Yalnız Mesajı Göster

Side - Manavgat / Antalya

Eski 08-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Side - Manavgat / Antalya







Side - Manavgat




Akdeniz bölgesinin incisi Side, Antalya ilinin Manavgat İlçesine bağlı olup, Antalya’nın doğusunda yer almaktadır Antalya iline 78 km’ lik bir uzaklıkta buluna Side Ankara’ya 622 km İstanbul’a 802 km İzmir’e 547 km Mersin’e 409 km mesafede yer almaktadır

Side’nin belli başlı komşuları arasında Manavgat, Alanya, Serik, Kumköy, Çolaklı, Ilıca, Kızılot yer almaktadır




Side Antik Kenti, Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden biridir Antik Çağ coğrafyacılarından Strabon’a göre Side, Batı Anadolu kentlerinden Kyme’nin kolonilerinden biridir Side, MS 2 yüzyıla kadar kullanılmış özgün bir dile ve yazıya sahipti Antik kent kazılarında ele geçen üç adet Side dilinde yazıt bugün Side Müzesinde sergilenmektedir
“Nar” anlamına gelen “Side” adı, Anadolu’nun en eski halkının dili olan Luvice’den gelir Nar, Anadolu’nun ana tanrıçasının simgesidir




Side MÖ 6 yüzyılın ilk yarısında Lidyalıların, MÖ 547-546’da da Perslerin egemenliğine girmiştir Pers yönetiminde gelişen kent, MÖ 334’te Büyük İskender’e teslim olmuştur Büyük İskender’in ölümünden sonra, Helenistik krallıkların egemen olduğu kent, MÖ 2 yüzyılda güçlü savaş ve ticaret filoları sayesinde en parlak dönemini yaşamış, imar edilip bir bilim ve kültür merkezi haline getirilmiştir MÖ 78’den sonra Roma İmparatorluğu hâkimiyetine giren Side, MS 2 ve 3 yüzyıllarda bölgenin ticaret merkezi olmuş, özellikle Romalıların köle ticaretinin sağladığı refahı yaşamıştır Bu devre kadar başta Athena ve Apollo olmak üzere Afrodit, Ares, Diyonisos, Hermes gibi birçok tanrıya tapınan Sideliler, MS 4 yüzyıldan itibaren Hıristiyanlaşmaya başlamışlardır
MÖ 5 yüzyıldan itibaren sürekli olarak özgün Side parasını basan, MS 2 yüzyıla dek özgün Side dilini ve yazısını muhafaza etmeyi başaran bu zengin kent, MS 4 yüzyıldan itibaren dağlardan gelen işgalci akınlarla zayıflamıştır MS 395 yılında Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan Side, MS 5 yüzyılda yeniden canlanmış ve Pamfilya Metropolisi (Piskoposluk Merkezi) haline gelmiştir Bu gelişim ise 7 ve 9 yüzyıllar arasında Arap akınlarıyla son bulmuştur Rodos, Venedik, Ceneviz korsanlarının talanları ve Kıbrıs kralları tarafından ve Haçlı Seferleri sırasındaki yağmalar, yangın ve doğal afetler 12 yüzyıla gelindiğinde Side’nin tamamen terk edilmesine yol açmış, yerli halk Antalya’ya göç etmiştir










Side’de yapılan kazılar sırasında, büyük bir yangının ve çok sayıda depremin izlerine rastlanmıştır 12 yüzyılda Arap Coğrafyacı İdrisi, Side’yi ölü bir kent olarak göstermekte ve “Yanık Antalya” olarak tanımlamaktadır 12 yüzyıldan itibaren Selçuklu egemenliğine giren bölge, Selçuklu İmparatorluğunun zayıflaması ile birlikte, 14 yüzyılda Hamitoğulları, Tekelioğulları, Karamanoğulları, İlhanlılar, Kıbrıs Kralları ve Mısır Kölemenleri arasında el değiştirmiş ve Side’de bu devirlerde yerleşim olmamıştır Side ve çevresi 1462 yılından itibaren Osmanlı Devletinin Karamanoğulları Beyliğini ortadan kaldırmasıyla birlikte tamamen Osmanlı egemenliği altına girmiştir Ne önceki Türk devletlerinin hükümdarlığı altında, ne de Osmanlılar döneminde Side’de oturulmadığından, Side Yarımadası üzerinde Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler bulunmaz








12 yüzyıldan itibaren tarihin zengin Akdeniz kenti Side’de 8 yüzyıl boyunca yerleşim olmamıştır 1890’lı yıllarda, Sultan II Abdül Hamid’in emri ile Side Antik Kentinin içine, Sultan’ın büyük oğlu Mehmet Selim efendi adına “Selimiye”nin ismiyle bir köy kurulmuş, 1897 yılında Yunan ayaklanmasının sıçradığı Girit’ten kaçan Müslüman göçmenler buraya Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş ve tarih 1947 yılını gösterdiğinde, Ordinaryüs Prof Arif Müfit Mansel İstanbul Üniversitesi adına Side’de ilk arkeolojik kazıları başlatmıştır Sideliler bunu büyük bir coşku ile karşılamış, Sideliler 1966 yılına kadar bu kazılarda çalışmışlardır

Side, 1970’lerin başında burada “Side Dostları” isimli bir dernek kuran Washington Post Gazetesinin editörlerinden Alfred Friendly ve Suat Şakir Kabaağaçlı’nın çabalarıyla ve Türkiye’de yaşayan diplomatların vasıtasıyla bir turizm merkezi haline gelmiştir











Öncelikle Girit kökenli Sidelilerin arkeolojik kazı ekiplerini evlerinde ağırlamasıyla gelişen geleneksel misafirperverlik, köy evlerinin şirin tertemiz pansiyonlar olarak işletilmesiyle Side’de turizmin temelini oluşturmuş, bu dönemde Side’ye gelen yabancı misafirler Side ziyaretlerinden büyük övgüyle bahsetmişlerdir Side Antik Kentinden kalan yapıların, kendine özgü mimarisi ve güzelliği ile küçük köy evlerinin bir arada bulunması, Side’nin turizme açılmasında büyük rol oynamıştır
































Alıntı Yaparak Cevapla