08-04-2012
|
#17
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ankara | Başkent
Bunları Biliyor muydunuz?
“Amerikan Pasajı” olarak da bilinen İzmir Caddesi’ndeki Lale Pasajı’nın 60’lı, 70’li yıllardaki müdavimleri arasında Zeki Müren, Bülent Ersoy, Müzeyyen Senar, Emel Sayın ve Ajda Pekkan’ın olduğunu 
Balgat semtinin isminin, tanrılar tanrısı anlamına gelen “Baal-Gat” tan gelmesi ve belki de burada bir zamanlar büyük bir tapınağın bulunuyor olması ihtimalinin var olduğunu  
Abidinpaşa semtine adını veren Abidin Paşanın, Ankara’nın 18 yüzyıl valilerinden olduğunu Ankara’ya suyu ilk getiren yönetici olarak bilinen Abidin Paşanın, en havadar yeri tespit etmek için şehrin çeşitli yerlerine ciğerler astırmış ve onların durumlarına bakarak oturacağı yeri tespit ettiğini En son, bugün Abidinpaşa semtindeki tarihi köşkün yerinde duran ciğer çürüdüğü için burayı mesken tuttuğunu  
Ankara’da 180 bin civarında Çorumlu yaşadığını Çorumluların kurduğu 180 civarındaki dernek bir federasyon halinde örgütlenmiş ve federasyonun Ulus’taki büyük binasında her ayın 19’unda saat 19’da, 19 plakalıların (yani Çorumlular) toplandıklarını  
Ankara genel olarak güvenli, düşük riskli bir yer olduğu için, Ankaralı AKUTçuların özel bir misyonunun da diğer bölgelerdeki AKUTçular için ilk yardım ekibi olarak alarmda bulunmak olduğunu  
Ankara Kalesi’nin hemen yanıbaşındaki saat kulesinin, Abdülhamit döneminde başlatılan ve merkezi yönetimin gücünü göstermek amacı taşıyan “Her şehre bir saat kulesi” akımının bir ürünü olduğunu 
Çin ve Japonya’da uzun ömür ve sonsuzluğun simgesi sayılan Gingko Biloba ağaçlarından birinin, hem de 200 yıllık bir tanesinin Ankara Garı’nda bulunduğunu
Abdi İpekçi Parkı’ndaki “Eller”, Yüksel Caddesi’ndeki “İnsan hakları”, Gar Meydanı’ndaki “Miras”, Cinnah Caddesi başındaki “Su perileri”, Olgunlar Sokak’taki “Madenci”, Bakanlık’taki TESK binası önündeki “Atatürk ve Kuvva-i Milliyeciler” gibi Ankara’nın pek çok ünlü heykelinin altında aynı heykeltıraşın isminin olduğunu: Metin Yurdanur  
1914 nüfus sayımına göre Ankara’da 11 646 Ermeni yaşadığını, o yıllarda özellikle Kale ve çevresindeki mahalleler ile Etlik ve Keçiören’de oturan Ermenilerin terzilik, kuyumculuk, nalbantlık ve ayakkabıcılıkta Ankara’nın önde gelenlerinden olduğunu  
Ulus’ta Posta Caddesi’nden Opera Meydanı’na kadar uzanan tarihi ve ucuz Çerkez Sokak’taki 300 civarındaki esnafın büyük bir çoğunluğu dükkanlarını Musevi kökenli vatandaşlarımızdan kiraladıklarını  
Maltepe’den Ankara Garı’na uzanan yeraltı çarşısında satılan ürünler arasından en çok ilgi çekenin, askerlerin memleketteki sevdikleri için özel anonslarla doldurttukları “Bayandan Anonslu Kaset” ler olduğunu  (Şarkılar arasındaki kişisel mesajları çoğu üniversite öğrencisi olan kızlar okuduğu için böyle anılmaktaymış bu tür kasetler )
Birbirlerini tanımayan, yalnızca internet üzerinden iletişimde bulunan insanların, şehrin merkezi yerlerinde buluşup hep birlikte gökyüzüne bakmak, yastık savaşı yapmak, ayakkabılarını çözüp bağlamak gibi garip şeyler yapıp dağılmalarına “flashmob” denildiğini ve Ankara’da da böyle şeyler yapan bir grup olduğunu  
Ankara Garı’ndaki müze evini Mustafa Kemal'in 1920-22 yılları arasında konut ve karargah olarak kullandığını  Aynı evde kendisinden önce İngiliz işgal kuvvetlerinin komutanı Vitol'un kaldığını  Mustafa Kemal’in Çankaya’ya taşınmasının ardından buranın üst katında Kılıç Ali ve ailesi, alt katında da İsmet İnönü ve ailesinin oturduğunu  
Petroseksüel diye, arabasına normalin üzerinde bir tutkuyla bağlı, onunla herkesin kolay kolay anlayamayacağı yoğunlukta bir ilişki kuran erkeklere denildiğini ve Ankara’da da bunlardan bir hayli olduğunu  Hem de son derece organize bir biçimde  
“Computer” kelimesini Türkçe “Bilgisayar” olarak karşılayan kişinin, bilgisayara bilgisayar diyen adamın, Hacettepe Üniversitesi Bilgi İşlem Merkezi’nin ve Türkiye Bilişim Derneği’nin kurucusu, Prof Aydın Köksal olduğunu  "Donanım”, “yazılım” gibi kelimelerin de ona ait olduğunu 
|
|
|
|