Yalnız Mesajı Göster

Edirne'yi Her Yönü İle Tanıyalim

Eski 08-03-2012   #8
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Edirne'yi Her Yönü İle Tanıyalim








İki bölümden oluşan müzenin Etnografya bölümünde Osmanlı dönemine ait eşyaların yanı sıra, Edirne'ye özgü süsleme sanatı olan edirnekâri işlemelerle süslenmiş malzemeleri yakından inceleyebilirsiniz Arkeoloji bölümünde ise tarih öncesi dönemlerle Roma ve Bizans dönemlerine ait yazıt ve eşyaları görerek, tarihi

bilginizi görsel öğelerle süslemiş olacaksınız







Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
Edirne'de ilk müze, Arkeoloji Müzesi adı altında 1925 yılında Atatürk'ün emriyle Selimiye Camii avlusunda Dar'ül Kurr'a Medresesi'nde Dr Rıfat Osman, Arif Dağdeviren ve Necmi İğe tarafından kurulmuştur
Edirne'nin, Osmanlı imparatorluğu zamanında yaklaşık doksan yıl başkent olduğundan saray da halk sanatlarını etkilemiş ve etnografya açısından zenginlik kazandırmıştır Bu nedenle ikinci bir müzeye gerek duyulmuştur Etnografya Müzesi adı altında ikinci bölüm yine Selimiye Camii avlusu içinde Dar'ül Tedris Medresesi'nde Edirne'nin kurtuluşunun on üçüncü yılında (25 Kasım 1936) açılmıştır




Bu müzeye Milli Eğitim Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü maddi katkıda bulunmuş, Ankara ve İstanbul Müzelerinden bazı değerli eşyalar armağan edilmiştir II Dünya Savaşı'ndan sonra Edirne Müzelerindeki eserlerin birçoğunun müzelere geri verilmesinden sonra elde kalanlar yalnızca Dar'ül Tedris Medresesi'nde sergilenmiştir
Bununla birlikte, son yıllarda satın alma, bağış ve geri almayla müzeye giren eserlerin çoğalması ziyaretçi sayısının da artmasının sağlamıştır Sonuçta yeni ve modern bir müzeye gereksinme duyulmuş, 1969 yılında yapımına başlanan yeni müze binası 13061971'de Arkeoloji ve Etnografya Müzesi olarak açılmıştır Medresedeki müze ise Türk İslam Eserleri Müzesi adı altında hizmet vermektedir









1971 yılında açılan müze Arkeoloji ve Etnografya seksiyonlarından oluşmaktadır



Etnografya Seksiyonu:
Girişte halı ve kilim eserler yer almaktadır Selimiye Camii mihrabına ilk serilen löyy halısı değerli bir parçadır Rumeli göçmenlerinden sağlanan 19yy'ın başına tarihlenen Şarköy (Bulgaristan-Yugoslavya arasında bir yerleşme) kilimi, İran Sine kilimi ve Anadolu'dan derlenen halılar da ilginç örneklerdir




Sünnet ve Gelin Odası Salonun en önemli köşeleridir Sünnet ve düğün törenlerinin Türk geleneklerinde önemli bir yer tuttuğunu gösteren eşyalar sergilenmektedir Sünnet yatağı üzerinde 18yy sonuna tarihlenen atlas üzerine işlemeli değerli bir yatak takımı serili olup, yatak 22 tane bindallı bohçanın bir araya getirilmesinden oluşmuştur
Bu köşe, Padişah 4 Mehmet'in kızının evlen¬me töreni ve oğullarının sünnet düğünü geleneğini yansıtması yönünden ilginçtir Sünnet çocuğu ve atlas üzerine bindallı işlemeli giysili anne ve kız giysileri benzerlerinin en güzelleridir




Duvarda 17yy'ın sonuna tarihlenen Edirnekâri ağaç işçiliğinin başyapıtlarından olan boyalı, yüklük kapaklan devrinin en güzel örneklerindendir Ortada Edirne Sarayı'nda kullanılmış işlemeli sini örtüsü, Edirnekâri sini altlıkları ve rahleler vardır Gelin, libaslı ve yüzünde yapıştırma, başına tuğ takılı gelin giysisiyle tamamen saray etkisini yansıtmaktadır
Hamam köşesini, işlemeli hamam ve abdest havluları, hamam taşları, telk'ari ve sedef kakmalı hamam nalınları oluşturmakta olup, Sokullu Hamamı'nın gelin kurnası en güzel örneklerdendir




