08-03-2012
|
#29
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Edirne'yi Her Yönü İle Tanıyalim

Sınırda bir İlçe: Meriç  14 yüzyıl ortalarında Osmanlı Türklerinin eline geçti İlçeyi alan birliğin komutanı Hacı İlbey'di Yüzyıllarca düşman saldırısından uzak yaşayan ilçe, 19 yüzyılın birinci ve ikinci yarısında Rusların eline geçti Osmanlı döneminde "Kavaklı" olarak anılırdı  İlçe, Edirne ilinin orta kısmında ve Lalapaşa Yaylasının güneybatı köşesindedir Doğuda Uzunköprü ilçesi, batı ve kuzeyde Yunanistan, güneyde İpsala ilçesiyle komşudur Güneydoğu ve güneyde Ergene Nehri, batı ve kuzeyde Meriç Nehri ilçenin doğal sınırlarını oluşturur Yüzölçümü 448 km²dir Bu bakımdan Edirne'nin sekizinci ilçesidir Edirne’ye 89 kilometre uzaklıktaki ilçenin toplam nüfusu 19 052’dir Nüfus miktarı bakımından ise, Edirne'nin altıncı ilçesidir
Halkın çoğunluğu köylerde oturur, tarım ve hayvancılıkla geçinir İlçede tahıllar endüstri bitkileri ve meyve yetiştirilir Tarıma dayalı endüstri gelişmiştir Fabrika ve mandıralarda pirinç, yağ, un, yarma ve peynir elde edilir Başlıca el sanatları, sepetçiliktir İlçede linyit kömürü çıkarılır Salı günleri kurulan pazar ticareti canlandırır
Tarihçesi
Meriç'in tarih öncesi ile ilgili bilgiler yeterli değildir Yalnızca Sultan I Murat'ın komutanlarından Hacı İlbey tarafından 1361’de Bizanslılardan alındığı bilinmektedir
XX yüzyılın ilk yarısında burada Kavaklı isminde bir ilçe kurulmuştur Büyükdoğanca Köyü ilçe merkezi olmuş, Kavaklı ismi de Meriç olarak değiştirilmiştir Balkan Savaşı’ndan önce Souflion (Sofulu’a bağlı olan bu yerleşim alanı, Dimetoka’nın Bulgaristan’a bırakılmasından sonra (1916), Büyükdoğanca Köyü Uzunköprü kazasına bağlanmıştır (1919) Eskiden Kavaklı ismi ile tanınan Meriç 1920’den 1922’ye kadar Yunan işgalinde kalmıştır Meriç'in ilçe oluş yılı 1923'tür
Coğrafya ve İklim
Meriç ilçesinde dağlık alan bulunmamakla birlikte ilçenin en yüksek yeri, yükseltisi 130 metre kadar olan Karayayla Tepesidir İlçenin büyük kısmı, Doğu Trakya Yontukdüzü denen aşınmış yayla üzerindedir Dalgalı düzlük görünümündeki bu yaylanın ilçeyi de içeren kuzey bölümüne Lalapaşa yaylası denir İlçenin en büyük vadisi, Meriç nehrine ait olan vadidir İkinci büyük vadi ise Ergene ırmağına ait olandır
İlçenin kapladığı yayla parçasında üç dere ile kollarının küçük vadileri de vardır Meriç nehrinin ilçede kalan vadi yamaçları az, Ergene ırmağınınki çok eğimlidir Kuzeyde Meriç nehri vadi tabanı, Akçadam ovası adıyla tanınır İlçenin büyük akarsuları, adı geçen nehir ve ırmaktır Edeköy ve Küplü ovaları da Meriç nehri vadi tabanına ait düzlüklerdir Seddelerle, zararlı su taşkınlarından korunmuşlardır, Üç dere ile kolları, İlçenin diğer akarsularıdır
İlçe, Akdeniz ikliminin Trakya geçit tipi alanındadır Bu iklim sert bir kara iklimidir Yazlar, genellikle sıcak ve kurak geçer Kışlar, soğuk ve az yağışlıdır Güz yağışları ilkbahar yağışlarından fazladır Rüzgarlar, daha çok kuzey yönlerden ve orta şiddette eser İlçe yağış bakımından yarı nemlidir
Doğal bitki örtüsü, kuru ormandır Eskiden ilçenin kuzey batısıyla güney kısımlarını örten ormanlar ortadan kaldırılmış ve yerinde bozkır oluşmuştur Bu bozkır, tarla ve otlak olarak kullanılır Orman kalıntısı ağaçlıklara rastlanabilir Akdeniz iklimine özgü katran ardıcı adlı ağaççık görülebilir Maki denilen örtüye ait bu ağaççığın yaşaması, ilçeyi Akdeniz iklimi, Marmara tipinin de etkilediğini gösterir
Tarihi Eserler ve Turizm
İlçede görülmeye değer tarihsel yapı yoktur İlçe avcılık yönünden çekicidir İç turizm bakımından önemli olayları, Beyköy Dallığı ve Mayalar adıyla anılan ilkbahar şenlikleridir
|
|
|
|