08-04-2012
|
#7
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Türkiye'nin Tarihi Köprüleri
Oluk Köprü

Oluk Köprü - Manavgat (Antalya)
Toroslar’ın sarp yamaçlarını yararak gelen Köprüçay Irmağı, arkasındaki Dedegöl Dağları’nı güneşle baş başa bırakıp derin bir kanyona girer Darlaşarak geçit vermez bir görünüme bürünen Köprülü Kanyon’un duvarları sedir ve çam ağaçlarıyla kaplıdır Güneş ışınlarının kanyon tabanından akan ırmağa ulaşmadığı bu coğrafya, duvarlardan dökülen kaynak sularının oluşturduğu karstik şekillerle ilginç manzaralar yaratır Kanyonun en dar bölgesinde yer alan Oluk Köprü, inci bir gerdanlık görünümüyle karşı yakaya geçit veren tek bağlantıdır
Antikçağda Eurymedon olarak bilinen Köprüçay üzerindeki bu tek kemerli köprü günümüzde koruma altında Mimari görüntüsüyle 2 yüzyıl Roma dönemine ait olduğu düşünülen Oluk Köprü, denizden bin metre yüksekliğe kurulan Selge ve Pednelissos gibi Pisidia kentlerini Aspendos ve Side gibi Pamphylia şehirlerine bağladığı için tarihi bir öneme sahip Biraz ilerisindeki vadide küçük bir benzeri olan köprü, 1997 yılında Karayolları tarafından onarılarak trafiğe kapatıldı Oluk Köprü ne yazık ki geçtiğimiz yıllarda tekrar araç ve yaya trafiğine açıldı
Bugün Türkiye’de en çok ziyaret edilen bölgelerden Köprülü Kanyon 1973 yılında milli park ilan edildi Toroslar’ın geçit vermez yamaçlarındaki doğal güzelliklerle bezenen bölge, önemli bir rafting ve cip safari merkezi günümüzde Antalya Manavgat ilçesi Beşkonak beldesi yakınlarındaki Oluk Köprü, hem tarihi hem de turistik değerleriyle bölgenin önemli dinamiklerinden biri sayılıyor
Kravga Köprüsü

Kravga Köprüsü - Mut (Mersin)
Orta Toroslar’daki Geyik Dağları’ndan doğan Gökçay ve Gökdere nehirleri, Mut yakınlarında birleşerek Göksu adını alıyor Toplam uzunluğu 260 kilometreye yaklaşan nehir, üzerindeki antik köprülerle tarihin canlı tanıklarından biri aynı zamanda Karaman-Ermenek yakınlarında 1305 yılından beri hizmet verdikten sonra baraj suları altında kalan Görmeli Köprüsü, Bucakkışla’daki Bıçakçı Köprüsü ve Mut sınırlarındaki Kravga Köprüsü, uzmanlar tarafından Göksu yatağındaki en önemli tarihi yapılar arasında sayılıyor
İlk bakışta hemen fark edilen mimari doku, Kravga Köprüsü’nün iki değişik dönemde inşa edildiğinin bir göstergesi Erken Roma döneminde yapıldığı anlaşılan ilk yapının üzerine eklemlenen üst kısım, 14 yüzyıl Karamanoğlu üslubunu yansıtıyor 84 metrelik uzunluğa sahip köprünün kemerleri ve selyaranları kesme taş, diğer bölümleri ise moloz taş kullanılarak inşa edilmiş
Mersin’in Mut ilçesi Göksu beldesinde yer alan taş köprünün üç kemeri ve kara üzerine konumlanan boşaltma gözleri bulunuyor Ana kemerin her iki yanına iki küçük kemer ve biri büyük diğeri küçük olmak üzere daire şeklinde iki göz yerleştirilmiş Bu yuvarlak gözler, ustası tarafından köprünün ağırlığını hafifletmek amacıyla eklenmiş
Bir söylenceye göre köprüden en çok nar yükü taşıyan Yörük deve kervanları geçermiş Narekşisinin asitli özelliğinden dolayı zamanla köprünün taşları aşınmış Gördüğü onarımlar nedeniyle eklektik bir üslubu yansıtan Kravga Köprüsü, 1990 yılında trafiğe kapatılarak emekliye ayrıldı
Alman (Karaisalı) Köprüsü

