08-04-2012
|
#9
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Yürüyüş Rotaları | 50 Düş Patikası
      
Yayalar Köyü – Deniz Gölü
      

Deniz Gölü – Yusufeli – Artvin
Fotoğraf: Y Güngör
Kaçkar Dağları’nın en popüler bölgesi Eşyalar katırlarla taşınıyor Hem Yaylalar köyünde hem de son köyün son mahallesi olan Olgunlar’da ahşap ve temiz pansiyonlar var Yürüyüş bir buzul vadisi olan Büyükçay Vadisi’nin tabanından devam ediyor Hastaf Yaylası’ndan itibaren yavaş yavaş dikleşmeye başlıyor Hastaf Yaylası- Dilberdüzü iki üç saat Buradan Kaçkar Dağları’nın en yüksek ve en derin gölü olan Deniz Gölü ise iki üç saat sürüyor Deniz Gölü, Kaçkarlar’ın en güzel manzaralı gölü Günübirlik yürüyüşler içinde en uzunu Göle en güzel zamanında varmak için sabah saat 05:00 gibi yola çıkmak lazım Olgunlar- Hastaf Yaylası arası vasat bir ekip için iki saat sürer Patika oldukça geniş ve eğim düz Burası bu yürüyüşün en kolay etabı Hastaf Yaylası-Dilberdüzü arası da iki üç saat sürer Bu etabın patikaları yavaş yavaş eğim kazanarak 2 bin 900 metre yükseklikteki Dilberdüzü’ne varır Bu etabın zorluk derecesi ortadır Burada iyice dinlendikten sonra Dilberdüzü’nün arkasındaki dik eğimli bölgeye doğru yürüyün Zaten patika da kendini belli eder Dik olması sizi ürkütmesin Kayalıkları arasında çok iyi açılmış patikalar var Bu etap teknik açıdan çok zor olmamakla birlikte yürüyüşün son etabı olduğundan yorgunluk artar Bu nedenle bu etabı zor bir etap olarak görüyorum Patika o kadar geniş ve belirgin ki kaybetmenize imkân yok Eğer yolda yorulursanız sakın vazgeçmeyin Kısa bir süre sonra dünyanın en güzel göllerinden biriyle karşılaşacaksınız Göl, 3 bin 376 metre yükseklikte Derinliği ise yaklaşık 60 metre Deniz Gölü’nün muhteşem güzelliği sizi büyüleyecek
   
Barhal – Karagöl
   

Barhal – Yusufeli – Artvin
Fotoğraf: C Oğuztüzün
Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Barhal köyünün, Altıparmak Dağları eteklerinde bulunan Naznara ve Amanesget mahallelerinden başlayan yürüyüş gidiş dönüş 6-10 saat arasında bir zaman diliminde tamamlanabilir Bu rotada yürürken kendinizi kısa sürede bölgenin geleneksel yaşamından kesitlerin, henüz betonlaşmanın işgaline uğramamış evlerin ve el değmemiş muhteşem bir doğanın içinde bulacaksınız Yürüyüş Altıparmak Dağları’nın en güzel göllerinden biri olan Karagöl’de sonlanacak Yaklaşık 2 bin 900 metre yükseklikteki göl, yüksekliği 3 bin 500 metreye yaklaşan zirvelerin arasına sıkışmış gizli bir cennet gibi Gölden, Marsis Dağı’nın sisler arasındaki görüntüsü doğaseverlerin belleklerinden kolay kolay silinmez Yürüyüş Amanseget Mahallesi’nden başlıyor Bu nedenle Barhal’da geceleyip sabah erkenden yürüyüşün başladığı noktaya araçla gitmek gerekiyor Yürüyüşe Barhal’dan da başlanabilir ama gidiş dönüş için oldukça uzun bir yol Naznara ve Amanezget mahalleleri bu sırt boyunca yukarı doğru sıralanmış evlerden oluşan küçük yerleşimler Altıparmak Dağları tüm görkemiyle eşlik edecek yürüyüşünüze
 
Barhal – Yusufeli – Artvin
Fotoğraf: Y Güngör
Sağınızdaki Marsis Tepe de sisler arasında bir görünüp bir kaybolacak Bu etap 15 - 20 dakika sürer ancak zemin bu etapta biraz kaygan Kısa sürede eğim düzleşecek ve sağınızda orman, solunuzda derin bir vadi yavaş yavaş yükselmeye başlayacaksınız Hemen ardından orman aşağılarda kalacak ve kayalık bir kesime varacaksınız Çanağa inen patikayı takip ederek aşağı inin ve buradan göle giden patikayla birleşin Kayalıklara paralel giden patikada rahat bir yürüyüşle 15-20 dakika sonra Karagöl’ün bulunduğu çanağa ulaşırsınız ama göl hemen kendini göstermez Gölü çevreleyen düzlükte beş dakika daha yürümek gerekecek Sonra muhteşem görüntüsüyle Karagöl çıkacak karşınıza Dönerken yaşadığınız tüm zorlukları unutacak ve beyninizin bir köşesine doğadan muhteşem kareler kaydedeceksiniz Bu kareler o kadar bağlayıcı olacak ki hemen yeni bir rota planı yapmaya başlayacaksınız

