|
Prof. Dr. Sinsi
|
Altınoluk (Balıkesir)
Altınoluk ve Çevresinde Gezilecek Yerler
Antandros

İda Dağı’nın (Kaz Dağı) güney eteğinde, Edremit Körfezi’nin kuzey kıyısında, Altınoluk sınırları içerisinde antik bir şehir olan Antandros için antik yazar Strabon, Antandros, üst kısmında Aleksandreia adı verilen bir dağa sahiptir ve bu tanrıçalar, Paris tarafından seçilmek için gelmişlerdir diyerek, Hera, Athena ve Aphrodite arasındaki güzellik yarışması mitosuna Antandros’un ev sahipliği yaptığını vurgulamıştır

Troas bölgesinde yer alan bu önemli kentin ilk kuruluş evresi hakkında antik kaynaklar farklı bilgiler vermektedir

Alkaios’a göre bir Leleg yerleşimi; Skepsisli Demetrios’a göre bir Kilikia kuruluşu; tarihin babası olarak kabul edilen Herodotos’a göre bir Pelasg yerleşmesi; Thukydides’e göre bir Aiol yerleşimidir

Stephanos Byzantios ise Antandros şehrinin, Edonis ve Kimmeris gibi yan adlara sahip olduğunu ve Antandros’un yüz yıl kadar Kimmerler tarafından işgal edildiğini öne sürer Antik kaynaklardan Virgilius’un günümüze kadar ulaşmış olan Aeneas kitabından elde edilen bilgilerden Antandros kentinin, gemi yapımında kullanılan kerestelerinin şöhretinin ünlü Troia Savaşı’na kadar eskiye gittiği görülür

İda Dağı’ndan elde edilen keresteler nedeniyle antik dönemde önemli bir tersane olan Antandros, bu özelliği ile tarih boyunca dikkatleri üzerine çekmiştir

Kaz Dağları Milli Parkı

Antik çağlardaki adı “İda” olan Kazdağları mitolojide üç büyük tanrıça arasında geçen ünlü güzellik yarışmasının yapıldığı yer olmanın yanı sıra aynı yarışmanın yargıcı ve Troia savaşının çıkmasına neden olan çoban Paris’in büyüdüğü yer olarak bilinir Paris, Troia Kralı Priamos’la karısı Hekabe’nin en küçük oğludur Annesi Hekabe, Paris’i doğurmadan önce bir düş görür Düşünde karnından çıkan bir alev Troia surlarını sarmakta ve alevler tüm kente yayılmaktadır Falcılar bu düşü yeni doğacak çocuğun kenti yıkıma sürükleyeceği şeklinde yorumlarlar Bunun üzerine Kral Priamos, bebeği İda Dağına bırakır Paris bu dağda ölüme terkedilmiştir
Ancak dişi bir ayı bebeği emzirir, bir süre sonra da bir çoban Paris’i bulur ve büyütür Paris büyüyüp yakışıklı bir delikanlı olunca bir gün bir düğün davetinde tanrıçalar arasında başlayan güzellik kavgası sonrası baş tanrı Zeus Paris’i hakan tayin eder Paris Aphrodit’i en güzel seçer ve altın elması O’na verir Daha sonraları Paris Sparta Kralı Menelaos’la evli güzel Helene’yi kaçırır ve böylece on yıl sürecek Troia Savaşı’nın başlamasına neden olur ve falcıların yorumladığı gibi Troia savaşlar sonunda yıkılır

