Yalnız Mesajı Göster

Türkiye’De İslam, Hıristiyanlık Ve Museviliğin 70 Kutsal Abidesi

Eski 08-04-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türkiye’De İslam, Hıristiyanlık Ve Museviliğin 70 Kutsal Abidesi






Eyüp Sultan Külliyesi



İstanbul



Eyüp’te, iskele yakınlarındaki Camiikebir Caddesi üzerinde

II Mehmet’in (Fatih) İstanbul’u aldıktan sonra yaptırdığı ilk yapı topluluğu olması açısından önemli Külliye 1458’de yapıldı Külliye için burasının seçilmesinin nedeniyse Hz Muhammed’in alemdarı (bayrak taşıyan) Ebu Eyyub Ensari’nin bu civarda gömülü olduğunun tahmin edilmesi Ebu Eyyub Ensari’nin kabri olarak bilinen yere, külliyenin yapımı sırasında bir de türbe yapıldı

Külliye cami, türbe, medrese, imaret ve çifte hamamdan oluşuyordu Günümüze ulaşan cami ise 1798-1800 yıllarında III Selim zamanında barok üslupta yapıldı Mimarı Uzun Hüseyin Ağa Bu yenilenme sırasında, camiye 1724 yılında III Murat döneminde eklenen minareler korundu

Caminin ana mekânını ortadaki merkezi kubbe ve yanlardaki sekiz yarım kubbe örtüyor Altısı yuvarlak, ikisi dört köşeli sekiz sütunun taşıdığı ana kubbenin çapı 1750 metre Dışa taşkın dört köşe mihrabın da yarım kubbeli olduğu görülür Mihrabı barındıran dışındaki üç duvar, 24 sütun üzerine oturan bir balkon ile çevrili

Caminin sağında ve solunda ikişer şerefeli iki minare yükseliyor

Cami avlusunun yanlarında medrese odaları yer alıyor İmaret kubbeli, iki büyük mekândan oluşuyor

Dış bahçedeki çınarı II Mehmet’in (Fatih), iç bahçede, ortadaki çınarı ise Fatih’in öğretmeni Akşemsettin’in diktiğine inanılıyor Çınar dört köşeli, III Selim’in tuğraları ve çeşmelerle süslü bir parmaklıkla çevrili

Eyüp Sultan (Eyyub Ensari) Türbesi kufeki taşından, sekiz köşeli ve kubbeli olarak 1458’de yapıldı Hz Muhammed’in bayraktarı Eyyub Ensari, İstanbul’un Araplar tarafından kuşatılması sırasında, 672’de şehit düştü Ensari’nin mezarını Fatih’in öğretmeni Akşemsettin’in bulduğu söylenir

I Ahmet tarafından 1607’de yapılan eklemelerle türbe genişletildi Ortadaki sandukayı çevreleyen gümüş kafes ise 1793’te III Selim tarafından yaptırıldı Türbenin iç duvarlarını süsleyen ak, mavi çiniler ve vitraylı pencereler 16 yüzyılda eklendi Çinilerin üstünü yazı kuşağı dolanıyor Cami bunun dışında çevresinde birçok türbe barındırmasıyla da özellikle kutsal aylarda ve günlerde ziyaretçi akınına uğruyor Bu çevredeki türbelerden bazılarını anmak gerekirse; Ferhat Paşa, Feridun Paşa Türbesi, Mehmet Paşa, Siyavuş Paşa, Pertev Mehmet Paşa, Sokollu Mehmet Paşa, Mustafa Bulak Paşa, Hüsrev Paşa, Mihrişah Sultan, Sultan Reşat türbeleri…

Eyüp Sultan Camii’nin eski minareleri 1724’te yıkılarak yenilendi Bunun nedeni, büyük camilerin minareleri arasına Ramazan ayında mahya takılmasını zorunlu kılan ve 1719’da buyurulan padişah fermanı idi Tahta çıkan Osmanlı padişahlarının kılıç kuşanma törenlerinin Eyüp Sultan’da yapıldığı; camide kılınan ilk cuma namazında III Selim’in de bulunduğu tarihe düşülen notlar arasında





Zülfaris Sinagogu



İstanbul



Karaköy, Perçemli Sokak’ta Hahambaşılık kayıtlarında “Kal Kadoş Galata” adıyla geçen sinagogun Galata’da 17 yüzyıldan beri mevcut olduğu biliniyor Sinagogun bugünkü binası 19 yüzyılda yapıldı Sinagogun adı, bulunduğu sokağın eski adı olan “Zülfi Arus”tan geliyor 1905, 1962 yılında iki önemli onarım geçiren Zülfaris Sinagogu 1978 sonuna doğru yalnız cumartesi günleri açık tutuluyordu

Sinagog 1985 yılına kadar ibadete açık idiyse de, yörede ikamet eden Yahudi cemaatinin kalmaması üzerine bu tarihte kapandı Bina, müze olarak düzenlenerek 25 Kasın 2001 tarihinde 500 Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi adıyla hizmete girdi





İtalyan Sinagogu



İstanbul




İtalyan Sinagogu, diğer bilinen adıyla Kal de los Frankos, Galata’da Şairziyapaşa yokuşu üzerinde İstanbul’da yaşayan İtalyan Yahudi cemaati tarafından 1886 yılında kuruldu

Orijinal bina 1931 yılında yıkılarak yerine bugünkü yeni sinagog inşa edildi

Gotik stilde cephesi ve mermer merdivenleri ile görülmeye değer bir sanat eseridir





Aşkenaz Sinagogu




İstanbul



Aşkenaz Sinagogu, Galata’da Yüksekkaldırım Caddesi üzerinde

Avusturya kökenli Aşkenazlar tarafından 1900 yılında yaptırıldı

Sayıları binin altına düşen Aşkenaz ritine mensup Musevilerin, bir zamanlar İstanbul’da bulunan birkaç sinagogundan halen hizmette kalan tek sinagogdur

Avrupa stili cephesi ve Polonya etkili tahta pagoda stilindeki “ehal” ve “teva”sı ( dua kürsüsü) ile geleneksel Sefarad ve Romaniot sinagoglarından farklı bir görünüm arz eder

Sinagogda, Aşkenaz geleneklerine bağlı kalınarak “Bar Mitzvah”, düğün gibi dini törenlerin yapılmasına devam ediliyor



Neve Şalom Sinagogu




İstanbul



Galata’da Büyükhendek Caddesi üzerindeki Neve Şalom Sinagogu 1951 yılında kuruldu Adının kelime anlamı; “barış vahası”…

Modern ve görkemli yapısında hizmet veren Neve Şalom, İstanbul’daki en büyük Sefarad sinagogu olma özelliği taşıyor

Sinagogda, şabat duaları dışında “Bar Mitzva”, düğün, “Brit-Mila” ve cenaze gibi dini törenler gerçekleştiriliyor

Neve Şalom Sinagogu’nun alt katında 1988 yılında kurulan “Neve Şalom Kültür Merkezi” bulunuyor

İstanbul Neve Şalom Sinagogu 15 Kasım 2003 tarihindeki bombalı terör saldırısıyla dünyanın gündemine oturmuştu








Alıntı Yaparak Cevapla