08-03-2012
|
#8
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlı Çarşıları | Geleneksel Meslek Örgütlenmeleri Ve Anadolu Çarşıları
Göynük
Kadınlar Pazarı
Fotoğraf: C Oğuztüzün
Göynük Manisi
Çarşıdan aldım yumak
Dantel öreyim diye
Mahalleden yar seçtim
Her gün göreyim diye
Çarşıdan aldım sucuk
Tanesi yedi buçuk
Benim sevdiğim oğlan
Mahalleden bir çocuk…


Fotoğraf: M Keskin
Bolu, Göynük’te her hafta pazartesi günleri “Kadınlar Pazarı” kuruluyor Bu gelenek Osmanlı çarşılarında kadının yerini anlamamıza yardımcı olur Geçmişte neredeyse her kentte kurulan kadın pazarları (avrat pazarı) köylü kadınların ürünlerini kentli kadınlara pazarlamalarını sağlıyordu En ünlülerinden biri İstanbul Haseki’de kurulan “Avrat Pazarı”ydı Üreten de, satan da, satın alan da kadınlardı Erkekler bu pazarlara giremezlerdi Göynük’te bu geleneğin artan iç turizmle beraber cumartesi ve pazar günlerine de yayılarak devam etmesi sevindirici… Satıcılar hâlâ kadınlardan oluşuyor Göynük’teki Kadınlar Pazarı’na artık erkekler de girebiliyor

Denizli

Buldan Bezi
Fotoğraf: G Kılınçkıran
“…Şehre girdiğimizde çarşıdan geçerken bazı kişiler dükkânlarından çıkıp hayvanlarımızın dizginlerinden tuttular Diğer bazı kişiler bunlara engel olmak isteyip kavgaya başladılar Ne söylediklerini anlayamadığımızdan bunların yol kesen Germiyanlılar olduklarını ve mallarımızı yağma etmek istediklerini sandık Sonra dilimizden anlayan bir hacı geldi Onun vasıtasıyla maksatlarını sordum Bunlar Ahilerden olduklarını, bizi ilk karşılayanların Ahi Sinan diğerlerinin ise Ahi Duman’ın arkadaşları olduklarını ve her iki taraf da kendi zaviyelerine gitmemizi istediklerini söylediklerinde hayret ettim Sonra kura çekip nereye gideceğimizi tespit etmeye karar verdik, kura Ahi Sinan’a düştü…”
İbn Batuta Seyahatnamesi


Kapalıçarşı
Fotoğraf: M Keskin
Denizli’nin Kaleiçi Çarşısı günümüzde de canlılığını koruyor Çarşının yapılış tarihi 13 yüzyıla kadar gidiyor Ancak bu yüzyılda yapılmış çarşı yapıları günümüze ulaşamamış Anadolu’daki geleneksel çarşıları canlandırma hareketine Denizli Belediyesi de katıldı 2006 yılında başlayan projeyle Kaleiçi Çarşısı’nın üst örtüsünden saçaklarına kadar her ayrıntısı tek tek projelendiriliyor

Amasra

Fotoğraf: S Çakmak
“  Ey oğul! Evvela harama bakma, yalan söyleme, haram yeme, haram giyme, haram içme, nan ü nemeke (ekmeğe ve tuza) ihanet etme, hukuk kesbettiğin pirlere çeşm-i hakaretle (aşağılayıcı gözle) bakma, uluların önünde gitme, sabırlı ol, tahammüllü ol, komadığın yere el uzatma, emanete hıyanet etme, fakr ile kanaat eyle  ”
Şed Kuşanma Föreni – Evliya Çelebi - Seyahatname


