|
Prof. Dr. Sinsi
|
İç Anadolu'nun İncisi | Kayseri
İç Anadolu'nun İncisi Kayseri
  
Orta Anadolu’nun incisi, sanayi ve ticaret merkezi Kayseri, başta Paleolitik ve Prehistorik çağlara ait olmak üzere Kültepe Kaniş-Karum’un da ortaya çıkan katlar ve diğer yörelerde yapılan tespitlere göre Eski Tunç, Hitit, Frig Helenistik, Roma Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserlerden oluşan zengin bir kültürel mirasa sahiptir
  

  
Milattan Önce Kayseri
İlk Devirler
Kayseri çevresindeki en eski yerleşim alanı , şehrin 20 km kuzey doğusunda bulunan Kaniş Höyüğüdür M Ö 2800 tarihinden Hellenistik Çağa kadar önemini koruyan merkezde, eski Tunç Devri, Asur Ticaret Kolonileri ve Hitit Çağları’ na ait bir çok belge bulunmuştur
Hititler’ den sonra bölge Frig hakimiyetine geçmiş, daha ziyade Kızılırmak havzasında egemen olan frigler zamanında mazaka ön plana çıkmıştır M Ö 676 tarihinde Anadolu’ ya gelen Kimmerler ‘ in Kaniş ve Mazaka’ yı tahrip ederek, Frig hakimiyetine son verdikleri tarihi kaynaklarda belirtilmektedir Kaniş’ in önemini kaybetmesinden sonra, bölgenin kutsal dağı kabul edilen Argaios ‘ un ( Erciyes ) kuzey eteğindeki Mazaka ön plana çıkmıştır Kimmerler’ in Asur ve Lidyalılar tarafından Anadolu’ dan atılmaları ile Mazaka , Lidya ve Med hakimiyetine girmiş ve devrin önemli ticaret merkezi olmuştur
M Ö 590 yılında Pers Kralı Kyros’ un Lidya Kralı Krisos ‘ u yenmesi ile bütün Anadolu ile birlikte Mazaka da Pers hakimiyetine girmiştir İran ‘ dan bölgeye göç eden halk, kendi ülkelerine benzettikleri Argaios ( Erciyes ) ve çevresine yerleşmişlerdir
Kappadakio Krallığı: M Ö 332 yıllarında Ariarathes I , ilk Kappadokia Kralı olarak bağımsızlığını ilan etmiştir M S 17 tarihine kadar 349 sene hüküm süren bu krallığın başkenti
Mazaka iken, Ariarathes V zamanında şehrin adı Eusebia olarak değiştirilmiştir M Ö 8 yılı içinde tekrar bir değişiklik yapılarak , Roma İmparatoru Ceasar ‘ ın adına izafeten CEASAREA ismi verilmiştir O günden beri, 2000 senedir Kayseri ismi ile anılmaktadır
Roma Dönemi: M S 193-211 tarihleri arasında şehir stadyumu yapılmış ve önemli Roma şehirlerinde olduğu gibi bir çok yarışmaların merkezi olmuştur Şehir surları ise , Roma İmparatoru Gordianus III zamanında ( M S 241 ) yıllarında yaptırılmıştır Dördüncü yüzyılın başlarında halk tamamen Hıristiyanlaşmış ve Kayseri bu dinin ilmi merkezi haline gelmiştir Roma İmparatorluğunun Doğu ve Batı olarak ikiye bölünmesi ile , Kayseri doğuda kaldığı için Bizans Şehri olmuştur Bizans zamanında Arap ve İran ordularının yaptığı İstanbul seferleri sırasında Kayseri defalarca işgal edilmiştir
  

