Yalnız Mesajı Göster

İstanbul'da Bir Musevi Mahallesi | Balat | Balatkapı

Eski 08-03-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İstanbul'da Bir Musevi Mahallesi | Balat | Balatkapı












Balat'ta Yahudi Mezarlığı

Balat'ın kuzey kısmına düşen Eğrikapı Mezarlığı'nın Balat'ın yerleşim tarihinde özel bir yeri vardır Burada, 1840'lara dek bir Musevi mezarlığı bulun maktaydı Ancak bu tarihlerden sonra, bu mezarlıkta yer kalmaması nedeniyle, Hasköy'deki mezarlık kullanılmaya baş lamıştır

Balat'ta eğitim

Balat'ın bilinen bütün okulları kiliselerin içinde bulunan eğitim kurumlarıdır Osmanlı Devleti, himayesindeki gayri Müslim halkı asimile etmek yerine, kendi kültürlerini, dinlerini ve dinlerini yaşatmasına ortam hazırlamıştır Bunun delili olarak eğitim kurumlarını örnek verebiliriz; 31 Ekim 1844 tarihinde

Parmakkapı’daki Rum Kilisesi bitişiğinde bulunan Panayot'a ait evde çocukların tahsil görmesi için müsaade edilmesi 5 Ağustos 1901 tarihinde Balat'ta Ermeni mektebinin açılması 4 Ekim 1901 tarihinde Balat'ta Ahrida Musevi Muhtelit mektebinin resmi açılışının yapılması gibi


Balat Hamamı




Balat'ta hamamlar


Tahta Minare Hamamı: Hızır Çavuş Mahallesi’nde olup, Osmanlı sadrazamı olan Ragıp Mehmed Paşa tarafından yaptırılmıştır

Sultan Hamamı: Avcı Bey Mahallesi’nde olup, II Bayezid'ın kızı Hatice Sultan tarafından yaptırılmıştır

Balat Hamamı: Molla Aşki Mahallesi’nde Kanuni Sultan Süleyman döneminde Ferruh Ağa tarafından yapılmış, “Çavuş Hamamı” olarak da bilinmektedir, fakat bu tamamen yanlıştır Balatkapı'nın tam karşısında bulunması, Fatih evkafından olan Balatkapı Hamamı ile aynı yapı olduğu fikrini çok kuvvetlendirmektedir Bugün mevcut olan hamamın Fatih Sultan Mehmed dönemine ait olduğu kesindir Süsleme sanatının hiçbir özelliği bulunmayan hamam, yüksek pencereli dikdörtgen yapısı, mermer döşeli içi, içinde bulunan havuz şeklindeki kurnası ile hiçbir hamamda görülmeyen mimari özellikleri dikkat çeker Hamam 1871 yılında hamamlar için düzenlenmiş nizamnameye göre birinci sınıf hamamlar arasında yer alır İstanbul'un en eski hamamıdır

Balat'ta çeşmeler

Tahta Minare Hamamı’nın yanında Kanuni Sultan Süleyman zamanında yaptırılan bir çeşme bulunmaktadır Yusuf Şücaeddin Mescidi’nin yanında yer alan çeşme II Mahmud'un çuhadarbaşısı Bekir Efendi’nin kızı Hafize Hanım tarafından 1826 yılında yapılmıştır


Balat İskelesi




Balat İskelesi

Dış Balat'ta, Haliç yoluyla İstanbul'un diğer bölgeleri ile iletişimi sağlayan iskeleler bulunmak taydı Bunlar, Eminönü'ndeki kapanlarla bağlantılı olan, meyve ve sebze gelişi için kullanılan Yemiş İskelesi, Odun İs kelesi, Eyüp ve Galata arasındaki ulaşı mı sağlayan vapur iskelesi, Hasköy-Balat arasındaki sürekli ve yoğun trafiği karşılayan kayık iskelesi, mavnaların (açık denize atık, çöp boşaltan gemi) ya naştığı iskele olarak sıralanmaktaydı

Tarih boyunca 1838'lere kadar Haliç kıyıları, ya şayanlar için korunaklı ve güvenli bir li man niteliği taşımış, gerek balıkçılık, gerekse deniz ticaretinde etkin ol muştur Ancak 1840'lardan sonra, deniz ticaretinde önemli değişiklikler görülmüş, Haliç sahilin de Sirkeci'den Balat'a kadar uzanan es ki ahşap ticaret iskeleleri ve etrafındaki depolar, dükkanlar ve hanlar, önemlerini yitirmeye başlamıştır

Böylece 19 yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Haliç kıyılarına önce devlet fabrikaları nın, ardından da her türlü atölye ve imalathanenin, mezbahanın gelmesi bu raları büyük ölçüde değiştirmiştir Fabrika atıkları Haliç sahiline dökülmeye başlamış, böylece kirlenmeye sebep olmuştur Balat'ın açık lağımlarının 1890'a kadar Balat Limanı’na dökülmesi, Balat sahilinin ve Haliç kıyılarının uzun yıllar kötü kokmasına ve görünüm açısından çamur haline gelmesine neden olmuştur Zamanla lağımların kapatılması için limana kazıklar çakılıp, üzerine topraklar dökülmüş, 1894 depreminde yıkılan bu kazıklar daha sonra sahil şeridini doldurmak için kullanılmıştır Kıyı çizgisinde biçim sel değişim meydana gelmiştir Haliç sahilindeki kirlenmeyle birlikte buradaki balıkçı kayıkları başka bölgelere avlanmaya gitmişlerdir

