|
Prof. Dr. Sinsi
|
Allah'ın 99 İsmi Ve Anlami(Bir Kez Daha Hatırlayalım)
eş-Şehît (c c)
Her zamanda ve her mekanda her an hazır olan, mahlukatının hepsini bilen
el-Hak (c c)
Varlığı hiç değişmeden duran, Hakkı izhar eden; ezeli ve ebedi olarak «Var» olan Allah Teala'nın Zâtı yokluğu kabul etmediği gibi, her hangi bir değişikliği de kabul etmez Hakikaten «Var» olan ve hiç değişmeyerek hakikaten «SABİT» olan ancak O'dur O'nun Zâtı'ndan başka her şeyi O yaratmıştır ve yaratılan her şey fanidir, yok olmaya mahkumdur
el-Vekîl (c c)
Mutlak ve hakiki vekil; kullarının işlerini düzelten; işlerini usulüyle Kendisine bırakanların işlerini düzeltip, onların yapabileceğinden daha iyi yapıp, temin eden
el-Kavî (c c)
Tam ve kamil kudret sahibi; pek güçlü, kayıtsız-şartsız her şeye Kadir
el-Metin (c c)
Çok sağlam; kuvvet ve kudreti Metin Allah Teala'nın kudreti her şeye yeter; dilediği şeyden kimse O'nu alıkoyamaz
el-Veliy (c c)
Dost ve yardım edici; müminlere dost, yardım edici; müminleri seven ve işlerini neticelendiren
el-Hamîd (c c)
Övülmüş ve her senaya layık olan; ancak kendisine hamd ve sena olunan, bütün varlıkların diliyle övülen yegane Zat Yaratılan her şey Cenabı Hak Celle Celalühü'yu tespih ve takdis eder Çünkü O, yegane «eliyy-i nimet»dir
el-Muhsî (c c)
İlmiyle her şeyin sayısını bilen; her şeyi sayıcı ve sayılarını bilici olan
el-Mübdî (c c)
Mahlukatı maddesiz ve örneksiz olarak yoktan var eden Ezelde; zaman ve mekan dahi yok iken Allah Teala vardı Sonra, Varlığını ve Kemalini duyurmak, mahlukatına sonsuz rahmet ve lütufunu vermek; hikmetiyle kainatı yaratmayı diledi; istediği nizam ve şekilde yarattı Yarattıklarının her birinin yaşamasını ve üremelerini bir takım sebeplere, vesilelere, kanunlara bağladı Böylelikle, meydana geliş O'ndan olduğu gibi, dönüş de ancak O'na olacaktır
el-Muîd (c c)
Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan; ölümden sonra tekrar dirilten Allah Teala, zamanı gelince yaratıklarının çürümüş olan bedenleri en ince teferruatına kadar yeni baştan yaratacak ve her bedenin ruhunu kendisine iade edecektir
el-Muhyî (c c)
Mahluklarını yoktan var edip hayat veren; dirilten, can veren, sağlık veren ve hayat ihsan eden
el-Mumît (c c)
Her canlının ölümünü yaratan; öldüren, yok eden, mahveden, dilediği her varlıkta ölümü meydana getiren Canlılar için ölümün her an gelivermesi mümkündür Allah Teala, her kulu için dünyaya geliş ve dönüş zamanını tayin etmiştir Fani hayat, doğumla başlar, ölümle sona erer Baki hayat ise, ölümle başlayıp sonsuza kadar devam eder
el-Hay (c c)
Mutlak ve Kamil Hay; ezeli ve ebedi bir hayat ile diri olan; her şeye hayat ve can veren; her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten
el-Kayyûm (c c)
Zâtıyla kaim, daima duran, gökleri, yeri ve her şeyi tutan; her şeye mukadder olan vaktine kadar durmak için sebeplerini ihsan eden
el-Vâcid (c c)
Mutlak ve hakiki gani olan, istediği her şeyi bulan; Kendisine darlık, fakirlik ve acizlik arız olmayan; Kendisi için lüzumlu olan şeylerin hiçbirinden mahrum olmayan; istediğini istediği zaman bulan
el-Mâcid (c c)
Azamet ve şerefle vasıflandırılmıştır; kadir ve şanı büyük, kerem ve cömertliği sonsuz olan
el-Vâhid (c c)
Tek, Zâtı'nda, sıfatlarında, işlerinde, mübarek isimlerinde, hükümlerinde asla ortağı, benzeri ve dengi bulunmayan
es-Samed (c c)