  
Milattan Sonra Kayseri
251'de Sasani Hükümdarı Şahpur şehri istila etti Bu istilalar döneminde, Got'mlar ve Sasani'ler sık sık buralarda yağma hareketlerinde bulundular Aynı yıllarda, şehirde büyük bir deprem oldu Bu da yetmiyormuş gibi, aynı çağlarda Hristiyanlar'la Putperestler'in burada din çatışmaları başladı
Kayseri, 608 yılında Sasani Hükümdarı 2 Hüsrev'in hakimiyetine geçti Bizans-İran'lı hakimiyet mücadelesi bu dönemde şiddetlenerek devam ettiyse de şehir 647 yılında Emeviler'in eline geçti
Burada Arap hakimiyeti uzun sürmedi 690 yılında Emeviler'in eline geçti Bizanslılara geçti 963 yılında Bizans imparatoru Fakas, Kayseri'yi imparatorluk Başkenti ilan etti ve kendisi de İmparator oldu
Kayseri, bu İmparatorluktan önceki Arap işgalleri döneminde, 726'da Mesleme Bin Abdulmelik'in, 729'da Said Bin Hişam'ın, 838'de Abbasi Halifesi Mugtasım'ın denetimine girdi
Bilinen odur ki, Mazaka ya da Ozopya adını aldığı dönemlerde şehrin bugünkü yerleşim alanını birkaç kilometre ötesinde Güney;batı bölgesindeki Eskişehir adıyla tabir edilen yerde kuruluydu Şehrin buradaki nüfusunun 400 bine kadar çıktığı da rivayet edilmektedir (1990 yılında da aynı rakama ulaştı )
  

  
Kayseri' nin Türkleşmesi
Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan ‘ ın 1071 tarihinde Malazgirt’ te Bizans ordularını yenmesiyle Anadolu kapıları Türklere açıldı Bu tarihten 15 sene sonra , 1085 yıllarında Kayseri’ yi artık bir Türk ve Müslüman şehri olarak görmekteyiz Müslüman Türklerin hakimiyetinde Kayseri’ nin eski halkı olan Rum ve Ermeniler’ in birer mahallede toplandıkları , Çarşı, Pazar ve ticarette yavaş yavaş hakimiyetlerini kaybettikleri görülmüştür
Şehir, süratle yapılan Camii, Han, Medrese , Hamam ve Çeşmelerle kısa bir sürede tam bir İslam Şehri kimliği kazanmıştır Bir müddet Danişmendliler’ e merkez olan Kayseri özellikle Selçuklu Sultanı Uluğ Keykubad ( 1 Alaeddin Keykubad ) zamanında Türkiye Selçuklu Devletinin Konya ve Sivas ‘ la beraber üç başşehrinden birisi olmuştur Danişmendi ve Selçuklu yönetimleri zamanında yapılan görkemli yapıların en önemlileri olarak; Camii Kebir , Güllük Camii ve Hamamı , Hunat Külliyesi , Şifaiye – Gıyasiye Medresesi , Hacı Kılıç Külliyesi, Lala Muhlisiddin Camisi, Sahabiye Medresesi, Kale Surları ve Yoğunburç sayılabilir
  
Moğol Hakimiyeti
Selçuklu ordusunun 1243 tarihinde yapılan Kösedağ Meydan Savaşı ile Moğol ordusuna yenilmesi , Türk tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve artık Anadolu’ da Moğol hakimiyeti başlamıştır Gönderdikleri Valilerle Anadolu ‘ yu denetleyen Moğollar , 150 sene müddetle Kayseri ve Anadolu’ nun bütün maddi ve manevi kaynaklarını yağmalamışlardır Moğol sömürüsü altında ezilen Selçuklu Devleti , bütün gücünü kaybetmiş ve II Mesud ‘ dan sonra dağılarak, yerini beyliklere bırakmıştır ( 1308 )
  

