Yalnız Mesajı Göster

Tefsir Dersleri...

Eski 08-04-2012   #127
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tefsir Dersleri...




58 DERS HEYKEL, RESİM VE FOTOĞRAFLA İLGİLİ HÜKÜMLER 2


Ayetlerin Lafzı Tahlili 2


Ayetlerin İcmali Manaları: 2


Bu Ayetferin, Önceki Ayetlerle Münasebeti 2


Ayetlerin Tefsirindeki İncelikler 3


Ayetlerdeki Şer'ı Hükümler 4


Birinci Hüküm: Süleyman Aleyhlssetamın Şeriatında Heykel Yapmak Mubah Mıydt? 4


İkinci Hüküm: İslâm Şeriatında Heykel Ve Suretlerin Hükmü Nedir? 4


Resim Ve Heykelin Haramlık İlleti 5


Suretlerin Çeşitleri 6


Resim Ve Heykellerden Hangileri Haramdır? 6


Mubah Olan Resim Ve Heykeller 7


Alimlerin Resim Hakkındaki Görüşleri 7


Fotoğrafın Hükmü Nedir? 8


Suretlerin Haramlığı Hakkında Varid Olan Şüpheler 8


Âyetlerden Alınacak Dersler 10


Âyetlerdeki Teşri'î Hikmetler 10



58 DERS HEYKEL, RESİM VE FOTOĞRAFLA İLGİLİ HÜKÜMLER



10 — Andolsım ki biz Davuda bizden bir İmtiyaz verdik «Ey dağlar, onunla birlikte teşbih edin» (dedik), kuşlara da (bunu emrettik) Ona de*miri de (mum gibi) yumuşattık


11 — «(Bütün bedeni örtecek) uzun zırhlar yap, (onları) dokumada İntizamı gözet» diye (buyurduk) «(Ey Davud hanedanı) îyi amel (ve hare-ketferjde bulunun Çünkü hakikat ben, ne yaparsanız tastamam görenim»


12 — Süleymana da rüzgarı (musohhor kıldık) ki sabahı bir ay(lık yol), akşamı bir oy(lık yol)du Erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık, ö-nünde, Robbinln izniyle iş gören bazı cinler de vardı İçlerinden kim bizim emrimizden ayrılıp saparsa ona çılgın azobtan tattınrdık


13 — O kol'alardan, heykellerden, büyük havuzlar gibi çanaklardan, sabit sabit kazanlardan ne dilerse kendisine yaparlardı Ey Davud hane*danı, siz (Allaha) şükür İçin çalışın Kullarımdan (hakkıyla) şükreden ar*dır


14 — Sonra biz ona ölüm hükmünü infaz edince (dayandığı) asasını yemekte olan ağaç kurdundan başka blrşey bunun ölümünü onlara gös*termedi Bu suretle yere kapanıp yıkıldığı zaman besbelli oldu ki eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı öyle horlayıcı bir ozab İçinde kalıp durmazlar*dı




Ayetlerin Lafzı Tahlili



(Fadlen): PadI, büyük bir İmtiyaz demektir Bundan maksat peygamberlik ve Zebur'dur


(Evvibîmeahü): Onunla teşbih ©din


(Sabigâtin): Sabig, çok geniş, herhangi birşeyl Örtükten sonra artan anlamına gelfr Buradaki anlamı geniş zırhtır


(Ve kaddir flsserdi): Serd, zırhı dokumak, kaddlr, takdir etmek


(Ayn el kıtr): Kıtr'dan maksat bakırdır Yani bakın su gibi eritmek demektir


(Yezig): Dönmek demektir


(Mehâribe): Büyük köşkler, yüksek kaleler


(Ve temasîle): Temasil, timsal'in çoğuludur Timsal, suret, yani bir canlının taş bakır, alçı vbden aynısının yapılması Heykel, kabartma


(Ve cffanin): Clfan, cifn'in çoğuludur Büyük çanaklar demektir


(Kelcevabl): Cevob, cabiye'nin çoğuludur Cabiye, büyük havuz demektir


(Râslyât): Sabit şeyler


(Dâbbetül ard): Ağaç kurdu


(Minsatehu): Burada asa demektir (Harre): Yere yüzüstü düşmek




Ayetlerin İcmali Manaları:



