08-02-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Uyanış
UYANIŞ
Güneşe yumulmuş gözlerinle,
Simsiyah, derin uykulardasın
Kendi bir rüyâ, yaşlı dünyada,
Rüyanda, renkli rüyalardasın
Rûha bîgâne, yokluk üflenen,
Adem de ebed aramaktasın
“Kün” ile gelen, geçen yolcusun,
Gölge hanlarda yaşamaktasın 
Çağırana gitmez pişmez isen
Yokluk vadisini geçmez isen
Sevgi dağlarında uçmaz isen
Aşkın semâsına girmez isen 
Düşer, geri kalırsın kervandan,
Yiter yol, olmaz bir yol ışığın 
Ansızın gidersin bu diyardan,
Gözyaşı, pişmanlık tek azığın 
Ey nefis, göklerden bîhabersin,
Toprak gibi alçak gönüllü ol 
Tevâzu ile hep yükselirsin,
Edebe, hizmete âşina ol 
Sende gel, tut o sevgi elini,
Hisset tövbenin hoş gölgesini 
Ölmeden bil, vuslat gecesini,
Kaldır, rûhun hasret perdesini 
Yanar kor olur yürek, âh ile
İrşad nûr eder, zikrullah ile
Kanatlanır, zülcenâheyn ile
Huzur bulur, habîbullah ile 
Bir cehennem dolusu nedâmet,
Vâredene kulluktan kaçışma 
Cennetleri dolduran letâfet,
Rû’yetullah aşkıyla tutuşma 
İhtiram için, boyun bükerek
Semâda seyret sonsuz deryâyı 
Görmek için, gözünü yumarak
Gönlünde ara yüce Mevlâ’yı 
Rûhun anlık rüyası, dünyadan
Ukbâya uyanıştır, Hz Mevlâna 
Bir ömür süren, ayrılıklardan
O sılaya dönüştür, Hz Mevlâna
|
|
|
|