|
Prof. Dr. Sinsi
|
Mersin'i Her Yönü İle Tanıyalım - İlçeleri - Tarihi Turistik Yerleri
İLÇELERİ
ERDEMLİ

Coğrafi olarak İçel ilinin orta yerinde bulunan Erdemli ilçesi, genelde seracılığa dayanan tarımsal ekonomisinin yanı sıra, modern yapılaşmalarla hızla büyüyen, bir turizm ve sayfiye kentidir Tarihi ve kültürel çevresiyle ayrı bir özelliğe sahiptir
Tarihçe
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından sonra, Silifke ilçesine bağlı küçük bir yerleşim iken, 1 Haziran 1954 tarihinde ilçe olmuştur Turizmi, tarihi zenginlikleri ve doğal güzellikleri açısından önemli bir gelişme potansiyeline sahiptir
Coğrafi Yapı ve Nüfus
Doğuda Mersin, batıda Silifke, kuzeyde Karaman ili ve güneyde Akdeniz ile çevrilidir Mersin-Silifke karayolu üzerinde ve Mersin'e 35 km uzaklıktadır
Erdemli ilçesinin nüfusu, 1990 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre toplam 100 563'dür Bu, nüfusun 30 042'si merkez ilçede, 70 521'i köylerde yaşamaktadır
Eğitim ve Sağlık
İlçedeki 99 ilköğretim okulunda toplam i 4 201 öğrenci ve 698 öğretmen, 2 özel ilköğretim okulunda 94 öğrenci 17 öğretmen, 7 lise de ise 4790 öğrenci ve 292 öğretmen bulunmaktadır
İlçe merkezinde bir Devlet Hastanesi ve 3 Sağlık Ocağı, 9 kasaba ve 4 köyde de Sağlık Ocakları bulunmaktadır ilçe merkezinde 17, kasabalarda 16, köylerde ise 16 adet Sağlık Evi hizmet vermektedir
Erdemli'nin Ekonomisi
Yüzölçümü 207 800 hektar olan ilçenin, tarım alanı 53 49i hektar, orman ve fundalık alanlar 56 406 hektar, tarım dışı arazi 97 903 hektardır
İçel ilinde turfanda sebzelerin ve turunçgillerin en çok üretildiği ilçe Erdemli'dir Önemli sanayi kuruluşlarının bulunmadığı ilçede geçim kaynağı tarıma dayalıdır Çeşitli sebze ve meyveler özellikle narenciye, muz ve seracılık ile el sanatlarından dokumacılık ilçe ekonomisinde önemli bir rol oynar Alata Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi bu konuda öncülük yapmaktadır İlçede turfanda sebzecilik sera tekniğiyle yapılmaktadır Özellikle Kocahasanlı, Tırtar Lamas, Kargıpınarı ve Çeşmeli'de bulunan geniş sera alanlarında domates, hıyar, biber ve kabak turfanda olarak yetiştirilir
Dağlık ve yaylalık alanlarda buğday, arpa, nohut, kaynak sularının etrafında şeftali, elma, kiraz; dalgalı arazide üzüm, zeytin ve incir üretilir Bağların ve bahçelerin kenarlarında armut, erik, kayısı, vişne, ayva, badem, dut ağaçlarından da belirli oranda gelir elde edilir
TARİHİ VE KÜLTÜREL ÇEVRE
Kanyteleis (Kanlıdivane)