Biga Yarımadası üzerinde Edremit Körfezinin kuzey kıyısını takiben doğu-batı yönünde 60-70 km uzanan Kazdağı, batıda Ege Denizi boyunca ve kuzeyde Marmara Denizine doğru, araya nehirleri ve vadileri alarak devam ediyor Karataş Tepesi 1774 metre ile Kazdağının zirvesini oluşturuyor Onu 1767 metre ile Babadağı Tepesi ve 1726 metre ile Sarıkız Tepesi izliyor Üçü de Türkmenlerin “Cılbak” olarak isimlendirdiği ağaçsız bir kütlenin üzerinde yer alıyor
21 300 hektarlık bir alana yayılan milli park 17 04 1993 tarihinde resmi gazetede ilan edilmiştir Kazdağı Milli Parkında rehberlerle birlikte ve Milli Parklar Mühendisliğinden izin alarak gezmeniz gerekiyor Resmi Seyahat Acentaları ile Kazdağına günlük tur ve geziler organize edilmektedir
Kazdağında araçla gidilebilecek güzergahlar:
Avcılar Köyü- Dereçatı Mevkii- Doyran Köyü Güzergahı
Mehmetalan Köyü- Yayla Tepe- Tozlu Mevkii- Türkmen Yaylası- Sarıkız- Tavşanoynağı- Tepe Dumanlı Mevkii- Gürlekçeşme- Çamlıbel Köyü Güzergahı
Araçla ve trekking (yürüyüş) ile gidilecek güzergahlar:
Mehmetalan Köyü-Yayla Tepe (Araçla)
Yayla Tepe- Ayı Deresi (Trekking)
Ayı Deresi- Mehmetalan Köyü (Araçla)
Trekking ile gidilebilecek güzergahlar:
Kavurmacılar Köyü- Cızlak Mevkii- İkizoluk- Sarıkız- Tavşanoynağı- Tepe Dumanlı Mevkii- Gürlekçeşme- Çamlıbel Köyü- Arıtaşı Köyü Zığındere Mevkii (Dönüş aynı güzergahtan)
Kamp Alanları
Yaylatepe- Gürlekçeşme- Kartalçimen- Sarıkız Tepesine 15-25 Ağustos tarihleri arasında yapacağınız gezide Kartalçimeni şölen alanında 10 gün boyunca yayla yapan Türkmen köylülerinin şenliklerini izleme olanağı bulursunuz Kazdağları Flora (bitki) ve Fauna (hayvan) türleri açısından çok zengindir Özellikle Kazdağlarında yetişen Kazdağı Göknar’ı en güzel örnektir Su kaynakları bol olan kazdağlarında sayısız çağlayanlar, büvet ve göletler bulunmaktadır Bu nedenle yazın kavurucu sıcaklarında bu mevkilerde yüzerek serinleme olanağı bulursunuz
Şahinderesi Kanyonu

Altınoluk'u dünyanın ikinci oksijen çadırına dönüştüren etkenlerin başında Kaz Dağları'nda yer olan Şahindere Kanyonu gelmektedir Beldede hava sirkülâsyonunu sağlayan kanyon, Kaz dağlarından çektiği çam kokulu oksijen yüklü havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokusunu doğa çıkartarak bir çeşit baca görevi görmektedir Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 kilometre uzunluğundaki kanyonun yüksekliği 600 metre Açık U şekilli aralığı 700 metre civarında Bu sebepledir ki; bugüne kadar üst değer birimi 21,00 olarak ölçülen havadaki oksijen oranı, Altınoluk'ta 20,9 olarak çıkmıştır Sahip olduğu bu çok özel havası nedeniyle Türkiye'nin ilk astım hastanesi, Kaz Dağları eteklerinde Altınoluk'ta tesis edilmiş ve pek yakında hizmete açılacaktır

Altınoluk'un sınırları içine dahil olduğu Edremit Körfez Bölgesi, havasıyla olduğu kadar kaplıca suları ile de sağlık turizminin gelişimine ev sahipliği yapmaktadır Dünyanın ilk güzellik yarışmasını yapıldığı Kaz Dağı'nda ilk güzellik kraliçesi seçilen Afrodit'in güzelliğini, yeri altından çıkan bu şifalı sularda hergün yaptığı banyolara borçlu olduğu söylenir

Hasanboğuldu

Kızılkeçili Çayı üzerinde bulunan Sütüven Çağlayanı’nın biraz ilerisinde doğal kayanın havuz haline dönüştüğü güzel bir piknik yeri Masa ve oturacak yerler bulunmakta