3 Şubat 1860 tarihinde Eyüp, Defterdar, Balat, Fener, Hasköy ve Halıcıoğlu İskeleleri kayıkçılarının bekar ve genç olanlarına, cisr-i cedid (yeni köprü) içinde işleyen vapurlar ve kirlenme sebebiyle Boğaziçi ve Üsküdar tarafında avlanmaları izni çıkmıştır

Balat'ta kahvehaneler

Balat bir zamanlar, İstanbul'un en ünlü kahvehaneleri ve meyhaneleriyle biliniyordu Bu kahvehanelere genellikle ayak takımı denilen işçiler, hamallar gelmekteydi Bunların başlıcaları; İsmail'in Kahvesi, İbiş’in Kahvesi, Balat İskelesi’nde bulunan Hüseyin’in Kahvesi idi Bunun yanında dokuz ünlü meyhanesi kaydedilir, Bunlar; Karanlık, Koçe Kalfa, Köroğlu, Bahçeli, Yarım Balat, Karanfil, Yasef, Enserci Nesim, Balta Yusuf adlı meyhanelerdir Balat'ın merkezi sayılan Agora Meyhanesi, bugün dahi adı akıllarımızdan çıkmamış, yıllarca aşkları, şarapları, şarkılarıyla yaşamıştır

Kahvehaneler denetime tabi tutularak sürekli kontrol edilir, herhangi bir durumda kapatılırdı Bu dönemde mahkemeye intikal eden bazı olaylar görülmüştür Bunlardan birisi, 6 Mart 1911 'de, İzzet adlı şahıs tarafından açılan kahvehanenin esrarlı nargile bulundurduğu için kapatılmasıdır

10 Temmuz 1912 tarihli bir kayda göre; Balat'ta Mollaışık’ta bulunan kahvehanede, ruhsatsız olarak içki sattığı iddiasıyla hakkında dava açılan kahve sahibi Avni Efendi beraat etmiştir

Meyhaneler de bu denetimden nasibini alır, kimi kapatılır, kimine ise onay verilirdi Örneğin; 23 Şubat 1907 tarihli kayıta göre; Balat, Karabaş Mahallesi’nde meyhaneci Yorgi'nin dükkanında müskirat satmasında zabıtaca bir mahsur olmadığı bildirilmektedir 13 Ağustos 1904 tarihli kayda göre ise; Balat'ta meyhane devralan Anastaş'a ruhsat verilmesi gibi daha birçok örnek bulunmaktadır


Or-Ahayim Hastanesi




Balat Hastanesi

Balat'a 133 yıldır hizmet eden “Or-Ahayim Hastanesi” 1858 yılında yapılmıştır Hastanenin ilk binası küçük bir evken 1883 yılında kapatılıp sağlık hizmeti veren “Or-Ahayim Derneği” kuruldu

Derneğin amacı Balat ve Hasköy’deki yoksul hastaların tedavisini sağlamaktır Hastane, Yahudi ileri gelenlerin bağışıyla kurulmuş ve hatta "hastane yardım kumbarası" fikri o dönemde ortaya atılmıştır Bugünkü Or- Ahayim Hastanesi’nin temeli 1886 yılında atılmış, 1898 yılında hizmet vermeye başlamıştır Daha sonra, hastane içine bir sinagog inşa edilmiştir

22 Ocak 1906 tarihinde, Balat'taki Or- Ahayim Musevi Hastanesi için sinagoglardan yardım toplanması üzerine, durum takip edilerek yolsuzluğa meydan verilmemesi için devletten yardım istenmiştir 1 Aralık 1919 tarihinde, Balat Or-Ahayim Hastanesi’ndeki yaralıların tedavisinde üstün hizmetlerinden dolayı hastabakıcılara “Hilal-i Ahmer Madalyası” verilmiştir

Haliç çevre düzenlemeleri sırasında, deniz kenarında kalan ender binalardan biri olan Or-Ahayim Hastanesi günü müzde 13 doktoru, 90 yatağı, 2 ameli yathanesi ve polikliniği ile Balatlılara ve İstanbul Musevilerine hizmet vermeye devam etmektedir





Balat'ta çarşılar

Surların iç kısmında bulunan ve sur boyunca uzanan bölge, Balat’ın en önemli ve canlı yerleşme alanıydı Balatkapı'dan girilerek semtin ticaret mer kezine ulaşılırdı Buradaki dükkan sa hiplerinin hemen hepsi Yahudi idi Ayrı ca Rum, Ermeni ve Türkler de çarşı içinde çeşitli ticaret ve zanaat işlerinde çalışmaktaydılar Cemaatlerin kendi iç lerinde sıkı bir iletişim içinde oldukları, ancak cemaatler arası ilişkilerin ve alış verişin mesafeli olduğu bilinmektedir Balat; bakkalı, kunduracısı, manavı, meyhanesi, kahvehanesi, şekercisi, helvacısı vs her türlü esnafıyla yaşayan bir semtti


Yazı için Kaynak: Nurdan Siyahhan, Kentimistanbul Semt Kitapçıkları

Alıntı Yaparak Cevapla