Etnografya Salonu'nun diğer vitrinlerinde, takılar, gümüş saat köstekleri, giysi ve aksesuarları, 17yy'a ait sedef kakmalı Kur'an-ı Kerim Mahfazası, 18 ve 19yy'lara ait işlemelerden uçkur, peşkirler, krepler, para, saat ve mühür keseleri, gülabdanlar, ibrikler ve şimşir, Viyana işi lambalar, sarayda kullanılan kristal nargile, gümüş tepsiler ve buhurdanlar kahve takımı örnekleri, yöresel giysi örnekleri , salonun ortasında ise fayton yer almaktadır









Trakya Arkeolojisi Salonu
Vitrin düzenlemeleri fosillerle başlamakta olup, Edirne-Kıyık Sabuncubağları yöresinde, ırmak alüvyonlarında bulunmuş fosiller, 10-7 milyon yıl önce yaşamış genç ve yaşlı hortumlulardan Synchonolopus'a ait tam alt çeneler, defans ve dişler, Kapıkule ve dolaylarındaki kum ocaklarında bulunmuş fosilleri, 30 milyon yıl önceye ait gergedan dişi, Solipetlerden Hipparion (at) ve tek parmaklılardan Rhinoceros dişleri, Süloğlu taş ocaklarında 30 milyon yıl öncesine ait balık ve yengeç fosili sergilenmektedir
Büyük bir Thrak Kabilesi olan Odrisler'in Edirne'nin 5km kuzeybatısında kurdukları ilk şehir yerleşmeleri Odrisya'ya ait buluntular, Çardakaltı buluntuları olarak sergilenmektedir




Buluntu yeri, MÖ 4000-3000'ne tarihlenmekte olup, el değirmeni taşları taş el baltalan, evde yapılmış kaba hamurlu çentik bezemeli çanak çömlek parçaları sergilenmektedir Kırklareli Taşlıcabayır'da ele geçen mezar buluntuları Türkiye Trakyası'nda daha önce saptanmamış, MÖ 2bin yılı kültürüne ait olup, tanımlanabilen kaplar, Son Tunç-Demir Çağları'na tarihlenir



2002-2003 yıllarında yapılan Makedonya Kulesi Kurtarma Kazısı'nda ele geçen eserlerden örnekler ve bulunan seramik fırınlarının canlandırılmış hali ile Bizans Dönemi Mezarının orijinal tuğla kapakları sergilenmektedir
Thrak atlısının betimlendiği mezar stellerindeki, atlı süvarinin Thrak Kabile Şeflerini temsil ettiği ve Thraklara has yerel bir kült olduğu anlaşılmaktadır Roma Dönemi'nde ise at üzerinde avlanan süvari figürü, ölen Thrakyalı paralı savaşçıların mezar taşları olarak sıkça kullanılmıştır
Enez, Çakıllık Nekropolünde mezar amaçlı kullanılan, MÖ 5yy'a tarihlenen bronz Hyria örnekleri ve ölü hediyesi olan Pişmiş Toprak Lekythoslar Enez Kazısı buluntularını oluşturmaktadır
Bu buluntular içindeki bronz Nike heykelciği, Louvre Müzesi'ndeki Samothrake Nike'sine benzer olup, üzerindeki uçuşan giysisi Hellenistik çağ özelliği gösteren seçme bir eserdir Ayrıca başında kalathosu bulunan sakallı Serapis büstü ve giysili, başında diadem bulunan bronz heykelcik de önemli Enez buluntuları arasındadır
Enez Bizans Dönemi Buluntuları olan MS 12 ve 14yüzyıllar arasıda tarihlenen yeşil ve sarı sırlı tabak ve çanak örnekleri ve Enez'de bulunan bir atlete ait mezar steli ile Makedonya Kulesi Kurtarma Kazısı'nda bulunan Roma Dönemi steli salonun diğer buluntularını oluşturur




Arkeoloji Salonu
Heykel grubu eserleri; Herakles Heykelciği, Apollon Heykelciği, Dinlenen Heraklaes Heykelciği, Kolosal Erkek Heykeli, Kadın Heykeli, Apollon Heykeli ile sandalını bağlayan atlet heykeli oluşturmaktadır Küçük boyutlu tanrı heykelleri ile kadın ve erkek başları grubu tamamlayan eserlerdir Mimari parçalar ve tiyatro maskları Hellenistik ve Roma Çağı'na ait birinci sınıf işçilik gösteren plastik eserlerdir