Allahu taala kulu ve elçisi olan Davud aleyhisseiama vermiş olduğu büyük imtiyaz ve mevkiiden haber vermektedir Allahu toalo ona peygam*berlikle birlikte hükümdarlık, sayı ve teçhizat bakımından büyük ordular vermiştir Ona öyle kuvvetli bir ses vermişti ki, o teşbih ettiği zoman büyük dağlar da onunla birlikte teşbih ederlerdi Zebur'u okuduğu zaman da uçan kuşlar durur, onunla teşbih ederlerdi Allahu toafa ona demiri öyle yumuşatmış 11 ki, onu sanki bir hamurmuş gibi istediği şekle sokar ve bü*yük zırhlar örerdi Savaşlarda kendilerini bu zırhlarla korurlardı Nitekim Allahu taala, «Bte ono sizin İçin, sizin muharebenizin şiddetinden korunmak için giyecek (zırh) sanatını öğrettik Şimdi siz (bundan dolayı) şükredenler misiniz?» (Enbiya: 80) buyurmuştur


Allahu taala, Davud aleyhisseiama nasıl eşsiz nimetler vermişse o-nun oğlu Süleyman aleyhisseiama da rüzgarı ve cinleri musahhar kıldı, kuşların dilini öğretti, ona bakın öyle sıvılaştırdı -ki, bokır Allah (cc)'ın kudretiyle sel gibi akıyordu Rüzgar vasıtasıyla gfdiş dönüşü iki ay süren şehirlere bir günde gidip geliyordu Ona cinleri öyle ram etmişti ki, onun emir ve iradesiyle insanların yapamayacağı yüksek saraylar, acalb hey*keller ve havuz büyüklüğünde sabit çanaklar yapıyorlardı Allahu taala bu nimetler karşısında ona kendisine şükretmesini emretmiştir


Allahu taala Süleyman aleyhisselamın Ölüm keyfiyetinden haber ve*rerek cinlerin gaibten haberdar olmadıklarını bildirmektedir Çünkü cinler kör edilerek onun ölümünü görmeleri engellendi Cinler de çalıştıkları çe*tin İşe devam ettiler Süleyman aleyhlsseiam, asasına dayalı olarak bir sene ayakta kaldt Bir ağaç kurdu dayandığı asayı içten kemirerek oyduğu, asa kırılıp yere düştüğü zaman cinler onun öldüğünü anladılar Şayet cin*ler gaybı buseydiler Süleyman aleyhfâselamın koşmuş olduğu çetin İşler*de bir sene çalışmazlardı




Bu Ayetferin, Önceki Ayetlerle Münasebeti



Davud aleyhisselam ile oğlu Süleyman aleyhisselamın kıssaları İle ön*ceki âyetler arasındaki bağlantı şudur: Kafirler ölümden sonra dirilmeyi, hesap vermeyi muhal görüyorlardı Allahu taala İnkârı mümkün olmayan, adet dışı harikaların vukuunu haber vererek bunun mümkün olduğunu gös*termektedir Bu harikalar, dağların ve kuşların Davud aleyhisselam He be*raber teşbih etmesi, çok sert bir maden olan demirin hamur gibi yumuşa*tılması, Süleyman aleyhisselama rüzgarın ram edilerek bir binek haline getirilmesi, bakırın su gibi akıtılması, beşerin gücünü aşan şeylerin cin*lere yaptırılmasıdır Sayılan şeylerin hepsi Allah (cc)'ın kudretinin eser*leridir O zaman hiç şüphe yoktur ıkf, Aİlah (cc) herşeye kadirdir Hiçbir beşerin yapamayacağı bu harikaların adıgeçen peygamberler Vasıtasıy*la gözler Önüne serilmesi, Allah (cc)'ın kudretinin sonsuzluğunu göster*mektedir Bu sonsuz kudretin sahibi el betteki ölümden sonra insanları di*riltmeye, hesaba çekmeye de kadirdir




Ayetlerin Tefsirindeki İncelikler



Birinci incelik: Allahu taala, peygamberi Davud aleyh Issela ma diğer peygamberlerine vermediği bazı hususiyetler vermiştir Mesela; dağlan ve kuşları ona musahhar kılarak onunla beraber teşbih ettirmiştir Demiri hamur gibi yumuşatmış, ona nübüvvet ve hükümdarlığı îjjrttkte vermiştir Ondan sonra da oğlu olan Süleyman aleyhisselama ylrie peygamberlik ve hükümdarlık vermiştir İşte bunlar Allahu taalanın al-i Davud'a verdiği im*tiyazlardır*


