08-03-2012
|
#24
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Edirne'yi Her Yönü İle Tanıyalim

Selimiye`nin Çarşısı  Selimiye'yi görmeye gelen ziyaretçilere alışveriş imkanı sağlamak için yapılmış aynı zamanda da şehre büyük ekonomik katkı sağlanmıştır 
Üçüncü Murat'ın Selimiye Camii'ne gelir olmak üzere Mimar Davud'a, Selimiye Camisinin sağ tarafındaki yamacına yaptırmış olduğu çarşı 73 kemerli olup, boyu 225 metredir İçinde 120 dükkan barındıran çarşının 4 kapısı bulunur
Önceleri bu çarşının üstü kurşunla örtülüymüş Yapılan bir tamirde Arasta'nın üstünden kurşunları alınıp yerlerine kiremit konmuş ve satılan kurşunların parası yapının tamirine harcanmıştır
Tamirden sonra konan kitabe şudur:
"Mübarek eyleye Allah zehi âli makam oldu Şüyu buldu cesametle heman etrafı eknafa Dedim tam tarihin tamiri haffafhaneye Arif Bina oldu arasta sa'd ola hakka bu esnafa 1874"
 Evliya Çelebi buranın “Kavaflar(ayakkabıcılar) çarşısı" olduğunu yazar Dua kubbesinde, burada dükkânı olanlar sabahleyin doğru iş yapacaklarına dair dua ettikleri bilinmektedir
Çelebi burada o zaman yapılan türlü türlü pabuçların adlarını sayıyor Esnafın mallarını satabilmek için müşterilere dökülen dilleri kendisine mahsus bir şive ile uzun uzun anlatıyor
Son Balkan Savaşında düşman mermileri ile iki yerinden yıkılan Edirne'nin bu güzel ve tarihi çarşısı,restore edilerek günümüzde gezilip görülmesi gereken yerlerden biri olmuştur
 Tarihi Ali Paşa Çarşısı, 1992 yılında çıkan yangın sonucunda kullanılamaz hale gelmiş, 5 yıl sonra ise restore edilerek tekrar hizmete açılmıştır 
1561 yılında Hersekli Ali Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır Bir rivayete göre Kırklareli'nde yapılacak bir camiye gelir temin etmek amacıyla yaptırılmıştır Yapılmasındaki diğer bir amaç ise kıymetli eşya satan (Altın, Gümüş vb ) ticaret erbabını bir çatı altında toplamak ve bu ticaret erbabının korunmasını sağlamaktı
Evliya Çelebi'ye göre her gece yüz adet bekçinin çarşıyı beklemesi de çarşıda satılan eşyaların değerini açıkça kanıtlıyor Alipaşa Çarşısı'nın bir özelliği de duvarlarının kırmızı beyaz taştan yapılmış olmasıdır Burada Türk Bayrağı renk olarak sembolleştirilmiştir
Günümüzde Edirne'nin ticari hayatı bakımından yerli yabancı turistlerin akınına uğrayan Alipaşa çarşısında 130 tane dükkan ve 6 kapı bulunmaktadır Günümüzde Alipaşa çarşısında altın ve gümüş gibi kıymetli eşya satan ticaret erbabına çok az rastlanmaktadır Şu anda 2 kuyumcu dükkanı bulunmaktadır Bugün Alipaşa'da çok değişik ticaret erbabı mevcuttur
Lady Montegau Alipaşa Çarşısı hakkındaki görüşlerini şöyle açıklıyordu; "Çarşının boyu yarım mil, üzeri kubbeli, içi gayet temiz Üçyüz altmış dükkan var ki, Londra'daki borsa gibi, satılık olarak teşhir edilmiş gayet kıymetli her çeşit mallarla doludur Fakat Edirne Çarşısının kaldırımı Londra'dakinden daha temiz, işsiz güçsüz adamlar burada gezmeye, kahve veyahut şerbet içmeye geliyorlar Bizim tiyatrolarda olduğu gibi, buralarda da bağırıyorlar Bu çarşı Alipaşa tarafından tesis edilmiştir Onun adını taşıyor fakat fiyatlar pek fazla "
