08-04-2012
|
#5
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Türkiye’De İslam, Hıristiyanlık Ve Museviliğin 70 Kutsal Abidesi

Fener Rum Patrikhanesi

İstanbul
Fotoğraf: Sinan Anadol
Haliç’te, Fener semtinde Patrikhane sahille Bizans sur kalıntıları arasında uzanan dar, uzun arazi üzerine kuruludur
Ortodoksların din merkezi olan Fener Rum Patrikhanesi’nin kilisesi 1600 yılından beri Aya Yorgi Kilisenin içinde Ayia Efi - mia, Ayia Th eofanu ve Ayia Solomani isimli azizelerin kemiklerinin olduğu üç lahit var
Çeşitli zamanlarda restore edilen kilise I Ahmet döneminden başlayarak büyük yangınlar geçirdi ve onarıldı Bu yangınlarda değerli birçok elyazması da yandı Ancak kilise kütüphanesinin hâlâ büyük bir kısmı açılmamış zengin bir arşivi olduğuna inanılıyor
Patrikhane kilisesi en son 1994 yılında restore edildi Kiliseye girince ilk dikkat çeken objeler, altın varaklı çerçeveler içindeki ikonalar Yan yana getirilen ikonalardan oluşan minber çevresinde doruğa ulaşıyor ikonaların görsel şöleni


İstanbul
Fotoğraf: Sinan Anadol
Ortodokslar açısından paha biçilemez değerdeki “patrik tahtı” kilisenin önemli hazinelerinden biri olsa gerek Gerçi tahtın 1577 yılında başka bir kilise için yapıldığı geçiyor kayıtlarda ama şimdi burada
Dini konulu bezemeleriyle tavan süslemeleri, ince işçiliğiyle dikkat çekiyor Dünya üzerinde 13 tane olduğu söylenen “taşınabilir mozaik ikona”ların ikisinin Aya Yorgi Kilisesi’nde olduğunu belirtmeden geçmeyelim
Ayrıca patrikhanenin içinde din adamlarının odaları, çalışma birimleri ve kütüphane yer alıyor Buradaki binaların ahşap kısımları 1941 yılında büyük bir yangınla tamamen yandı Şimdiki dört bloktan oluşan yapı 1987-1989 yılları arasında, eski Türk konağı stilinde yapıldı
Bu bahsi, büyük ustaların izni ve okuyucuların anlayışına sığınarak yazarınızın henüz hiçbir kitabına girmemiş “Konstantinopolis” başlıklı şiirinin fi nal dizeleriyle tamama erdirelim Şiir, yazarınızın 2000’li yılların başında Fener Rum Patrikhanesi’ni ilk kez gezişinin esiniyle yazılmıştı:
“Fener Rum Patrikhanesi’nde dün oynadı/ beynimdeki paslı çivi yerinden Ben, İsa’nın/ zincire vurulduğu yeşim sütunun önünde mum gibi/ ak bir beden Sen kim bilir nerdesin, üryan gözlerimden”

Sveti Stefan Bulgar Kilisesi

İstanbul
Balat ve Fener arasında Haliç kıyısındaki kilisenin tamamı dökme demirdendir Sveti Stefan Bulgar Kilisesi neogotik üslupta, yeşilimsi gri bir yapı
Girişte yapılış serüveninin anlatıldığı küçük bir levha görülür İçi ve dışı, her parçası 1893-96 yıllarında Viyana’da dökülüp önce Tuna, sonra Karadeniz’den taşınarak İstanbul’a getirildi ve burada birleştirilerek 1898’de ibadete açıldı
Orta nefi altı, yan nefleri üç metre genişliğinde olan kilisenin dikdörtken planının güneybatısındaki 1 5 metrelik çıkıntı giriş bölümünü oluşturuyor Kuzeydoğusundaki üç metrelik çıkıntıda ise apsis yer alıyor

St Antuan (Antoine) Katolik Kilisesi

İstanbul
Fotoğraf: Fatih Metin Demirkol
Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi üzerinde
St Antuan Kilisesi 1912 yılında inşa edildi Mimarı İstanbul doğumlu Giulio Mongeri
Gömme ayaklarla sınırlanmış giriş cephesi, daha yüksek ana nef hizasında öne çıkan orta bölüm ve iki yan bölümden oluşuyor
İstanbul’un en büyük kiliselerinden biri olmasının yanı sıra, cemaati en geniş Katolik kilisesi de St Antuan Geniş bir avlu içerisinde bulunan betonarme kilise İtalyan neogotik tarzının izlerini taşıyor
Kilisenin avlusuna, birbirine bir geçitle bağlanan iki apartman arasından giriliyor Bu iki apartman da kiliseyle aynı adı taşıyor Zira Antuan Apartmanları kiliseye gelir getirmesi amacıyla inşa edildi

Ödemiş Ulu Camii

İzmir
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün
İzmir’in ilçesi Ödemiş’teki Birgi kasabasında
Ödemiş Ulu Camii, Aydınoğullarının 1307-1348 yılları arasında başkenti olan Birgi’de Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından 1312’de yaptırıldı Aydınoğlu Camii adıyla da tanınıyor
Büyük kesme taşlardan yapılan kare planlı ve beş sahınlı yapının son cemaat yeri sekiz sütunun taşıdığı ahşap çatı ile örtülü Caminin güney ve doğu duvarları mermer bloklarla yapıldı Cami içerisinde, tanınıyor bir yanda üç, öbür yanda dört sütun yer alıyor

İzmir
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün
Tek şerefeli minaresi, firuze sırlı tuğlaların baklava biçiminde dizilmesiyle süslenmiş Mihrap önünde küçük bir kubbe bulunuyor Mihrabın bezendiği mozaik çiniler firuze ve koyu mor renkli geometrik yıldız ve geçmeli
Ahşap minberi çivisiz geçmeli (kündekâri) teknikle yapılmış Ceviz ağacından çivisiz, geçmeli pencereleri de kanatlarındaki bezemelerle ahşap işçiliğinin özgün örnekleri arasında yer alıyor Bu güzel ahşap işleri Mağribi Abdülvahit oğlu Muzaff er’in 1320’de tamamlayabildiğini minberindeki yazıdan öğreniyoruz Caminin doğu köşesinde Bizans döneminden kalma bir aslan heykeli var
Aydınoğlu Mehmet Bey’in türbesi öldüğü yıl (1333) yapıldı Kare plan üzerine sekizgen türbe, mermeri andıran düzgün kalker taşından yapıldı Tek kubbeli, üç pencereli türbenin kapı kemeri çiçek motifl eriyle bezeli
Türbede Mehmet Bey’in yanı sıra küçük oğlu İsa (Öl 1390), üçüncü oğlu İbrahim Bahadır (Öl 13 ) ve ikinci oğlu Gazi Umur’un (Öl 1343) mezarları bulunuyor
|
|
|
|