İbni Abbas (ra)'tan şöyle nakledilir: «Davud aleyhisselam teşbih edin*ce kuşlar da onunla birlikte teşbih ediyorlardı O Zebur'u okuyunca da bütün canlılar onun okuyuşunu dinliyordu O ağlayınca da bütün canlılar onunla birlikte ağlıyorlardı»


Vehb bin Münebbih de şöyle den «Davud aleyhisselam, dağlara, «teş*bih edin», kuşlara da «bana icabet edin» derdi Sonra da o güzel ve kuv*vetli sesiyle Zebur'u okumaya başlardı Halk, bundan daha güzel bir man*zara görmemiş ve işitmemlştii


İkinci incelik: Âyetteki «fadlen» kelimesinin neklre olarak zikredil*mesi, onun diğer peygamberler arasında sayılan hususiyetlerle İmtiyazlı kılındığını göstermektedir Âyetteki «minna» (bizden) ifadesi de bu imti*yazların peygamberi Davud aleyhisselamı şereflendirmek için bizzat Allah (cc) tarafından verildiğini göstermektedir Nitekim Allahu taala, ismi sa*rih olarak zikredilmeyen salîh bir kulu hakkında da «Derken kullarımızdan (öyle) Ur kut buldular ki biz ona tarafımızdan bir rahmet vermiş, kendfsi-n« nezdlmizdert (has) bir İlim öğretmiştik» (Kehf: 65) buyurmuştur


Üçüncü İncelik: Kur'an-ı kerimde Süleyman aleyhisselamın ismi on-altı yerde zikredilmiştir Bu kadar çok zikredilmesi onun 'kıssasını tamam*lamak için değil, Allah (cc)'ın ona vermiş olduğu nimetleri saymak İçin*dir Bu nimetler içinde zeka ve hüküm verme hususundaki basiret de var*dır Bunu Allahu taala, «Dovud ve Süleymanı do (hatırla) Hani onlar ekin (yahut bağ meselesi) hakkında hüküm veriyorlardı Hani kavmin davan fgecsleytn çobansiz olarak ekinin yahut bağın) İçinde yayılmış (zarar yap-mis)tı Onlann (verdikleri) hükmün biz şahidlerl İdik Bb onu(n fetvatınt) hemen Süleymana anlatmıştık (Zaten) biz, her birine hüküm [1] ire İlim vermiştik» (Enbiya: 78-79) âyetlerinde İfade buyurmaktadır Bu nimetler*den biri de, Allahu taalanın Süleyman aleyhisselama kuş dilini öğretme-sidir Bu husus da «Süleyman Davud'a mirasçı oldu Dedi kh «Ey insanlar, bize kuşların dil) öğretildi Size herseyden (bshre) verildi Şüphftsiî ki bu, apaçık bir üstünlüğün ta kendisidir» (Nemi: 16) âyetinde beyan buyurulmuştur Süleyman aleyhisselama verilen nimetlerden biri de mevzumuz âyetin mealinde verildiği gibi rüzgarın ona musahhar kılınarak İki aylık yola bir günde askeriyle birlikte gidip gelmesidir Bir başka nimet de, o-nun zamanında bakırın erimiş su halinde akmastdır


Demirin Davud aleyhisselama yumuşatılması, bakırın Süleyman aleyhissetama su gibi akıtılması ve bu hadiselerin Kur'an-ı kerimde geçişi en sert madenlerin bile eritebileceğine işaret eder Süleyman aleyhissefama verilen bir başka nimet de fâhu taalomn cinleri ona musahhar kılarak onlara beşerin yapamayacağı işleri yaptırmasıdır Bu husus mevzumuz âyetten başka, «Şeytanları (onlardan) her bina ustasını, her dalgıcı, (yine onlardan) bukağılarla bağlanmış olan diğerlerini de (emrine ram ettik)» (Sad: 37-38) âyetlerinde de ifade edilmiştir Allahu taala ona verdiği nimeti ve mevkiyi ondan sonra kimseye vermemiştir Bu yü2den Süleyman aley-hisselam «Dedi ki: «Ey Rabblm bent yarlığa Bana öyle bir mülk (ve sal*tanat) ver ki o, benden başka hiçbir kimseye layık olmasın» duasında bu*lunmuştur işte yukarıda sayılanların hepsi, Allahu taalanın al-l Davuda hasseten vermiş olduğu İmtiyazlardır