Evliya Çelebi ise bu çarşı için şu sözleri söylemiştir:
"Süleyman Han vezirlerinden tabiat ve cömertlik sahibi Alipaşa ve meşhur Mimar Koca Sinan Ağanın binasıdır Doğrusu bunda dahi var olan kudretini sarf edip Balıkpazarı adlı kapı dibinden iğneciler kapısına kadar büyük caddenin iki tarafına koca üstat öyle bir güzel çarşı tarh etmiştir ki vasfı mümkün değil  İki başında muazzam kale kapıları gibi kapılar var ki güya her biri Mısır’ın Babünnasır’ıdır Ama hakikatte Babünnasır’dan kavi (sağlam) kapılardır "
Burada her gece yüz adet bekçi beklermiş Zira burada olan hesapsız mal dikkate muhtaçtır Bu gönül alıcı çarşı kuzeyden güneye olup, bir demir kapıdan diğerine varıncaya kadar tam bin adımdır Sağ ve solunda üçyüz altmış kepenk dükkânı vardır Hepsini üstad öyle çırpı ile bina eylemiş ki birbirinden zerre kadar ayrılmaları imkânsızdır Bunlar sağ ve solunda iki kanat gibi kanat açıp dururlar Bu çarşının üzerleri hep kasra takı gibi kargir bina olup kurşunludur
Açılmak için kemerlerin bir demir kapaklı pencereleri vardır Bekçiler her gece o deliği kaparlar Burada dahi Anka bezirganları vardır
Çarşuyu hüsnü seyrettim seraser Hâce ben
Bir vefâ dükkânı yoktur hep cefâ pazarıdır
Beytinden anlaşıldığı gibi çarşı dükkânlarında kıymetli eşyalar çoktur Fakat gayet pahalıdır
Bütün kubbeleri baştanbaşa mavi gökyüzü gibi gök kurşun ile örtülü mâmur bir yerdir ki Edirne şehrinin yüzüsuyudur Kırkbir sene seyahatim esnasında bu hâkir bir diyarda benzerine tesadüf etmedim Temmuz ayında Bağdad mahzenleri gibi buzpare kesilir bir dinlenecek çarşıdır
Alipaşa Çarşısı 26 Eylül 1992 yılında geçirdiği bir yangınla tamamen yanmıştır Çağın gereklerine uygun olarak donatılıp, aslına uygun restore edilmiş ve 25 Kasım 1997 yılında tekrar hizmete açılmıştır Günümüzde yerli yabancı turistlerin ilgisini çekmekle beraber Edirne'nin ticari hayatına da önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır
Osmanlı döneminin ilk çarşılarından biri, 6 asırdan beri Edirne`nin hizmetinde: Bedesten Çarşısı  Eski Cami'nin yanına inşa edilmiş olan çarşı, tıpkı Arasta gibi camiye ziyarete gelenlere alış-veriş olanağı sunmak amacını taşımak üzere inşa edilmiştir Günümüzde ise yoğun çalışan bir alış-veriş merkezi durumundadır 
Çelebi Sultan Mehmet tarafından Eski Cami'ye gelir sağlamak amacıyla yaptırılmıştır Bedestenin(*) kesin inşa kitabesi olmamakla birlikte, 1418 yılında mimar Alaaddin tarafından inşa edildiği araştırmacılar tarafından ileri sürülmektedir Osmanlı döneminin ilk çarşılarından biridir
Mimari Yapı
41 m x 78 m boyutlarında dikdörtgen biçiminde bir yapıdır Dört cephesinde 54 dükkân bulunmaktadır, basık sivri tonozla örtülü dükkânların alın kemeri hizasından geçen ahşap bir saçak bütün yapıyı dolanır