Zeval bulmayan ve Baki olan, herkesin muhtaç olduğu yegane Merci; hacetlerin, isteklerin, muratların verilmesi, ızdırapların giderilmesi için müracaat edilen TEK MERCİ
el-Kâdir (c c)
Her istediğini, istediği gibi, sonsuz bir güç ve kudretle yapan; dilerse yapan, dilemezse yapmayan Allah Teala, dilediği her şeyi yapmaya kadirdir Zâtı'nda yaratmak ve tekvin kuvveti vardır
el-Muktedir (c c)
Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden; her mevcudu kuvvet ve kudreti altında tutan
el-Mukaddim (c c)
İstediğini ileri geçiren, öne alan Allah Teala, hem yaklaştırır, hem de uzaklaştırır insanları gerek din bakımından, gerekse dünya hayatları bakımından derecelendirmiş, bazılarını diğerlerinden üstün kılmıştır
el-Muahhir (c c)
İstediğini geri bırakan, geciktiren Allah Teala, kullarının yapmak istediklerini, dilerse geciktirir Hiç şüphesiz ki, bunda da ilahi bir hikmet vardır
el-Evvel (c c)
Her şey üzerine kadim olan; ilk, evveli olmayan Evvel, her varlığın Halimi ve Evveli
el-Âhir (c c)
Her şey yok olduktan sonra Baki olan, varlığı ezeli ve ebedi olan; sonu olmayan son
ez-Zâhir (c c)
Alametleriyle vücudu aşikar olan; her yerde, her zaman tasarruflarıyla, kudretiyle, kibriyasıyla tecelli eden, görünen Allah Teala'nın varlığı aşikardır Alemlerde gördüklerimiz, içimizde hissettiklerimiz; hasılı her şey O'nun Varlığına, Birliğine ve Kemal sıfatlarına şahittir
el-Bâtın (c c)
Yarattıklarının nazarından gizli olan; gizli, görünmeyen Allah Teala'nın «VAR» olduğu; her şeyden daha zahir ve apaçık bellidir Bu hususta birçok deliller vardır Mesela; bu alemin meydana gelmesi, mümkünattan olması; bu alemin bir bedialar topluluğu olması, hikmetler, gayeler manzumesi halinde görünmesi, bu alemin Kadim, ezeli, Ebedi, Alim, Hakim bir Halik'i Zi'şan'ın varlığına şahittir, parlak bir delildir Bütün bu hususları güzelce düşünen bir insan, derhal bir Halik'i Zi'şan'ın Varlığına intikal eder ve O'nun Kadim, Ezeli, Ebedi mevcudiyetini tasdik ederek iman şerefine nail olur
el-Vâli (c c)
Kainatı; her şeyi, mülkünü ve her an olup biten hadiseleri tek başına tedbir ve idare eden
el-Müteâlî (c c)
Noksanlıklardan yüce ve münezzeh; yaratılmışların, O'nun hakkında akıl ve idraklerinin mümkün gördüğü her şeyden, her hal ve tavırdan pek üstün, Yüceler Yücesi
el-Berr (c c)
İyilik ve ihsanı sınırsız olan; yarattıklarına muhtaç oldukları nimetleri ihsan eden Allah Teala, kulları için daima kolaylık ve rahatlık ister, zorluk istemez Başkalarına zorluk çıkaranları da sevmez Yapılan kötülüklerin bir çoğunu bağışlar; yapılan bir iyiliğe karşıda on mükafat verir
et-Tevvâb (c c)
Tövbeleri kabul buyurup, günahları affeden, kullarına, tekrar tekrar tövbe etmeleri için sebepler hazırlayan
el-Müntekim (c c)
Suçluları, adaleti ile hak ettikleri cezaya çarptıran; Kendisine isyan edenleri, asileri, canileri, azgınları şiddetle cezalandıran Allah Teala'nın cezası çok elemli ve pek şiddetlidir Ancak, cezalandırmadan önce suçluya kendisini düzeltmesi için bir süre tanır, sonra cezalandırır
el-Afûv (c c)
Çok affedici, çok acıyan, çok şefkatli, merhameti çok olan Allah Teala, günahları imha eder, masiyetleri cezalandırmaktan vazgeçebilir
er-Raûf (c c)
Pek esirgeyen, çok merhamet eden; merhamet, rahmet ve şefkatini esirgeyen Allah Teala, kullarına muhtaç oldukları her şeyi vermiştir Kainata bak! O, yarattığı hiçbir şeyi merhametinden mahrum bırakmamıştır
Mâlikü'l-Mülk (c c)
