Yalnız Mesajı Göster

Didim | Didyma (Aydın)

Eski 08-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Didim | Didyma (Aydın)



Didim | Didyma (Aydın)






Didim Ege Bölgesi kıyısında, Büyük Menderes Nehrinin denize döküldüğü yerden başlayarak, güneyde Aydın-Muğla il sınırına (Akbük Körfezi) kadar uzanan bir kıyı bölgesidir Bölgenin batısında Didim Yerleşimleri ile Altınkum, doğusunda ise Akbük körfezi yer almaktadır


Altınkum





3 km lik plajı bulunan bu tatil beldesinin kıyıları irili ufaklı sayısızca koylarla çevrelenmiştir Berrak Denizi, güneşi ve altın sarısı incecik kumları ile bütünleşen plajları tarifsiz bir güzelliği sergiler İşte bu yüzden Didim, çevresinde deniz imkanları olmayan yerli ve yabancı insanların 2 konut ihtiyacına cevap verdiği gibi, çoğunlukla İngiltere’den gelen yabancı turistlerin tatil yöresidir


Sedefkoy





Denizle doğanın, doğa ile tarihin birleştiği Didim, Aydın’ın turizm alanında iki büyük ilçesinden biridir Kuzeyi Söke Ovası, Kuzey Doğusu Bafa Gölü, Güneyi, Batısı ve Doğusu Ege Denizi ile çevrili olan Didim bir yarımada görünümündedir


Sarıkum








Tarihi


Didim'deki yerleşim Neolitik Devirde bir Miken kolonisi olarak kuruluyor ve daha sonra M Ö 16 yüzyılda Girit'in eline geçiyor Bundan sonra sırasıyla; Persler, Selevkos İmparatorluğu, Attalid Hanedanı, Romalılar ve Bizanslılardan sonra 1071 Malazgirt Savaşı'nda Bizanslıların yenilmesiyle Türklerin eline geçiyor

1098 de tekrar Bizans kontrolüne geçen bölge 1280 de önce Menteşe sonra 1300 de Aydınoğlu Beyliği'ne geçtikten sonra, 1413 te de 1Mehmet tarafından Osmanlı İmparatorluğuna katılıyor


Medusa Heykeli




Milat’tan önceki yıllarda yaşayan insanlar büyü, fal gibi şeylere çok inanırlardı Bu inançları onların yaşamlarını yönlendiren en büyük faktördü Dinsel duyarlılıkları karışık ve değişikti Kendilerince her yararlı ve güzel şeyin ayrı bir tanrısı olduğu var sayılırdı Örneğin; Deniz Tanrısı Poseiden, aşk tanrısı Eros, Şarap Tanrısı Baküs “Dionysos”, Işık ve Güneş Tanrısı Apollon gibi Bu inançtaki insanlar genel olarak Ege Denizi çevresinde yaşıyorlardı O günkü koşullarda ticaret ve kültürde, sanatta bir hayli gelişmişlerdi Ulaşım kolaylıkları gereği denize yakın yerlerde Truva, Bergama, Efes, Priyon, Milet gibi büyük şehirler kurmuşlardı

Didim’deki Apollon Mabedi de 20 km kuzeydeki Milet şehri ile diğer yöre halklarının geleceklerini öğrenme ve dertlerine çare bulma isteklerini karşılamak için yapılmıştır Ionya’nın en büyük kenti Milet’in Didim’de kurduğu Apollon Tapınağına “Didiymeion” denirdi İlk çağ yazarları bu adın kaynağını tam olarak veremiyorlar Ama “İkiz Tapınak, ya da İkizler Tapınağı anlamına gelen bu ad iki dorukta bir dağdan veya tanrı Apollon’un sevdiği ikizlerden gelmelidir” diyenler var Nitekim, o çağlarda, şimdi “Tek Ağaç” muhiti diye anılan yerde bulunan birbirine paralel iki Tepeye “Didymeion” denildiğini Fransız tarihçi Charles Texsier belirtiyor Arkaik devre ait olan bu eski Apollon Mabedi bir çok hükümdar, hatta Lidya Kralı Krezüz tarafından ziyaret edilmişti Perslerin MÖ V Yüzyılda Anadolu’da yaptıkları saldırılar sonunda Dara “Darius” bu tapınağı şehriyle birlikte yıkmış ve içerisinde bulunan bronz Apollon heykelini bir çok esirle götürmüştü Bu saldırı ve yıkımdan sonra yaklaşık 150 – 180 yıl harap ve terkedilmiş bir halde kalan mabed, Büyük İskender’in Pers’lere karşı zaferinden sonra bu gün gördüğümüz şekilde yeniden yapılmaya başlanmıştı





Apollon Tapınağı





Mabedin en ilgi çeken tarafı 1,45 metre eşik bulunan anıtsal kapısıdır Sağında, solunda ve tabanın’da 7 şer metre uzunluğunda ve yaklaşık 60 ton ağırlığında tek parça mermer bloklarla çevrelenmiş bu dev eşik mimari bir zorunluluktan ötürü yapılmış değildir Bunda o zamanki, dini görüşün oldukça rolü vardı Çağın inanışına göre ibadete gelen halk mabedlerin içerisine giremezler, önündeki sunağın çevresinde toplanırlardı Ancak Rahipler ve Apollon kültürü ile ilgili kahinler mabede girerlerdiMS XV Yüzyılın bitimine doğru meydana gelen bir deprem ve yangınlar mabedi çok büyük ölçüde tahrip etmiş ve yıkmıştır

Son yıllarda ise Alman Arkeoloji Profösörü Dr K Tuchelt başkanlığında tapınakta yeniden çalışmalara başlanıldı Nitekim bu çalışmalar sonunda varlığı bilinen “Mukaddes Yol”un kalıntıları gün ışığına çıkartılmıştır

Bu mukaddes yol tapınakla, bu günkü Mavişehir’in bulunduğu yerdeki Panormas limanı arasındadır Dua ve bir takım istekleri için gelenler Panormos Limanında karaya inerler ve 4 km çevresi aslan ve Branhid heykelleriyle süslü mermer “Mukaddes Yolu yürüyerek Tapınağa varırlardı


Athena Tağınağı





Son yıllarda Altınkum sahil yerleşiminin sınırlarını alabildiğince genişleterek sıkıştırdığı Didyma Apollon Tapınağı’nı ziyaret edenlerin, bir zamanlar ücra bir köşede kalmış bu yerin o zamanki güzelliğini tahayyül edebilmeleri neredeyse mümkün değildir Son zamanlarda resmi makamlar tarafından “Eski Görkemiyle” yeniden ayağa kaldırılması talep edilen Apollon Tapınağı ve yakın çevresi, başka hiçbir yerle karşılaştırılamayacak kadar etkileyicidir

2003 yılında Andreas Furtwangler yönetiminde başlayan çalışmalar, kutsal alanın erken dönemlerinin anlaşılmasına yönelik olup, aynı zamanda eserlerin ortaya çıkartılmasından hemen sonra onarım ve yeniden ayağa kaldırma çalışmaları sürdürülmektedir Ayrıca var olan mimari parçaları korumak ve tapınağın etkileyici görünümünü muhafaza etmek için yangınlardan zarar gören mermer parçaların özenle onarılıp çok zaman gerektiren ince çalışmalarla emniyete alınması sürdürülmektedir




































Alıntı Yaparak Cevapla