Konu: .Aşk.
Yalnız Mesajı Göster

.Aşk.

Eski 08-04-2012   #6
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

.Aşk.





İki Taraflı Aşk


Mutlu bir yaşam için, tek taraflı aşk ve muhabbet yeterli değildir İki eş de birbirlerini sevmek zorundadırlar Onlardan biri ötekini sever, ancak öteki onu sevmezse, yine de sorunlarla karşılaşacaklardır Eşin ilgisizliği ve sevgisizliği, ötekinin ilgisini ve sevgisini yok edecektir Sonunda da, birbirlerinden nefret etmeye başlayacaklardır Tek taraflı değil, iki taraflı aşk ve muhabbet mutluluk vericidir
Aldatıcı Olta

Birçok gencin yakalandığı tehlikeli oltalardan biri de (genellikle de kurtulamamaktadırlar) şudur:

Eşler, evlenmeden önce birbirlerini sevmediklerini anlıyorlar Veya biri seviyor, ancak öteki sevmiyor Dolayısıyla evlenmekten vazgeçmek istiyorlar

Ancak aile fertleri şöyle diyorlar; “Şimdilik evlenin, nikâhta keramet vardır Sonra birbirinizi seversiniz!”

Tecrübesiz gençler de onların sözüne inanarak evleniyorlar Ancak evlendikten sonra birbirlerini sevememelerinin yanı sıra gün geçtikçe birbirlerinden nefret etmeye bile başlıyorlar Dolayısıyla sorunlar da yakalarına yapışıyor Bunlara evlenmelerini öğütleyen ve “Sonra birbirinizi seversiniz diyen kişiler ise, artık ortalıklarda görünmüyorlar

Herkes kendi işiyle uğraşıyor Bunlar soğuk, ruhsuz ve bir yığın sorunla baş başa kalıyorlar Zaten artık çok geç olmuştur; bir şey yapmak isteseler bile, yapamıyorlar

(Kız ve erkek) Gençler şu önemli noktaya dikkat etmek zorundadırlar: Sevgi ve muhabbet, ilk başta olmalı ve evliliğin temelini oluşturmalıdır Aşkın sonradan oluşacağına dair bir garanti yoktur

Bu mantıkla evlenen ve hayatları alt üst olan birçok kişi görmüş bulunmaktayım

Sonraki sayfalarda, bu konuyla ilgili olan acı öykülerden birini sizlere anlatacağım
Şimdi burada, Ayetullah İbrahim Emini’nin açıkladığı iki hüzün dolu mektubu aktarmaya çalışacağız:

İlk Hüzünlü Mektup:
“Bir kadın… mektubunda şöyle söylemektedir: Bir yıl önce kendisini daha önceden tanımadığım bir erkekle evlendim Evimize iki defa gelmişti Ancak ben “Gelecekte eşim olacak bu kişiyi seviyor muyum, yoksa sevmiyor muyum?” sorusuna cevap verecek kadar önemli bir dikkate sahip değildim Kendi kendime “Nikâh kıyıldıktan sonra sevgi oluşacaktır diyordum Ancak nikâh kıyıldıktan sonra ona karşı hiçbir sevgimin oluşmadığını anladım Sonra konuyu aileme anlattım Ancak onların çok şiddetli tepkisiyle karşılaştım
Bana şöyle dediler: “Sonra seversin!” Ancak evliliğimizin üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine karşın; sevgi oluşmamasının yanı sıra onu görmekten bile nefret etmeye başladım Eşim de kendisini sevmediğimi biliyor… Gerçekten yok oluyorum Birkaç defa intihar etmeyi düşündüm Ancak Allah’tan korktum Yaşantım cehenneme dönüştü Yanıyorum Yakıyorum… Ne yapacağımı bilmiyorum…”15

İkinci Hüzünlü Mektup:
“ … Şehrinden … Bey mektubunda şöyle söylemektedir:

Beş yıldır bir devlet dairesinde görev yapmaktayım Yaklaşık dört yıl önce de amcamın kızıyla evlendim Ancak bu evlilikle hayatım karardı Çünkü anne ve babamın ısrarları sonucunda, daha önceden davranışlarından hiç hoşlanmadığım bir kızla evlenmiştim Ben bu kızı sevmiyordum Ancak anne ve babamın baskıları sonucu onu istemeye gitmiştim Kendi hayatımı da ve onun hayatını da mahvettim Geçmişi ne kadar unutmaya çalıştıysam ve yeni hayatımı ne kadar sevmeye uğraştıysam da, yapamadım İşten çıkıp eve gittiğim zaman eşimin, annemin ve babamın rahatsız olmalarına neden oluyorum Şimdi annem ve babam yaptıkları yanlışı anlamışlar Ancak iş işten geçmiştir Ne yapacağımı bilmiyorum Her zaman namazlarımdan yaşlı gözlerle ayrılıyorum Ellerimi dua etmek için kaldırıyor ve şöyle diyorum:

Bu kızın hayatını niçin mahvettim!? Niçin onu mutlu edemiyorum!?”16




[15]- İntihab-ı Hemser (Eş Seçimi), s95-96, 1baskı

[16]- İntihab-ı Hemser (Eş Seçimi)s191







Alıntı Yaparak Cevapla