08-03-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
...Ayn,Şin,Kaf...
Evvela, ''Ayn'' Dedik ve Zorlu Bir İmtihana Başladık  Derken,''Şın'' Dört Elif miktarı Bir Nefesle Yaşadık  Nihayet, Geldi Vuslat, ''Kaf'' Dağının Doruğuna Ulaştık 
'' Ayn, Şin, Kaf '' İşte Bu Üç Harfin Hülasası Kadar Ondan Uzakta kaldık
Şimdi ''A Ş K'' Dedik Bitti Sürgünümüz, Elhamdülillah biz Kazandık
Hz Ademin Cennetten kovuldugu gibi, Bizde sürgün edildik Yarin gönlünden
Gözlerindeki manaya idi hicretim
Ey diri halime biçilmiş kefenim!
Seni sevdim diyedir "lahavle" lere ezberim
Ey Âşk durağım! Ey adından başka hiç bir söze dilimin dönmediği tek hecem
Yüreğimin en derin, en bilinmeyen yerindesin Ne uzanabiliyor sana ellerim, ne de vazgeçebiliyor sen'den sana aç,sana susuz, sana meftun, biçare yüreğim
Hâl-i hazinim
Susuz çöllerde suya hasret bir bedevi misali, Baktığı her yerde SEN'i görür zannıyla adımlarken sahrayi yorgun bedenim,bir serabin içinde bulur kendini yanık yüreğim
Bilmem ki bir gün o güzel gözlerine nazar etmekle nasiplenir mi kalbim
Ey benim cennet gözlüm, sen benim dua etmeme sebep olansın
En tılsımlı, en riyasız, en içten duamsın
Beni ben yapan aşksın
Kalbim en büyük sığınağın olsun yâr, sen Besmele ile başlayan sevgime yakışanımsın, nakkaşımsın, mahşere kadar tutacağım sevda orucumsun
Sen benim içten içe kanayan en derin yaramsın Ne kadar özlendiğini bir bilsen , yokluğundan utanırsın !
|
|
|
|