08-03-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Anne Adına ...
ANALAR
Garibin anası pencerelerden
Yanık türkülerle yollara bakar
İncecik yüzünde her akşamüstü
Çizgi çizgi, nokta nokta bir efkâr
Fakirin anası her sabah sessiz,
Ağlar çocuğunun aç-çıplak durduğuna
Elleri koynunda kalır çaresiz
Bin pişman doğduğuna, doğurduğuna
Mahkûmun anası susar konuşmaz
Suçu kendisinde sanır
Kaçar insanlardan, aydınlıklardan
Duvarlara bile baksa utanır
Açılırsa üstüm biraz, duyar da gece yarısı
Kalkar yatağından gelir
Bir mübarek el uzanır yorganıma usulca
Bilirim anamın elidir
Bir merhamet bir sıcaklık, bir gurur;
Yavrum diyen sesinde
Ve huzurun günde beş vakit nabzı vurur
Beyaz tülbentinde, seccâdesinde
Karımın anası anama benzer
Öylesine yakın duygulu, ince
Özü-sözü bir yayla gözesi kadar berrak,
Oturtacak yer bulamaz çıkıp yanına gidince
Yüreği destanlar gibi sımsıcak
Ve alnım açıksa, başım dikse;
Dirliğimiz varsa, mutluysam,
Yüzüme gülüyorsa böyle bu şehir
Bir beyaz zambak gibi pırıl pırılsa yavrum;
Ve yavrumsa her şeyi bana sevdiren bir bir
Bu mutluluk, bu düzen, bu bitmeyen aydınlık
Anasının yüzüsuyu hürmetinedir
Yavuz Bülent Bakiler
|
|
|
|