|
Prof. Dr. Sinsi
|
Allah'ın 99 İsmi Ve Anlami(Bir Kez Daha Hatırlayalım)
Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır: "En güzel isimler Allah'ındır O halde O'na o güzel isimlerle dua edin Onun isimleri hakkında eğri yola gidenleri bırakın Onlar yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır" (A'raf, 180) Ebu Hureyre (r a)'nin rivayet ettiğine göre, Resulüllah (s a v) şöyle buyuruyor: Allah'ın doksan dokuz ismi vardır Kim bunları ezberlerse Cennete girer Allah (c c) tektir ve teki sever Esmau'l-Hüsna, en güzel isimler demek olup 99 tanedir ve Kur'an-ı Kerim'de bildirilmişlerdir
ALLAH (c c)
Hakiki (gerçek) ve mutlak (kayıtsız, şartsız) olarak «VAR» ve «BİR» olan; eşi, benzeri ve ortağı asla bulunmayan Yüce Rabb'imizin has (özel) ve en büyük ismi şerifidir «Allah» Lafzı Celali, diğer mübarek isimlerinin delalet ettiği bütün vasıfları, sıfatları ihtiva eder, ve «Vacibu'l-Vucud» olan Yüce Rabb'imizin İsm-i Azam'ı (en büyük adı) olduğu hususunda İslam bilginlerinin ittifakı vardır «Allah» Lafzı Celali; Kur'an'ı Kerim'de, diğer mübarek isimlerinden çok olarak 2800 defa zikredilmiştir Sonra 960 defa ile «Rab» İsm'i şerifi gelir Bundan sonra, en çok zikredilenler sırasıyla «Rahman», «Rahim» ve «Mâlik» İsmi şerifleridir
er-Rahmân (c c)
Dünyada; mümin ve kafir ayırt etmeksizin herkese merhamet eden, şefkat gösteren ve acıyan
er-Rahîm (c c)
Merhametli, esirgeyen, koruyan, acıyan; Ahiret'de yalnız mümin kullarına keremiyle muamelede bulunan
el-Melîk (c c)
Bütün kainatın mutlak ve hakiki sahibi, mutasarrufu Bütün kainatın, Zâtı'nın dışındaki bütün varlıkların ezeli ve ebedi tek hükümdarı, ancak Allah Teala'dır Kainatta, ancak O'nun iradesi, hüküm ve tasarrufu geçerlidir O'nun mülkü yok olmaz
el-Kuddûs (c c)
Azamet ve Celaline layık olmayan her türlü noksanlıktan pek uzak ve pek temiz
es-Selâm (c c)
Her çeşit arıza ve hadiselerden salim kalan ve etkilenmeyen; kullarını her türlü tehlikelerden selamete çıkaran, bahtiyar kullarına «Selâm» etmek lütuf ve kereminde bulunan Cenabı Hak (c c)
, mevcut her çeşit selametin mutlak ve hakiki kaynağıdır
el-Mü'min (c c)
Gönüllerinde iman ışığını uyandıran; Kendine sığınanlara emniyet, güvenlik, rahatlık, veren; müminleri azabından ve yaratıklarının hepsini zulümden emin kılan
el-Müheymin (c c)
Saltanatı hakkında dilediği gibi tasarruf eden ve her şeyi gözetip koruyan
el-Azîz (c c)
Hakiki ve mutlak surette kuvvet ve galebe sahibi, mağlup edilmesi asla mümkün olmayan Galip; hükümlerinde her zaman galip olan
el-Cebbâr (c c)
Emir ve fermanına karşı konulamayan, kırılanları tamir eden, eksikleri tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan, her şeyde hükmünü kayıtsız ve şartsız yürüten
el-Mütekebbir (c c)
Büyüklükte eşi olmayan, her şeyde ve hadisede büyüklüğünü gösteren
el-Halîk (c c)
Ceza vermekte acele etmeyen gerçek ve mutlak hilm sahibi; affı, bağışlaması, hilmi sınırsız Allah Teala, emrine karşı gelindiğinde anında görür, bilir Fakat gücü yettiği halde hemen cezalandırmaz, süre verir Bu süre içinde pişman olup tövbe edenleri af ve mağfiret buyurur Israr edenleri ise; dilerse af eder, dilerse cezalandırır