Mülkün mutlak, hakiki, ebedi ve ezeli sahibi; kullarının ve onların malik olduklarının Malik'i, mülkünde dilediği gibi hükmünü tenfiz eden Allah Teala, hem mülkün sahibi, hem de hükümdarıdır O'na bir ortak veya denk yoktur Kulu da, kulunun elindeki de O'nun mülküdür Lütuf ve ihsan ettikleri birer ariyettir
Zü'l-Celâl-i ve'l-İkrâm (c c)
Hem yücelik, hem de fazl, şeref ve kerem sahibi, Celal ve Kemal'i mutlak ve hakiki olan Her nimet Allah Teala'dan gelir; nimeti yaratan da, sevk eden de, dağıtan da ancak O'dur
el-Muksıt (c c)
Bütün işlerini denk, birbirine uygun ve yerli yerinde yapan; mazlumlara insaf eden; adil, yaratıklarından hiç birine haksızlık, eza, cefa, eziyet, zulüm etmeyen Allah Teala, zalimden, mazlumun hakkını alır Bunu yaparken de; hem zalimi, hem mazlumu memnun eder Çünkü O, en üstün adalet ve çok merhamet sahibidir
el-Câmi' (c c)
İstediğini; istediği zaman istediği yerde toplayan; insanlara Kıyamet Günü hesap için toplayan; birbirine benzeyen, benzemeyen veya birbirlerinin zıddı olan varlıkları bir araya toplayan
el-Ğaniyy (c c)
Zâtı ve sıfatı ile her şeyden müstağni, zenginliğinin hududu ve ölçüsü yok, hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah Teala'nın kulunu ibadetle mükellef tutması, Zâtı'nın ihtiyacından değildir Sırf kullarının maddi-manevi ihtiyaçları içindir Allah Teala, abes ve faydasız şeyler yaratmaktan münezzehtir
el-Muğnî (c c)
Kullarından dilediğini keremiyle zengin kılan; istediğini, istediği anda, istediği kadar zengin eden Allah Teala, her kuluna belli bir rızk takdir etmiştir Kul, ezelde mukadder olan rızkı ne ise ona nail olur Ancak, takdir edilen bu rızka sahip olmak için çalışmak şarttır Fakat, sonunda yine Mukadder olan rızka razı olmak gerekir
el-Mâni' (c c)
Bir şeyin olmasına mani olan; koruyucu sebepleri yaratmak suretiyle helak ve noksanlık sebeplerini önleyen, def eden Kulun istedikleri bir takım sebeplere, sebepler de Allah Teala'nın emir ve fermanına bağlıdır Allah Teala dilerse, istekleri verir; vermezse mutlaka bir ilahi hikmeti vardır
ed-Dârr (c c)
Elem ve zarar verici şeyleri yaratan; dilediğine felaket, keder ve şiddet veren
el-Nâfi' (c c)
Faydalı şeyleri yaratan; hayır ve menfaat verici şeyler yaratan, dilediğine menfaat veren
en-Nûr (c c)
Bütün alemleri nuru ile nurlandıran; göklerde ve yerde Hakkı neşreden, bütün varlıklara akıl, izan, idrak veren; istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran
el-Hâdî (c c)
Hidayeti yaratan ve dilediği kulunu Tevhide, hayırlı-kârlı yollara yönelten; her şeye yön veren Allah Teala, gönüllere imanı sevdiren sebepleri de, küfür yolunu tutturan sebepleri de yaratır O'ndan başka hidayet ve bahtiyarlığa eriştirecek yahut sapıklık ve hüsrana düşürecek hakiki bir Zâtı ilahi yoktur
el-Bedî' (c c)
Yarattıklarını örneksiz ve maddesiz icat edip yaratan; hayret verici âlemleri yoktan var eden; Zâtı'nda, sıfatlarında, fiillerinde asla benzeri bulunmayan
el-Bâkî (c c)
Vücudu daim olan, fani olmayan; Varlığının başlangıcı olmadığı gibi sonu da olmayan; bizatihi zaruri (vacib) olan mevcut
el-Vâris (c c)
Mevcut olan her şeyin netice itibariyle mutlak sahibi ve hakiki maliki
er-Reşîd (c c)
Kullarını irşat eden, doğru yolu gösteren; bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, dosdoğru bir nizam ve hikmet üzere akıbetine ulaştıran
es-Sabûr (c c)
Çok sabırlı; şirk ve isyan yolunu seçenleri anında cezalandırmaya kadir iken acele etmeyip tehir eden ve vakti gelince bir lahza dahi geri bırakmadan cezalandıran
|