Yalnız Mesajı Göster

Seferihisar İlçesi (İzmir)

Eski 08-04-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Seferihisar İlçesi (İzmir)



TEOS Akropolü






Akropol


Kocakır Tepesi olarak isimlendirilen akrapol üzerinde Teos'un bilinen en eski anıtsal yapı kalıntıları bulunmaktadır 1925 yılı Fransız kazıları sırasında bu alanda çalışılmış, görünen yapı kalıntılarının krokisi çizilmiştir Dr Mustafa Uz tarafından tapınak ve altarın rölöve çalışmaları 1989 yılından beri sürdürülmekte idiAkropolün taç kısmı ve doğu eteğindeki Arkaik teras duvarları ve Arkaik yapı izlerinde eski araştırmacıların belgelediği durumdan günümüze, diğer kalıntılarda görülenin aksine, fazla bir değişiklik bulunmamaktadır

Akropol'ün taç kısmı teras halinde düzenlenmiştir; tepenin kayalık dik kenarı ile uyumlu çevre duvarı ile belirlenmiş oval biçimli bu alan yaklaşık 125 m genişliğindedir Duvar kalınlığı kuzey kenarda ortalama 140 m, batıda 182 mdir Yapı taşı olarak iri gözenekli, sert yerel kalker kullanılmıştır Çevre duvarları ocak kesimli olarak bırakılan, arkalı önlü çift orthostat tarzında dikilen, arası toprak/kırma taş doldurulan bir yapı tekniği gösterir Düzensiz çokgen, iri dörtgen örgülüdür Bu duvarlar İonia'daki bilinen en eski duvar yapım tekniğindeki örneklerden biridir





Bu duvar sistemi yer yer çift sıra halinde rampalar ve yollar ile akropolün taç kısmında bir temenos alanı oluşturmaktadırKuzey ve batıda bir bölüm olmak üzere çevre duvarı iyi izlenmekte, güneye doğru eğimle beraber izlenmesi güçleşmektedir; daha sonra yapılan ekler ve modern tarla duvarı düzenlemelerinden ayırmak zorlaşır Bu duvarlar A Akarca tarafından İÖ4 yüzyıla tarihlenmektedir

Terasın ortasına doğru bir kayalık bulunmaktadır Akrapolün bu sivri ucuna dayanmış doğu-batı ekseninde ince uzun yapı kalıntısı kabaca 37x75 m boyutlarındadır Hekatompedos (100 ayak) ölçülerinde bir tapınağa ait bu yapı doğu girişlidir, yer yer ana kayaya oyulmuş yer yer de kabaca yonulmuş uzun dikdörtgen taşlardan yapılma bir alt yapıya sahiptir Anadoluda bilinen tek örnek olan bu anıtsal yapının plan tarzı İ Ö 7 yüzyıl Sisam adası tapınağını andırmaktadırFransız araştırmacılar ve Dr Duran M Uz tarafından yüzeyde saptanan mimari parçalara göre, Teos Yarımadası Killik Burnu mevkiindeki ocaklardan gelen ince grenli kireç taşı malzemeden bu yapıya üst yapı inşa edildiği anlaşılmaktadır

Tapınakın girişinden 15 m daha doğuda Arkaik Çağa ait sunak yapı kalıntısı yer alır Fransızlar tarafından eskisi çıkarılan sunak yapısının Dr M Uz tarafından rölövesi çıkartılmıştır Kuzey-güney ekseninde olan sunak, tapınağın doğu-batı eksenini ortalamaktadır Yapı 1940x1462 m boyutlarındadır Kaba yontulmuş yerel kalker bloklardan euthynteria döşemesi yer yer ana kayaya oturmakta; hemen doğu kenar boyunca dikdörtgen örgülü taş blok sırası daha geç bir döneme ait olmalıdır

Akropoldeki eski duvar sistemi eğim doğrultusunda 100 m batı yönünde bir noktada Hellenistik savunma duvarlarına bağlanmaktadır Akropolün 150 m kuzeydoğusunda çokgen kenarlı örülmüş teras duvarı köşesi en eski savunma duvar sistemine ait olmalıdır Arkaik çağ teras duvarları kuzeydeki daha geç çağın savunma duvarı sistemine bağlantısı açık değildir




Teos Dionysos Tapınağı




Teoslular'ın baş tanrısı Dionysosun ünlü tapınağı kentin batısında surların hemen içindedir Tapınak, tiyatrodan uzak, Hellenistik kent duvarlarına yakın bir şekilde yerleştirilmiştir Etrafı stoa ile çevrelenmiş bulunan bir temenos alanın batısında yer alır Stoa kuzey ve güney yanlarda Dor, doğu ve batıda ise, İon düzeninde inşa edilmiştir





