Yalnız Mesajı Göster

Türklerin Anadolu’Da Fethettiği Son Başkent | Trabzon (Trapezus)

Eski 08-04-2012   #27
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türklerin Anadolu’Da Fethettiği Son Başkent | Trabzon (Trapezus)



Beşikdüzü | Şarli





Beşikdüzü ilçesi Trabzon’un 45 km batısındadır Doğusunda Vakfıkabir, batısında Eynesil, güneyinde Şalpazarı ve Tonya ilçelerimizle kuzayine boydan boya Karadeniz bulunmaktadır Denize sıfır kodlu olan ilçenin 121 km 2 yerleşim alanı vardır İlçemizin Türkelli ve Yeşilköy olmak üzere iki beldesi, merkeze bağlı yedi mahalle ve yirmibeş köyü vardır Merkez nüfusu 29700 olup, köyleriyle 47000 dir
İlçe merkezi düz olup deniz seviyesi yüksekliğindedir İç kesimleri oldukça engebeli ve meyilli bir araziye sahiptir İlçenin yüzölçümü 121 km2'dir








Tipik Karadeniz ikliminin hükümsürdüğü ilçede, yazları serin, kışları ılıktır Her mevsimde yağış görülür En sıcak ay ortalaması 22 derece, en soğuk ay ortalaması 6 derecedir Nem oranı % 60 - % 70 civarındadır Önemli akarsuları Ağasar Deresi ve Kurbağlıdere'dir Önemli yükseltileri ise Beşikdağı ve Yumru Tepeleri'dir
Çevre ilçelerinin de yaralandığı Beşikdüzü Limanı doğal bir liman niteliğindedir




Tarihçesi





Eski yıllarda Yobol adıyla da anılan Beşikdüzü İlçesi 1834 yılında padişah IIMahmut’un fermanıyla Şarlı adıyla Vakfıkebir İlçesine bağlı nahiye olarak kurulmuşturŞalpazarı İlçesi dahil olmak üzere 80 yıl müstakil tam teşkilatlı ilçe gibi idari teşkilatta yerini alır 1914 1 Dünya Harbi arifesinde valilik kararı ile Vakfıkebir'e bağlanmışsa da müstakil oluşunu devam eder 7/12/1953 gün ve 4/1949 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Nahiyede, Sulh Mahkemesi, Nüfus, Tapu ve Özel İdare Müdürlükleri ve Noterlik kurulur Ancak, 1958 yılında Tapu ve Ziraat teşkilatı hariç diğer birimler kaldırılır








İlçe halkı 13 ve 14 yy'larda Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelen Türkmen boylarını torunlarıdır Bugünkü köy adları bu rivayetlerin doğrulamaktadırOğuz Beldesi, Dolanlı, Şahmelik, Kalegüney, Anbarlı ve Seyitahmet eldeki en eski belgelere göre Beşikdüzü'nün 1834 yılında Padişah 2 Sultan Mahmut Fermanı ile kurulduğunu ortaya koymaktadır








Nahiye bir müddet Görele ilçesine Şarlı adı ile bağlı kalmıştırBuradan ayrıldıktan sonra doğruca Trabzon vilayet merkezine bağlanmıştır Böylece daha müstakil ve tam teşkilat olarak hizmetler yürütülmüştür




Ekonomi





İlçe halkının geçim kaynağı genellikle tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır Bununla birlikte toprakların az oluşu halkın başka geçim kaynakları aramasına neden olmaktadır Bunların başında küçük el sanatları, ticaret, memuriyet ve işçilik gelmektedir








Halkın başlıca tarımsal faaliyeti fındıkçılıktır Ayrıca çay yetiştiriciliği de yapılmaktadır Vatandaşlar kendi ihtiyaçlarının karşılanması için mısır, patates, sebze ve narenciye (mandalina-portakal) yetiştirmektedir 1997 yılında fındığa alternatif olarak kivi yetiştiriciliği üzerine çalışma yapılmıştır Son dört yıl içinde çiftçilere kivi, ceviz ve mandalina fidanı dağıtılmıştır Seracılık üzerine de çalışmalar yapılmıştır Bu seralarda sebze yetiştirilmektedir




Gelenek ve Görenekleri





XIII ve XIV Yüzyıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelen Türkmenlerin torunları olay yöre halkına yaylacılık geleneği halen devam etmektedir
İlçemizin folklorik zenginliği birçok araştırmacının inceleme konusu olmuştur Halkımızın, asker uğurlama, düğün, bayram ve cenaze merasimlerindeki dayanışması Karadeniz insanının beraberlik anlayışını yansıtır
İşi birlikte yapma anlamına gelen imece usulü çalışma anlayışı kaybolmaya yüz tutmasına rağmen bazı yerlerde devam etmektedir








Yöre halkı, mayıs ayından itibaren; Kadırga, Erikbeli ve Sis Dağı Yaylalarındaki kendilerine ait obalarda yaz aylarını geçirirler Bu yaylalarda farklı tarihlerde ilçemizin folklorik ve kültürel zenginliğinin sergilendiği çeşitli etkinlikler düzenlenir Yayla şenliklerimiz ülkemizin büyük illerinde de yapılmaktadır Bu şenliklere atalarımızın Orta Asya'daki yaylak - kışlak tarzı yaşamlarının kültürümüzdeki uzantısıdır








Yöre halkı, mayısa denk gelen günde "Mayıs Yedisi Şenliklerini" yapar Bu tür kutlamaların değişik tarihlerde değişik adlarda Karadeniz'in bazı sahil il ve ilçelerinde de kutlandığı görülmektedir Bu törenler, baharı karşılama, eğlenme ve kaynaşma amaçlı yapılmaktadır Mayıs yedisi törenleriyle yayla şenliklerinde giyilen yöresel kıyafetler, yapılan yöresel yemekler, oynanan oyunlar ve söylenen maniler folklor ve halk edebiyatı araştırmacılarının ayrıca inceleme konusudur




























Alıntı Yaparak Cevapla