Dördüncü İncelik: Allame Ebussuud, «Ey dağlar, onunla birlikte tes-blh edin (dedik), kuşlara do (bunu emrettik)» âyetinin tefsirinde şöyle der: «Allahu taala dağlan ve kuşları akıllı, Allah (cc)'ın emrine muti ve hükmü*nü kabul eden muhatablar yerine koymuştur Bu, canlı ve cansız bütün varlıkların Atlah (cc)'t zikrettiğini, Allah (cc)'ın emir ve iradelerini aynen yerine getirdiğini göstermektedir» [2]


Beşinci incelik: «Önünde Rabbİntn İzniyle iş gören bazı cinler d» vardı» âyetindedir Cinlerle karışmakta insanlar için zararlar gardır Zira Altahu taala, «Ve de ki: «Rabblm şeytanların dürtüştürmelerinden (ves*veselerinden) sana sığınırım Rabbim onların huzurumda bulunmalarından


sona sığınırım» (Mümİnun: 97-98) buyurmuştur Bu âyet açıkça gösteri*yor kf, cinlerle birarada bulunmakta insanlar İçin zarar vardır Öyleyse nasıl olurda bunlar Süleyman aleyhisselama musahhar kılınabillr, denile*bilir Bu karışma ve musahhar kılınma Allah (cc)'ın emri ve izni iledir Âyetteki «Rabbinln İzniyle» ifadesi bunu bildirmektedir Böyle olunca on*lardan bir kötülük gelmez Ayrıca onlarla biraraya gelmekte Süleyman aleyhisselam için maslahat vardır Âyetteki «Rab» kelimesi cinlerin Allah (cc) tarafından terbiye edildiğini bildirmektedir Süleyman aleyhisselam ve kavmi de Allah (cc) tarafından korunmaktadır Bu yüzden cinlerin Hz Süleyman'a ve kavmine bir zarar vermesi mümkün değildir


Altıncı İncelik: «İçlerinden kim bizim emrimizden ayrılıp saparsa ona çılgın azabtan tattinrdikit âyetinde Süleyman aleyhisselama musahhar kılınan cinlerin müslüman olmadıklarına işaret edilmektedir Onlar kafir olan cinlerdendir Zira Süleyman aleyhisselam müminlere ne bir azab ve*rir, ne de azab tattırırdt Çünkü her resul kendisine uyanlar için son derece şefkatli ve merhametlidir Bu âyette de işaret edildiği gibi, «öyle norlayıcı bîr azab içinde katıp durmazlardı» âyeti de bu manaya delalet etmektedir Müminler peygamberlerin 'kendi zamanlarında horlayıcı bir azab içinde olmazlar [3]


Yedinci incelik: «Kullarımdan (hakkıyla) şükreden azdır» âyetinde*dir Kamil bir şükür kalb, dil ve diğer azalarla yapılır Bu da mümkün de*ğildir Çünkü şükre muvaffak olmak yine Allah (cc)'ın bir nimetidir Bu da 'aşka bir şükrü gerektirir Bu, böyle sonsuza kadar sürüp gider Bunun İçindir ki Allah (cc)'a hakkıyla şükreden kimse, Allah (cc)'a hakkıyla şük-redemeyeceğini bilen kimsedir Allah (cc)'ın nimetlerine karşı layık olan şükrü yerine getirmek mümkün değildir Buna hiçkimse güc yetlremez Bu*nunla birlikte nimetlere karşı gücü yettiğince şükredenler de azdır Bu*na karşılık Allah {cc)'ın nimetlerine karşı küfran-t nimet olanlar sayılama*yacak kadar çoktur




Ayetlerdeki Şer'ı Hükümler



Birinci Hüküm: Süleyman Aleyhlssetamın Şeriatında Heykel Yapmak Mubah Mıydt?