Hellenistik Kule ve triskeles simgesi

Kraliçe Aba kabartması

Kraliçe Aba'nın anıtsal mezarı

Kanlıdivane Obruğu ve Papylos Kilisesi

Kanlidivane Obruğu'nun iç güney yüzeyinde Armaronxas ailesi kabartması

Doğu Kilisesi'nin ibadet mekanına giriş kapısı

Papylos Kilisesi'nin bitkisel süslemeli sütun başlığı

Kanlıdivane Obruğu'nun doğusundaki kilise cephesi
Mersin-Silifke karayolunun 50 km'sinde, Ayaş mevkünin 3 km kuzeyinde yer alan Kanyteleisören yeri, ilk defa 19 yüzyılın ortalarında Langlois tarafından keşfedildi İlçenin en ilgi çeken örenyeridic Geniş bir obruğun çevresinde Antik Olba Krallığı'nın kutsal bir yerleşimi olarak kurulan ve antik adı Kanyteleis olan yerleşim hakkındaki en eski belgeler M Ö 3 yüzyıla ait bazı yazıtlardır
Bizans İmparatoru II Theodosius (408-450), Hellenistik çağ kentlerinden ve Olba KraliçesiAba'ya ait bu eski yerleşimin bulunduğu alanda yeniden kutsal bir Hristiyanlık merkezi kurdu En parlak dönemini M S 4 yüzyılda yaşamıştır Bu dönemde adı Neapolis olarak değiştirilen kentte, geniş bir obruğun etrafında kesme taştan inşa edilmiş bazilikalar, sarnıçlar, caddeler, kaya mezarları, anıt mezarlar, kaya kabartmaları ve Semerdam lahit kapakları bulunmaktadır Obruğun güneybatı kenarında yükselen Hellenistik kulenin batı duvarındaki kitabede, kulenin rahip krallardan Olbalı Tarkyaris'in oğlu Teukros tarafından Zeus için yaptırıldığı belirtilmektedir Tapınağın doğu ve güney duvarlarının birleştiği köşenin orta yerinde bulunan kitabede, Olba Krallığı'na ait sikkelerde görülen Triskeles (Üç ayak) kabartması vardır
Bazilikalar Bizans dönemine aittir 1 nolu bazilika, obruğun güneybatısındadır Doğu cephesi ayaktadır Sütun başlıkları korint üslubundadır Il Nolu bazilika I nolu bazilikanın kuzeyinde yeralır, günümüzde oldukça harap durumdadır Kapının profili söveleri ve lentosu ayaktadır III nolu bazilika ise obruğun kuzeydoğu köşesindedir Güney duvarları yıkılmıştır Üç kemerli narteksin önündeki mahzenin kemeri ve ağzı görülmektedir Batısı, avluya iki sütunlu üç kemerle açılmaktadır Etrafında atrium vardır Narteksin üzerinde ahşap bir kat olduğu, kilisenin batı duvarında sıralanan bir sıra taş konsoldan anlaşılmaktadır Papylas adındaki bir kişinin bu bazilikayı, bir adak borcunu ödemek için yaptırdığı, letonun üzerindeki kitabede yazılıdır Diğer iki bazilika çok harap durumdadır
Üç ayrı yerde nekropol bulunmaktadır Güneyden çıkan ana yolun iki tarafında kayalara oyulmuş oda mezarlar görülür Batı nekropoldeki mezarlar genellikle kayalara oyulmuştur Kaya mezarlarının menfezlerinin üzerinde kabartma kadın ve erkek figürler işlenmiştir Figürlerde asker kıyafetinde iki erkek, kline üzerine uzanmış bir kadın vardır Kuzeydeki Nekropolü en yüksek yerinde Kraliçe Aba, kocası ve iki oğlu için yaptırdığı anıtsal mezar, Kanyteleis'in en ilginç yapısıdır Kare planlı mezara yuvarlak kemerli bir kapıdan girilir Anıt mezarın doğusundaki mezarlar lahit şeklindedir
Mezarların yanında kayalara oyulmuş üzüm sıkma presleri ve dikdörtgen planlı, beşik tonozla örtülü sarnıçlar bulunmaktadır Kanyteleis'teki obruğun içine merdivenlerle inilmekteydi Bugün bu merdivenlerin bir kısmı yıkılmıştır Roma çağlarında kentin içindeki bu büyük ve derin obrukta suçlular vahşi hayvanlara parçalatılmaktaydı Bu nedenle kentin adı halk arasında Kanlıdivane olarak da anılır
Korykos
Tyche ve Hermes betimlemeli Korykos sikkeleri