Amasra Çarşısı
Fotoğraf: S Çakmak
Amasra’da çıkrıkçı-çekici esnafının fütüvvet geleneklerine göre ustalık unvanına hak kazanan kalfalar için düzenlenen şed kuşanma törenleri 1969 yılına kadar sürdü Bu geleneğin tanığı tarihçi-yazar Necdet Sakaoğlu Amasra Çarşısı’ndaki son şed kuşanma törenini ve geleneğin sona erişini Tarihi Kentler Birliği’nin Nisan 2010’daki Kırşehir Semineri’nde şöyle anlattı:
“Kırk yıl önce Amasra’da dört yüzyıllık mazisi olan havancı çıkrıkçı çekici esnafının unutulmuş şed kuşanma geleneğini yineleyelim dediğimizde, gençliğinde şed kuşanmış tek usta bulabilmiştik; yazılı, basılı hiçbir veri de yoktu O saf, maziyi unutmuş, yaşlı zat duaları da bilmiyordu Zar zor bir tören icra edildi


Semerciler – İskilip (Çorum)
Fotoğraf: İzzet Keribar
Anadolu’nun en iyi korunmuş çarşılarından olan İskilip Çarşısı zamana direniyor İskilip’teki semerci ustalarının yaptığı semerlerin alıcıları, bunları genellikle evlerini dekore etmekte kullanıyorlar
1969’da şed kuşanan üç kişi de bugün hayatta değil Geleneksel çıkrıkçılık zanaatını,1940’lara değin Çekiciler sokağındaki otuz kadar karakteristik çıkrıkçı, havancı dükkânında kemane denen el tezgâhları, geleneksel üretim tarzıyla koruyabilen Amasra bugün hem bu tarihsel zanaatını, hem pazarını yitirmiş Çekiciler Çarşısı da bugün Çin pazarına dönüşmüştür Bu sönüşe duyarsız kalanlar bugün keşke yaşasaydı diyorlar
Yalnız Amasra’da mı? Anadolu’nun hemen her köşesinde eski zanaatlar yok olmada Eski üretimler bugün birer yüksek değer ifade ediyor Özenle sırlanmış bir küp zengin konutlarında başköşede yer buluyor…”

Afyonkarahisar

Nöbetçi Ajans Arşivi
“…Afyon çarşısı, saraçhanesi ve tabakhanesi cümle 2048 dükkândır Paspanlarından haber aldım Saraçhanesi bir diyarda yoktur Serapa kâgir, üstleri örtülü sayedar dükkânlardır Burada işlenen saraç bisatları bir diyara mahsus değildir Meğer İstanbul’da işlense Zira bu Karahisar köselesi mazolıdır Sahtiyan ve gönleri değirmenden pembe (pamuk) misali çıkar Tam 100 dükkân tabakhanesi, üç bin pehlivan-ı civan Ahi Evren köçekleri vardır İçlerine bir kanlı firar edip varsa hâkim olamaz, amma tabbaglardan elinden de halas olamaz Bu tabbaglar şehrin yukarısında Mevlevihane yakınında derenin iki yakasında bir derbend yerdedir Başka camileri ve mescitleri vardır Bu taife çokluk kimse ile ülfet etmezler…”
Evliya Çelebi - Seyahatname


Afyon Çarşısı
Fotoğraf: Ufuk Sarışen
Evliya Çelebi’nin 17 yüzyılda gerçekleştirdiği Afyon ziyareti sırasında not ettiklerinden Afyon Çarşısı’nın hayvan ürünlerine, özellikle de hayvan derisine dayalı bir üretimi olduğunu anlıyoruz Bugün Afyonkarahisar’da ne tabakhane ne saraçhane var Kent merkezinde koruma altına alınan Bedesten, Taşhan, Kadınlar Pazarı, Bakırcılar Çarşısı, Yemeniciler Çarşısı ve Keçeciler Çarşısı bir zamanlar Afyon’un zengin bir çarşı kültürü olduğunu gösteriyor Bu kültürü korumaya çalışan az sayıdaki esnaf Afyon’a özgü halıcılık, kilimcilik, hasırcılık, sedefkâri ve benzeri zanaatları ayakta tutmaya çalışıyor
Debbağ, saraç, semerci, yemenici, kavaf gibi 100 yıl önce Afyon Çarşısı’nın vazgeçilmez esnafları bugün yok Günümüzde Afyonkarahisar Çarşısı’nın en çok satılan ürünleri midemize hitap edenler: Tüm Türkiye’de lezzeti kanıtlamış Afyon sucuğu, kaymağı, şekerlemesi ve lokumu…

|
|
|
|