«O karalardan, heykellerden, büyük havuzlar gibi çanaklardan, soblt sabit kazanlardan ne dilerse kendisine yaparlardı» âyetinin zahiri, Süley*man aleyhisselamın şeriatında helkelln mubah olduğuna ve heykel yap*manın helal olduğuna delalet eder Allahu taalanın Kur'anda saydığı Sü*leyman aleyhisselama verilen imtiyazlar —ki cinleri ona musahhar kıl*ması, cinlerin ona karalardan, heykellerden, büyük çanaklardan, sabit ka*zanlardan ne dilerse yapması— heykellerin yapılmasına sarahaten dela*let eder, bunların yapılması hususunda Allahu taalanm İzni olduğunu gös*terir Bu âyeti kerimenin ihtiva ettiği hükümler hususunda alimlerin görüş*lerini aşağıya alıyoruz:


1- Kur'an-t Kerimin İşaret ettiği heykeller Süleyman aleyhisselamm şeriatında mubah İse de bu hüküm İsf6m şeriatmda neshedilmiştir Bilinen bir hakikattir ki bizden evvelki şeriatların şeriatımız tarafından neshedil-meyen hükümleri bizim için de geçerlidir Fakat heykellerin yapılması hu*susunda neshedicl ve haram kılıcı âyetler mevcuttur


2- Süleyman aleyhisselom zamanındaki heykeller hayvan, kuş ve insan gibi canlıların* heykelleri değildir Tabiat manzaralarının, bir orma*nın, bir ağacın kabartma siydi Şöyle olunca da Süleyman ateyhlsselamm şeriatı bizim şeriatımıza muvafrk olmaktadır Allah İzin verirse bu hususu İleride açıklayacağız




İkinci Hüküm: İslâm Şeriatında Heykel Ve Suretlerin Hükmü Nedir?



Kur'an-ı kerim, heykel ve suretleri ölüm işareti sayarak onlara ibadet edenleri, «O zaman o, babasına ve kavmine: «Sizin tapmakta olduğunuz bu heykeller nedir?» demişti Onlar: «Bfa atalarımızı bunların tapıcılan ö-tarak bulduk» dediler (İbrahim) dedi: «Andolsun siz de atalarınız da apa*çık bir sapıklık temdesiniz» (Enbiya: 52-54) âyetlerlyle takbih etmiştir On*ları tanrı edinenleri tenflr etm&k için de, «(İbrahim) dedi ki: Kendi (elinizle) yontmakta olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Halbuki sizi de (elinizle) yapageldiğiniz şeyleri de Allah yaratmıştır» (Saffat: 95-96) buyurmuştur


İbrahim aleyhisselamm putları kırdığı, devirdiği herkesçe bilinen bir gerçektir Resufullah (sav) da Mekke'nin fethinde Kabe'nin içindeki, çev*resindeki ve Safa ile Merve tepeleri üzerindeki putları, heykelleri bizzat devirip kırmıştır Bu da bilinen tarihî bir gerçektir İslâm tevhid dinidir ve şirkin düşmanıdır İslâmda şirkten daha büyük günah da yoktur Bunun için en şiddetli hamleleri putperestliğe yapmıştır Heykelciliği de putpe*restliğe yolaçtığı İçin yasaklanmıştır Sünnet de resim ve heykel yapmayı yasak etmiştir Buna göre İslâm kesin surette heykel ve resmi yasakla*mış bulunmaktadır Resim ve heykelin haram olduğuna dair tevatür de*recesine ulaşacak kadar çok hadis vardır Aşağıya tou hadislerden ba*zılarını alıyoruz:


1- Buharı ve Müslim Hz Ayşe'den, o da Resulullah (sav)tan şöyle rivayet etmişlerdir: «Kıyamet günü en şiddetli azaba uğrayacaklar dün*yada Allanın yarattıklarına benzer şeyler yapanlardır»


2- Buharı, Müslim ve diğer sünen kitaplarında Resulullah (sav)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: «Kıyamet günü bu suretleri yapanlara azab edilecek ve yarattıklarınıza can veriniz denecektir»


3- Buharı, Müslim ve Ahmed bin Hanbe! (ra) Ebu Hüreyre'den Re-rusullah (sav)'ın şöyle dediğini rivayet ederler: «Allahu taafa şöyle buyur*du: Yarattıklarım gibi yaratmaya kalkışanlardan daha zalim kim vardır? Eğer onlar yaratıcı İseler bir zerre, bir dane (veya bir arpa tanesi) yarat*sınlar»


4- Buharı, Müslim ve Nesaî İbni Abbas (ra)'tan şöyle rivayet ederler: «Birisi ibni Abbas (ro)"a, «Ben şu suretleri yapıyorum Bana bu hususta fetva ver» dedi, İbni Abbas (ra) 'adama, «Yanıma gel» dedi Adam yanına gelince elini başının üzerine koyarak, «Ben sana Resulullah (sav)'tan duy*duğumu haber vereceğim Resulullah (sav) «Her suret yapan ateştedir Yaptığı her suret ve heykelin karşılığında kıyamet günü Allahu taala ona bir suret ekleyerek cehenneme atar» buyurdu» İbni Abbas (ra) adama «Eğer mutlaka suret yapacaksan ağaçların ve canlı olmayan şeylerin su*retini yap» demiştir»