Korykos Kalesinin, kara ve deniz yönünden görünüşü
Mersin-Erdemli-Silifke karayolunun 60 km'sinde Kızkalesi beldesindedir Roma ve Bizans dönemlerinde yoğun olmak üzere, islami devirlerde de iskan görmüştür Nekropol alanından çıkarılan eserlerden burada ilk yerleşimin M Ö 4 yüzyıla ait olduğu anlaşılmıştır M Ö 1 yüzyılda kendi adına sikke darbettirmiştir Herodot bu kenti Gorges adında Kıbrıslı bir prensin kurduğunu yazar Korykos, Kilikyabölgesinin bir liman kenti olduğundan çok el değiştirmiştir M Ö 4 yüzyılın sonunda Seleukhos NikatorSilifke kentini kurduğunda, Korykos'u yönetimi altına almıştır Kent, M S 72 yılında Roma egemenliğine girmiş ve 450 yıl Roma yönetimine bağlı kalmış, bu dönemde tarım alanında büyük bir gelişme göstererek zeytinyağı ihraç merkezi olmuştur
Bizanslılar zamanında Arap istilalarına karşı etrafı kuwetli surlarla çevrilmiştir 13 Yüzyılda Kilikya Ermeni Krallıkları döneminde önemli bir ticaret limanı olmuş, Ceneviz ve Venedik gemilerinin uğrak limanı durumuna gelmiştir Korykos 1448 yılında Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından ele geçirilerek, yeniden imar edilmiştir
Ören yerinde iç ve dış kale kiliseler, sarnıçlar, su kemerleri, kaya mezarları, lahitler ve taş döşemeli Roma yolları kısmen ayaktadır Adını, adadaki kaleden almaktadır
Kare planlı kale, içiçe iki sıra surdan oluşmaktadır Etrafı hendekle çevrilmiştir Kaleye giriş bugün mevcut olmayan hareketli bir köprüyle sağlanmakta idi Bugünkü haliyle kale, tipik Orta Çağ mimari özelliklerini yansıtmaktadır
Kız Kalesi





[/size]
[size="3"]Korykos kıyı kalesinin 200 m açığındaki küçük adacık üzerindeki kaleye Kızkalesi denilmektedir Büyük bölümü ayakta olan Kızkalesi'nin kuzey ve güney uçları sekiz kuleyle korunmuştur Kalenin dışçevre uzunluğu 192 m dir Kızkalesi ile kıyıdaki kale denizden bir yolla bağlanmış, denizden gelecek saldırılara karşı önlem alınmıştır Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından 1448 yılında onarılan Kızkalesi bugün İçel turizminin sembolü haline gelmiştir Turistlerin yoğun ilgisini çeken kaleye, kıyıdan balıkçı motorları ile geçilmektedir
Öküzlü Örenyeri
Ayaş kasabasına 12 km uzaklıktadır Kanlıdivane - Çanakçı köyü yol ayrımından stabilize bir yolla gidilir Örenyeri Geç Hellenistik, Roma, Erken Bizans dönemlerinde yerleşim görmüştür Antik kentin taş döşeli alt yapısı yer yer sağlam durumdadır Bazilikası, sarnıçları halen ayaktadır Lahitler kente girişi sağlayan stabilize yolun kenarında bulunmaktadır
Elaiussa-Sebaste
Mersin-Erdemli-Silifke karayolunun 50 km'sindedir Kumkuyu belediyesi sınırları içerisinde yeralan Ayaş Elaiussa-Sebaste örenyeri M Ö 2 Yüzyılın sonlarında kurulmuştur Özellikle Roma ve Bizans dönemlerinde iskan görmüştür Ören yeri içerisinde; mezar kalıntıları, antik tiyatro, lahitler, anıtmezarlar, sarnıçlar, su kemerlerine ait kalıntılar bulunmaktadır Büyük bir alanı kaplayan ören yerinde 1995 yılında İtalyan kazı heyeti tarafından başlatılan çalışmalar sürdürülmektedir
Tırtar (Akkale)
Akkale, Mersin-Silifke karayolu üzerinde Mersin'e 49 km uzaklıktadır Geç Roma döneminde kurulmuştur Denize hakim bir noktada bulunan Akkale'de 2-3 katlı bir ana yapı ve bunun doğusunda haç planlı, iki katlı küçük bir bina; güneyinde iki uzun dehliz halinde bir alt ana yapı; bir su sarnıcı, hamam yıkıntısı ve deniz kıyısında küçük bir sarnıç ve limanı bulunmaktadır Büyük bir zeytinyağı ihraç merkezi olan Akkale'de 15 000 ton zeytinyağı alabilecek kapasitedeki sarnıç halen ayaktadır
Adamkaya Kabartmaları

Kızkalesi'nin 10 km kadar kuzeyinde Şeytanderesi mevkiinde, derin vadinin kayalık yamacına oyulmuş insan kabartmaları bulunmaktadır
Burada 10 ayrı kompozisyon içinde 11 erkek, 4 kadın, 2 çocuk olmak üzere 17 insan ile 1 dağ keçisine ait figürler vardır Kabartmalar, Geç Hellenistik veya Erken Roma dönemine aittir
Paşa Türbesi

Ayaş-Korykos yolu üzerinde olan bir Selçuklu eseridir Türbe 1220 yılında Aktaşoğlu Sinan Bey adına yaptırılmıştır
|