08-04-2012
|
#5
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Türkiye'nin Tarihi Köprüleri
Uzun Köprü

Uzun Köprü - Uzunköprü (Edirne)
Yunanistan sınırına 6 kilometre uzaklıkta yer alan Edirne’nin Uzunköprü ilçesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun Trakya’daki ilk yerleşimlerinden biri Ergene Ovası’na yayılan bereketli topraklarıyla ünlü ilçe, bazı kaynaklara göre dünyanın en uzun taş köprüsü olarak nitelendirilen Uzun Köprü’ye de ev sahipliği yapıyor
Geniş yatağıyla bataklıklar oluşturan Ergene Nehri üzerine kurulan 174 kemerli köprü, zamanında Osmanlı ordusunun Avrupa’ya geçiş güzergâhındaki önemli noktalardan biriydi Sultan II Murat döneminde Mimar Muslihiddin’e yaptırılan ve 1443 yılında tamamlanan bu tarihi eserin inşası kayıtlara göre tam 18 yıl sürdü Eski adı Cisr-i Ergene olan Uzunköprü ilçesinde yer alan köprünün bazı kemerleri sivri, bazılarıysa yay biçiminde Köprü 1392 metre uzunluğunda, genişliği ise 5,5 metre Selyaranları üçgen formda olan köprünün gövdesinde kabartma ve rozetler görülüyor Ergene Nehri’nin yaz aylarındaki sakin akışı sırasında köprünün sadece orta gözlerinden su geçişi gözleniyor Nehir sularının yükselip yatağın taştığı dönemlerde ise yayılan su Uzun Köprü’nün tüm gözlerinden akıyor ve Enez’de Ege Denizi’yle buluşuyor Kesme taş kullanılarak inşa edilen Uzun Köprü, Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşanan savaşlarda düşman işgali altında kaldı Üzerinde bulunan kitabelerden biri Yunan işgalinde tahrip edildi Diğer kitabeyse II Abdülhamit dönemindeki köprü onarım çalışmalarının ardından ilçedeki Belediye Parkı Çeşmesi’nin üzerine konuldu İkinci Meşrutiyet döneminde köprünün girişine ilk demokrasi anıtı olarak nitelendirilen Hürriyet Çeşmesi eklendi Karayolları tarafından genişletilen ve hâlâ trafiğe açık olan Uzun Köprü’nün altından Ergene Nehri’nin sanayi atıklarıyla kirlenen siyah suları akıyor bugün
Fatih Köprüsü

Fatih Köprüsü - Edirne
Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti sıfatını taşıdığı devirde Edirne ve çevresi çok sayıda yeni yapıyla donatıldı Sınırlarında barındırdığı tarihi köprülerle ünlenen Edirne’deki köprülerin çoğu Osmanlı dönemine ait Zamanında saray mensuplarının ve asilzadelerin sayfiye mekânı olarak kullandıkları Tunca ve Meriç nehirlerinin kıyılarında Osmanlı mimari sanatının incelikli detaylarını yansıtan bu köprüleri bugün de görebilmek mümkün
Bu zarif anıt eserlerden biri olan Fatih Köprüsü, Edirne Sarayiçi’nde yer alıyor Tunca Nehri’nin üzerinde Adalet Kasrı yakınlarında konumlanan taş köprünün kitabesi bulunmadığı için mimarı ve yapılış tarihi tam olarak bilinemiyor Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında yaptırıldığı düşünülüyor Hasbahçe, Bönce ve Cephanelik gibi isimlerle anılan köprü, süvari kışlalarına yakınlığından dolayı Süvari Köprüsü olarak da biliniyor Fatih Köprüsü dört ayak üzerine oturtulan üç kemer gözden oluşuyor Tamamen kesme taştan inşa edilen yapı, 34 metre uzunluğunda ve 4 metre eninde İki boşaltma gözü bulunan Fatih Köprüsü’nün alt bölümünde, su taşkınlarının gövdeye zarar vermesini önleyen selyaranlar yer alıyor 2009 yılında onarıldı
Fatih Köprüsü ile II Bayezid Köprüsü arasındaki Tunca Nehri’nin kıyıları, eski zamanlarda mermer döşeli rıhtım haline dönüştürülerek mesire yeri olarak kullanılıyordu Köprü Evliya Çelebi’nin “sanatkârane yapılmış padişah köprüleri” tanımlamasıyla söz ettiği köprülerden biri Bir ucunda yer alan ve saraydan günümüze sağlam kalan tek yapı olan Adalet Kasrı’yla hoş bir görsel bütünlük oluşturuyor Günümüzde sessizliğe bürünen Fatih Köprüsü, altında sandal sefalarının yapıldığı görkemli günlerini özlüyor
Irgandi Köprüsü