Diğer bir rivayete göre ise İbni Abbas (ra), «Resulullah (sav)'tan, «Her kim bir suret yaparsa Allahu taala kıyamet günü onun yapmış olduğu su*ret ve heykeli karşısına getirecek ve o ona can verene kadar azab ve*recektir Onun ona can vermesi de ebediyyen mümkün değildir» dediğini duydum Eğer sen file suret yapacoksan ağaçların ve canlı olmayan şey*lerin suretini yap» demiştir


5- Buharı ve Müslim ve diğer sünen kitapları Hz Ayşe'den şöyle rivayet etmişlerdir: «Üzerine suret yapılmış küçük bir yastık almıştım Re*sulullah (sav) o yastığı görünce içeri girmeyerek kapıda durdu Resulul*lah (sav)'m yüzünden ikrah edici birşeyle karşılaştığını anladım «Benim günahım nedir, tövbe edeyim» dedim «Şu yastığın hali nedir?» dedi «Üzerinde oturmanız ve yatarken başını koymanız İçjn satın aldım» dedim •Şu suretlerin sahipleri kıyamet günü en şiddetli azabla azablanacaklar-dır Onlara o azab içindeyken yaptıklarınıza can verin denilecektir İçinde suret ve heykel bulunan eve melekler girmez,» buyurdu»


6- Müslim, Ebu Heyyac et-Esedi'den şöyle rivayet etmiştir: «Hz Ali bana, «Ben seni Resulullah (sav)'ın beni gönderdiği gibi gönderiyorum N<»rde bir suret görürsen yok et Nerde tapınak haline gelmiş bir kabir görürsen onu da düzelt» dedi»


7- Kütüb-i sitte Hz Ayşe'den şöyle rivayet eder: «Resulullah (sav) bir savaşa gittiğinde bir döşek yüzü alarafc kapıma astım Döşek yüzünde suret vardı Resulullah (sav) savaştan dönünce döşek yüzünü gördü Yü*zünde ikrah belirtileri görüldü Kapıdaki perdeyi alarak yere attı ve «Allahu taala bize taşı ve toprağı örtmemizi emretmemiştlri buyurdu O ör* tüyü parçalayıp İçine hurma lifi doldurarak (ki yastık yaptım Resulullah (sav) buna ses çıkarmadı»


8- Buharı, Müslim ve Mesaî Hz Ayşe'den şöyle rivayet etmişlerdir: «Resulullah (sav)'tn hastalığında zevcelerinden bazıları Marlyete isminde bir kiliseden söz ettiler Zevcelerinden Ümmü Seleme (ranha) ve Ümmö Habibe (ranha) hicret dolayısıyla Bobeşlstan'a gitmişler ve kiliseyi orada görmüşlerdi Kilisenin güzelliğini, İçindeki suretleri anlattılar Bunun üze*rine Resulullah (sav) başını kaldırarak «Onlardan salih bir kişi öldüğü zaman onun yanıbaşında bir tapmak yaparlar ve İçine de ölen kişinin su*ret ve heykellerini koyarlar Kıyamet günü onlar Allah (cc)'ın yarattıkları*nın en şerlisldirler» buyurdu»


Naklettiğfmiz hadisler ve emsali suretin kat'î olarak haram olduğuna delalet eder İslâmı okuyan herkes Resululloh (sav)'ın suret ve heykel yapmayı, satmayı ve saklamayı haram kıldığını ilmel yokln olarak bilir Resulullah (sav), her gördüğü yerde onları yok ederdi Suret yapanlar hakkında da şedid vaidlerl vardır


Mezhep imamları resim ve heykelin horamlığı hususunda ittifak et*mişlerdir Bu hususte kimse de onlara muhalefet etmemiştir Ancak ule*madan bazıları suretlerden bazılarını istisna kabul etmişlerdir Bunların görüşlerini ileride açıklayacağız


Şimdi resim ve heykelin haramlrk illetini açıklamaya çalışalım Daha sonra da alimlerin fotoğraf hakkındaki görüşlerini nakledeceğiz

Alıntı Yaparak Cevapla