  
Cumhuriyet Öncesi Kayseri
Anadolu’nun, doğu ve batı(Yunan-Roma) medeniyetleri arasında bir köprü vazifesi görmesi bu bölgede, Anadolu Medeniyetleri denilen muazzam bir medeniyetin doğmasına neden olmuş Bu nedenle tarih boyunca Kayseri, bu medeniyetlerin bir bölümünün gözüktüğü ve Kızılırmak Havzası ile Tuzgölü arasında kalan Kapadokya’nın, önemli bir yerleşim yeri olma özelliğini korumuş Bu bölgede bulunan yüzlerce “Höyük” ve “Tümülüs”ler , “Anadolu Medeniyetleri”nin önemli bulgularını, günümüze kadar taşımış
Hititler’den Osmanlılar’a kadar bu bölgede yerleşen bütün kavimler, kısa bir zaman içerisinde mutlaka bir siyâsi birlik kurmuş ve bir güç olarak, tarih sahnesine çıkmış
Kayseri çevresinde bilinen en eski yerleşim yeri, bugün ki şehre yaklaşık 20 kilometre mesafede bulunan “Kültepe Höyüğü”dür Bu höyükte bulunan Kaniş, o günkü Kayseri’nin başşehri olup M Ö 2800 senesinden Helenistik Devirlere kadar önemini korumuş
Kaniş’in önemini kaybetmesi üzerine o dönemlerin kutsal dağı olan Argaios’un (Erciyes) kuzey eteğinde bulunan Mazaka’nın ön plana çıktığını ve şehrin merkezi olduğunu görmekteyiz İsminin nereden geldiği tartışılan ve M Ö XII-IX yüzyıllar arasında iskan görmeye başladığı tahmin edilen Mazaka, bir süre sonra Tabal Devleti’nin başşehri olmuş Bu devletin yıkılması üzerine Frigler’in eline geçmiş ve daha sonra da Kimmerler’in sınırları içerisinde kalmış (M Ö 676)
Kimmerler, Asur ve Lidyalılar tarafından Anadolu’dan atılınca (M Ö 650) Mazaka, Asur egemenliğine girmiş ve daha sonra Lidya ve Medler arasında sınır olmuş Persler’in, Lidayalılar’ı yenmesi üzerine bütün Anadolu gibi Mazaka da bu devletin hakimiyetine girmiş Pers hakimiyeti ile birlikte İran’dan bu bölgeye çok insan gelmiş, kendi ülkelerine benzettikleri bu bölgelerde, “Ateşgede Kültürü” nü yerleştirmiş Ve bu “Kültür” yüzyıllarca bu bölgede egemen olmuş Hatta bağımsız Kabadokya Kralları bile bu “kültün” yani “dini çerçevenin” dışına çıkamamış
Kabadokya krallarından IV Ariarathes Eusebias, babası III Ariarathes tarafından kurulan “Ariarathia” şehrinde bir müddet kalmış ve sonra sarayını Mazaka’ya taşımıştır Bunun oğlu V Ariarathes ise babasının adına izafeten şehre, “Eusebia” adını vermiş (M Ö 163-130)
Mazaka’nın yanında yeni bir Helen şehri olarak doğan Eusebia, Kabadokya Kralı Archelaos (M Ö 36, M S 17) zamanında Roma İmparatoru “Caisar Avgustus” adına izafeten “Kaisaria” adı verilmiştir M Ö 12-8 tarihlerinde basılan bütün sikkelerde (paralarda) Kaisaria ismine rastlamaktayız
  

  
Cumhuriyet Dönemi Kayseri
Kayseri, Cumhuriyetle birlikte 1924 Anayasası gereği vilayet oldu
1924 Anayasası ile il statüsüne kavuşan Kayseri’nin 1928’de Merkez, İncesu, Bünyan, Develi ve Aziziye(Pınarbaşı) olmak üzere, 5 kazası (İlçe), 21 nahiyesi (bucak) ve 314 köyü vardı Bugün ise Kayseri’nin; 16 ilçesi (Akkışla, Bünyan, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Sarız, Talas, Tomarza, Yahyalı ve Yeşilhisar), 68 belediyesi ve 406 köyü bulunmaktadır
1935 nüfus sayımında Ürgüp’ün Kayseri’ye bağlı olduğunu görmekteyiz Ürgüp daha sonra, il olan Nevşehir’e bağlandı
Cumhuriyetle birlikte Kayseri de sanayi, ticari, eğitim, kültür v s konularda önemli gelişmeler olmuş ve bu gelişmeler günümüzde de artarak devam etmektedir
  