Mezar stelleri arasında Enez'de bulunan Pan ve Nympha kabartmalı stel MÖ 4-3yüzyılın en güzel örneklerindendir Cenaze ziyafeti konulu mezar stellerinde Thrak geleneği ile birlikte Doğu etkisi de görülmektedir
Tilkiburnu ve Taşlıcabayır mezar buluntuları olan kaplar ile Enez Hocaçeşme buluntuları olan kaplar da bu salonda yer almaktadır
Trakya ve Batı Anadolu kökenli, Pişmiş Toprak kadın portreleri, Aphrodite ve Artemis Heykelcikleri ile çeşitli formlardaki kaplar, Hitit ve Urartu Dönemi'ne ait çeşitli eserler, gümrük kapısından yurtdışına kaçırılmak istenirken yakalanmış ve müzemizde sergilenmektedir
Trakya'daki tümülüslerde bulunmuş tunç mezar eşyaları ve kült eşyaları iki duvar vitrininde sergilenmektedir Küçük tunç heykelcikleri Zeus ve Apollun gibi mitolojik tanrılara aittir




Genç kız ve kadın mezarlarında bulunmuş takılar, ayna ve koku şişeleri takı vitrinini oluşturmaktadır
Kadın mezarlarında bulunmuş cam bilezik, koku kabı ve bardaklar cam eserler vitrininde yer almaktadır Hemen yanında, yün eğirmekte ve dokuma tezgahlarında kullanılan ağırşaklar ile pişmiş toprak ve bronz kandillerin yer aldığı vitrin bulunmaktadır
Enez'de bulunmuş, Aphrodite kültüne ait Pişmiş toprak Aphrodite heykelcikleri ile 19yy sonuna ait, Rus stilinde yapılmış İkonaların sergilendiği vitrinler vardır




Şarap, zeytinyağı gibi sıvıların taşınmasında kullanılan Amphoralar, galeri duvarı boyunca sıralanmışlardır
Hellenistik Krallıklara ait Trakya sikkeleri, Gümüş Roma İmparatorluk Dönemi sikkeleri, kronolojik sıraya göre sergilenen gümüş ve bronz Roma Dönemi sikkeleri, yine kronolojik sıraya göre sergilenen altın ve bakır Bizans Dönemi sikkeleri ve Anadolu Beylikler Dönemi sikkeleri, Arkeoloji salonunun sikkeler bölümünü oluşturmaktadır




Bahçe
Bahçede sergilenen eserler arasında, beyaz mermerden beş kişilik, sandukasında yazıt olan, semerdam biçimli kapağı akroterli ve her yüzü mitolojiden alınan kabartmalarla süslü Roma Dönemi MSIIIyy'a ait bir aile lahdi yer almaktadır Sandukanın uzun yüzlerinden birindeki beş satırlık yazıtta "Theodolos'un oğlu vatandaş Bassos burada yatıyor Küçük kuşlar gibi neşeli ve tatlı sesli Bassos'a matem şarkıları söylüyorum Bu şehir, yetiştirmiş olduğu ben Adone'yi korumuş ve korumaya devam ediyor" yazmaktadır
Vize'den gelen girlantlı ve Eros kabartmalı sunak, MS Ilyy Roma Dönemi eseridir Bahçe boyunca, Arkaik, Hellenistik, Roma ve Bizans devirlerine ait sütun başlıkları ile steller, heykeller, mimari elemanlar sergilenmektedir
Thrak kültürünün ölü gömme adetlerini yansıtan menhir ve dolmen örnekleri vardır Dolmen; büyük taşlardan inşa edilmiş geniş mezar odalarıdır Kelt dilinden gelen dolmen; (Dol; masa)-(Men;taş) "taş masa" anlamına gelmektedir Türkiye'de en yoğun olarak Trakya'da görülen bu dev mezarlara yöre halkı tarafından "Kapaklıkaya" adı verilmiştir Dolmen, esas mezar ve bunu çevreleyen tepe olarak iki ayrı kısımdan oluşur Mezar ise üç bölümden oluşmaktadır; en arkada mezar odası, bundan biraz daha küçük bir ön oda ve ince uzun geçit ya da giriş kısmı Esas odanın kapak taşının üzerinde iki veya daha çok, ölüye sıvı dökme töreniyle ilgili olduğu düşünülen küçük çukur bulunmaktadır Mezarı çevreleyen tepenin çapı ise 8-16m arasında değişmekte, yüksekliği 2-4m olup, basık ve taş dolgudan oluşmaktadır Dolmeni çevreleyen tepenin, mezar odasının üstünü örttüğü ve daha sonra tepenin aşınması ile dolmenin ortaya çıktığı anlaşılmaktadır
Bahçenin diğer bölümünde ise canlandırılmış Thrak evleriyle, Osmanlı Dönemi'ne ait mezar taşlan ve zahire küpleri yer almaktadır






Alıntı Yaparak Cevapla