el-Bâri (c c)
Her şeyi bir asıldan var eden; her şeyi muhtaç olduğu organ, tabiat ve surette en mükemmel ve uygun şekilde yaratan; yokluktan varlığa çıkaran, yarattıklarını birbirlerinden çeşitli şekillerde ayırt eden
el-Musavvir (c c)
Varlıklara suret veren, tasvir eden; onları en güzel şekilde tertip edip, en güzel surette şekillendiren
el-Ğaffar (c c)
Mağfireti (yarlığaması) pek çok ve kullarının ayıplarını örtücü; iyiyi, güzeli açığa çıkaran; kötüyü, çirkini örten Günahları ne kadar çok olursa olsun, affedilmesini can-ı gönülden isteyen kulun günahlarını örten, açıklamayan, mağfiret eden
el-Kahhâr (c c)
Her şeye, her isteğini yapacak surette gücü ve kudreti yeten; hükümlerinde mutlak ve hakiki Galip ve Hakim Allah Teala, kuvvet ve kudretiyle her şeyi içinden ve dışından kuşatmıştır Bundan kurtulmak mümkün değildir Çünkü O, mutlak Kadir ve Galiptir Küfür ve isyanla O'na karşı gelip de tövbe etmeyenleri öldürmek ve zelil etmek suretiyle kahredicidir
el-Vehhâb (c c)
Sonsuz, çeşit çeşit nimetlerini daima karşılıksız olarak ihsan eden, bağışlayan Allah Teala, fazlının tükenmez hazinelerinden rahmet ve nimet bağışlar O, hakiki ve mutlak Cömerttir
er-Rezzak (c c)
Rızıkları yaratan ve kullarına bahşeden; rızıkları ve rızıklandırdıklarını yaratan, rızıklandırdıklarına rızıkları ulaştıran ve rızk elde etme sebebini meydana getiren Rızk; faydalanılması nasib edilen her şeydir
el-Fettâh (c c)
Her türlü zorlukları kolaylaştıran, maddi ve manevi bütün kapıları açan, en büyük Hakim
el-Alîm (c c)
Bilgisi ezeli ve ebedi olan; olmuş olacak; gizli, aşikar her şeyi en iyi bilen, kendisinden hiç bir şey gizlenmeyen
el-Kâbıd (c c)
Dilediğine rızkı daraltan, sıkan Allah Teala, istediğinden ihsan ettiği şeyi, gönül rahatlığını alıverir Kiminin ruhunu kabzeder, kiminin de kalbini kabzederek hayra rağbetsiz kılar
el-Bâsıt (c c)
Dilediğinde rızkı açan ve genişleten Allah Teala, kimine çok rızk, kimine uzun ömür verir; kiminin de kalbini açarak hayra rağbetli kılar
el-Hâfıd (c c)
Kafir ve facirleri alçaltan, iman etmeyenleri bedbaht eden; varlıktan yokluğa, ilimden cehle, sıhhatten hastalığa döndüren Allah Teala, dilediğini şan ve şeref sahibi iken rezil ve rüsvan eder
er-Râfi' (c c)
İyileri yücelten, yukarı kaldıran; zilletten izzete götüren, bataklıktan çıkaran, dereceleri artıran ve müminleri yükselten Allah Teala, dilediğine şan ve şeref verir Gönülleri iman ve irfan ışıklarıyla parlatır
el-Muiz (c c)
Dilediğine tevfik verip aziz kılan; izzet veren, şereflendiren, ağırlayan İzzet, Allah Teala'nın verdiği bir şeref, bir irfandır
el-Müzil (c c)
Dilediğini hor ve hakir kılan; emir ve yasaklarına karşı koyanları zelil eden, süründüren
es-Semî' (c c)
Gizli, açık her şeyi hakkıyla işiten Allah Teala, kainatın her zerresinde olan biteni, kalplerimizden geçenleri, dualarımızı, hasılı her şeyi hakkıyla işitir Ancak, bu işitme bizim anladığımız manada değildir
el-Basir (c c)
Bütün mevcudatta gizli-açık her şeyi kemaliyle gören Allah Teala, kullarının yaptığı her şeyi görür O'nun görmediğini sanarak günah işleyenler ne bedbahttır!