       
Özgüven Köyü – Ciro Şelalesi
       

Özgüven Köyü – Yusufeli – Artvin
Fotoğraf: Y Güngör
Bu da pek bilinen bir rota değil Altıparmak Dağları’nın arasında kalmış saklı bir güzellikler diyarı Özgüven köyü Yusufeli ilçesine bağlı Yusufeli Barhal arasındaki Bıçakçılar yol ayrımından sağa dönülüyor Araçla yaklaşık bir saatlik bir yolculuktan sonra Altıparmak Dağları’nın arasında sıkışmış kalmış olan Özgüven köyüne varacaksınız Bu yol epey virajlı ama buraların yollarıyla karşılaştırıldığında çok iyi Bazen biraz ürkütüyor o kadar Köyden sonra yol devam ediyor ama çok kötü Buradan itibaren muhteşem doğanın tadını çıkarmak için yürümenizi öneririm Çünkü köy adeta kayıp bir kent gibi dağların arasında kalmış Bu dağların arasında yürümek çok keyifli oluyor Sis basınca ansızın farklı bir ortam beliriyor Eğer mevsim sonbaharsa yürüyüşünüz biraz uzun sürebilir Çünkü yol boyunca üç farklı türde olan böğürtlenleri yemekten yürüyemiyor insan
 

Özgüven Köyü – Yusufeli – Artvin
Fotoğraf: Y Güngör
Yürüyüşe başladıktan bir buçuk iki saat sonra derenin kenarındaki orman kulübesine varacaksınız Kafanızı derenin geldiği yöne doğru çevirerek yukarı bakın Birkaç basamak halinde tam 165 metreden dökülen Ciro Şelalesi’ni göreceksiniz Derenin kenarındaki patikayı takip ederek yarım saat içinde şelalenin dibine kadar yaklaşabilirsiniz Şelalenin en güzel tarafı, dibindeki kayalıklar sayesinde hiçbir zarar görmeden altında durabilmeniz Eğer hava sıcaksa girin altına Su biraz soğuk ama tüm yorgunluğunuzu alacağından emin olabilirsiniz Yemeğinizi burada yedikten sonra yavaş yavaş toparlanıp şelalenin üzerinden arka tarafa doğru giden patikaya girin Uzaktan biraz ürkütücü gözükse de kayaların arasındaki patika oldukça geniş ve güvenli Yukarı çıkınca aşağıdaki tabloyla tamamen zıt bir görüntüyle karşılaşacaksınız Aşağıda kayalıktan geçilmezken burada neredeyse kaya bulmak mümkün değil Dümdüz bir çayırlıkta akan su menderesler çiziyor ve aşağıdaki şelaleyi oluşturuyor Bir zamanlar bu çayırlıkta yüzlerce inek, binlerce koyun otlarmış Oysa şimdi ıssızlık hâkim ortama Bir zamanlar ot yetmezken şimdi sadece yabankeçileri besleniyor buralarda Buradan çok oyalanmadan geri dönün Özgüven’de birileri ile sohbet de edebilirseniz eğer, dinlediğiniz öyküler burada yaşayanlarla daha sıcak bağlar kurmanıza vesile olacak
          
Çamlıbel Yaylası – Güngörmez Dağı Etekleri
          

Güngörmez Dağı – Yusufeli – Artvin
Fotoğraf: M Güngör
Çamlıbel, Yusufeli’nin Çevreli köyünün yükseklerdeki en güzel yaylası Araçla yaylaya giderek yürüyüşe buradan başlayabilirsiniz Yayladan sonra su yok, bu nedenle yanınıza yeteri kadar su almayı unutmayın Yaylanın içinden geçen yol kıvrılarak yukarı doğru çıkıyor İlerideki ormana giden yol ise bir süre sonra bir evin yanında sona eriyor Yolun karşısındaki orman muhteşem; 45 dakikalık bir yürüyüşün en etkileyici öğesi olacak Öncelikle ormana tek başınıza girmeyin Orman gerçekten çok ürkütücü Birbirine yanaşmış ağaçların arasından giden patika bazen küçük kütle hareketleri nedeniyle bozulmuş Patikanın üzerine yer yer ağaç da düşmüş Bu yürüyüşü daha da engebeli ve heyecanlı hale getiriyor Rotanın birçok yerinde ağaçların görkeminden gökyüzünü göremeyeceksiniz Belli bir süre sonra orman bitecek ve kayalıklar başlayacak Bu kayalıklardan birine çıkın ve aşağıdaki çanağa bakın
 

