Yalnız Mesajı Göster

Yeraltındaki Doğal Güzelliklerimiz | Türkiye'deki Mağaralar

Eski 08-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Yeraltındaki Doğal Güzelliklerimiz | Türkiye'deki Mağaralar



















2 jeolojik zamana ait mermerler içerisinde oluşan mağara, 2 bin 720 metre uzunluğunda Dupnisa Mağarası'nın, yarasaların doğal yaşamlarını sürdürebilmesi için sadece 450 metrelik bölümü 2003 yılında turizme açıldı Mağara, kuru, sulu ve kız mağarası olmak üzere 3 bölümden oluşuyor Mağaranın gezilebilmesi için 270 merdiven kullanılıyor Turistler, Dupnisa'nın sadece 'sulu' ve 'kuru' mağara bölümlerini ziyaret edebiliyor






2003'de ziyarete açılan, Türkiye mağara literatüründe en bilinen mağaralar arasında yer alan Dupnisa mağaralarının içinde, sürekli akışa sahip yer altı nehri ve bu nehrin oluşturduğu, derinliği yer yer 2 metreye ulaşan göletler bulunuyor Kuru ve sulu mağaralarda süt beyazdan kırmızı ve kahverenginin her tonunda renge sahip dev sarkıtlar, dikit ve sütunlar ile perde bayrak taşları ve damla taş havuzları yer alıyor Kış başlarında yarasaların doğal yaşamlarını sürdürebilmesi için turizme kapatılan mağara, yarasaların uyanmasıyla birlikte mayıs ayında turizme açılıyor Mağarada 16 türden yaklaşık 33 bin yarasa yaşıyor













Kızılelma-Cumayanı yeraltı su sisteminin boşalım ağzını oluşturur Dışarı birçok ağızla açılmaktadır Suyun çıktığı ağızdan 100 mlik sulu bir galeri ile, ya da yukarıdaki fosil kuru ağızdan 75 m yürünerek salona gelinmektedir

Salon yeraltı deresi üzerinde bir köprü fonksiyonu gören ve olağan üstü güzelliğe sahip Traverten ile başlamaktadır Yüksekliği 60 m ve uzunluğu 70 m olan salonun tabanı kalın bir kum tabakasıyla kapalıdır ve sifonla sonlanmaktadır Travertenden sola suyun gelişi yönünde ilerlendiğinde Kızılelma mağarası yönündeki sifona ulaşılır

Yağışlı dönemlerde ya da ani fazla yağış olduğunda çok kısa süre içinde su baskını olduğundan, yaşam tehlikesi oluşmaktadır













Özelliği: Yatay ve kısmen aktif bir mağara sistemi olan Altınbeşik Mağarası adını üst kısımda yer alan Altınbeşik Tepesinden almaktadır Torosların bu bölgesi hem jeolojik hem de jeomorfolojik yönden çok karışık bir yapıya sahiptir Tersiyer ortalarında meydana gelen şiddetli kıvrımları,bu dönemin sonunda şiddetli dikey yükselmeler izlemiştir Jeolojik bindirmeler büyük kıvrıklar ve derin kazılmış vadiler bu hareketli jeolojik geçmişinsonucudurAltınbeşik Mağarası üst Kresate yaşlı kireç taşları içinde kıvrıklar üzerinde oluşmuşturMağara üst üste 3 seviyede gelişmiştir En alttaki ve orta seviyedeki yağışlı mevsimlerde aktif, en üst seviye ise devamlı kurudur







Altınbeşik Mağarası daha kuzeyde bulunan Eynif polyesinin ve civarındaki bir dizi daha küçük polyelerin yer altına intikal eden suların toplanarak tahliye edildiği bir ana yeraltı deresi görevini görmektedir Güz aylarında mağara içinde çok miktarda durgun göletler vardır Mağara içindeki kum ve çakıl birikintilerinden, kayalar üzerindeki akıntı oyuklarından bahar aylarında orta ve alt seviyeden debisi kuvvetli yeraltı dereleri aktığını göstermektedir Altınbeşik Mağarasının aktivitelerini tamamen yitirmiş olan üst seviyesinde, tabanda kaya blokları dikkati çeker, bunların yanında dikit ve sarkıt oluşumları da vardır Orta seviyenin daha çok dere yatakları özelliğini taşır Burada kaya blokları geniş yerler kaplar, yeryer kum ve çakıl depoları ile traverten oluşumları görülür Mağaranın girişinden itibaren ilk 200 m mağaranın alt seviyesini oluşturur ve burası devamlı su altındadırAlt seviyenin bitiminde 40 mlik dik bir çıkış vardır Bu çıkış ve bitişik duvarlar beyaz renkli kalın travertenlerle kaplıdır Mağaranın en güzel bölümünü burası oluşturmaktadır































Alıntı Yaparak Cevapla