08-03-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İşte Gidiyorum | Hoşçakalacağız Gözüm

Karşılıksız bir aska kurban ettim ömrümü!
İste gidiyorum,
Toprak alsın benim de bu hazin öykümü 
İste gidiyorum, gurbet yorgunu gövdemi
Çukura kim indirecekki
İste gidiyorum,
Bu menfur cinayeti, simdi çıkıp kim üstlenecekki
Çürüdü gözlerim, yüreğim, bu yağmurlu şehirde 
İste gidiyorum,
Beni kaldırın, hicranım kalsın teneşirde 
Size yüzyıllardır sesini kaybetmiş
Bir türküyü söyleyecektim 
Ve bir yayla rüzgârı şefkatiyle
Kirpiğinizin ucundan öpecektim 
Bir masum türküydü sadece
Yüzbinlerce mağdurun gönlünde
Belki söyleriz hep birlikte
Belki, mahşerin birinci gününde 
Nasıl sevmiştim hepinizi Nasıl böyle oldu akıbetimi
Ve nasıl çöle döndü
O benim gül-gülistan memleketimi
İste gidiyorum, hiçbiriniz, hiçbir dilde beni anlamadınız,
Ben başımı verdim, sizinse
İnsafsız bir linç oldu karşılığınız 
İste gidiyorum,
Penceresiz bir dünyanın bilinmez labirentine 
İste gidiyorum,
”Saclarındaki yıldızları artık koparabilirsin anne! i
Sonunda kaptırdım gönlümü
Ölüm denen o kaypak türküye 
Ve iste kurtuldun benden
Sen olasın ey Türkiye !
Elbet benim de vardı,
Kendime ve yurduma dair umutlarım 
Belki bıraktığım yerden sürdürür
Dostlarım, karim ve çocuklarım 
Çatladı yüreğim, çatladı sazım 
Demek ki böyleymiş yazım 
Sizlere armağan olsun
Sizlerden ödünç aldığım bu yürek sizim 
Bu nasıl hapis Tanrım 
Sabah sabah bu ne hikmet, bu ne sis
Kalbime son mermiyi sıkmak
Sana mı düştü ey güzel Paris i
İste gidiyorum, kalmadı söyleyecek son sözüm 
Dediğiniz gibi olsun be !
Dediğiniz gibi olsun gözüm !
İste gidiyorum,
Tükenmişti inancım, bu nankör hayata dair 
Belki benim için birkaç mısra döktürür
Hayaloglu diye bir sair! 
Söyleyen : Yusuf Hayaloğlu
|
|
|
|