Cumhuriyet Sonrası Önemli Olaylar
- 13 Ekim 1924 Mustafa Kemal ilk kez Kayseri’ye geldi

- 1926 Bünyan’da halı ipliği fabrikası kuruldu

- 06 Ekim 1926 Kayseri Uçak Montaj Fabrikası açıldı

- 24 Nisan 1927 Kayseri Demiryolu istasyonu hizmete girdi

- 29 Mayıs 1927 Ankara - Kayseri demiryolu açıldı

- 1928 Bünyan Hidroelektrik santralı kuruldu

- 01 Mart 1930 Kayseri Müzesi açıldı

- 1930 Kayseri-Sivas demiryolu bağlantısı sağlandı

- 02 Eylül 1933 Ulukışla-Kayseri demiryolu açıldı

- 1934 1933’te dokuma ünitesi eklenen Bünyan Halı İpliği Fabrikası Sümerbank’a devredilerek,Bünyan Yünlü Dokuma Fabrikası adını aldı

- 16 Eylül 1935 Kayseri Bez Fabrikası kuruldu

- 1938 Kayseri Halkevi Kütüphanesi hizmete girdi

- 1940
- Pazarören Köy Enstitüsü açıldı
Enstitü 1954’te Mimar Sinan İlköğretmen okuluna dönüştü
- 1943 Kayseri Devlet Hastanesi kuruldu

- 13 Şubat 1946 Sarız İlçe oldu

- 1946 Sarız Belediyesi kuruldu

- 1946 Belediye otobüsleri hizmete girdi

- 1948 Yeşilhisar ilçe durumuna getirildi

- 1949 Tomarza Belediyesi kuruldu

- 1950 Kayseri Göğüs Hastalıkları Hastanesi açıldı

- 1953 Kayseri Halkevi Kütüphanesi İl Halk Kütüphanesine dönüştü

- 1953 Otomatik telefon santrali hizmete girdi

- 1953 Tomarza ilçe oldu

- 1954 Yahyalı ilçe oldu

- 1954 Sarıoğlan Belediyesi kuruldu

- 06 Kasım1955 Kayseri Şeker Fabrikası kuruldu

- 1957 Felahiye ilçe merkezi oldu

- 1960 Sarıoğlan ilçe durumuna getirildi

- 28 Aralık 1960 Mehmet Göker kurucu meclis üyeliğine seçildi

- 16 Aralık 1965 Yüksek İslam Enstitüsü açıldı

- 1966 Kayseri spor kulübü kuruldu

- 1967 Anadolu Fuarı acıldı

- 1967 Devlet Su İşleri’nce Yeşilhisar’da Akköy Barajı kuruldu

- 17 Eylül 1967
- Sivasspor - Kayserispor maçında olay çıktı
40 kişi yaşamını yitirdi 300 kişide yaralandı
- 1969 Kayseri Yem Fabrikası kuruldu

- 1969 Kültepe merkezi ziyarete açıldı

- 26 Haziran 1969 Kayseri Arkeoloji Müzesi hizmete girdi

- 1970
- Ankara Hacettepe Üniversitesine bağlı Gevher Nesibe Tıp Fakültesi açıldı

- 1973
- Hunat Hatun Medresesinde kurulan Etnoğrafya Müzesi ziyarete açıldı

- 23 Ekim 1973 Kayseri Tarım sergisi açıldı

- 18 Kasım1978 Kayseri Üniversitesi kuruldu

- 15 Ekim 1981
- Yavuz Altop, Feyzi Feyzioğlu Danışma Meclis üyeliklerine getirildi

- 20 Temmuz1982 Kayseri Üniversitesi Erciyes Üniversitesine dönüştürüldü

  
  
|