Her cephenin ortasında bir tane olmak üzere, dört büyük kapısı vardır İç mekandaki dört yüzde, 36 tane hücre(bölüm) bulunmaktadır İç mekan yaklaşık 20m x 56m boyutlarındadır Hücreler beşik tonozla örtülüdür
İç mekanın uzunlamasına ekseni üzerinde altı tane dikdörtgen kesitli ayak yer alır Bu ayaklara ve beden duvarlarına basan kemerlerin üstüne iki sıra halinde yaklaşık 6 5 m çapında 14 kubbe oturur Her kubbe hizasında bir tane olmak üzere pencerelere açılarak iç mekan aydınlatılmıştır
Duvarlarda ve ayaklarda taş ve tuğla, kemer ve tonozlar tuğla ile örtülmüş çatı kurşunla örtülmüştür

Malzeme
Edirne Bedesteni, bir sıra taş, üç sıra tuğla almaşıklığının (düzeninin) benimsendiği beden duvarlarının ve ayakların taşıdığı iki sıra halinde toplam 14 kubbe ile örtülü bir ticaret yapısıdır
Süsleme
Beden duvarlarının üst bölümüne açılan 18 pencerede süslemeler yer alır Pencerelerin hepsinin kemerleri beyaz mermerdendir ve yekpare olarak düzenlenmiştir Pencerelerin kemerlerindeki süslemeler mümkün olduğunca simetrik cephelerde kullanılmaya çalışılmıştır
Birinci pencerede, pencere kemerine göre yerleştirilen bezeme bitkisel bir düzenlemedir Enine gelişen düzende üç dilimli palmetten(yelpaze şeklinde bezeme) bir tepeliğe sahip bağların birleştirdiği sapların her biri bir daire oluşturacak şekilde kıvrılırlar ve birer rumiyle(kıvrık dal süslemesi)son bulurlar Bu rumiler bağın tepeliğine üstte çerçeve yaparlar Ayrıca daire yapan saplar üst bölümde çatallaşırlar ve aşağı dönerek birer palmeti taşırlar Düzenleme alçak kabartma olarak yapılmıştır ve yaprak yüzeyleri ikinci defa işlenmeden bırakılmış, saplar bir sıra yivle hareketlendirilmiştir
İkinci pencere düzeni, yüksek kabartma tekniğinde yapılmıştır ve kenarları yivleşmiş bir şeridin basit merandırlar yapmasından meydana gelmektedir

Üçüncü pencere kemeri, dalga kıvrım yapan tek bir sapın taşıdığı dilimli rumilerden meydana gelmiş bitkisel düzenle doldurulmuştur Yüksek kabartma olarak işlenen düzende sap ve yaprak yüzeyleri içbükey olarak oyulup boşaltılmıştır
Dördüncü pencere kemerinde, bir sıra yivle hareketlendirilmiş üç şeridin hasır örgüsü şeklinde alt-üst geçmeler yapmasıyla meydana gelmiş bir düzenleme yer alır Alçak kabartma olarak yapılmıştır
Beşinci pencerede, üç sıra yivle bezenmiş bir şeridin daireler oluşturacak şekilde geçmeler yaparak meydana getirdiği bir zincircik bulunmaktadır
Altıncı pencere kemerinde, yüksek kabartma tekniğinde yapılan ve sapları kalın tutulan dilimli rumilerin üçlü saç örgüsü şeklinde geçmeler yapmasıyla oluşmuş bitkisel düzenleme görülmektedir
Üslup ve Değerlendirme
Bir ticaret yapısı olan Bedestende, malzemenin sağladığı yegane süsleme yüzeyi olan kemer alınlarında, dalga kıvrımı saplarla taşınan rumiler ve geçmelerden oluşan basit ve sade bir süsleme program uygulanmıştır
(*)Bedesten değerli eşya ve mücevherlerin satıldığı çarşı anlamına gelmektedir
|
|
|
|