el-Hakem (c c)
Hakiki ve mutlak Hakim; hükmeden, hakla batılın, iyi ile kötünün arasını ayıran; dünyada şerhi hükümleri inzalle ve Ahiret'te kullarının arasını faslederek hüküm veren Allah Teala'nın hükmünü bozacak hiçbir kuvvet yoktur
el-Adl (c c)
Mutlak, hakiki, sınırsız, sonsuz adaletli, çok adil Allah Teala, yarattığı her şeyi kendine mahsus yere koymuştur
el-Lâtîf (c c)
Hakiki, mutlak lütuf sahibi; lütuf kerem ve inayeti sınırsız olan, en ince işleri bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına akıl erdiremeyen en ince şeyleri yapan; görünen görünmeyen türlü yollardan ve yerlerden çeşit çeşit faydalar, ihsanlar bahşeden
el-Habîr (c c)
Gerek cismani alemde, gerekse ruhani alemde olagelen her hadiseden, hareket eden her zerreden, alınıp verilen her nefesten bütün ayrıntılı haberdar olan
el-Halîm (c c)
Ceza vermekte acele etmeyen gerçek ve mutlak hilm sahibi; affı, bağışlaması, hilmi hududsuz Allah Teala, emrine karşı gelindiginde anında görür, bilir ama, gücü yettiği halde hemen cezalandırmaz, süre verir Bu sure içinde pişman olup tövbe edenleri af ve mağfiret buyurur Israr edenleri ise; dilerse af eder, dilerse cezalandırır
el-Azîm (c c)
Hakiki ve mutlak büyük; büyükler büyüğü, pek azametli Allah Teala, o kadar Azimdir ki, akıllar tasavvurdan acizdir
el-Ğafûr (c c)
Kullarının günahlarını affeden, mağfireti sonsuz olan
el-Şekûr (c c)
Rızası için yapılan işlere, ibadetlere karşılık daha çoğunu veren; dünyada yapılan iyi ameller karşılığında Ahiret'te sonsuz nimetler ihsan eden
el-Aliyy (c c)
Mutlak ve hakiki Yüce; Yüceler Yücesi Allah Teala'nın Yüceliği, bir başkasına nispetle değildir Bu Yücelik, vacibdir, zaruridir O'ndan başka bir «YÜCE»nin bulunması mümkün değildir Her şey; O'nun emrinde ve hükmü altındadır O, «Zatı Eceli Ala»dır
el-Kebîr (c c)
Her hususda pek büyük; Kibriya Sahibi; Büyüklüğünü ancak Kendisi bilen ve büyüklüğü hiç bir mahluk tarafından bilinemeyen ve hiç bir zaman da bilinemeyecek olan mutlak ve hakiki büyük
el-Hafîz (c c)
Hakiki ve mutlak koruyucu; her şeyi belli vaktine kadar afat ve belalardan saklayan Allah Teala, kainatı, bütün yaratılmışları tayin ettiği ömürleri tamamlanıncaya kadar her şeyden korur Her şeyin hıfzı, O'na racidir
el-Mukît (c c)
Bedeni ve ruhi rızıkları yaratan ve mahlukatının rızıklarını onlara veren, ulaştıran; her şeye kuvvet veren
el-Hasîb (c c)
Mutlak ve hakiki Kafi; bütün varlıkların ömürleri boyunca yaptıklarını en ince tafsilat ve teferruatıyla bilip, hesabını en iyi şekilde gören Allah Teala, Kendisine tevekkül edene Kafidir Kıyamet Günü, yarattıklarını hesaba çekicidir
el-Celil (c c)
Celal (büyüklük) ile vasıflanan, Yücelik sahibi; mutlak ve hakiki Allah Teala'nın büyüklüğü, yüceliği ölçülemez Yücelik, ancak O'nundur
el-Kerîm (c c)
Keremi nihayetsiz derecede bol; kula istemeden ve karşılıksız olarak veren Kulları hakkında vaadini yerine getirmesi Allah Teala'nın lütuf ve keremidir
er-Rakîb (c c)
Bütün varlıkları her an gözeten; bilen, koruyan ve bütün işleri denetleyen
el-Mucîb (c c)
Duaları kabul eden; istekleri yerine getiren, sıkıntıları gideren; bunları yalvarmadan bile lütuf ve keremiyle veren Mutlak ve hakiki Vasi; ilmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş ve sonsuz olan
el-Vası' (c c)
Mutlak ve hakiki Vasi; ilmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş ve sonsuz olan
el-Hakîm (c c)
Mutlak ve hakiki Hakim: hüküm ve hikmet sahibi; her şeyi hikmet üzere yaratıp, yerli yerinde yapan; bütün emirleri, bütün işleri hikmetlerle dolu olan
el-Vedûd (c c)
İyi kullarını seven; onları rahmet ve rızasına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya en çok layık olan
el-Mecîd (c c)
Şanı yüce ve kadri büyük; Zâtı şerefli, işleri pek güzel, nimetli ve ihsanı hudutsuz olan
el-Bâıs (c c)
Peygamberler gönderen, Mahşer Günü mahlukatı diriltip kabirlerinden çıkaran, sebep ve vesile olan
|