Alman (Karaisalı) Köprüsü - Karaisalı (Adana)
Karayolu ve demiryolu taşımacılığında önemli işlevleri olan köprü ve viyadüklerin yapımı pek kolay gerçekleşmez Doğanın geçit vermediği ıssız coğrafyalar ve vahşi kanyonlar çoğu zaman zorlar insanoğlunu İşte bu noktada bilimsel yöntemler devreye girer ve mühendislik harikaları ortaya çıkar Tıpkı derin bir vadiye konumlanan 200 metre uzunluğunda ve 99 metre yüksekliğindeki Alman Köprüsü gibi
Osmanlılarla Almanlar arasında 19 yüzyılın sonlarında başlayan dostluk rüzgârları kısa zamanda ekonomik, kültürel ve sosyal anlamda bir işbirliğine dönüştü Alman İmparatoru Kaiser Wilhelm ve II Abdülhamit arasında yapılan anlaşmayla 1888 yılında Haydarpaşa’dan Bağdat ve Şam’a uzanan bir demiryolu hattı kurulması öngörüldü Bu projeyle Almanlar yıllardır özlem duydukları Ortadoğu petrolüne kavuşurken, Osmanlı İmparatorluğu’nun asker sevkıyatı ve yolcu taşıma sorunu da ortadan kalkacaktı
Haydarpaşa’dan başlayıp Eskişehir-Konya-Ereğli-Pozantı- Adana güzergâhını izleyen Bağdat Tren Hattı’nın en zor geçiş noktası olan Toroslar, projenin en önemli bölgesiydi Belemedik istasyonunda çalışan Alman mühendis ve işçiler, 1905 yılında 12 kilometre boyunca tam 22 tünel açtı Bu çalışmalar sırasında ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla bugün Alman Köprüsü (bazı kaynaklarda Varda) olarak anılan olağanüstü yapı inşa edildi
Çukurova’nın sıcaklarından uzakta, Aladağlar’ın eteklerinde çam ormanlarıyla çevrili keskin vadiler arasında yer alan bu tren hattında yolculuk yapmak inanılmaz keyifli Adana’nın Karaisalı ilçesi Kapıkaya Kanyonu mevkiindeki Hacıkırı köyü yakınlarında bulunan Alman Köprüsü, görenlerde haklı bir hayranlık uyandırıyor
Taşköprü

Taşköprü - Adana
Adana şehir merkezini ikiye ayıran Seyhan Nehri üzerindeki tarihi Taşköprü, bir Roma dönemi eseri Roma İmparatoru Hadrianus zamanında mimar Auxentus’a yaptırılan köprü, 310 metre uzunluğunda ve 11,5 metre genişliğinde Bir zamanlar gövdesine asılı duran Latince kitabe, günümüzde Adana Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor Yüzyıllarca insanlığa hizmet eden bu tarihi yapı, seller ve depremler gibi doğal felaketler yüzünden pek çok kez hasara uğradı Bu nedenle en önemlisi 17 yüzyılda olmak üzere, çeşitli dönemlerde onarımlar gördü Seyhan Nehri’nin sık sık taşması sonucu başlatılan ıslah çalışmalarında bazı gözleri toprak altında kaldı Orijinali 21 gözlü olarak inşa edilen köprünün bugün sadece 14 kemer gözü kalmış durumda İlk restorasyonlar sırasında taş korkuluklar kaldırılarak yerine metal olanlar konulduysa da, 2007 yılındaki çalışmalarda taş korkuluklar ve döşemeler aslına uygun olarak yenilendi Halk arasında üzerinden geçtiği nehrin adıyla, Seyhan Köprüsü olarak da anılıyor Taşköprü
Akdeniz’de dolaşan küçük ticaret gemilerinin, Seyhan Nehri yatağından köprü yakınına kadar gelebildiği eski çağlar artık geride kaldı Çukurova’nın kavurucu sıcaklarında kuruyan Seyhan Nehri’nin üzerindeki bu tarihi anıt, yaz aylarında susuz bir geçide dönüşüyor Seyhan ile Yüreğir ilçelerini birbirine bağlayan Taşköprü, tarihi Saat Kulesi ile modern binalar arasında kalan Adana’nın simgesi şimdi Şehir logosunu süsleyen dev taş gövdesiyle Taşköprü, taşıt trafiğine kapatılarak sadece yayalara hizmet veriyor günümüzde
|
|
|
|