08-03-2012
|
#4
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlı Çarşıları | Geleneksel Meslek Örgütlenmeleri Ve Anadolu Çarşıları
Sözlük

Tokat Bedesteni
Fotoğraf: Murat Oruç
Ahi Evren: 13 yüzyılda Kırşehir’de debbağlara şeyhlik eden ve bütün Anadolu için geçerli esnaflık ilkelerini koyan kişi
Ahi Evren Dergâhı: Tüm esnaf loncalarının bağlı olduğu dergâh
Arasta: Bir eksen üzerine sağlı-sollu dizilmiş dükkânlardan oluşan Osmanlı çarşı yapısı
Ases: Çarşı bölgesini gündüzleri kontrol altında tutan kolluk askeri
Bedesten: Osmanlı çarşı yapılarından biri Tüccarların işyerlerinin bulunduğu üstü örtülü, güvenli ticari merkez Değerli malların depolandığı ve satışının yapıldığı yer Bedesten Osmanlı döneminde borsa ve banka işlevini de üstlenmişti Büyük kervanların hazırlıkları da bedestenlerde yapılırdı Bundan dolayı çok sıkı korunan bir çarşı yapısıdır Her sabah dualarla açılır, her akşam dualarla kapatılırdı
Bezzaz: Değerli bez ve kumaş satan tüccar
Bezzazistan: Bez ve kumaş satılan çarşı, bedesten
Böcek: Çarşı bölgesini geceleri kontrol altında tutan kolluk askeri
Çarşı: İslam kentlerinde bir cami etrafında organik olarak gelişen, birbirinden bağımsız bedesten, arasta, kapalı çarşı, han, hamam vb gibi yapıların bir araya gelmesiyle oluşan ticari faaliyetlerin görüldüğü bölge Osmanlı kentlerinin merkezi… Çarşı kelimesi Farsça “çihar/çar” (dört) kelimesinin, Arapçadaki “suk” (sokak/ çarşı) kelimesiyle birleşmesinden oluşan “çarsu”dan gelmektedir Dört taraftan girilip çıkılan ticaret yapısı anlamını taşır

Taşhan – Bolu
Fotoğraf: C Oğuztüzün
Debbağ: Deri işleyen esnaf
Dua kubbesi: Osmanlı çarşılarında, çarşı esnafının işe başlamadan önce sabah duasını yaptığı kubbeli mekân
Esnaf şeyhi: Bir esnaf grubunun başı olan kişi Fütüvvet: Esnaf yiğitliği Gazzaz: İpek işleyen, ipek tüccarı
Gedik: Osmanlı çarşısında sabit esnaf ve sabit tezgâh sınırlaması Bu kural loncanın şeyhi tarafından kontrol edilirdi
Han: Gezgin tüccarlar için konaklama, sabit tüccarlar için üretim imkânı sağlayan ticari kompleks Genellikle bir avluyu çevreleyen iki katlı yapılardır Odalar, dükkânlar, ahır ve mescit gibi bölümleri vardır
Kapamacılar: Günümüzde hazır giyim satan esnafın eski adı
Kârhane: İmalathane
Kavaf: Arapça “haffaf” kelimesinden gelir Açık ve hafif ayakkabı yapan ustalara denir

Ödemiş Arastası
Fotoğraf: G Kılınçkıran
Kazzaz: Ham ipeği iplik durumuna getiren kişi
Kutnu: Bir tür ipekli dokuma Bu dokuma türünden yapılan elbiseler Selçuklulardan itibaren estetik ve güzelliğin simgesi olarak kabul edilmiş; Osmanlı sultanları giydikleri elbiselerde bu kumaşı tercih etmiştir
Lonca: Usta ve kalfaların geleneksel üretim kooperatifleri
Muhtesip (ihtisap ağası): Daha eskilerde “daruga” denen kasaba çarşılarında “çarşı ağası” veya “pazarbaşı” unvanıyla anılan disiplin âmirleri Dönemin zabıta müdürleri
Sandal: İpek-pamuk karışımı makbul bir kumaş Sedefkâr: Sedefi işleyen ustanın adı
Sof: Tiftikle yün karışımı kumaş
Suk-ı sultani: Sultan çarşısı
Bedesten, kapalı çarşı, arasta gibi yapıların, kadı ve mahkemenin bulunduğu, muhtesip ve aseslerin sürekli olarak denetim yaptığı büyük Osmanlı çarşısı
Şed kuşanma: Kalfalıktan ustalığa geçecek başarıyı gösteren gençlere fütüvvet gelenekleri uyarınca törenle ustalık önlüğünün bağlanması
Teferrüç: İlkbaharla birlikte esnaf gruplarının çıktığı geleneksek kır gezileri
Yed-i tula sahibi: Yumurtaya nal çakan anlamına gelir Erişilmez hünerleri olan ustalar için kullanılan bir deyimdir
Yemeni: Hayvan derisinden yapılan ucu sivri ayakkabı
Yiğitbaşı: Esnaf grubunun imalatını ve ürününü denetleyen kişi
Zanaat: El işçiliğine dayanan maddi gereksinimleri karşılayan her türlü iş
|
|
|
|