|
Prof. Dr. Sinsi
|
Anadolu'nun Şelaleleri
Akırgel Şelalesi

Akırgel Şelalesi – İkizdere(Rize)
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün
Rize iline 40 kilometre uzaklıktaki İkizdere ilçesinin yer aldığı vadi, farklı dünyalara açılan bir kapı gibi Rize-İkizdere asfaltından düz devam ederseniz 2 bin 600 metreyle Rize’yi Erzurum’a bağlayan Türkiye’nin ikinci en yüksek geçidi Ovit’e, sağa dönerseniz Kabahor Deresi eşliğinde balıyla ünlü Anzer Yaylası’na, sola dönerseniz bulutlarla dost olmuş Cimil Vadisi’ne ulaşırsınız
Soğanlı Dağları’yla Kaçkar Dağları arasında yer alan Çapans Tepeleri’nin keskin yamaçlarındaki Cimil Vadisi’nin yolu, artık kullanılmayan eski bir kemer köprünün yanından başlıyor Yaklaşık 40 kilometrelik toprak yol Başköy, Ortaköy ve Yetimhoca köylerinden oluşan Cimil Yaylası’na kadar devam ediyor Tarihi İpek Yolu üzerindeki Çağırankaya ayrımında ormanla kayalar arasına saklanmış bir şelaleyle karşılaşıyorsunuz Eğvane (Avvane) Şelalesi, ormanı ikiye bölen dar bir yarıktan olanca gücüyle akıyor Asıl sürpriz ise Yetimhoca’ya varmadan güleç yüzüyle karşılıyor konuklarını Çam ağaçları arasından setler yaparak dökülen Akırgel Şelalesi, vadinin en büyüğü Bahar aylarından itibaren etrafı sarı ve mora boyayan ormangülleriyle düşsel bir görüntü yaratıyor Akırgel Buluntu Dağı ile Demir Dağı arasında kalan Cimil Deresi, şelalelerden geçtikten sonra İkizdere ilçesinde Köhçer Deresi’yle buluşarak Karadeniz’e dökülmeden önce, Şimşirli yakınlarında 15 metreden düşen Manle Şelalesi’ni oluşturuyor
İki bin metrelerde yer alan Cimil köylerinin ardından yüksek yaylaların başladığı yöre, doğaseverler için sayısız macera rotası sunuyor Bu rotaların en önemlisi Cimil Vadisi’ni Fırtına Vadisi’nden ayıran geçitte yer alan Çirmaniman Yaylası’ndan başlıyor

Maselevat (Ketekalivi) Şelalesi
Maselevat (Ketekalivi) Şelalesi – Çamlıhemşin(Rize)
Fotoğraf: Sabri Aslışen
Sislerin arasından bir görünüp bir kaybolan dağ sıralarından kopup gelen dereler, şelaleler yaratarak koşuyor Fırtına Vadisi’ne Su, Kemerli Kaçkar (3 bin 642 metre) ile Altıparmak Dağları’nın (3 bin 334 metre) gölgesindeki göllerden aşağılara doğru hızla salınırken önüne çıkan engellerden şelale olup atlıyor Komatti Yaylası ile Maselevat mezrası arasında oluşan Eğrisu, Çopuni ve mezrayla aynı adı taşıyan Maselevat şelalelerinin yükseklikleri oldukça fazla Bin bir renge boyanmış kır çiçekleriyle süslenen Alpin çayırların kokularını taşıyan sular, iki yanı ağaçlarla çevrili kayaların üzerinden köpük köpük uçuyor Özgün formlarıyla her üç şelale gürgen, çam ve ladin ağaçlarının arasından nefis görüntüler sergiliyor
Çamlıhemşin merkezindeki Fırtına Deresi üzerinde yer alan köprü, şelalelere ulaşmak için ilk çıkış noktası Bu yol Topluca köyü ve Maselevat mezrasını geçerek 48 kilometredeki Komatti Yaylası’na kadar uzanıyor Yöreye özgü evleri ve serenderleri ile Topluca köyü şirin bir yerleşim Şelalelerin ilki 32 kilometredeki Maselevat mezrasının sonundaki evlerin arkasına konumlanıyor Yaklaşık 25 metreden dökülen ilk şelale Maselevat’ın ardından, yaklaşık üç kilometrelik bir yürüyüşle en az onun kadar görkemli Eğrisu ve Çopuni çağlayanlarına ulaşılıyor Arıcılığın yaygın olduğu Komatti Yaylası’nda konaklama olanağı sağlayan bir de pansiyon bulunuyor
Komatti’de biten toprak yolun ardından dereye paralel eski göç patikaları takip edilerek Büyük Yayla da denilen Topluca Yaylası’na kadar çıkılabiliyor Yaylanın üzerinde Ambar, Büyük, Ergiş, Kapri, Zeluan, Kaçkar ve Çifte Göller olmak üzere toplam sekiz göl görülebiliyor Bu noktadan Avusör veya Sırt yaylalarına geçilebilecek trekking rotaları mevcut

