|
Prof. Dr. Sinsi
|
İnebolu | İnebolu Evleri (Kastamonu)
İnebolu Evleri | (İnebolu- Kastamonu)

Güneş'in Denizden Doğup Denizden Battığı Yer: İnebolu
Ormanla deniz, yeşille mavi arasında 'S'ler çizen bir alçalıp bir yükselen yol, her dönemeçte bir başka pencere açar Karadeniz'e Yeşilin her tonunu toprağında barındıran ormanlar, dağlar turkuazdan laciverte uzanan Karadeniz'le sarmaş dolaş olur her yaz Karadeniz'e uzanan sahil yolunda karşılaşacağınız sürprizler, büyük şehrin o bunaltıcı sıcaklarından kaçmak için eşsiz güzellikler sunar

Kah bir yol üzerindeki 900 yıllık tarihi bir çınarın yada çam ormanının altında akan çeşmeden içeceğiniz buz gibi dağ suyu, kah gittiğiniz bir ana yoldan çıkıp biraz içerilere girdiğinizde ansızın karşınıza çıkan irili ufaklı küçük su yatakları sıcak yaz günlerinde içinizi serinletecek kadar doğal güzellikler sunuyor

Bir tarafta alabildiğine mavi Karadeniz, diğer tarafta yeşil ve mavinin harmanlandığı iki renk Mevsimine göre hırçın dev dalgalar oluşturan, başka yöne baktığınızda alabildiğine kayın ve çam ormanları  Doğayı bir mücevher gibi süsleyen eski Osmanlı mimarisinin nadide örneklerini yansıtan, çatıları marle taşlarıyla kaplı, eski Osmanlı mimarisini bire bir yansıtan tarihi ahşap aşı boyalı evler 

Tatile gitmek için Batı Karadeniz’i seçerseniz eğer, mayonuzu havlunuzu, bikininizi yanınıza alırken bir çift çorap, sizi sıcak tutacak hırka yada kazak, mont ve rahat ayakkabılar almayı kesinlikle unutmayın Hem mont, çorap hem mayo bu yazın ortasında olurmu diye düşünebilirsiniz düşünmekte de haklısınız, ancak gideceğiniz yer Batı Karadeniz ve tüm etrafı dağlarla ve ormanlarla kaplı bir tatil merkezi ise kesinlikle evet

Güneş yüzünü gizlemeye başladığı andan itibaren içinizin üşüdüğünü hatta biraz titrediğinizi hissedeceksiniz O yüzden her zaman tedbirli olmakta fayda var İnebolu'ya yol alırken yaklaşık 10 km kala iki dağın arasında denizi ve İnebolu'yu görürsünüz Eski bir Osmanlı köyü olan İnebolu yolu üzerindeki dar taş köprü gözünüze çarpar hemen Köprünün üzeri otlarla örtülü olduğu için pek fark edemeyiz çoğumuz O asırlık tarihi köprü bir dile gelse sizlere neler anlatır neler 

İnebolu MÖ 8 yy'da kurulmuş İnebolu'nun eski adı "Abuna Teikos"'muş Bu da, eski dönemlerde hükümdarlık yapan Abuno isimli yöneticinin kalesi anlamına geliyormuş Bu kişinin adıyla internete girildiğinde ilginç bir efsane karşınıza çıkıyor Efsaneye göre Aleksandros adında bir kahin tanrılığını ilan etmiş Ve daha sonra da Romalılar tarafından cezalandırılmış Buna bakarak İnebolu antik çağlarda da önemli bir rol oynamış İnebolu Antik dönemlerden başlayarak tarih boyunca çok önemli ticaret ve liman kenti olurken Roma yolu olarak da adlandırılan ticaret yolu, Kurtuluş Savaşında da Zafer Yolu olarak tarihe geçmiş İnebolu denilince hemen hepimizin aklına, Karadeniz'de küçük bir sahil kasabası gelir

Bu imajla tanınan İnebolu'nun talihi 1880'lerden sonra dönmüş 1880'lerde yapılan liman inşaatıyla İnebolu vapurlarla saltanata geçmiş ve 1930'larda yapılan Çankırı demiryolunun inşaatıyla, kara trenle tarihe gömülmüş Çünkü İnebolu bir ticaret sahası ve bütün Karadeniz bölgesinin ticari malları buradan sevk edilirmiş Ancak şimdilerde uzaktan bir sandal bile gözükmüyor Güneşin denizden doğup, denizden battığı 11 yerden biri olan İnebolu tertemiz bir deniz, uzun, ıssız kumsallar ve kıyıdan başlayan Küre dağlarının etekleri ve dağları kaplayan birçok ağaç çeşidiyle dopdolu, zengin bir orman örtüsüyle kaplı
İnebolu - Evrenye - Gemiciler Köyü

  
Anadolu Tarihine Işık Tutuyor
Birinci derecede arkeolojik sit alanı olan ve Anadolu tarihine ışık tutan doğa, tarih ve kültür merkezi konumunda bulunan İnebolu, geleneksel konut mimarisi, aşı boyalı tarihi ahşap evleri, tarihsel dönemlere ait öğeleri içinde barındırıyor 19 yüzyıl sonlarında ticaretle zenginleşen İnebolu halkı yavaş yavaş sanatsal zevklerini geliştirmeye başlamış ve şehri ikiye bölen derenin iki yakası 1890'lı yıllarda birbirinden güzel aşı boyalı sayısı bir hayli fazla konaklarla bezenmiş Koruma altına alınan 450'yi aşkın evlerde aileler oturuyor, ancak bakımsız bir halde Kendi kaderine terkedilmiş durumda Evler ahşap yapılı olduğu için senede bir kez de olsa bakım gerekiyor Ancak bu evlerin dış cephesine aşı boyası yapılmadığı tahtaları çürüdüğü için içine tahta kurdu girmiş ve yavaş yavaş ölüme terk edilmiş