Temenosa girişin kuzeybatı ve güneybatı köşelerdeki anıtsal kapılarla sağlandığı düşünülmektedir Temenos alanı doğuya doğru alçaldığı için buraya bakan giriş bölümünde basamaklar yanlara oranla daha fazladır Krepidoma önde 12, diğer taraflarda ise 6 basamaklıdır Tapınak 11x6 sütunu ile bir hexastyle peripterosdur Tapınakta Hermogenes'in tercih etmiş olduğu sistem olan eustyle kullanılmıştır





Sur Duvarları


Teos'un Arkaik dönem surları çoğunlukla akropol çevresinde görülmektedir Kyklopik tarzda yapılan duvarlar hakkındaki tarihsel bilgiyi Herodot'dan öğreniyoruz İ Ö 545 yılındaki Pers istilasında komutan Harpagos tarafından yapılan yığma tepeler sayesinde Teos'un surları aşılabilmiştir Hellenistik surlar son yıllarda Prof Dr Numan Tuna tarafından yapılan araştırmalar sayesinde geniş ölçüde ortaya çıkmıştır Daha önceleri kent planına bağlı olarak dikdörtgen olduğu düşünülen surların, düzensiz bir şekilde geliştiği görülmektedir İsodomos duvar tekniği ile yapılan duvarlar en fazla korunmuş haliyle Dionysos Tapınağının batı tarafında bulunmaktadır Burada yapılan sondajlarda İ Ö X yüzyıla kadar inen seramik buluntuları ele geçmiştir Dionysos Tapınağının batısında kalan sur duvarlarının iç kısmında 1962 yılında yapılan kazılarda sur duvarı tabakalaşması hakkında önemli bilgiler elde edilmiştir Duvarlar boyunca temele kadar inen buluntular, Hellenistik dönemden Arkaik döneme kadar olan bir zaman dilimine tarihlenmektedir Fakat temelden sonra ana kayaya kadar olan, 80 cm tabakada ise İ Ö 6 yüzyıldan başlayarak Geometrik döneme kadar süren buluntular tespit edilmiştir Böylece mevcut sur duvarlarının İ Ö 6 yüzyıldan itibaren kullanıldığı, daha erken dönemlere ait surların başka bir yerde olduğu ortaya çıkmıştır Fakat ele geçen seramik buluntular, şekil ve süsleme bakımından Miletos'ta bulunan Geometrik çanak çömleğe benzemektedir Böylece Teos'un ilk yerleşim tarihi, İÖ 6 yüzyıldan 10 yüzyıla çekilmiştir





Tiyatro


Akropolis Tepesinin güney ucunda Dionysos Sanatçıları için özel bir önemi olan tiyatro yer alır Tiyatrodan bütün ören yerini, limanı ve Myonnesos burnuna dek uzanan kıyıyı görmek mümkündür (40) 1963 yılında Prof Dr Yusuf BOYSAL ve Prof Dr Baki ÖĞÜN ekibi tarafından özellikle skenenin(Sahne binası) 2/3 ü, kısmen de orkestra bölümü kazılarak, tarihleme için çok önemli bilgilerin açığa çıkması sağlanmıştır Tiyatro doğal eğim kullanılarak kurulmuştur Eğimin yetersiz olduğu durumlarda tonozlu geçitler yapılmıştır Sahne binası mimari elemanları korunmuş olmasına rağmen caveaya(Basamaklar) ait bloklar tahrip olmuştur Tiyatro at nalı biçimindeki planı ve yamaç eğimini kullanması sebebiyle Hellenistik özellikler gösterir Roma Çağında doğal yamacın el verdiği cavea kapasitesine eklenen yeni oturma sıraları için gerekli olan yüksekliği ve eğimi sağlayan alt yapı üzerine oturtularak genişletilmiş olduğu görülmektedir Caveayı yükseltebilmek için altına tonozlu geçitler ( vomitorium ) yapılmıştır Tiyatro yakınında bulunan mimari elemanlar sayesinde, Hellenistik dönemde, İon düzeninde skenesi olduğu, Roma döneminde ise İon ve Korinth düzenlerinin kullanıldığı iki katlı scaenae fronsa sahip olduğu söylenebilir Orkestrada bulunan pişmiş toprak künk tesisat ise Roma Çağının en son evresinde yapılmış olduğu düşünülüyor

