçüncü talakı verişinde kadın ondan tama*men bos olur İddet yenilenmez


Hanefi ve Malikilerin delilleri:


Kadının ikinci talakından sonra yeniden iddet beklemesi gerekmek*tedir Zira ikinci talak ile ricat arasında herne kadar halvet ve temos yok*sa da o talak münasebetten önce yapılmış bir talak sayılamaz O kadın ile daha önce münasebette bulunulmuştur Bundan ötürü o kadtn müna*sebette bulunulmuş bir kadın hükmündedir


Kurtubi, İmam Malik (ra)'ten naklen şöyle der: «Bu kadın yeniden Id-det beklemek zorundadır Htm erbabının ekserisinin görüşü de budur Bu kadm nafakada, ev ve gîyîm hususlarında münasebette bulunulmuş ka*dınlar hükmündedir Basra, Küfe, Mekke; Medine ve Şam fakihlerinin cum*huru bu görüştedir»




Dördüncü Hüküm: Boşanan Her Kadına Mal Vermek Vaclb Midir?



«Onları foidelendirirt» âyetinin zahiri, temastan önce boşanan Kadın*lara ister nikah akdinde onlara bir mehir tayin edilsin, ister edilmesin, bir miktar mal verilmesini icabettirir «Boşanan kadınların fa meşru su*rette faldelenmelerl haklarıdır ki bu, Allahtan korkanlar için bfr vazife*dir» (Bakara: 241) âyeti de bu görüşü kuvvetlendirmektedir Öyleyse ayet, boşanan her kadına bir miktar ma! verilmesini gerektirmektedir


Fakihler, boşanan her kadına birmlktar mal verilmesi hususunda ihti*laf etmişlerdir


1- Verilecek mal, boşanan her kadın için, ona nikah akdinde ister mshlr tayin edilsin, ister edilmesin, farzdır Çünkü âyetin zahiri bunu amirdir Bu, Hasan-ı Basri'rrin görüşüdür


2- Kendisiyle münasebette bulunulmadan boşanan kadına —ki ona nikah akdinde de bir mehir tayin edilmemiştir— bir miktar mal veril*mesi vaciptir 8u da Hanefi ve Şafjilerin görüşüdür İbnİ Abbas (ra) da bu görüşle hükmetmiştir Fakat bu kadına nikah akdinde bir mehir tayin edilmiş ise, mal verilmesi vacib değil, müstahabtır


3- Bütün boşanan kadınlara talaktan sonra bir mlktor mal veril*mesi müstahabtır Boşanan hiçbir kadına talaktan sonra mehrinden baş*ka bir mal vermek vacib değildir Malikilerin görüşü de budur


Bize göre Hanefi ve Şafiilerin görüşü daha tercihlidir Çünkü Ibni Abbas'ın görüşü de budur




Âyetten Alınacak Dersler



1- Evlenecek bir müslüman iffetli ve temiz bir mümin kadın seç*mek zorundadır


2- Talak aile hayatını yıkar Bu sebeble kadın, ancak şerlatin za*ruri saydığı hallerde boşanır


3- Münasebette bulunulmadan boşanan kadına Iddet beklemek, ki*tap ve icma ile farz değildir


4- Kocanın boşadığı karısını hoşnut etmek için bir miktar mal ver*mesi lazımdır


5- Erkeğin boşayacağı karısına eziyet etmesi haramdır Kocanın ka*rısını en güzel surette, salıvermesi lazımdır




Âyetteki Teşrii Hikmetler



Allahu teala evliliği insan soyunun bekası için meşru kılmıştır Evlilik temellerini ve aile hayatını en mukaddes bağlarla kuvvetlendirmiştir Kan-koca'arasındaki hayatı konuşma, yardımlaşma, sevgi ve muhabbet temel*leri üzerine kurmuştur «Size nefislerinizden, kendilerine ısınmanız İçin zevceler yaratmış olması, oranızda bir sevgi ve esirgeme yapması da O'nun âyetlerindendir Şüphe yok ki, bunda fikrini iyi imal edecek bir kavim için elbette ibretler vardır» (Rum: 21)


İslâm, kadını boşamayı ancak istisnai ve zaruri hallerde mubah kıl*mıştır Çünkü insan karşılaştığı müşküllerden talakla kurtulabilir ve mah*rum olduğu saadete ulaşabilir Buna rağmen talak, Allah (cc) katında he*lallerin en çirkinidir Çünkü talak ile evler yıkılır, aileler zayolur, çocuklar bedbaht olur Yalnız zaruret hallerinde talaktan başka çare bulunamaz Bu durumda bile boşama sebeblerlnin çok açık olması gerekmektedir E-ğer geçimsizlikten kurtulmak için başka çare kalmamışsa talak o zaman yapılmalıdır


İslâm bu geçimsizliğe ve sebeb olduğu 'kötülüğe son vermek İçin ta*lakı mubah kılmıştır Ailesini boşayacak kimse uzun uzun düşünmeli, ge*leceği hesab etmelive kararını Öyle vermelidir Zira taiak ancak huzur ve saadet 'için yapılır Geçimin acılığı, hayatın zorluğu talakla giderilir


Talak emin bir yolla yapılmazsa aile emniyet ve istikrardan mahrum kalır Çünkü talak iki ağızlı bir kılıca benzer İnson talakla yo zorluklan, kötülükleri defeder veya zorluk ve kötülüklere düşer


Bir erkek, nlkohlandığı bir kadını, münasebette bulunmadan basarsa, onun yeniden evlenmesine mani olmaya hakkı yoktur Zira o kadın için iddet yoktur İddet, kadın rahminin temizliğinden emin olmak, soyların birbirine karışmasını önlemek için farz kılınmıştır Talak eğer cinsî temas*tan önce olursa, o zaman ne iddet vardır, ne de kadının evlenmesine ma*ni olunabilir Kocasının onu iyilikle Salıvermesi lazımdır Koca iki kötülüğü bir araya toplamamalıdır Bunlardan birisi, karısından hiçbir şey görme*den boşaması, ikincisi, kadının evlenmesine mani olmaktır Bunun için Allahu taala, «O surette onları faidelendirip kendilerini güzel şekilde salı*verin» buyurmuştur Allahu taala kadının şerefini bu şekil de koruduğu gibi erkeğin ona kötülük ve düşmanlık etmesine de mani olmaktadır


Allahu taala herkesin hakkını layıkıyla korur Ne kadına zulmeder, ne de erkeklerin hukukuna tecavüz ettirir Allah (cc), erkeklere de, kadınlara da hayat sahasını geniş yaratmıştır

Alıntı Yaparak Cevapla