08-03-2012
|
#28
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Edirne'yi Her Yönü İle Tanıyalim

Dolmenler Diyarı: Lalapaşa  İlçenin adı, onu ele geçiren birliğin komutanı olan Lala Şahin Paşa'nın isminden gelir İlçeye bu ad Cumhuriyet döneminde verilmiştir Osmanlı döneminde, Çöke bucağına bağlı olan Paşaköy Cumhuriyet döneminde Lalapaşa olarak anılmaya başlamıştır  İlçe Edirne'nin kuzey yarısındadır Lalapaşa’nın doğusunda Kırklareli, güney ve güneybatısında Edirne Merkez ilçesi, batı ve kuzeyinde de Bulgaristan bulunmaktadır Yıldız dağlarının güney ve Lalapaşa yaylasının kuzey kısımlarına ait bazı yerleri kaplar
Yüzölçümü 554 km²’dir Yüzölçümü bakımından Edirne'nin beşinci ilçesidir İlçenin nüfusu, son nüfus sayımına göre 10 154'tür İlçenin Edirne merkeze olan uzaklığı 24 kilometredir Nüfus bakımından, şehrin dokuzuncu ilçesi durumundadır İlçe endüstrisi tarım ve hayvancılığa endekslidir
Çoğunluğu köylerde yaşayan Lalapaşa nüfusunun büyük bir kısmı tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlar Tahıllar, endüstri bitkileri sebze ve meyve üreterek geçinir İlçe endüstrisinin son yıllarda daha çok tarıma yöneldiği görülmektedir Fabrika ve yapım evlerinde un, yarma, peynir, sucuk üretilir 1992'de işletmeye açılan bir de çimento fabrikası vardır İlçede işletilmeyen bazı madenler bulunmaktadır
15 kooperatif ortaklığına sahip olan ilçenin ticaretine, Perşembe günleri kurulan pazar ve her yıl düzenlenen panayır; son beş yıldır Ağustos ayının ilk Perşembe günü başlayıp dört gün süren Yağlı Pehlivan Güreşleri ve Sünnet Şöleni önemli katkılar sağlar
Tarihçesi
İlçede yerleşik yaşama dair tarih öncesine dayanan izler görülmektedir İlçe tarihi, yazı bilen Traklarla başlar Lalapaşa ilk çağda Trak Krallıklarıyla Pers, Büyük İskender ve Büyük Roma İmparatorluklarının sınırları içindeydi Orta çağda, önce Bizans İmparatorluğuna bağlıydı 14 yüzyıl ortalarında Osmanlı Türklerinin eline geçti İlçenin adı, onu ele geçiren birliğin komutanı olan Lala Şahin Paşa'nın isminden gelir İlçeye bu ad Cumhuriyet döneminde verilmiştir 1945 yılına kadar Edirne'ye bağlı bir bucak iken aynı yıl içinde ilçe olmuştur İlçe merkezi Osmanlı döneminde, Çöke bucağına bağlı olan Paşaköy olarak biliniyordu
İlçe Birinci Balkan Savaşında, Türk-Bulgar birliklerinin çarpışmasına sahne olan yerlerdendi 1920 yılındaki Türk -Yunan savaşında kolordumuz, Bulgaristan'a çekilirken ilçeden geçmişti İki yıl kadar süren Yunan egemenliği Büyük Zafer ve Mudanya Ateşkes Anlaşmasıyla son buldu Türk Ordusu, 27 Kasım 1922 tarihinde Lalapaşa'yı geri aldı
Coğrafya ve iklim
İlçenin Kuzey bölümü tepeliktir Tepelerin en yükseği Muhittin Baba Tepesidir Burada 600 metre olan yükselti, güneye gidildikçe azalır Lalapaşa Yaylası, Doğu Trakya Yünlukdüzü denen aşınmış yaylanın bir kısmıdır
İlçenin ovası, Tunca Çayı vadi tabanındaki küçük düzlüktür En geniş vadi de bu çaya aittir İlçedeki vadilerin en uzunu, Lalapaşa Deresini içerir En büyük akarsuyu, kısa bir parçası ilçede olan Tunca Çayıdır En uzun akarsuyu ise Lalapaşa, Sinanpaşa ve Hasanağa adlarıyla anılan deredir Bu Tunca Çayının bir koludur
İlçenin buyuk bölümü, Akdeniz ikliminin Trakya geçit tipi alanındadır Bu iklim oldukça sert bir kara iklimidir İlçenin kuzeydoğu köşesi, Karadeniz ikliminin orman tipine ait alanda kalır Kuru soğuğu daha az, yağışı daha çoktur İlçe, yağış bakımından yarı nemlidir
Doğal bitki örtüsü kuru ormandır Ormanın ortadan Kalktığı yerlerde bozkır oluşmuştur Bozkır tarla ve otlak olarak kullanılır
Tarihi Eserler ve Turizm
İlçedeki en önemli tarihsel eserler, taş devrinden kalma türbe ve tapınaklardır Bu türbelere, tablataş, kapaklıkaya, perikızı evi (dolmen) denir Yurdumuz Dolmen'leri Lalapaşa ve yöresinden başka yerde yoktur Bu dolmenler zamanımızdan 4-5 bin yıl öncenin yapıtlarıdır Lalapaşa içinde bulunan Dolmenin çevre düzenlemesi yapılarak turizm hizmetine sokulmuştur
Tapınma yerleri ise ulutaş (menhir) adını taşır Bunlar, dünyada benzeri az bulunan ferlerdir İlçedeki camimin kiliseden çevrilme olduğu söylenir Kayıtlarda adı Hacı Lala olarak geçen paşanın yaptırdığı yapılar yıkılmıştır Ulaşım durumu iyi olan ilçenin konaklama olanakları elverişsizdir İlçe, uçar ve kaçar avcılığı yününden çekicidir Turizm açısından önemli olayları, söğütlükte kutlanan Hıdrellez ve panayırdır
Lalapaşa Kapaklısı(Dolmenler)
İlk Demir Çağında (M Ö 1200) yıllarında Kuzey Balkanlar'dan Trakya'ya göç eden bir topluluğa ait mezar anıtı İri taşlardan yapılan bu tür mezar anıtlarına Batı Avrupa'dan Asya içlerine kadar çeşitli bölgelerde rastlanmaktadır Özellikle Lalapaşa çevresinde bu Çağa ait çok sayıda Dolmen ve Dikilitaş (menhir) bulunmaktadır
1994-1995 yıllarında bu Kapaklıkaya Edirne Rotary Kulübü'nün desteği, Edirne Müzesi ve İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabiiim Dalı'nın ortak çalışmalarıyla, temizlenerek onarılmıştır
A- Mezarı çevreleyen taşlı tepe
B- Giriş bölümü
C- Ön oda içinde mezar ve ölü armağanları
D- Ana oda
olmak üzere dört bölümden oluşur
|
|
|
|