Yalnız Mesajı Göster

İstanbul'da Bir Musevi Mahallesi | Balat | Balatkapı

Eski 08-03-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İstanbul'da Bir Musevi Mahallesi | Balat | Balatkapı

















Tarihi yarımadada, Fener'le Ayvansaray arasında yer alır Haliç kıyısıyla sahil surlarının arkasından iç kısımlara doğru Eğrikapı yönünde yükselen bölgede kuruludur

Bir bölümü Haliç kıyısına uzanan semtin, sur duvarları dışında kalan kesimleri Ayvansaray Caddesi, Dubek Caddesi ve Demirhisar Caddesi çevresinde gelişmiştir Günümüzde çok azı kalabilmiş sur duvarlarının ardında ise üç ana bölge yer almaktadır Bunlar: Ayvansaray'ın üst kısmındaki tepenin etekleri, tepenin üst kesimleri ve Tekfur Sarayı-Eğrikapı yakınlarındaki bölgelerdir

Semt adını, Rumca “saray” anlamına gelen ''palatiyon"dan almıştır Fetihten hemen sonra burası için Türkler tarafından söylenen "Balat Kapusu"nun da, bu sözden geldiği düşünülmektedir Diğer bazı kaynaklarda, Balatkapı'nın 1453'ten önceki adının "Vasiliki Pili" olduğu, bunun “hünkar kapısı” anlamına geldiği ve Blahernai Sarayı'na denizyoluyla gelen imparatorların bu kapıdan geçtikleri yazılıdır














Balat'ın tarihi, özellikle Musevi mahallesi olarak Bizanslılara kadar dayanmaktadır Osmanlılar döneminde de Yahudi yerleşmesi olan Balat; mimari yapısı, içinde bulunan kilise ve sinagogları, esnafı, hamamı ve çarşısıyla sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan İstanbul'un yaşayan semtlerinin başında gelmiştir

Museviler için Balat bölgesinin her zaman tarihi bir önemi olmuştur Bunun nedeni, yüzyıllardan beri İstanbul'a göç eden veya sürgün olan bütün Musevilerin buraya yerleşerek kendi aralarında kaynaşmalarıdır Böylece her yüzyılda olduğu gibi fetihten sonra da Makedonya'dan ve İspanya'dan göç eden Museviler bu semte yerleşmişlerdir





Fatih vakfiyesine göre Balat'a ilk yerleştirilenler, Makedonya-Kastorio'dan getirilen 100 kadar fakir Musevi ailesidir Aileler geldikleri semtin adını taşıyan Kastorya Sinagogu’nu inşa edip çevresine yerleşmişlerdir İstanbul bundan sonra Museviler için bir yerleşme yeri olmaya devam etmiştir 1492'de İspanya'dan, 1497'de Portekiz'den ve İtalya'dan Balat semtine gelen Museviler; Geruş, Neve Şalom, Messina ve Montias Sinagogları’nı kurmuşlardır 1599'da Rodos’tan gelenlerin bir kısmının yine Balat'a yerleştikleri görülmüştür 1660'taki büyük yangına kadar Eminönü bölgesinde Bahçekapı, Tahtakale ve Yemiş İskelesi'nde oturdukları bilinen Museviler de bu yangından sonra Balat'a yerleştirilmişlerdir

Böylece 17 yüzyıldan itibaren, daha önceleri Bizans Musevisi Romaniyotların ağırlıkta oldukları Balat'ta, diğer Musevi grupların da katılmasıyla etkin bir cemaat oluşmuş ve zaman içinde cemaatler birbirine karışmıştır

Balat, Fatih devri sonrası kayıtlarda mescitsiz bir mahalle olarak bilinir 16 yüzyılda mahalle adı semt ismine dönüşüp Karabaş ve Molla Aşki Mahalleleri’ni de içine almıştır Zamanla buralarda Müslümanlar da yerleşmeye başlamış, camiler, mescitler, tekkeler kurulmuştur Balat'ın en ünlü tekkesi Sünbül Tekkesi idi


Balat'tan Haliç Manzarası





Tarih boyunca semtin sosyal yapısın da belirli bir farklılık ortaya çıkmıştır Semtin yapısı oturan insanlara göre şekillenmiştir Örneğin geçen yüzyılda Haliç kıyısında ki sokaklar, başta kayıkçılar olmak üze re gemiciler, sokak satıcıları, hamallar vb kişilerin yoğun olarak yaşadığı bir bölge olmuştur

Buna bağlı olarak da burada iskeleler, kayıkhaneler, kahveler, çok sayıda fakir aileyi barındıran yahudhaneler yer almıştır Buna karşın Suriçi’ndeki Dubek, Ahrida, Tahta Minare, İstipol ve Kasturya Mahalleleri varlıklı tüccarların semtiydi Genelde Musevi ağırlıklı ol makla birlikte, Balat'ın Fener'e yakın olan Tahta Minare ve Kariye Camii'nin altındaki İstipol Mahallesi’nde Rumların yaşadığı, sahilde surların hemen ardındaki Surp Hreşdagabet Kilisesi çevresinde ise Ermenilerin odaklaştıkları bilinmektedir






Balat semti, hemen her zaman karanlık görünümlü, dar, bakımsız bir çevre olarak tanıtılmıştır Balat tarihi boyunca sağlık yönünden tehlikeli ve pis bir semt olarak bilinmekteydi Örneğin; 24 temmuz 1895 tarihli kayıtlarda; Balat'ta baş gösteren kolera dolayısıyla alınan sıhhi tedbirler yer almaktadır

Balat'ta Bizanslılar ve Osmanlılar dönemlerine ait birçok tarihi yapı bulunmaktadır Balat, özellikle sinagogları, kiliseleriyle bilinmektedir Bunlar Balat’ın ünlü sinagoglarından Hevra, Selaniko, Eliav, Neve Şalom, Yanbol, Veria, Ahrida ve Fener bölgesinde Çana Sinagogu’dur Bu yapılardan günümüze sadece Yanbol ve Ahrida Sinagogları kalmıştır






Ayrıca Çarşı Hamamı, Tahta Minare Hamamı, Ferruh Kethüda Camii, Hoca Kasım Günani Mescidi, Molla Aşki Mescidi, Yusuf Şücaüddin Camii, Ayios Dimitrios Rum Kilisesi, Surp Hreşdagabet Ermeni Kilisesi de bu kesimdedir 19 yüzyılda sık sık adı geçen Dubek ve Lonca Mahalleleri’ndeki önemli yapılar arasında Pol Ya şan, Pol Hadaş Sinagogları, Alliance Isra Elite Okulu, Or-Ahayim Musevi Hastanesi yer almaktaydı Bunlardan pek azı günümüze dek kalabilmiştir






Balat'ın yukarı mahalleleri olan Kasturya bölgesi eskiden merdivenleriyle bilinirken günümüzde bunları simgeleyecek bir eser kalmamıştır Sadece bölgede dış duvarı ve kapısı bulunan Kasturya Sinagogu bilinmektedir İspitol Mahallesi’nin en önemli yapısı İstipol Sinagogu'ydu İstipol bölgesinde genelde camcılık, antikacılık, fes yapımcılığı gibi işlerle uğraşan varlıklı aileler oturmuş, fakat bölge ve halkı yangınlardan oldukça etkilenmiştir































Alıntı Yaparak Cevapla