Yakınındaki Sığacık Kalesi yapımında kullanılmış olduğu tahmin edilen tiyatro oturma sıralarının daha Fransız araştırmacıları döneminde bütünüyle sökülmüş oldukları bilinmektedir Roma Çağında farklı dönemlerde değişime uğradığı yapım eklerinden görülen Teos tiyatro yapısında en önemli yapım evresinin Hadrian döneminde gerçekleştiği, skene yapısına ait çok sayıda bezemeli mimari üst yapı elemanlarından anlaşılmaktadır








Bouleuterion/(Odeion)


Bouleuterion, kentle ilgili önemli kararları alan meclisin bulunduğu yapıdır Fakat Teos'daki yapı 850 kişilik oturma kapasitesi ve agoraya yakınlığı nedeniyle farklı işlevler (odeion, tiyatro, müzik, sivil toplantılar) için de kullanılmış olabilir Yapı içinde agora yöneticilerinin isimlerinin yazılı olduğu iki kare sunak bulunmaktadır
Agoranın kuzey köşesinde yer alır Doğal zeminden 4-5 m yükselen ve yaklaşık 3 m kalınlığında teras duvarı ile oluşturulan dolgu üzerine oturtulmuştur

Buna göre, Teos meclis yapısının İ Ö yaklaşık 170lerde yapılmış Miletos bouleuterionunda olduğu gibi oturma sıraları üzerine dayanan kalın ahşap dikmelere sahip olmadığı anlaşılmıştır Buna karşılık, Priene'deki bouleuterion yapısına benzer bir şekilde iç mekanda batı duvarı boyunca görülen fil ayakları ile çatı yükünün taşınması sağlanmış olmalıdır





Gymnasium



Kentin gymnasium kısımlarında çok az araştırma yapılmıştır Akropolün kuzeydoğusunda yer alan gymnasiumun büyük bir bölümü halen toprak altındadır Küçük sondajlar ve yüzey buluntuları ışığında, gymnasiumun Hellenistik dönemde inşa edildiği ve Roma döneminde değişikliğe uğradığı düşünülmektedir





Antik Liman





Çok iyi korunmuş olan Teos antik limanının güney savunma duvarları doğu-batı ekseninde kayma yaparak, dalgakıran olarak devam etmektedir Burada en sık esen kuzey-kuzeybatı rüzgarlarına karşı doğal olarak korunmuş, ancak şiddetli esen lodosa karşı da dalgakıran ile güvenilir bir liman oluşturulmuştur Dalgakıran yaklaşık 200 m uzunluğundadır Dalgakıranın denize bakan bölümü kıyı sürüntü hareketleri sonucu kum ile kaplıdır Küçük bir akarsu ve kıyı sürüntü hareketleri ile limanın içi de dolmuştur Dalgakırana koşut uzanan rıhtımın 87 mlik bölümü korunmuş, doğu ucu ise dağılmış ve kısmen su altındadır





Rıhtım üzerinde gemi bağlama taşları oldukça iyi korunmuştur Gemi bağlama taşları rıhtım duvar örgüsünü oluşturan dikdörtgen blok sırasına, dikine bağlantılıdır Günümüzde rıhtımın gemi bağlama taşları su seviyesine batar duruma gelmiştir Rıhtımın yapıldığı İ Ö 3 yüzyıldan günümüze yerel tektonik hareketlerin özel durumu dışında Batı Anadolu kıyılarında deniz seviyesi değişimi olmadığı, ancak Arkaik ve Klasik Çağlara göre genelde denizin yükseldiği görülmüştür 1962-1965 Boysal-Öğün kazılarında agorada yapılan A açmasında 15 m derinde bulunan taban suyu altında Hellenistik ve öncesine ait yapı katlarının durumu bu saptamayı doğrular niteliktedir

1993 yılında Prof Dr Sencer Şahin tarafından okunan, Seferihisar'da bir bağ evinde bulunan önemli tarihi yazıt Hellenistik Çağa ait 102 satırlık bir meclis kararını bildirmektedir Yazıt, İÖ 3 yüzyıl başlarında Teos kentini basan deniz korsanlarının talep ettikleri haraç miktarının nasıl ödeneceği üzerine Teos meclis kararını ve ödenti listesinin bir bölümünü de içermektedir







Nekropol


Yarımadanın batısında kalan bugün bozulmuş orman karakteri gösteren engebeli arazi, denizden gelebilecek bir müdahaleye açık bırakılmıştır Bu kısımda şehrin nekropolüne ait çeşitli kalıntılar bulunmaktadır Hemen her yerde pişmiş toprak lahitler, özellikle Klazomenai tipi İ: Ö 6 yüzyıla ait boyalı bir örnek ile daha geç dönemlerin kesme taş sandukaları yer yer açılmış olarak görülebilmektedir

Alıntı Yaparak Cevapla