Ciro Şelalesi

Ciro Şelalesi – Yusufeli(Artvin)
Fotoğraf: Yıldırım Güngör
Bir bölümü Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içinde kalan Artvin’in Yusufeli ilçesi, Türkiye’nin trekking cennetlerinden biri Kaçkarlar’ın arka bahçesi olarak gösterilen Altıparmak Dağları’yla Karmovut, Davut ve Güngörmez dağları arasında kalan bölüm üç bin metrenin üzerindeki zirveleri, buzul gölleri, şelaleleri, debisi azalmayan dereleri ve endemik bitkileriyle dağcıların ve seyahat acentelerinin rağbet ettiği bir coğrafya
Türkiye’deki en yüksek rakımlı şelalelerden biri olma özelliğini taşıyan Ciro Çağlayanı, bu trekking rotalarından birinin üzerinde yer alıyor Şelale, Yusufeli ilçesine yaklaşık 41 kilometre mesafede bulunuyor Ulaşım için önce Yusufeli-Sarıgöl (Taşkıran)-Barhal istikametindeki asfalt yolun Balhıbar köyü kavşağından sağdaki stabilize yol takip edilerek Özgüven köyüne geliniyor Yaklaşık iki kilometre daha devam eden yol İntkor Yaylası’nda sona eriyor Bu noktadan rahatlıkla görülebilen şelale, keskin bir sırtın üzerinden, tam 166 metre yükseklikten dökülüyor Altıparmak Dağları’nın güneydoğu tarafına konumlanan Karataş 2 (3 bin 253 metre) zirvesiyle Gudashevsivrisi (3 bin 406 metre) arasında çağıldayan Ciro’nun denizden yüksekliği 2 bin 348 metre İntkor Yaylası’ndan oldukça sert bir eğimle yükselen patika, yaklaşık 25 dakikalık bir yürüyüşün ardından şelaleye ulaşıyor Temmuz-ağustos arası şelaleyi görmek için en uygun zaman Yine de yola çıkarken Doğu Karadeniz yaylalarının özelliği olan yağmur ve aniden bastıran yoğun sis akılda bulundurulmalı

Mulona Şelalesi
Mulona Şelalesi – Ardeşen(Rize)
Fotoğraf: Hasan Önder
Fırtına Deresi’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada bulunan Rize’nin Ardeşen ilçesi, atmaca yetiştiriciliği ve Türkiye’nin en uzun şelalelerinden biri olarak anılan Mulona Şelalesi’yle tanınıyor Yaz aylarında sahilin nem ve sıcaklığından kaçan Ardeşenliler, Tunca Vadisi’ndeki yaylaları şenlendiriyor Yaklaşık 48 kilometrelik Tunca TURGUT TARHAN yolundan sırasıyla Seslikaya köyü, Çirihinci, Tunca beldesi, Deremezra, Neknari ve ardından Mulona Yaylası’na kadar araçla gidilebiliyor
Anzer ile yarışacak kalitede bal üreten yaylalar, yöreye özgü ahşap evlerle süslü Araç yolunun bittiği Mulona Yaylası’ndaki son evin 200 metre ilerisinde yaylayla aynı ismi taşıyan şelale dökülüyor Yaklaşık 350 metre yükseklikten altındaki kayaları yıkayarak süzülen Mulona Şelalesi’nin tamamını görebilmek için karşısına konumlanmak gerekiyor Dik bir uçurumdan aşağı değil de kademeli olarak ve kayalarla seksek oynayarak akıyor şelalenin suları Orman dokusuyla kayalar arasında kalan kısımdan yukarı tırmanarak şelalenin üst bölümlerini de fotoğraflamak mümkün Mulona’nın hemen yakınında cilt hastalıklarına iyi gelen bir maden suyu kaynağı bulunuyor
Yukarıdaki yaylalara doğru çıktıkça Mulona’dan başka irili ufaklı ona yakın şelale daha görebilmek mümkün Bu şelalelere ancak yürüyerek ulaşılıyor Movri, Dereyayla, Kayadibi, Intkor, Şorah ve Büyük Yayla olarak sıralanan yerleşimlerin her birinin ayrıca kendi isimleriyle anılan gölleri de bulunuyor Altıparmak ile Marsis Dağı’nın doğusuna konumlanan vadi, bakir ormanları, gölleri ve şelaleleriyle keşfedilmeyi bekliyor

|