Irgandi Köprüsü - Bursa
Türkiye’nin en güzel köprülerinden biri olma sıfatını fazlasıyla hak eden Irgandi, kemerli bir yapının üzerinde yükselen sıra sıra dükkânlarıyla benzerlerinden ayrılıyor Otuza yakın dükkân, bir mescit ve iki ahırıyla zamanının el sanatları merkezi olan köprü, aynı zamanda bir çarşı niteliği taşıyordu Lonca sistemine uygun yapıdaki bu çarşı, yıllar öncesinde seyyahların ve tüccarların sık sık uğradığı önemli bir ticaret alanıydı
Irgandili Ali’nin oğlu Hacı Muslihiddin tarafından 1442 yılında inşa edilen Irgandi Köprüsü, özgün mimari stiliyle dünyanın dört çarşılı köprüsünden biri sayılıyor Bulgaristan’ın Lofça kentindeki Osma Köprüsü, İtalya’nın Venedik kentindeki Ponte di Rialto ve yine İtalya’nın Floransa şehrinde bulunan Ponte Vecchio, üzerlerinde yer alan küçük dükkânlarıyla Irgandi Köprüsü’yle aynı kategoride değerlendiriliyor
Gökdere üzerine konumlanan bu tarihi yapı, Bursa’nın seçkin semtlerinden Yeşil, Yıldırım ve Emirsultan’ı birbirine bağlıyor 1854 yılındaki büyük Bursa depreminde epeyce hasar gören köprü, Kurtuluş Savaşı’nda Yunan ordusu tarafından da tahrip edildi Belediye tarafından 2004 yılında onarılıp aslına uygun olarak restore edilen Irgandi, turistik bir mekân olarak hizmet veriyor artık Bursa kandilleri ve bıçağı, mum çeşitleri, sedefkarlık, nakkaşlık, minyatür ve metal işleme gibi geleneksel el sanatları ürünlerinin sergilenerek satıldığı bu köprü çarşı kentin kültür merkezi konumunda
Üzerinde yer alan nargile kahvehaneleriyle gençlerin buluşma mekânı olan köprü, “kımıldamak” anlamına gelen “ırgamak” sözcüğünden almış adını Sarı badanalı dükkânları ve gri kemerli gövdesiyle yıllara inat hâlâ ayakta duruyor Irgandi Köprüsü

Mıhlı (Başdeğirmen) Köprüsü

Mıhlı (Başdeğirmen) Köprüsü - Altınoluk (Balıkesir)
Dünyanın oksijen deposu olarak bilinen Kaz Dağları’nın eteklerindeki Mıhlı Çayı aynı zamanda Balıkesir ve Çanakkale illeri arasındaki doğal sınırı oluşturuyor Altınoluk-Küçükkuyu güzergâhında Altınoluk’tan 5 kilometre ileride yer alan çayın üzerine konumlanan tarihi Mıhlı (Başdeğirmen) Köprüsü, tek gözlü kocaman kemeriyle dikkat çekiyor
Köprünün yapım tarihiyle ilgili kesin bir bilgi yok Kaz Dağları’nın zengin ekosisteminin yarattığı bir coğrafyada çam, zeytin, çınar, defne, tespih ağaçları ve envai çeşit meyve bahçelerinin bulunduğu doğal bir alanda yer alan bu anıt eser, büyük olasılıkla Roma dönemine tarihleniyor Köprü, zamanında Truva antik kentinin Ege’ye açılan önemli kapılarından biriydi Bazı tarihçilere göre Kral Yolu, bazılarına göre ise bölgede gerçekleştirilen zeytin ve zeytinyağı üretiminden dolayı eski Yağcı Yolu üzerinde yer alan Mıhlı Köprüsü, Ceneviz Köprüsü olarak da anılıyor
Geniş bir kemer açıklığı üzerindeki yaya geçiş kısmı oldukça dar olan Mıhlı Köprüsü’nün yakınında eski bir değirmen bulunuyor Yakın bir zamanda onarılan değirmenin biraz ilerisinde dar bir kanyonun ağzından akan Mıhlı Şelalesi görülebilir Şelaleye köprüden başlayan eski suyolu takip edilerek ulaşılıyor Yüzyıllardır insanlığa hizmet eden Mıhlı Köprüsü bahçelerindeki ürünleri toplamaya giden köylülere ya da hafta sonunu bu muhteşem coğrafyayı keşfetmeye ayıran trekking tutkunlarına geçit veriyor artık
|
|
|
|