|
Prof. Dr. Sinsi
|
Şehri Çeşm-İ Cihan Sesamos | Amasra İlçesi (Bartın)
Amasra Kalesi içinde 9 yüzyılda yapılan eski bir Şapel’dir 15 yüzyılda mescide dönüştürülmüş ve 1930 yılında ibadete kapatılmıştır Tuğla-taş örgü sistemi ile yapılan eser 2002 yılında yapılan restorasyon sonrasında kültür ve sanat evi olarak kullanılmaktadır


Amasra’da ilk müze 1955 yılında belediye binasının küçük bir odasında faaliyete geçirilmiştir 1969 yılında eski ilkokul binasına taşınmıştır Zamanla yeni bir müze ihtiyacının doğmasıyla, 1884’te Bolu kaymakamı İsmail Kemal Bey tarafından başlanan, fakat yarım kalan Bahriye mektebi 1975 yılında bakanlık tarafından satın alınarak tamamlanmış ve 30 01 1982 tarihinde Amasra Müzesi faaliyete geçirilmiştir 2 Arkeolojik, 2 Etnografik olmak üzere 4 teşhir salonu bulunmaktadır

1 No lu Arkeolojik Eser Salonu: Helenistik, Roma ve Bizans Dönemine ait küçük eserler sergilenmektedir Mezarlarda bulunan gözyaşı şişeleri, altın ve bronz süs eşyaları, pişmiş toprak, testilerin yanı sıra yine aynı çağlara ait haçlar, kandiller, kaplar, bronz heykelcikler, altın, gümüş ve bronz sikkeler sergilenmektedir
2 No lu Arkeolojik Eser Salonu: Roma Dönemine ait mermer eserler bulunmaktadır Heykeller ve bir mezar steli sergilenmektedir

1 No lu Etnografik Eser Salonu: Osmanlı dönemine ait bakır mutfak kapları, silahlar, yazım takımları, şamdanlar, Kuran-ı Kerimler, mühürler, seramikler ve yüzüklerin yanı sıra Amasra yöresine özgü ağaç çekicilik sanatını tanıtan kaplar sergilenmektedir
2 No lu Etnografik Eser Salonu: Osmanlı dönemine ait yörenin giysileri, gümüş süs eşyaları, keseler, yatak ve yastık örtüleri sergilenmektedir Ayrıca koridorda heykel başları, çeşitli heykelcikler, sunak ve steller ile Roma ve Bizans Dönemlerine ait sütun başlıklarının yanı sıra İmparator Hadrianus’a ait bir heykel sergilenmektedir

Müzenin bahçesinde de Helenistik, Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemine ait taş eserler sergilenmektedir

Amasra’nın Karakaçak Köyü Gürcüoluk mevkiinde bulunan, 17 bin yıllık olduğu tahmin edilen 56 odalı, 2500 metre karelik bir doğa harikasıdır Mağaraya köyün içinden bir patika ile ulaşılmaktadır 5 m Genişliğinde 3 m Yüksekliğinde bir girişi bulunan mağarada odalar birbiri ile bağlantılı olup genişlikleri yaklaşık 6–7 metredir Mağaranın içinde çok sayıda sarkıt ve dikit vardır Gri, krem ve bej renklerinde olan sarkıt ve dikitlerden bazıları sütün görünümü almıştır Mağaranın astım hastalığına iyi geldiği söylenmektedir


Ağlayan Ağaç Amasra Boztepe’de bulunmaktadır Buradaki çay bahçesine ismini vermiştir Ağlayan ağaç, denizden ve rutubetten aldığı nemi bünyesinde toplayarak yılda 3 veya 5 defa İlkbaharda Nisan ve Mayıs aylarında bu olayı gerçekleştirmektedir Ağaç ağlamasını aldığı nemden dolayı yapraklarından çiselemesi, damlaması şeklinde yapmaktadır Ağacın adı Selvi ağacıdır Yaşının 300-350 yaş arası olduğu tahmin edilmektedir

Ağlayan Ağaç Çay Bahçesi’nde nefis çaylarınızı, kahvenizi yudumlarken müthiş bir doğayla, manzarayla baş başa olma imkânına sahipsiniz Ayrıca kahvaltı için ideal bir mekan Balık ekmeğinin tadına bakmayı da unutmamak lazım ”Anlatılmaz yaşanır ” derler ya yaşanılası bir an için görülmesi, gidilmesi gereken bir mekândır


Amasra’ya özgü tahta işçiliğinin nadide ürünlerinin, tel kırmaların, el dokumalarının ve daha pek çok el emeği göz nurunun satıldığı, Amasra’dan bir hatıra götürmek isteyenlerin değişik ürünler alabildikleri sıra dükkânların dizildiği bir sokaktır


Edhem Ağa, Karadağ’dan Amasra’ya gelerek 1864’te Tarlaağzı köyünde kömür ocağı açmıştır Küçük Liman karşısındaki arsaya üç katlı olarak, Türk Ampiri denilen tarzda yapılanTaş binanın kemerli dış kapısından ön taşlığa buradan basık kemerli cümle kapısından giriş katına girilmektedir Bu katta, taşlık denen geniş hol, mutfak, hamam ve yemek odası vardır Ahşap merdivenle çıkılan orta ve üst katta (L) biçiminde birer sofa ile dörder oda, tuvalet ve abdestlik bölümleri vardır Amasra’da günümüze kadar gelen en güzel yapılardan biri olan Edhem Ağa Konağı, Karadağ Prensi Nikola’nın Kotor’daki köşkünden esinlenerek yapılmıştır


9 Yüzyılda Amasra Kalesi içinde yapılmış bir Bizans kilisesidir Amasra’nın Fatih tarafından fethinden sonra camiye dönüştürülmüştür İlk cemaat bölümü ve Ambon çıkıntısı yapıya sonradan eklenmiştir Cami dönem dönem onarım geçirmiştir


Amasra Kurucaşile karayolunun 18 km’sindedir Çakraz doğal güzellikleri, temiz kumları ve denizi ile şirin bir tatil beldesidir

Çakraz, Amasra’nın 16 km kuzeydoğusunda, Amasra’ya bağlı bir köydür Son zamanlarda Turizmde önemli gelişmeler yaşamakta, Turistik tesislerin sayısı artmaktadır Özellikle denizinin ve kumsalının temizliği, yeşil doğasıyla çekim merkezi olmaktadır Amasra’dan yola çıktığınızda, ağaçlı ve kıvrımlı yollar, sizi önce Kaleşah-Ahatlar-İnpiri güzergahından , muhteşem çam ormanlarının arasından Bozköy’e ulaştırır Amasra’dan sonra tekrar deniz karşılar sizi Çakraz’a 1 km kala, sola ayrılan yol sizi yaklaşık 400 metre uzunluğundaki sahile ulaştırır Çadır kurmaya gelenlerin uğrak yerlerinden biridir Bozköy plajı Birde gelenler sahili temiz tutmayı becerebilseler Yola devam edildiğinde, yol sizi Çakraz’a ulaştırır Çakraz’da konaklama, yeme-içme ve eğlence işletmelerini bulabilirsiniz

|