08-03-2012
|
#8
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çanakkale | Bir Destanın Şehri
Eceabat

İlçe M Ö 2000 yıllarında Fenikeliler tarafından kurulmuştur İlçenin ilk yerleşim yeri bu günkü ilçe merkezinin 1 Km güneyinde bulunan Çamburnu'dur Daha sonra yöreye Traklar yerleşmiştir

Midilli ve Foça' dan gelen halk bu yörede koloniler kurmuştur Eceabat'ta 12 Antik şehir bulunmaktadır Akbaş ve Eskihisarlık arasında yerleşim merkezi olan Eceabat önemli bir liman şehridir M Ö 465 yılında Trakya ile birlikte Eceabat Atina'ya bağlanmıştır Hristiyanlık döneminde Pisko-posluk merkezidir Bir süre sonra Katolonyalıların egemenliğine girmiştir Bunun üzerine Bizanslılarla savaşa giren Katolonyalılar zor durumda kalınca Türkmen Beyleri olan Melih İshak ve Halil Ece Bey'den yardım istemişlerdir Boğazı geçerek Katolonyalılara yardımda bulunan Melih İshak ve Halil Ece Bey'in 1311 yılında Bizanslılarla giriştikleri savaşta Halil Ece Bey şehit düşmüştür Ece Bey bazı kaynaklarda Ece Halil bazı kaynaklarda da Ece Yakup olarak geçmektedir Ancak Eceabat'a adını veren Ece Bey'in Ece Yakup olduğu bilinmektedir Bu Türkmen reisi Orhan Gazinin oğlu Süleyman Paşa'nın yakın arkadaşlarındandır Ece Bey 1356 yılında boğazı geçerek Eceabat ve yöresini ele geçirdi Bundan birkaç yıl sonrada Gelibolu diğer Türkmen beyleri tarafından fethedildi Ece Yakup Bey'e Eceabat ve Seddülbahir yöresi ile bunların arasında kalan topraklar tımar olarak verilmiş ve ölünceye kadar burada yaşamışlardır
Kilitbahir Kalesi

Eceabat 1884 yılında Edirne iline bağlı bir Bucak iken 1892 yılında İlçe haline getirilerek Belediye Teşkilatı kurulmuştur 1915 Çanakkale Savaşların sırasında İlçe Merkezi Yalova köyüne, daha sonra Kilitbahir köyüne nakledilmiş ise de 1 yıl sonra tekrar Eceabat'a getirilmiştir Milli Harp tarihimizde önem arzeden 1 Dünya Savaşının kaderinin değiştirildiği 1915 Çanakkale Kara Savaşları Eceabat ilçesinde cereyan etmiştir Kazandığımız Çanakkale Zaferinde 253 000 askerimiz burada şehit düşerek Türk Ordusunun cesaret ve kahramanlığını tarih sayfalarına bir kez daha altın harflerle yazdırmıştır

1923 yılına kadar Merkezi Çanakkale olan Biga Mutasarrıflığına bağlı iken bu tarihten sonra Gelibolu Valiliğine bağlanmıştır 1926 yılında Gelibolu'nun İlçe haline getirilmesi ile her ikisi birden Çanakkale Valiliğine bağlanmıştır
Eceabat, Türkiye'nin kuzey batı yönüne düşen Balkan Yarımadası'nın Trakya topraklarına bir kıstakla bağlanmış, Gelibolu Yarımadası'nın güneyinde Çanakkale İline bağlıdır İlçenin doğusu Çanakkale Boğazı, batı ve güneyi Ege Denizi ile çevrilidir Asya ve Avrupa kıtalarının birbirinden ayrıldığı geçiş noktalarından biridir
Boğazın önemli bir su yolu olması ve boğazın önünde uzanan adaların askeri açıdan önemi öteden beri yörenin stratejik açıdan konumunu çekici kılmıştır Bugün deniz ve karayolu ulaşımı açısından boğazın ve ilçenin önemi açıktır Asya Avrupa arası uzanan karayollarının deniz araçları ile sağlandığı en önemli nokta ilçeden geçmektedir Uzun yıllardır planlanan Çanakkale Eceabat arası Boğaz Köprüsü projesi ülkemizin geleceği açısından da son derece önemli bir proje olarak değerlendirilmektedir

İlçe ekonomisinde tarım, hayvancılık ve balıkçılık önemli bir yer işgal eder İlçe nüfusunun %30 u geçimini tarımdan temin etmektedir Tarım faaliyetleri genel olarak geleneksel tarım çerçevesinde sürdürülmektedir Buğday ve ayçiçeği başta olmak üzere, Akdeniz iklimine uygun şartlarda yetişebilen zeytin, pamuk, baklagiller, susam, üzüm ve benzeri ürünler önemli miktarlarda yetiştirilir Sebze ve meyvecilik son yıllarda gelir getiren ve geniş nüfusun uğraşında olan bir alan olmuştur Bu ürünlerden domates üretimi ilçede önemli yer tutmaktadır Kalitesi itibariyle tanınmakta ve rağbet edilmektedir Barış Parkının genel doğal dokusunun korunması ilkesi çerçevesinde ilçede gelişmiş tarım tekniklerinin uygulanması bakımından teşvik ve projelerin geliştirilmesi gereği duyulmaktadır Hayvancılık genel olarak küçük çapta yaygındır Büyükbaş hayvancılık genelde ahırlarda ve besicilik şeklinde, küçükbaş hayvancılık ise sınırlı mera imkanlarında güçlükle sürdürülmektedir
Balıkçılık ilçede yaygındır Gelişmiş balıkçı tekneleri, kirlenen denizler, bilinçsiz ve kontrolsüz avlanma gibi çesitli nedenlerle ülke genelinde balık kapasitesi ve türlerinde görülen azalma, ilçede aynı şekilde hissedilmekte ve yaşanmaktadır Bölgenin karakteristik balık türleri olan sardalye, palamut, lüfer,istavrit,levrek,kefal en fazla avlanan ve bulunan balık türleridir

Bigalı Köyü
19 Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in 25 Nisan 1915 sabahı Gelibolu’nun Anafartalar bölgesinde yer alan Bigalı köyünde kaldığı eve, Düşmanın batıda Arıburnu’na çıkarma yaptığı haberi gelir
Atatürk Evi

Mustafa Kemal bu haber üzerine tarihî bir karar alır ve sabahın erken saatlerinde atına binerek Bigalı köyünün taşlık yolundan Conkbayırı’na ulaşır Ve 57 Alay’a bağlı Türk askerlerine şöyle seslenir: “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir ” Bu söz, Türk halkının ölüm kalım mücadelesi olan Çanakkale Savaşı’nın bir dönüm noktası kabul edilen Arıburnu Muharebesi’ni unutulmaz kılar  

Yaklaşık 160 erin de çalıştığı köyün meydanı, yerli ve yabancı turistlerin rahatça gezebilecekleri ve ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri hale getirildi Turizm Danışma Ofisi ve yenilenen kahvesiyle köy yeni bir çehreye kavuştu

Binanın tarihî yapısı bozulmasın diye çalışmalar uzman gözetiminde yürütülüyor Meydana 100 metre mesafede bulunan Atatürk Evi’nin de içi ve dışı aslına uygun olarak yenileniyor Evin içine yerleştirilecek 25 tarihî resim, en ince ayrıntısına kadar detaylandırılarak özel seramikler üzerine işlendi, evin içi ve bahçesi özel seramiklerle düzenlenmiş
|
|
|
|