Bu tarihi evlerin çatıları çok sert rüzgârlara karşı koyabilmesi için yöreye özgü marle taşlarıyla (kiremit yerine) örtülmüş Bu taşların ağırlıkları fazla olduğundan evin gövdesine fazla yük biniyor Ev sahiplerinin bu evleri yapma olanağı olmadığı için yavaş yavaş yıkılmasına göz yumuyorlar Birçok aile ise ahşap evin yanına betondan evler yaparak yaşamlarını sürdürüyor Dantel şeklinde işlenmiş saçakları, marle taşlarıyla örtülü bu tarihi evleri görmek gerekiyor Çünkü bunu bir başka yerde görmek mümkün değil Çatıları marle taşlarla örtmenin birkaç nedeni olduğu söyleniyor Taşlar rast gele çatıyı örten taşlar değil
Restore Edilen Tamer Şevket Evi

Özel olarak denizden çıkarılan taşlar Kalınlıklarının belli bir seviyede olması gerekiyor Bu taşlar ısı yalıtımı sağlıyor Çok ilkel gibi gözükse de, çok iyi ısı yalıtımı sağladığını söyleyebiliriz İkinci nedeni İnebolu'da çok sert esen poyraz rüzgârları kiremitleri uçurduğu için halk doğal yolla böyle bir çözüm üretmiş Gerçekten taşla örtülen çatılar görülmeye değer Hemen hemen hepsi doğal incelikli olan taşlar evlere bir başka görsellik katıyor İnebolu'da eski evlerin çoğu hala bu taşlarla örtülü

Çatılar aşı boyası ile kırmızı, beyaz ve gri-maviye boyalı Genelde taş tabanı altında mahzen (kiler) bulunan bu evler küçük bahçeler içinde karakteristik özellikler taşıyor Tarihi eser kapsamına alınan bu evlerin iç dizaynı yöreye özgü perde, kilim ve diğer iç döşemeleri ile döşenmiş, dış kısımları ise masmavi denize dönük, arka tarafları da ormanlarla kaplı, dağlara yaslı olarak yüzyıllardır ayakta durarak büyülü güzelliğini sergilemeye devam ediyor İnebolu adeta doğa ile uyumlu kent görünümü veriyor

Genellikle 3 katlı konak tipi bu evler, her katı bağımsız birer daireymiş gibi yapılmış Yüksek tavan ve pencereleri, cihannümaları (yüksek taraça), cumbaları, her katta tuvalet ve dolap denilen banyoları ve dönerek çıkılan, tek parça ağaçtan yapılmış merdiven tırabzanları ve tavan işlemeleri dikkat çekiyor

Özgün mimarisiyle müşterilerine nostaljik anlar yaşatan bungalov evleri ile Karadeniz sahilinin en gözde tesislerinden biri olan Yakamoz Tatil Köyü'nde güneşin denizden doğup denizden batışına, tarihi ahşap evlerin bir açık hava müzesi Tarihi ve eşsiz doğasıyla konuklarını bekleyen Yakamoz Tatil Köyü'nde yapacağınız kısa bir tatil bile size hafızalarınızda uzun bir süre yer edecek gibi
Yakamoz Tatil Köyü

  
Pembe Köşk
İnebolu'nun belki de en ilginç yapılarından biri, şehri ve limanı tepeden seyreden Pembe Köşk Yamaca kurulan ve deniz kenarına kadar inen kademeli bahçelerden oluşuyor Bir zamanlar halka açık olan Pembe Köşk şimdilerde kapalı İlçeye dışarıdan geldiğinizi söylerseniz, tabii görevliyi de bulabilirseniz size bahçeyi açabiliyorlar Çünkü bahçe gerçekten görülmeye değer



  
İki Kez Yanan İnebolu Çarşısı
İnebolu, biri 1880 diğeri de 1885 yıllarında iki yangın geçiriyor Ama şu an çarşının binalar harici orijinal hali bazıları aynen korunuyor Sokak aralarında dolaşırken kendinizi bir anda yüz yıl öncesinin sokaklarında hissedebilirsiniz 1885 yılında dönemin Kastamonu Valisi Abdurrahman Paşa tarafından dönemin baş mimarı Balaneski'ye planları çizdiriliyor Ve bütün sokakların birbirine açılmasını istiyor Binalar ahşap değil kagir olarak yapılıyor ve bunların bazı örnekleri günümüze kadar gelmeyi başarmış
Ayvat Cami

Çarşıda gezerken önünüze çıkan cami İnebolu'nun en eski camisidir Yapım tarihi belli değil  1885 yılında onarıldığını söylersek caminin ne kadar eski olduğu anlarız Bu caddeden düz olarak tırmanmaya başlarsanız, İnebolu'nun eski evlerinin bulunduğu sokaklar karşınıza çıkmaya başlar Hepsi birbirinden ilginç ve görülmeye değer yerler
  
|