Güngörmez Dağı – Yusufeli – Artvin
Fotoğraf: M Güngör
Bu dağ sistemine adını veren Güngörmez Suyu buradan akıyor Suya bu ismin verilme nedeni sadece güneş battıktan sonra akması Bu özelliği nedeniyle yöre halkı arasında biraz kutsal gözüyle bakılıyor suya Oysa olay çok basit Çanaktaki buzul kütlesi gece donuyor Bu bölge çok fazla güneş almadığı için buz ancak akşama doğru eriyebiliyor ve aşağıya su olarak iniyor Aladağlar’daki, Akşam Pınarı da aynı özelliğe sahip Yaylaya geri döndükten sonra Çoruh Vadisi’ne olabildiğince yukarıdan bakmak için sırt boyunca yürümeye başlayın Yayladan birini yanınıza alırsanız iyi olur Yol bulmak için değil ama mantar toplamak için çok gerekli Yükseldikçe Çoruh Nehri’nin tüm özellikleri ortaya çıkmaya başlayacak Yukarı baktığınızda ise Güngörmez Dağı’nın önündeki sivri zirveleri göreceksiniz Bu dağların bir özelliği de adeta çiçek tarlası olmaları Rota boyunca çiçeklerin arasında değil çiçek tarlalarının içinde yürüyeceksiniz Geri döndüğünüzde topladığınız mantarları bir sobanın üzerine yerleştirip göbek kısmına biraz tuz dökün; kısa bir süre sonra mantar suyunu vermeye başlayacak ve göbek suyla dolacak Bu suyu için Böyle bir yerde ancak böyle bir lezzet olabilir Ancak mantarları çok iyi tanıyan, bilen biri yoksa kendi başınıza bu dediklerimi asla yapmayın
           
Yedigöl Köyü – Pidasor Yaylası – Hemşin Aşıtı
           

Salaçur Vadisi – İspir – Erzurum
Fotoğraf: Y Güngör
İspir - Yedigöl köyü arası araçla bir saat Yol bölgenin en güzel vadilerinden biri olan Salaçur Vadisi’nin tabanından geçiyor Yedigöl köyünden yola çıktıktan 45 dakika sonra Pidasor Yaylası’na varacaksınız Bu yaylaya Tivasor diyenler de var Aracın gideceği son nokta burası Bu yürüyüşüm amacı Hemşin Aşıtı’na çıkarak buradan Verçenik zirvesi ve zirvenin dibindeki Kapılı Göller’i izlemek Yayladan sonra batıdan gelen Çatak Dere’yi takip edin Bu ilk etap fazla yorucu değil Derenin 100 metre kadar üstünden giden patikayı takip etmeniz yeterli Patika hemen yaylanın çıkışından başlar İlk birkaç yüz metre oldukça geniştir Sonra yukarıdan gelen taşların biriktirdiği bir yamaç molozunun içinden geçer Eğim yürümek için son derece uygun Sağ tarafınızda kalan 3 bin 478 metrelik Leşkayası Tepesi’nin kütlesini geçinceye kadar yürüyün Tepe az da olsa gerinizde kaldığında sağdan yani kuzeyden gelen bir dere göreceksiniz
 

Salaçur Vadisi – İspir – Erzurum
Fotoğraf: C Oğuztüzün
Yayladan bu nokta vasat bir ekip için bir saatten az sürebilir Yürürken karşınızda bir zirveler grubu göreceksiniz Bu zirveler grubu ile sağınızda kalan kütlenin arasından bir dere akar Bu dere yanından yürüdüğünüz Çatak Dere ile birleşinceye kadar yürüyün Bizim rotamız kuzeyden gelen derenin sonunda Bu nedenle bu birleşme noktasından itibaren kuzey yönünde yukarıdan gelen dereyi takip edeceğiz Bu noktadan itibaren eğim yavaş yavaş dikleşmeye başlayacak Dere kenarındaki patikayı takip edin Eğimin çok az dikleşmeye başladığı nokta göle yaklaştığınız anlamına gelir İki derenin birleştiği yerden yola çıktıktan bir iki saat sonra bir gölün kenarına varacaksınız Geniş bir düzlükte bulunan bu göl aynı zamanda ideal bir kamp yeri Muhteşem bir de manzarası var Burada kısa bir süre dinlenerek gölün tadını çıkarın Moladan sonra kuzeye döndüğünüzde biraz ileride zirvelerin arasında geniş bir boyun göreceksiniz Bu boyun Hemşin Aşıtı’dır Gölden çıktıktan yarım saat sonra aşıta vardığınızda karşınızda Verçenik zirvesinin nefes kesen manzarasını bulacaksınız
 
|
|
|
|