08-03-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Bizans'ın En Eski Limanı (Kadırga - Eminönü - İstanbul)
"Kadırga'ya en kolay ulaşım, Beyazıt'tan Gedikpaşaya girip dik ve uzun bir yokuşu inmektir
Kadırga'ya girdiğinizde sizi ilk karşılayan yıkılmamak için sanki birbirine yaslanmış eski binalar olur Çocuk sesleri arasında daracık yollarında yürürken, eski evler ve tarihi eserlerle dolu bu semti gezmek ve o havayı teneffüs etmek insana doyumsuz bir haz verir
Tarihi Cinci meydanına çıkmak için kullanılan Şehsuvarbey (Sokağın ismini bilmiyordum kopya çektim ) sokağı ise mutlaka görülmesi gereken bir yerdir Cinci meydanı deyince eskiden Cinci sahasında akşamları iş çıkışında yaptığımız maçlar geldi aklıma Kömür tozu kaplı zeminde maç bittiğinde esmer vatandaş durumuna gelmiş halimizle çok dalga geçerdik "
Banemin
Kadırga, İstanbul ilinin Fatih ilçesinde bulunan eskiden kadırgalara liman olan Kadırga Meydanı'nı da içinde bulunduran bir semt Günümüzde asırlık ağaçların bulunduğu sakin bir semt olan Kadırga'da, Bizans'ın en eski limanı olan Kadırga Limanı, tarih boyunca Portus Novus (Yeni Liman), İustinus Limanı ve Sophia Limanı adları ile de anılmıştır İlk isim, limanı inşa ettiren İmparator İustinus'a (361-578) izafeten verilmiştir
II İustinus devrinde (565-578) imparatoriçe Sophia tarafından tamir ve ilavelerden dolayı limana imparatoriçenin adı verilmiştir Sophia Limanı, Ayasofya ve Atmeydanı'ndan denize inen yolun üstünde ve imparator sarayının (Bukeleon) da yakınında olduğundan, Bizans'ın en önemli merkezlerinden biriydi Burada, muhtelif heykel ve abidelerden başka, tacirler için de "Sigma" denilen bir toplanma alanı vardı
Latin istilasından az bir zaman önce İstanbul'u ziyaret eden Novgorod başpiskoposu Antuan, Kadırga Limanı'nı şu suretle tasvir etmiştir: "İpodrom'dan Condoscopum'a digerken, parmaklıklı muazzam demir kapıya rastlanır Deniz bu ızgaradan geçerek şehrin içlerine doğru gider Fırtınalı günlerde 2-3 yüz kürekli 300 kadar gemi barındırır "
Kadırga Limanı, Bizans İmparatorluğu'nun sonuna kadar kullanılmış, Osmanlı'nın İstanbul'u fethinden sonra da, bir zaman, küçük gemilere iskele olmuştur 1550 senesine doğru İstanbul'a gelen Gyllius'un ifadesine göre liman, duvarlarla çevrilmişti Fakat orada hala su birikintisi vardı ve civar evlerin kadınları çamaşırlarını burada yıkarlardı
Kadırga Meydanı, bugün, civar halkın bir mesire ve mahalle çocuklarının bir oyun yeridir Burada bulunan dört köşeli çeşme, III Ahmet'in kızı Esma Sultan1724-1787) tarafından yaptırılmıştır Çeşmenin iki cephesinde bulunan manzum kitabelere göre, inşa tarihi 3 Şaban 1193 (5 Ağustos 1779) olup; bu kitabelerde Esma Sultan'ın eşi sadrazam Muhsinzade Mehmed Paşa'dan (o sırada vefat etmiş bulunuyordu) bahsedilmektedir Kitabelerin nazımı Tevfik Efendi, hattatı da Mehmed Şevki Efendi'dir Çeşmenin merdivenlerle çıkılan üst kısmı namazgâhtır
Kadırga meydanı ve bitişiğindeki, denize daha yakın, Cinci (Cündi) Meydanı, 1950′lere kadar İstanbul’un temel bayram yerleriydi Karagözcüler, tuluatçılar, cambazhaneler buraya gelirdi
|
|
|
|