Hüzünlü Hasan Boğuldu Hikayesi:
Her Çarşamba, güzeller güzeli obalı Emine, Kazdağı'nın zirvelerine kurulu köyünde yetiştirdiği bal, peynir, süt gibi ürünlerini yaklaşık 5 saatlik bir inişten sonra ovaya kurulu Edremit Pazarı'na getirir ve satmak için sergi açar, geçimini sağlar Yine böyle bir Çarşamba günü, taptaze ürünlerinin başında beklerken, yakışıklı ova köylüsü, bıçkın delikanlı Hasan ile gözgöze gelir ve birbirlerine tutulurlar Hasan, Emine'ye her gelişinde sattığı sebze-meyvenin arasından karpuz ikramında bulunur Ancak pazarın kurulduğu gün görüşebildikleri böyle geçen hasret dolu haftalar sonunda sevdalarını evlilik ile tüllendirmeye karar verirler
Fakat Emine'nin ailesi, bu evlilik fikrinden pek de hoşnut olmazlar; zira Hasan ovalıdır, kızları ise obalı Ovalı Hasan'ın, kendi zor yörük obası hayat şartlarına dayanamayacağını düşünürler ve Hasan'ı bir imtihana tabi tutmaya karar verirler Hasan'ın Emine ile evlenebilmesi için kırk okkalık bir tuz çuvalını ovadan obaya kadar sırtında çıkarması gerekmektedir Emineyle ovadan sırtında tuz çuvalıyla yola koyulan Hasan'ın, yaklaşık 5-6 kilometrelik bu yolun sonlarına doğru, dizlerinin bağı çözülmeye başlamıştır, zira nazik yetişmiş bedeni bu yüke dayanamamaktadır Bu işi başaramayacağını anlayan Hasan, Emine'ye başka diyarlara kaçmayı orda evlenmeyi teklif eder, Emine bunu kabul etmez, devam etmesini ister O, erkeğinin başaracağına ve köye başları dik varacaklarına inanmıştır bir kere
Yalvarışlarına kulak asmayan Emine'nin arkasında çabalayan Hasan, terleyen sırtına nüfuz eden tuzun da yakıcı etkisiyle artık dayanamaz hale gelir ve gökbüvetin buz gibi sularına sesizce yuvarlanır ve boğulur Bunu farketmeden köye kadar çıkan Emine, arkasında Hasan'ın olmadığını görünce deliye döner ve Hasan'ı aramaya başlar, fakat bulamaz En sonunda Hasan'ın boğulduğu gölete gelince Hasan'a hediye etmiş olduğu yazmanın yüzmekte olduğunu görür Bu acıya dayanamayan Emine de yazma ile kendini göletin yanındaki ulu bir çınara asar O günden sonra dalları gölete uzanan bu çınara Emine Çınarı, gölete de Hasan Boğuldu Göleti denmeye başlanır
Sarıkız Tepesi
Kazdağı'nın en yüksek (1720 metre) tepelerinden biri Sarıkız Tepesi'dir Ve bu tepenin de bir hikayesi vardır:
Cılbak Baba, karısı vefat edince kızıyla Çanakkale'den Edremit'in bir dağ köyüne göç eder Çobanlık yapan Cılbak Baba, kızına da kazlara çobanlık yaptırır Beraberce dağlarda sürülerini gezdirerek geçimlerini sağlarlar
Günler böyle geçerken, gün gelir yaşlanan Baba hacca gitmeye karar verir Kızını köydeki bir aileye teslim eder ve seneler sürecek hac yolculuğuna çıkar Sarıkız geçen seneler sonunda büyür, serpilir, genç ve güzel bir kız olur Köyün tüm delikanlılarının gözü Sarıkız'ın üzerindedir, fakat Sarıkız hiçbirine yüz vermez Köyün gençlerinden kötü niyetli olanlar bu durumu çekemezler ve Sarıkız'a olmadık iftiralarda bulunurlar Bu sırada, Baba da hacdan döner, bu dedikoduları duyar ve inanır Cezalandırmak için Sarıkız'ı kazlarıyla beraber gider dağa bırakır Geceleri kimsenin kalmaya cesaret edemediği Kazdağları'nda Sarıkız'ın seneleri geçer İnsanlardan ve kötülüklerinden uzak yaşayan Sarıkız, bu tenhalarda ermiş makamına ulaşır
Seneler sonra kızının hasretine dayanamayan Cılbak Baba, kızını ilk terkettiği yere, Sarıkız Tepesi'ne çıkar Kızını bulur ve ona pişman olduğunu anlatır Namaz vakti gelince kızından su ister Sarıkız'ın getirdiği sudan abdest alan Cılbak Baba, suyun tuzlu olduğunu söyler ve sebebini sorar Sarıkız da, suyu yetiştirmek için aceleyle denizden getirdiğini söyler Su birden tatlı bir suya dönüşür Babası kızının erdiğini anlar, ağlar ve özür diler Sarıkız ise babasından temiz olduğunu gidip köylüye anlatmasını ister ve başka bir kelam edemeden orda ölür Pişmanlık ve acıyla dolan Cılbak Baba deliye döner ve hızla ordan uzaklaşmaya başlar fakat diğer tepeye vardığında takatı kesilir ve o da oracıkta ölür Köylü daha sonra baba-kızı iki ayrı tepede ölü olarak bulurlar ve her iki tepeye de türbelerini yaparlar O gün, bu gün; bu tepeler, Sarıkız Tepesi ve Cılbak Baba Tepesi olarak anılırlar  
Zeus Altarı
Adatepe köyü taş evlerden oluşuyor Ancak burada yaşayanların neredeyse tamamı başka şehirlerden gelenler Bu nedenle köyün evleri iyi durumda ancak sokakları bomboş
Adatepe Köyü

Adatepe’nin girişindeki sarı bir tabela Zeus Altarı’nı işaret ediyor Yaklaşık on dakikalık keyifli bir yürüyüşle ulaşılan altarın manzarası büyüleyici Bir tarafta Edremit Körfezi, diğer tarafta Midilli Adası’yla Ege’nin mavisi adeta ayaklarınızın altına seriliyor Söylenceye göre Zeus, Truva savaşını buradan izlemiş Ancak manzarayı izlemekten savaşı izlemeye pek fırsat bulduğunu sanmıyorum

|