|
Prof. Dr. Sinsi
|
Benim Köyüm | Avcılar - İstanbul


"İstanbul'un oldukça dışında sayılan güzel şirin bir sayfiye yeriydi Benden önceki tarihini altta okuyacaksınız ama benle başlayan tarihinden aklımda kaldığınca bir özet geçmek istiyorum girişte  
Küçücük bir bebe, önünde 3 abi, arkasında bir ana-baba ve iki katlı evin lüks sayıldığı, çokça sazdan damı olan evler arasında betonarme bir evde dünyaya gelmiş  Bahçeli ve küçük, güzel komşuları olan, önündeki kocaman arazide harman kaldırılmış, denizle arasında 400-500 metre olan bu ev, şimdi sadece adı kalan Harman yeri diye adlandırılan Avcılar'ın tam merkezindeydi o zamanlar  
Üzerimizden geçen yüksek gerilim tellerinin altında ilkokul 1 sınıfta elektriğe ancak kavuşan, kışları çok küçük ve kendi halinde, yazları ise cıvıl cıvıl olan bir İstanbul köyü  
Kışları genelde evlerde geçen zamanın aksine, baharla birlikte çocukluğunu alabildiğine yaşayan bizler Nasıl yaşanmaz ki?
Top sahası haline getirdiğimiz harman yerinin bir bölümünde deniz tarafındaki tarlada mis gibi yetişmiş domatesler, diğer tarafında ise bizim adını "boş arsa" taktığımız bahçede meyve ağaçları Susuzluğu artan birinin topa var gücüyle domates tarlasının içine vurmasıyla tarlaya veya boş arsaya dalan çocuklar ve içlerinde ben  
Denize gidilirken dalınan kavun-karpuz bostanları, üzüm bağları, nohut tarlaları (dalıyla koparıp taze taze yemenin keyfine inanın doyulmaz)  
Çamlık, Öğretmenler, Kuğu, İETT, Belediye kamplarında akşama kadar geçen uzun yaz günleri Ama unutulmayanlarım arasında ayrı yeri olan "Kayıklar Altı" denen, balıkçıların kayıklarını çektiği yerdeki "Necmi'nin yeri" 'nde hafta sonları ailece donatılan masa, yan masadaki tanıdıklar, onların çocukları ve çok güzel geçen hafta sonları  
Biriketçi Süleyman ağa, koyuncu Canbaz Kazım, taksici Apo, Arap Zeki, berber Mustafa, Patriyot Ekrem amca, Tüpçü İsmail, kel Sabri, Pala Murtaza (bakmayın Pala dendiğine aslında kendisi köse'dir) Çan öttürmezler, Sütyenciler, Tipatanlar ilk aklıma gelen, namıyla anılan köylülerim
Ama illa ki Kürt Mehmet (Kendisi babam olduğu için ayrı bir satıra yazdım ki torpilim olsun)
5 sınıflık Ambarlı ilkokulunda başlayan eğitim, yazları kamplarda geçen tatiller, sonrasında İnsa Lisesinin orta kısmı ve gençliğe atılan adım  
Avcılar bizle beraber büyüyordu ve artık köy havasından kurtulmaktaydı "Çakıcı Sineması" hayatımıza dahil olmuş yazlık sinemada çaldığımız meyve eşliğinde izlenen filmler, cumartesi gecelerimizin vazgeçilmezleri arasına girmişti
Mahalle arasında gazozuna yaptığımız maçlar devam etmekte olsa da, bu arada kulüpte amatörce futbola da başlamıştık "Bücük" ve "Deli" lakaplı iki abimin peşinden bende ufak ufak önce gençlerde daha sonra A takımında başlamıştım topun peşinden koşmaya
Katır Osman, Bacak İsmail, Piç Murat (kim olduğu bende saklı), Muhacır Cahit, pehlivan İbo, Siyami Cengiz, Kaynakçı Halil, Kurukafa İsmail ve diğerleri  
Avcılar nüfusu her geçen yıl artan koca bir yerleşim bölgesi olmaya devam ediyordu
Köyümle arama giren 19 yıllık zorunlu ayrılık  Nüfusu 400 bine dayanan bir ilçe ve ben yine buradayım  
Aslında anlatacağım daha ne çok şey var ama benim kişisel tarihimi fazla uzatmadan, Avcılar'ın tarihine geçeyim en iyisi Yaşadığımız yer, zaman, çevre ve yaşananlar aslında hepimizin kişisel tarihini oluşturan asıl faktörlerdir Nerede yaşandığından çok, ne yaşadığımız önemli
Ben seviyorum köyümü 
Banemin"
  










 
7 Karanfil - Ney Taksimi
|